Samsun Gazeteciler Cemiyeti “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” nü kutladı
Samsun Gazeteciler Cemiyeti “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” nü kutladı.

Samsun Gazeteciler cemiyeti Başkanı Mehmet YAZICI basın açıklaması yaparak “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” nü "sahte bir yüzle kutlamaya çalışıyoruz" dedi.

Samsun Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Yazıcı'nın açıklaması şöyle:

Birleşmiş Milletler, 1993 yılında 3 Mayıs’ı “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” olarak kabul etti. O günden bugüne “Özgür Basın” özlemiyle 3 Mayıs’ları ne yazık ki ülkemizin basın özgürlüğü konusunda sınıfta kaldığını bildiğimiz halde, sahte bir yüzle kutlamaya çalışıyoruz.

Oysa, 1993 yılından bu yana Türkiye bu konuda yerlerde sürünüyor. ‘Dünya Basın Özgürlüğü 2015 Raporu’na göre Türkiye hala Basını özgür ülkeler arasında değil, böyle giderse olacak gibi de görünmüyor.

Tüm Dünyanın bildiğini biz gazeteciler bizzat yaşıyoruz. Raporda Türkiye, Dünya sıralamasında 199 ülke arasında 142. sırada yer alıyor. Avrupa’da ise bu konuda maalesef sonuncuyuz. Bu utanç verici tablo karşısında hangi ifade ve basın özgürlüğünü kutlayabiliriz?

Ayrıca her geçen gün gazetecilerin çalışma koşulları daha da zorlaşıyor. Bir süre önce Samsun’un Tekkeköy ilçesinde 101 yaşındaki ninenin haberini yapan gazetecilerin başına gelenleri biliyoruz. Akreditasyon bahanesiyle küçük düşürülen, salondan çıkarılan Cihan Haber Ajansı Muhabiri Hüseyin Aydın’ın sesi hala kulaklarımızda yankılanıyor.

Öte yandan 1 Mayıs’ta Aksaray’da yaşananlara bütün Dünya tanık oldu; Meslektaşlarımız İhlas Haber Ajansı Muhabiri Yasin Can ve Doğan Haber Ajansı Muhabiri Hasan Bölükbaş Emniyet Müdür Yardımcısı Ömer Parıltı tarafından telsizle başlarına vurularak yaralandı. Aynı müdür yardımcısı Kapadokya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mahmut Eskil’e de hakaret etti.

Görüntü almaya çalışan gazetecinin kulağına eğilip annesine küfreden ve ardından da yumruklayan Emniyet Müdür Yardımcısı hala görevinin başında. Bu şartlarda hangi özgür basının gününü kutlayacağız?

Biz Samsun Gazeteciler Cemiyeti olarak, meslektaşlarımıza karşı yapılan bu çirkin olayı şiddetle kınıyor, Emniyet Müdür Yardımcısı Ömer Platin’in derhal görevden alınmasını ve gereken cezanın verilmesini bekliyoruz.

Ülkemizde ne yazık ki bu tür olaylar güncel, sıradan olaylar haline geldi. Gazeteciler doğal olarak özgür düşüncelerini açıklamaktan da korkuyor. Kendini ifade edebilenler tutuklanıyor, tutuklamalar ise cezaya dönüştürülüyor. Muhalif, aykırı tüm sesler, özgür kalemler susturuluyor, işsiz bırakılıyor…

Medyanın içi boşaltıldı, tüm kanallar, gazeteler “sahibinin sesi” gibi patronlarının ağzıyla konuşuyor… Egemen güçlerden beslenen basın sektöründe, basın özgürlüğünden başka her şeyden söz edilebilir hale geldi…

Gazetecilerin hiç bir güvencesi yok… Her an işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya olan basın emekçileri nasıl özgür olabilir, özgürce yazabilir ki?

İş güvencesi olmayan, sendikaları patronların sözünden çıkmayan, cemiyetleri iktidarın emrinde, dayanışma gücü elinden alınan gazeteciler ne kadar özgür olabilir?

Bu ahval ve şerait altında Türkiye’de basın özgürlüğünden söz edilemez.

Ve elbette ki bu şartlarda “İfade ve Basın Özgürlüğü Günü” de kutlanamaz…

Ayrıca unutulmamalı; “Özgür basın olmadan özgür toplum olmaz…”

Biz Basın emekçileri, gerçek anlamda kendimizi özgürce ifade edebileceğimiz o güzel günleri görene kadar, ikiyüzlü bir tavırla ‘3 Mayıs’ı “İfade ve Basın Özgürlüğü Günü” olarak kutlamamaya yeminliyiz…

Mehmet YAZICI
Başkan


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211