Alexa

"Çakıcı: Bahçeli'yi konunun içine çekmeye çalışıyorlar"

Ünlü Kabadayı Alaattin Çakıcı, "Bu ülkede bugüne kadar ne suç işlemişsem, bedelini ödedim ve cezasını çektim. İşlemiş olduğum suçların arkasındayım. Gazeteci kişiyi eleştirebilir fakat kişinin onuru ile oynamak kimsenin hakkı değildir."dedi.

"Çakıcı: Bahçeli'yi konunun içine çekmeye çalışıyorlar"

Rahatsızlığı nedeni ile Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinde tedavi görmekte olan Alaattin Çakıcı: "Avukatları tarafından arcılığıyla yaptığı basın açıklamasında; Bu ülkede bugüne kadar ne suç işlemişsem, bedelini ödedim ve cezasını çektim. İşlemiş olduğum suçların arkasındayım. Demokratik bir ülke diyorsunuz, Twitter yazılarını avukatım aracılığı ile okudum, ne diye dünyayı ayağa kaldırdınız! Hayatta yaptığım her işin arkasında oldum. Gazeteci kişiyi eleştirebilir fakat kişinin onuru ile oynamak kimsenin hakkı değildir. " dedi.

"Bahçeli'yi konunun içine çekmeye çalışıyorlar.!

Karar Gazetesinin haberini de değerlendiren Alaattin Çakıcı açıklamasını şöyle sürdürdü: Bazı STK’lar, yurtiçi ve yurtdışı terörist İslamcılar, sözde gazetecilik adı altında dünyayı ayağa kaldırdı. KARAR gazetesi'nin bazı yazarları , İslamcı örgütler ile birlikte Suriye’nin paramparça olmasını sağladı. Yaptığımı kabul ederim, kıvırmam. Klavye arkasından birileri iğneli laf dokunduracağına gerçek kimliği ile erkek gibi laf eder. Bulunduğum cezaevi ve hastanenin önüne topluca gelebilirler. Bakıyorum ki; Twitlerde, sayın Bahçeli ziyaretime geldiği için onu da konunun içine çekmeye çalışıyorlar. Kişinin işlediği suç kendini ilgilendirir." ifadelerini kullandı.

"Geçmişteki haber arşivine girilsin"

Hastalıklarıyla ilgili problemleri dile getiren Alaattin Çakıcı durumunu şöyle ifade etti: 16 hastalığım ile Türkiye’nin değişik fakültelerinden ve araştırma hastanelerinden almış olduğum süresiz kurul raporlarım vardır. Bir gün bile hastalıklarımdan dolayı tahliye talebinde bulunmadım. Hatta Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan gelen “ hastalıklarından dolayı tahliye olmak ister misiniz” diye gelen resmi yazıya ASLA diye cevap verdim. Bana sadece süresiz kurul raporunu Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi vermedi. Adana Araştırma Hastanesi, Namık Kemal Tıp Fakültesi, Edirne Trakya Tıp Fakültesi, Kocaeli Tıp Fakültesi, Bolu Devlet Hastanesi de süresiz kurul raporları verdi. Bolu’da doktor kanaat raporları verildi. Bu hastalıklarımdan dolayı basına da yansıyan, Bolu’da olduğum ameliyatı kamuoyu bilmektedir. 6 klasör hastalık dosyam, Çapa Tıp Fakültesi, Trakya Tıp Fakültesi (2005’ten beri), Kartal Araştırma Hastanesi (2007’den beri) ve hastanelere gidiş gelişlerim ile ilgili hastalık raporlarım vardır. 2007’de kendi param ile anjiyo oldum. Geçmişteki haber arşivine girilirse İstanbul’da Nişantaşı’nda klinikte anjiyo olduğum bellidir.

"5 defa kalp krizi geçirdim"

3 tanesi Keskin T tipi Cezaevinde olmak üzere 5 defa kalp krizi geçirdim. Burnumdan, midemden ve gırtlağımdan gelen 25 poşet kan hala mevcuttur. Buna rağmen hastalıklarıma sığınıp tahliye talebinden bulunmadım. Dosyamda 1000’lere yakın kontrol, tedavi ve yatış raporlarım mevcuttur. Tedavilerimin yarıda kesildiğine dair raporlar da dosyamda mevcuttur. Türk Tabipler Birliği denen daha önce PKK ile birlikte ortak hareket eden o doktorlara soruyorum;

Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nin verdiği raporu, sanki onlar suçluymuş gibi haber yapıp bir yerleri harekete geçirmek yanlış. Bu ülkede Adalet Bakanlığı’nın Sağlık İşleri Daire Başkanlığı var, UYAP üzerinden tüm hastalıklarım ve raporlarım kayıtlıdır. Ayrıca bu ülkede Sağlık Bakanlığı da var. Daha önceki tüm raporlarım mevcuttur. Devlet neden açıklama yapmıyor?

Burada yetkililere ve ortalığı karıştıran Yeşil Natocu Fetöcülere sesleniyorum. Bir şeyi hatırlatırım.

PKK ve Batı’ya ajanlık yapan gazeteciler, Eski İstanbul Belediye Başkanı’nın damadı özel hastaneden alınan raporlarla tahliye edildiler. O zaman neden basını ayağa kaldırmadınız? Türkiye’deki yetkililere ve çok bilmişlere sesleniyorum; Sağlığımı ve sıhhatimi geri verin, tüm raporları iptal edin!

Ben kendime “AF” istemiyorum! Kader mahkumları için istiyorum.

Neden sayın Bahçeli’yi benim şahsi durumuma alet etmek istiyorsunuz.Türk Tabipler Birliği ! Yeşil Natocuları, PKK’lıları, DHKP-C’lileri sevmiyorsanız ancak o zaman “Türk” kelimesini başınıza ekleyebilirsiniz. Sanki bu ülkede Sağlık Bakanlığı yokmuş gibi kurul raporlarımı araştırmaya aldılar. Belki de benim raporlarımda, fakülte ve hastanelerde görev yapan TTB üyesi doktorlar varsa onların da imzası vardır.

Hiç kimse ortalığı karıştırmasın. Ben mahkum adamım.

ARŞİVLERE BAKIN

Rabbim bana ne kadar ömür verdiyse o kadar yaşayacağım. AF talebim yoktur, asla olmadı! Cumhur İttifakı’na karşı olan eski cumhurbaşkanı yetkisini kullanarak birçok kişiyi affetti. Bunlardan biri KOAH sebebiyle tahliye oldu. 3 sene sonra Kandil’de Türk Silahlı Kuvvetleri ile çatışırken Kandil’de öldürüldü. Arşivlere bakın bulun.

O beni mafya diye tabir eden gazeteci, her dönem iktidara yalakalık yapan, devlet hazinesini gasp eden, sözde Müslümanım deyip El-Kaide ve El-Nusra ile işbirliği yapıp, Fetö’ye köpeklik yapan, dilde "vatanseverim ve Müslümanım" diyenlerden daha şerefli ve onurluyum!!!

Kriminal suçluyum ama doğduğum günden beri vatanıma düşüncede bile ihanet içerisinde olmadım.

Amaçları benim üzerimden Cumhur İttifakını delip acaba İyi Parti, CHP, ufak bir olasılıkla HDP ile iktidar olur muyuz düşüncesinde olan küçük beyinlilere soruyorum. Bu düşüncedekiler neden hainlik yapıyorsunuz?

NOT: Bütün kurul raporlarım, yukarıda saydığım 6 tane hastanenin bilgisayarlarında kayıtlıdır. Türk Tabipler Birliği önce buradan araştırma yapsın. Kendini devlet yerine koyan PKK ve Fetö sevici STK’lar siz de araştırın.

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 01:10
YORUM EKLE