22.02.2012, 20:47

GELECEKTE İDAMA MAHKUM OLURLAR

Bugünü düşünerek beldelerini, ilçelerini, şehirlerini ve ülkelerini yöneten insanları gelecek nesiller yargılayacaktır. Yargılama derken mahkeme kurmaktan, savcılardan ve hâkimlerden bahsetmiyorum.

Bu yargılama vicdanlarda, sohbetlerde, tartışmalarda, belgesellerde, filmlerde, konferanslarda, üniversitelerde, kitaplarda, araştırmalarda olacaktır. Bu yargılamanın konularını Şehircilik, yöneticilik, çevre, planlama, öncelikleri kullanma,  kaynakları idare etme, vefa, dürüstlük, doğruluk, sevgi, barış, başta zaman olmak üzere her alanda israf, ahlak, Su, alt yapı, kültür, eğitim, sağlık, ekolojik denge, mimari gibi konularda olacaktır. Bu yargılamadan beraat edenlerin çok az çıkacağını düşünüyorum.

Şöyle bir dünyaya, ülkemize ve çevremize bakalım. Gördüğümüz savaş, terör, yalan, israf, sömürü, gelir dağılımında adaletsizlikler, işgaller, diktatörlükler, sahillerin yağmalanması ve betonlaştırılması, trafik sıkışıklığı,  açlık, kuraklık, yeşil alanların katledilmesi, sevgisizlik, vefasızlık, rüşvet, partizanlık, gecekondulaşma, nükleer kirlenme, küresel ısınma, hava kirliliği, her yere atılan ve gömülen kimyasal atıklar, nehirlerin, denizlerin ve suların kirletilmesi, ormansızlaştırma, erozyon,  canlıların yok edilmesi, yasak avlanma, uyuşturucu, GDO’lu ürünler, işkence,  sağlıksız insanlar ve çarpık kentleşmedir. Bizleri yönetenlerin ortaya çıkardığı dünya ve çevre budur.

Bugün dünya parlamenter demokrasi adı verilen rejim ile siyasetçiler tarafından yönetiliyor. Bazı ülkelerde ise krallar ve diktatörler var. Ülkelerini bunlar yönetiyor.  Bazı ülkeler ise sonuçları önceden belli olan sözde demokratik seçimler ile iş başına gelenler tarafından yönetiliyor. Devlet Başkanlarını, Cumhurbaşkanlarını,  Bakanları, milletvekillerini, senatörleri, valileri, belediye başkanlarını, il genel ve belediye meclis üyelerini seçiyoruz veya bunlar atanıyorlar.

 Gelecek nesiller bizleri yöneten bu erk sahiplerini yukarıda saymaya çalıştığım konularda yargılayacakları gibi, bunları göreve getiren ya da seçen topluluklara da bu yargılamada bir pay çıkartacaklardır. Yöneten erk sahipleri bu yargılama soncuna göre idam, mühebpet ağırlaştırılmış mühebped, 30 yıl, kınama gibi cezalar alırken toplumlarda görevini yapmama, görevini kötü kullanma, suça iştirak veya suça göz yummak suçlarından cezalar alacaklardır. Bu yargılamadan sivil inisiyatif dediğimiz toplumun kanaat önderliğine soyunmuş olanlarda yer alacak ve cezaya çarptırılacaktır.

Yani hiçbirimizin kaçışı yok. Hepimiz yetkimize, gücümüze, yaptığımıza, yapamadığımıza, korkaklık yada cesaretimize göre bir yere konulacağız. Ben yaptım oldu olmayacak. Hesap sorulacak.  Hem bu dünyada hem de ister inansın ister de inanmasın ahrette zerresinin hesabını verecek. Bu yargılamanın sonucunu görmek için en azından son 30 yılda ilçemizde, son 50 yılda ülkemizde son 100 yılda dünyada olup bitenleri görmemiz ve bilmemiz sanırım yeter. Dün yönetenleri tenkit edenlerin bugün yönetici olduklarında dünyayı, Türkiye’yi ve ilçemizi nasıl yönettiklerini görüyoruz. Tenkit ettiklerinden bu anlamda hiçbir farkları bulunmamaktadır.

Gelecekte yönetimlerde, siyasette bugün ki gibi olmayacak. Çünkü toplumlarda bugün ki gibi olmayacak. Her meslek grubunda, iş dünyasında sivil toplumda bambaşka bir nesil geliyor. Daha araştırıcı, daha sorgulayıcı, daha vizyoner, çok daha temiz, bilime daha çok önem veren, daha eğitimli, daha uzmanlaşmış kısacası her alanda çok çok daha iyi yetişmiş nesiller yönetimlere talip olacaklar ve görevlerde onlar olacak.

 Bugünü yönetenler ya yerlerini teslim etmeye hazırlansınlar, ya da değişsinler ve etraflarını değiştirsinler.

Yorumlar (0)
banner442