Ömer Lütfi Mete'yi Anıyoruz: 'Aşıklar Ölmez'

Ülkücü mücadelemizin yetiştirdiği değerli dava adamı, Şair ve Yazar Ömer Lütfi Mete'yi dualarımızla anıyoruz.

Ömer Lütfi Mete'yi Anıyoruz: 'Aşıklar Ölmez'
18 Kasım 2015 Çarşamba 15:07

Ülkücü mücadelemizin yetiştirdiği değerli dava adamı, öğretmen, gazeteci, yazar, senarist ömer lütfi mete'yi Vefatının 6. Sene-i devriyesi'nde rahmet, minnet, hasret ve dualarımızla anıyoruz.

Ruhun şad, makamın cennet olsun.

ÖMER LÜTFİ METE KİMDİR?

1950 yılında Rize’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamlarkan özel olarak dini eğitim gördü. Bir süre Kuran Kurslarında hocalık yaptı. Rize Ülkü Ocakları Başkanlığı yaptı. 1970 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi. Aynı dönemde Babıali’de Sabah gazetesinde basın hayatına atıldı. 1972 yılında İktisat Fakültesi’nden ayrıldı. 1973 yılında Atatürk Eğitim Enstitüsü’ne girdi, 1976’da mezun oldu. Kısa süre edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra tekrar gazeteciliğe döndü. Ortadoğu, Tercüman, Türkiye, Yeni Binyıl, Ayyıldız, Sabah ve Bugün gazetelerinde ve Türk Edebiyatı, Boğaziçi dergilerinde yazdı, Çağrışım dergisini çıkardı. Senaryo çalışmaları yaptı. Anap ve MHP’den milletvekili adayı oldu, seçilemedi. 18 Kasım 2009 tarihinde İstanbul'da vefat etti.

ESERLERİ:

Senaryoları: Bizim Ev, Çizme, Bizim Yunus, Köstekli Saat, Veysel Karani, Ahmet Bedevi, Evlere Şenlik, Avcı, Deli Yürek.

Şiirleri:Gülce (1989)

Romanları:Balonya Tüneli (1978), Çığlığın Ardı Çığlık (1989), Çizme (1991), Yerden Göğe Kadar (1993), Asker ile Cemre (1993).

Kendini zor bir dönemeçte hisseden insan repliğidir. ayrıca ibrahim sadri tarafından da seslendirilmiş gülce isimli şiirde sıkça tekrarlanan cümledir.

GÜLCE

uçurumun kenarındayım hızır
bir dilber kalesının burcunda
vazgecilmez belaya nazır
topuklarım boşluğun avucunda
derin yar adım çağırır
kaldım parmaklarımın ucunda
uçurumun kenarındayım hızır
bir gamzelik rüzgar yetecek
ha itti beni, ha itecek
uçurumun kenarındayım hızır
cihan hazır
divan hazır
ferman hazır
kurban hazır
güzelliğin zülme çaldığı sınır
başım döner, beynim bulanır
el etmez
gel etmez
gozleri bir ret
bir davet
gülce uzak uzak dolanır
mecaz degil
maraz degil
gülce semavi bir afet
uçurumun kenarındayım hızır
gülce bir beyaz sihir
canima bedel bir haz
namenur'dan bir zehir
gulce arafat'ta infaz
bir tek bakisiyla suyum isinir
güzelliğin zülme çaldığı sınır
uçurumun kenarındayım hızır
ben fakir
en hakir
bin taksir
cahil cesaretimi alem tanir
ateşten
kalleşten
mızrakla gürzden
dabbetülarzdan
deccaldan,yedi düvelden
korku nedir bilmeyen ben
tir tir titriyorum gülce'den
ödüm patlıyor gülce'ye bakmaktan
nutkum tutuluyor, ürperiyorum
saniyeler gözlerimde birer can
her saniyede bir can veriyorum...

Ömer Lutfü mete


Yusuf İdim
Öfkem volkan lavlarım güneş boyu
Deniz dediğin ne, bir ufak kuyu
Şu deli yüreğimi söndürmez suyu
Buzullar tutamaz bu ateşi
Kestim işi koydum başı
Bir oldu beş duyu
Hepsi de ateş duyu
Sildim dünyayı
Kara sevdayı
Kuru sevdayı
Koptu deli yüreğim
Koptu kıyamet

Çıkma önüme koca dağ yıkıl git
Budur benim tufan olup yağdığım vakit
Hangi güç vurabilir bana kilit
Yusuf idim Davut oldum
Bulut oldum, barut oldum
Bir oldu beş duyu
Hepsi de ateş duyu
Sildim dünyayı
Kara sevdayı
Kuru sevdayı
Koptu deli yüreğim
Koptu kıyamet



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.