SONU GELMEYEN FELAKETİN ADI BUGÜN FUKUŞİMA!
2011 yılında 11 Mart’ta Japonya’da deprem ve tsunaminin ardından yaşanan Fukuşima Nükleer Felaketi’nin bugün 4. yılı.

Bu 4 yıl boyunca “Fukuşima’da yeni sızıntı” haberlerini okuduk. Okyanuslar arasında tüm dünyamıza yayılan bu zehirli felaketin etkisi; değil 1 günlük, değil 1 aylık, değil 1 yıllık, değil 100 yıllık… Binlerce yıl sürecek radyoaktif bir tehlikenin içinde yaşıyoruz artık. Dünyada var olan her nükleer santral de süreğen nükleer felaket zincirinin yeni aday halkası…

Tarih: 5 Nisan 2012

Başlık: Fukuşima’da Yeni Bir Sızıntı

Kaynak: Aljazeera-Türk (http://www.aljazeera.com.tr/haber/fukusimada-yeni-bir-sizinti)

Tarih: 6 Haziran 2013

Başlık: Fukuşima’da Yeni Nükleer Sızıntı

Kaynak: BBC Türkçe (http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/06/130606_fukusima_sizinti)

Tarih: 23 Ağustos 2013

Başlık: Fukuşima’da Sızıntı Endişesi Sürüyor

Kaynak: ntvmsnbc http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25462298

Tarih: 1 Ekim 2013

Başlık: Fukuşima’da Radyoaktif Sızıntı Durmuyor

Kaynak: CNNTürk (http://www.cnnturk.com/2013/turkiye/10/01/fukusimada-radyoaktif-sizinti-durmuyor/725397.0/index.html)

Tarih: 21 Şubat 2014

Başlık: Fukuşima’da Yeni Sızıntı Tespit Edildi

Kaynak: Hürriyet (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/25850693.asp)

Tarih: 23 Şubat 2015

Başlık: Fukuşima’da Yeni Bir Radyoaktif Sızıntı Yaşandı

Kaynak: ZETE (http://zete.com/fukusimada-yeni-bir-radyoaktif-sizinti-yasandi/)

Bu sızıntı haberlerine yenilerinin eklenmesini, dünyamızın ve ülkemizin nükleer atıklarla kirletilmesini istemiyoruz. Dünyamız ve ülkemiz yalnızca Fukuşima kaynaklı radyoaktif sızıntı değil, diğer nükleer santrallardaki sızıntılar ve nükleer atıklarla her gün biraz daha zehirleniyor. Fukuşima’nın ardından “Nükleer Rönesans” diye ülkemizde de çokça gündeme getirilen süslü balonlar sönmüş olmasına karşın, nükleer lobiler her boşluğu kullanmak üzere harekete geçiyorlar. Ne yazık ki ülkemizde “Dediğim dedik, çaldığım düdük” misali çocuksu bir inatla ama bir çocuğun sahip olduğu duyarlılıktan bile yoksun bir anlayışla nükleer santrallar kurulmak isteniyor.

Yenilenebilir enerji kaynakları alanında yaptığı büyük atakla tüm dünyaya örnek olan ve 2011 yılında Fukuşima’nın ardından nükleer enerji üretimine son verme kararı alan Almanya’nın Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel, 5 gün önce Brüksel’de nükleer enerji santrallarının desteklenmesine karşı açıklama yapıyordu. Gabriel, “AB’de bazı ülkeler nükleer enerjiyi vergi paralarıyla desteklemek istiyor. Bunun kesinlikle söz konusu olamayacağını düşünüyoruz. Nükleer enerjinin kamu parasıyla desteklenmesini hiçbir şekilde kabul etmeyeceğiz. Nükleer enerji en pahalı [elektrik] üretim biçimi. 50 yıldır var, yeni değil ve tehlikeli” diye tepkisini gösteriyordu. AKP iktidarı ise yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına değil, nükleer santraldan üretilecek elektriğe alım garantisi veriyor. Rusya’yı ülkemizde bedava nükleer santral sahibi yapan iktidar, dış politikaya alet ettiği nükleer pazarlığın üstünü şoven duygularla örtmek için, nükleer santral yapımında kullanılacak malzemelerin yerli olacağı söylemini ön plana çıkarmaya çalışıyor.

Evet nükleer enerji; tehlikeli, kirli ve pahalıdır. Ne Akkuyu’da ne Sinop’ta ne İğneada’da, ne de dünyamızın hiçbir yerinde nükleer santrallar kurulmasını istemiyoruz.

NÜKLEER KARŞITI PLATFORM SEKRETARYASI


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211