Dün Eleştiriyordum, bugün destekliyorum

Samsun'un saygın Gazetelerinden Habergazetesi yazarı OSman Kara: Bugünkü makalesinde hükümetin Güneydoğu’da, Sur, Cizre ve Silopi gibi ilçelerde uyguladığı politikaları desteklediğini belirtti.

Dün Eleştiriyordum, bugün destekliyorum
21 Ocak 2016 Perşembe 19:18

Dünkünü yanlış olduğu için eleştiriyordum, bugünkünü de doğru olduğu için destekliyorum. Dün yanlıştan dönülmesi için eleştiriyordum, bugünse doğrudan vazgeçilmemesi için destekliyorum. 

Hükümetin, Güneydoğu’da, Sur, Cizre ve Silopi gibi ilçelerde uyguladığı politikaları kastediyorum. Yanlış olduğu için eleştirdiğimi söylediğim politika “ihanet odaklarının isyan hendekleri kazmasına” göz yuman pasifist politikaydı. Bugün doğru diye desteklediğim politika ise “güvenlik kuvvetlerinin hendekleri kapatma ve devletin sokaklarını ihanet şebekesinden geri alma/temizleme” esaslı aktif politikadır.

Devlet bu süreci başarıyla tamamlamak ve kazanmak zorundadır. Hendekler bir daha açılmamak üzere tamamen kapatılmadan, tüneller bir daha kullanılmamak üzere çökertilmeden, çeteler son mensubuna kadar temizlenmeden ve halk hizmeti için belediyelere verilen iş makinelerini ihanet şebekesinin emrine veren belediye başkanları ve kamu görevlileri tasfiye edilmeden bu operasyonları durdurmak bölgenin de, ülkenin de felaketi olur. Kesin sonuç almadan, adı ister barış, ister çözüm, isterse müzakere ya da her ne olursa yeni bir süreç başlatılması PKK’nın ve arkasındaki dış güçlerin zaferi olur. Onun için bu operasyonlar behemehâl başarıya ulaştırılmak zorundadır.

Geriye dönüp “keşke şu olmasaydı, bu olmasaydı” demeyeceğim. Hem de “Keşke olmasaydı” diyecek o kadar şey olduğu halde. Çünkü faydası yok. Ama yetkililerin, ama bu ülkeyi seven, sevdiğini söyleyen herkesin sakin bir kafayla geçmişe bakmasını, geçmişin doğru ve yanlışlarını aklın süzgecinden geçirmesini de isteyeceğim. Geçmişi yargılamak, geçmişin yanlışlarından bugüne siyasi malzeme çıkartmak için değil, geleceği planlarken ders almak ve bir daha aynı yanlışlara düşmemek için. Yani siyasi bir hesaplaşma değil milli bir muhasebe.

Bu vesileyle iki hususun altını da kalın çizgilerle tekrar ve tekrar çizmek istiyorum. Bunlardan birisi “Bütünşehir Yasası’nı” bir an önce gözden geçirmek ve “Avrupa Yerel Yönetimler Sözleşmesi’ndeki çekincelerimizi kaldırma” düşüncesinden de derhal vazgeçmektir. Bütünşehir Yasası federalizme, Avrupa Yerel Yönetimler Sözleşmesi’ndeki çekincelerimizin kaldırılması ise “yerel özerkliğe” giden yolun başlangıç noktalarıdır.

Bir de, Güneydoğu’da insanüstü bir fedakârlıkla görev yapan asker ve polisleri hiçbir endişeye kapılmadan çalışabilecekleri yasal zemine ve güvenceye bir an önce kavuşturmamız gerekmektedir. Canlarını ortaya koyarak ihaneti bastırmaya çalışan o insanlara o hukuki güvenceyi sağlamak başta iktidar partisi olmak üzere tüm partilerin ilk ve en asli görevidir. HDP katılmasa bile AKP, CHP ve MHP’nin oyları böyle bir yasal güvenceyi sağlamaya döke saça yeter de artar bile.

Bu hükümetin dünkü “açılım” politikasını yanlış buluyor ve şiddetle eleştiriyordum. Bugünkü “kamu düzenini sağlama” politikasını ise doğru buluyor ve “sonuna kadar gitmek şartıyla” sonuna kadar destekliyorum. Bu vatan da, bu millet de, bu devlet de bizimdir ve bu mücadele vatan, millet ve devlet mücadelesidir.
YAZERIN DİĞER YAZILARI İÇİN TIKLA



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.