Sayfalar / Öne Çıkan Sayfalar

Sayfalar / Popüler Sayfalar

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE

Anayasa değişikliği ortalık toz duman olmasına rağmen gündemdeki birinci tartışma konusu olma özelliğini koruyor, sanal alemde kavgalar, ortada dolaşan şehir efsaneleri, komplo teorileri onun üzerine. (Vekil sayısının arttırılmasının gerekçesi, Cumhurbaşkanı yardımcılarının sayısı, Siyasi Partilerin geleceği, falan filan)

TV’ler yeni yeni türeyen yandaş uzmanlar(!) vasıtasıyla her gece bu konuyu işliyor. Daha doğrusu ikinci aşama(referandum) için beyin yıkamaya ve şartlandırıp yönlendirme operasyonlarına tüm hızıyla devam ediyor. Fikir üreten, yürüten yok, herkes takım tutar gibi ya lehinde ya aleyhinde yılmaz bir savunucu, hiçbir kural, hiçbir değer bırakmadan karşı görüşte olanları imha savaşında. Karar zaten verilmiş gerekçe, bahane üretilmeye çalışılıyor…

Araştırma yok, sorgulama yok,

Geçmişten, tarihten ders alma yok,

Varsa da yoksa da benim tezim doğru, biz kazanmalıyız…

Hiç düşünen yok;

Ülke toz duman, Ekonomi toz duman, Alışmayacağız, alışmayacağız diye diye şehitlere, ölümlere,  teröre alıştık artık kanıksamıyoruz. Hatta bir adım öne geçtik senin terörün benim terörüm diye aleni olarak en üst perdeden uluorta tartışma dillendirmelerle Milleti birde bu yönü ile bölmeye, yeni ayrışma, kriz, parçalanma konuları üretiyoruz. Ülke de BEKA sorunu varmış kimin umurunda;

Hele şu Anayasayı bir değiştirelim siz görün… Her şey güllük gülistanlık olacak…

Milletvekili sayısını 600 çıkardık mı her şey şıppadak çözülecek,

Seçilme yaşını bi on sekize indirelim öyle cevvaller çıkacak, bak ta gör her alanda dünya lideri olacağız, ne terör kalacak ne terörist,

Hele hele birde Parlamenter sistemi bertaraf edip TBMM’yi, sembolik hale getirip 600 Vekilli dostlar meclisine çevirdik mi tamam, Yürütmeyi de yasamayı da tek elden hallederiz,

Yargı zaten halledilmişti birde kalıcı olarak yeni HSYK yapısı ile tam kontrol altına alırsak kim tutar bizi,

Bir de ne öyle zırt pırt her yıl seçim! Beş yıl da bir toptan yapar çıkarsın, ne Milletle uğraşıp duracan, sandıkta hesap verecen, en azından beş yıl kafan rahat(?)

Memleket meselelerine herkes niye kafa yorsun ki, her kafadan bir ses çıkıp ortalık karışsın, adına ister “Cumhurbaşkanı”, ister “Devlet Başkan” ister “Bey” ister “Sultan” de ne dersen de ama çözüm “TEK KİŞİ” de, keramet orada. Şimdi Padişah desem yanlış olacak çünkü onun da başında bir sürü akıl dane, işine karışan engel var. Sadrazam (Başbakan), vezirler, en önemlisi Kadı var, Şeyhülislam var, birde Ülkeyi yönetirken Önemli kararlar için ah bire Divanı (Bakanlar Kurulu) topla dur; yok, yok bize uymaz!.. Çözüm “TEK KİŞİ”;

Bakanlık mı kurulacak kurar, lav mı edilecek eder, Bölgesel idareye mi ihtiyaç var kuruverir bi çabucak

Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar mı atanacak tantanaya, sorgulamaya ne acet atar ve kızdı mı görevden alır,

Kararname mi çıkacak ne öyle herkesi ikna etmeye çalış yok imzalar tamamlandı, yok tamamlanmadı; yazar Kararnameyi yayınlar,

Şu makama şu mu atansın bu mu bütün tartışmalara son, yazar ismi atar,

Sıkıntıya düştü, atar elli – yüz tane yardımcı beraberce çözerler problemleri,

Ne demek Bakanlar Kurulu Toplantısı, Bakanlar Kurulu Kararnamesi uğraş dur,

Canın sıkıldı ve olağanüstü hal uygulaması ilan ediverir, Ne öyle MGK Kararı, Bakanlar Kurulu Tezkeresi yok Meclis Kararı uğraş dur,

Şimdi bu değişikliklerin sonu yok diyeceksiniz gibi bir his var içimde, emin olun bu son bundan sonra zaten Anayasaya da ihtiyaç kalmayacak..

2007 de referandum yaptık Cumhurbaşkanını halk seçsin dedik. O gün bu gün bir türlü tartışma bitmiyor Halkın seçtiği Meclis mi Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı mı kim Milli iradeyi temsil ediyor, tartışma, çatışma, fiili durum, hukuki durum o mu buna uysun bu mu ona tartış dur. Geldiğimiz nokta bu günkü durum!..

2010 da referandum yaptık(Hani şu mezardakilerinde oy kullandığı, yetmez ama “Evet” çilerin türediği) büyük yenilikler getirecektik, adeta Ülkemiz çağ atlayacak, Ülke uçuşa geçecekti, Aaa birde bütün Darbecilerden hesap soracaktık(!).. Düştüğümüz hale bakın… Netice Yeni Darbe girişim… Ekonomik buhran, Terör, kargaşa, güvensizlik, Ülkede BEKA sorunu…

Hani derler ya bir daha denersek Allah sonumuzu hayır etsin!.. Bu sefer birilerinin dediği gibi “Otobandan önce son çıkış” gibi görünüyor…

Ben; kendi iplerini çeken, temsil ettikleri Kurumu sembolik bir hale getiren bu değişikliklere Vekillerin(!) (Asillerin feryadına kulak vererek) oy verirken vicdanlarının sesini dinleyeceğine inanıyorum, inanmak istiyorum… Yoksa birlerinin verdiği işarete göre düşünmeden, vebalden sorumluluktan ve gelecek nesillerin beddualarından çekinmeden, korkmadan oy verebileceklerine inanmak istemiyorum…

Onla verse bile Milletimizin okumadan, sorgulamadan, tartışmadan sırf birileri istedi diye geleceklerini oylayacakları bilinciyle bu oyuna geleceklerini sanmıyorum…

Bu Genel girişten sonra okuya bildiğimiz kadar sorgulayıp değerlendirebildiğimiz kadar Yapılan değişiklikleri madde madde irdelemeye çalışıp sizlerle paylaşacağım…

Ülkemizin aydınlık geleceği, bütün kötülük ve belaların defi dualarıyla…

(Devam edecek)