Alexa

Prof. Dr. Kurtman Ersanlı; Gelecek İçin...

Hürriyet Yıldız Okulları’nın Kurucusu Prof. Dr. Kurtman Ersanlı, Doğru bilgiye ulaşmanın yolunun sorgulamayı bilmekten geçtiğini belirterek, "Sorgulamayı bilmeyenler, kendisini ve çevresinde olup bitenleri, bilimin ışığında değil, izimlerin karanlığında arar. "dedi.

Prof. Dr. Kurtman Ersanlı; Gelecek İçin...

Özel Hürriyet Yıldız Okulları Eğitim Danışmanı Prof. Dr. Kurtman Ersanlı, 2018-2019 Eğitim öğretim döneminde, “Bugünün yıldızları yarının güneşleri olsun” sloganı Özel Hürriyet Yıldız Okulları'nı basına tınıtmıştı. 

Prof. Dr. Kurtman Ersanlı sorulan bir soru üzerine; ''çocukların her biri birer yıldız olduğunu belirterek,çocukların öyle yeteneklari var ki, görünmeyen, bilinmeyen biz o yetenekleri keşfetmek istiyoruz. O çocukların yeteneklerini keşfetmek gereklidir. O çocukların sahip olduğu potansiyeli hizmete dönüştürmek istiyoruz." demişti.

Samsun'un yakından tanıdığı eğitimcilerden bir olan Kutman Ersanlı yine insanı baz alarak, "Gerçek mutluluğu yakalamak istiyorsak ki, istiyoruz. O zaman insanı incelemeye, araştırmaya, doğru soru sormaya ve sorgulamaya yöneltmek zorundayız." dedi. 

Hürriyet Yıldız Okulları’nın Kurucusu Prof. Dr. Kurtman Ersanlı'nın "Gelecek için İnsan" açıklaması şöyle:

Gelecek İçin...

İnsan bilmek isteği – “eskilerin “tecessüs” dedikleri”- eğilimiyle dünyaya gelir. Kendini ve içinde yaşadığı çevreyi anlamak ister. İnsanın bu özelliğini “İnsanlar, doğal olarak bilmek isterler”  şeklinde Aristo dile getirmiştir. İnsan hep sorar. Doğru var olması için, mutlaka sorması da gerekir. Soru ne ile ilgili olursa olsun, her sorunun altında yatan, bilmek istediğin kendisidir. Böylelikle kendisini bilir, bildiği kadarıyla da kendini anlar ve ifade ederek bilen varlık konumuna yükselir.

İzimlerin sınırlılıkları...

Doğru bilgiye ulaşmanın yolu, sorgulamayı bilmekten geçer. Bunun için de felsefe eğitimine olan ihtiyaç, her geçen gün daha da artar. Sorgulamayı bilmeyenler, kendisini ve çevresinde olup bitenleri, bilimin ışığında değil,  izimlerin karanlığında arar. İşte o zaman, tanımak için çabalayan değil, tanıtılanlar içinde gözlerini kapayarak dolaşan konumuna düşer. Gerçeğe ulaşamadığı gibi, mutluluğu da yakalayamaz. Üretemez, sadece önüne konanı yer. Bir inek pırasa yerse; sütü pırasa, kekik yerse; kekik kokar. Her varlık yediğinin ürünü olduğuna göre;  o kimse artık düşünen değil, izimlerin sınırlılıkları içinde kaybolup gidendir. Aklı kiralanmıştır. Bedel alamaz, ama ağır bedeller öder, -işin kötüsü- ödediğinin de farkına varamaz.

Yüce Rabbim “Kulum varlığı zerre, zerre inceledikçe varlığıma hükmeder” buyurmuyor mu?  Varlığı zerre, zerre tanımanın yolu incelemeden geçer. O yola açılan kapının da yegâne anahtarı, düşünmek, akıl etmek ve doğru sorular üretmektir. Yüce Allah (CC) “Düşünmüyorlar mı? Akıl etmiyorlar mı? Sormuyorlar mı?” demiyor mu?

"İncitmekten korkarım"

Toplum olarak, hatta insanlık olarak içinde bulunduğumuz açmazdan çıkmak, geleceğe güvenle bakmak, kısacası gerçek mutluluğu yakalamak istiyorsak ki, istiyoruz. O zaman insanı incelemeye, araştırmaya, doğru soru sormaya ve sorgulamaya yöneltmek zorundayız. Bunun için de eğitimde, felsefe ve matematiğe çok ama çok, hatta her şeyden daha çok ağırlık vermek zorundayız, derim. Sizler ne dersiniz, bilmem. Söyleyeceklerinize saygı duyar, tersini düşünenlerin de aklına şaşarım. Yüksek müsaadelerinizle gücenmezseniz, buna da hakkım olsun, derim. Şayet gücenecek olursanız, tüm sözlerimi geri alırım. Çünkü sizler yaratılanları en şereflisisiniz. Sizleri incitebilir miyim? Emin olun ki, ben söz, söylem ve davranışlarımı “incinsen de, incitme. İncitirsen Hakk’ı incitirsin” anlayışıyla biçimlendiren biriyim. İncitmekten korkarım. Gönlünüz şen, geleceğiniz mamur olsun sevgili canlar.

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 29 Ağustos 2018, 13:22
YORUM EKLE