Son senelerde, en çok muzdarip olduğum 'hâl' yalancılıktır.

Bu sebepledir ki, son birkaç yazımda, mücâdele edilmesi gereken 'en mühim ahlâkî zaaf'ın yalancılık olduğunu yazma lüzûmunu hissettim.

En tehlikeli yalan ne midir?

Söyleyeyim: En tehlikeli yalan; 'saygı adına', bilhassa, alt makamdakilerin üsttekilere söyledikleri veya söylemedikleri / söyleyemedikleridir.

Bu durum; 'ferdî yalan' olmaktan çıkıp, 'içtimâî yalan' hâline büründüğü için, en tehlikelidir. Çünkü; bunda, herkesin hakkına tecâvüz vardır.

Bu yalanın içinde, hem korku, hem de menfaat bulunmaktadır. Hazîn ve ürkütücü olan da budur!

"Aldatan bizden değildir" hadîs-i şerîfi hakîkatin sesi ise - ki, öyledir- ; mes'eleyi başka yerlerde tartışmanın da ne önemi olabilir!..

Sakın ha: "Hangi tarzda aldatan?" diye sormayınız. Zîrâ; aldatmanın hangi türü olursa olsun, içinde zift gibi yalan bulunmaktadır.

Adâletin de en büyük düşmanı yalancılıktır. Yalancılığın bulunduğu mekânda, âdîliklerin ve suflîliklerin her türlüsüne rastlamak mümkündür.

İnsanın huzuru ve toplum âhenginin sağlanması için birinci şart adâlet'in tesisi ise, adâlet'in tesisinde de, birinci unsur 'yalansızlık'tır. İkisinin bir arada bulunması nasıl düşünülebilir?

Gerçekleşmesi mümkün olmayan şeyleri vadetmek, yalancılığın daniskasıdır.

Siyâsî câmiada sıkça söylenen, herkesin ağzında gelip giden -dolanıp duran- ve (3 Y) diye adlandırılan "yoksulluk - yasaklar ve yolsuzluk ile mücâdele"nin ön safta yer alması veya öne çıkarılması "aldatma"nın bir başka şeklidir.

Çünkü; yalancılığın bulunmadığı yerde, zâten, yolsuzluk, yoksulluk ve (söylenen mânâda) yasaklar olmaz. Halbuki; bu (3 Y)'nin hâricinde, daha nice (Y)ler vardır.

Ammâ, bilinmelidir ki, bu (Y) lerde de, 'yalancılık', hep birinci p(i)lândadır.

Çünkü; yalancılık, bütün kötülüklerin de öncüsüdür.

İsterseniz, bunlardan, birkaçını yazalım:

Yağcılık, yağmacılık, yalakalık, yamukluk, yankesicilik, yanpirilik, yapmacıklık, yavşaklık, yetim hakkına tecâvüz, yezitlik, yılışıklık, yiyicilik, yobazlık, yozlaşma, yutturmaca, yürütme, yüzdürme, yüzsüzlük...

Şimdilik bunlarla yetinelim!..

Allahü teâlâ, Hac sûresinin 30. âyetinde şöyle buyurmaktadır:

" Yalan sözden sakınınız."

Demek ki; yalancılıkla mücâdele, aynı zamanda 'dînî' bir görevdir!..

Bu da, asla unutulmamalıdır!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211