Covid-19 ile kaçakçılar yöntemlerini değiştirdi mi

BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi 2020 Dünya raporu açıklandı. 26 Haziran tarihi "Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü" olarak kabul edildi.

Güncel 29.06.2020, 00:34 29.06.2020, 01:01
Covid-19 ile kaçakçılar yöntemlerini değiştirdi mi

Üsküdar Üniversitesi tarafından 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü çerçevesinde düzenlenen basın toplantısında bütün organize suç örgütlerinin aktifliğini sürdürdüğünü ve yeni koşullara hızla uyum sağladığını söyleyen Prof. Dr. Sevil Atasoy, Pandemide esrar kullanımının arttığını kaydederek, suç örgütlerinin uyuşturucu kaçakçılığını bir yana bırakarak siber suçlara ve sahte ilaç kaçakçılığına yöneldiğini belirtti. Covid-19 döneminin bağımlılık tedavisinde eksen kayması yaptığına dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise bu dönemin psikolojik sağlamlığı öğrenme açısından bir fırsat olduğunu ancak; dünyayı bağımlılık pandemisinin beklediğinin de altını çizdi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1987 yılında uyuşturucu kullanılmayan sağlıklı bir toplum hedefine ulaşmak, uyuşturucu ile mücadele konusunda uluslararası alanda eylem ve iş birliğini güçlendirmek amacıyla 26 Haziran tarihini "Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü" olarak kabul etti.

BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi 2020 Dünya Raporunu dünyayla aynı anda açıkladı

Üsküdar Üniversitesi tarafından 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü çerçevesinde düzenlenen basın toplantısında BM’nin Uyuşturucu ve Suç Ofisi 2020 Dünya raporu, Prof. Dr. Sevil Atasoy tarafından tüm dünyayla birlikte aynı anda açıklandı. 

Atasoy, 2020 raporunun madde kullanımının dünyanın her coğrafyasında arttığını gösterdiğini belirterek, “2009’da 15 ila 64 yaş aralığındaki dünya nüfusunun % 4.8’i madde kullanırken, 2018’de bu oran % 5.3’e ulaştı. 269 milyon kullanıcı arasından 35 milyon 600 bini madde kullanım bozukluğunun pençesinde acı çekmekte. Her türlü uyuşturucu maddeye, opioidlere, kokaine, metamfetamin ve daha onlarca bağımlılık yapan maddeye erişim daha kolaylaştı. Maddeler on yıl öncesine göre çeşitlendi, çok daha etkili bir hale geldi, kaçakçılık yolları ve zula olarak tanımladığımız gizleme yöntemleri çeşitlendi. İnsan sağlığına verdiği zarar büyüdü, bu yüzden gerek önleme gerekse madde kullanım bozukluklarının tedavisi daha karmaşık ve zor bir hal aldı. Ne yazık ki ergenler ve genç yetişkinler madde kullanıcılarının en büyük bölümünü oluşturuyor” dedi.

Sevil Atasoy, “2008’den bu yana madde bağlantılı ölümlerde % 25 artış oldu. Son 10 yıldaopioid kullanım bozukluğuna bağlı ölümler ortalama % 71 oranında arttı. Artış kadınlarda % 92, erkeklerde % 63 oranında. Yeri gelmişken belirtmekte fayda var. Türkiye, İçişleri Bakanlığı başta gelmek üzere pek çok bakanlığın eşgüdümlü gayretleri sayesinde uyuşturucuya bağlı ölümleri ciddi biçimde azaltabildi. 2017 yılında 941 vatandaşımız madde yüzünden hayatını kaybederken bu sayı 2018’de 657’ye, 2019’da 342’ye düşürülebildi” dedi.

“Pandemide esrar kullanımı arttı”

Covid-19 salgının dünya genelinde madde kullanımına etkisinin, maddenin niteliğine göre değişiklik gösterdiğini belirterek “Avrupa Uyuşturucu İzleme Merkezinin bulgularına göre bazı ülkelerde pandemi sırasında cannabis (esrar) kullanımı arttı. Bunun nedeni, sokağa çıkma kısıtlarından önce cannabis depolanması ile açıklanıyor. Esrar yanı sıra alkol, benzodiyazepinler ve diğer müstahzar ilaçların kötüye kullanımı izlendi. İnsanlar evde kaldığından genellikle kalabalık ve eğlence mekanlarında kullanılan kokain ve ekstazi kullanımında azalma gözlendi. Yüz yüze danışmaların yerini bazı ülkelerde teletıp uygulamaları ile bu hizmet sürdürüldü. Gelecekte madde kullanım sorunları olanlara teletıpla hizmet vermenin yaygınlaşması gerekiyor.

“Uyuşturucu kaçakçılığı, siber suçlara ve sahte ilaç kaçakçılığına yöneldi”

Bütün organize suç örgütleri aktifliğini sürdürdüğünü ve yeni koşullara hızla uyum sağladığını dile getiren Prof. Dr. Sevil Atasoy, "Balkan ülkelerindeki örgütler uyuşturucu kaçakçılığını bir yana bırakıp, siber suçlara ve sahte ilaç kaçakçılığına yöneldi. Tedarikçiler ve sokak satıcıları arasındaki şiddette bir azalma gözlenmedi. Europol’e göre uyuşturucu arz zincirinde sosyal mesafe kuralları nedeniyle sadece dağıtım seviyesinde bir aksama yaşandı. Bu da kısa süreli fiyat yükselmelerine yol açtı.Torbacı adını verdiğimiz sokak satıcıları hareket kısıtlılığı nedeniyle kullanıcıya ulaşmakta güçlük yaşadıklarından alternatif yöntemlere başvurdular. Geleneksel webin yanısıra darknet piyasalarının, sosyal media ve şifreli iletişim uygulamalarının kullanıcı düzeyinde madde sunumu için daha yaygın biçimde kullanıldığını gördük. Evlere uyuşturucu servisinin, daha az yüzyüze iletişimin ve daha az nakit paranın kullanıldığı bir süreçten geçtik, aynı uygulamanın devam edeceği düşünülüyor” dedi.

“Türkiye’nin adının geçmesi üzücü”

Özellikle büyük miktarda kokainin deniz yoluyla Avrupa’ya girişinde bir azalma gözlenmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Sevil Atasoy, Hollanda ve Belçika başta gelmek üzere salgın sırasında çok sayıda yasa dışı laboratuvar çökertildiği halde, Avrupa’da sentetik uyuşturucuların imalatı sürdü, bu yüzden pandemi kısıtları ortadan kalktığında piyasalarda daha fazla sentetiklerin görülme ihtimali bulunuyor. 2020 dünya raporunun 3. kitabında Avrupa’nın metamfetamin imal eden ülkelerinden biri olan Çek Cumhuriyetindeki küçük ve orta ölçekli yasadışı laboratuvarların çıkış maddesi olarak kullandığı psödoefedrinin Türkiye ve Polonya piyasalarından elde edilen ilaçlardan ekstre edildiğinin yer alması bizi üzmüştür. Ayrıca yine 3. kitapta Güney-Doğu Avrupa’daki amfetaminin menşeinin Bulgaristan ve Türkiye olduğunun kaydedilmesibizim için ayrı bir sorundur. Avustralya, ele geçirdiği Batı Avrupa menşeili ekstazinin % 30’unun Türkiye üzerinden geldiğini bildirmiştir” dedi.Prof. Dr. Atasoy, Türkiye’nin dünyanın en fazla amfetamin ve ekstazi yakalayan ülkeleri arasında olduğunu da belirtti.

“Erkeklerde sanal oyun, kızlarda sosyal medya kullanımı daha fazla”

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Bağımlılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Koordinatörü ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz ise pandemi döneminde değişen bağımlılık davranışlarından bahsetti. Erkeklerde sanal oyun, kızlarda sosyal medya kullanımının daha fazla olduğunu belirterek şunları söyledi:

Onlar daha çok bu işin satışını yani ticaretini yapıyorlar, yaparlarken de kullanıyorlar.

“Hem tedavi başvuruları açısından hem de yaygınlık açısından baktığımızda kumar alışkanlıklarının gittikçe arttığını da söyleyebiliriz. Özellikle sanal ortamı kullanan yani kumar veya oyun nedeniyle kullanımın erkeklerde ama sosyal medya kullanımının da kızlarda daha fazla olduğunu gördük. Sosyal medya kullanımının hangi maddeyi kullanırsa kullansın o grupta yoğun olduğunu görüyoruz. Birkaç tane belirteç var bizim için. İnterneti, sosyal medyayı ya da sanal alemi fazla kullanmak ve nargile. Covid – 19 döneminin faydalı yönü nargile kafelerin kapanması oldu. Daha çok maddi düzeyi ve eğitim seviyesi düşük insanların maddeye maruz kaldığı ile ilgili bilgiler de var. Onlar daha çok bu işin satışını yani ticaretini yapıyorlar, yaparlarken de kullanıyorlar. Özellikle gençler için baktığımızda son dönemlerdeki çalışmalarda ebeveyn eğitim seviyesinin artması, gençlerde alkol, madde, sosyal medya kullanımı, oyun ve kumar oranlarıyla doğru orantılı çıktı. Yani eğitim seviyesi arttıkça bu bağımlılıklarda da bir artış olduğu ortaya çıktı. Bu altı çizilmesi gereken bir nokta. Sigara açısından baktığımızda ise tersi olduğu görülüyor. Ebeveynlerin eğitiminin yüksek olması gençleri sigaradan biraz olsun koruduğunu söyleyebiliriz” dedi.

“Ebeveynler çocuklarını mutlaka takip etmeli”

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Yaptığımız bir araştırmada insanların asıl bilgiyi sosyal medyadan edindiklerini gördük, yani yüzde 70’i sosyal medyadan gelen bilgiyi alıyorlardı. Onun için kesinlikle korunma ile ilgili yöntemleri geliştirirken bunları da göz önünde bulundurmak lazım. Ebeveynler çocuklarının nerde ve kiminle olduklarını bilmiyorlarsa o zaman çocuklarının alkol, sigara ve yasadışı madde kullanım risklerini yüksek olduğunu söyleyebiliriz” uyarısında bulundu.

“Covid-19 sonrasında hazza yönelik bir arayış olacak”

Dilbaz, “Covid sonrası durumun ne olacağını hep birlikte göreceğiz. Avrupa’daki meslektaşlarımız ile görüştüğümüzde onlar da bize benzer yani eğlence amaçlı madde kullanımının azaldığını belirtiyor. Çünkü insanların sosyal anlamda bir araya gelemedikleri için onun yerine evde yalnızken kullanılan maddelere yönelik bir artış var bu dönemde. Reçeteli satılan ilaçlar gibi, kokainde bir miktar azalma var. Ama bunlar böyle olmayacak, insanın doğasında hazza yönelik bir arayış var. Bağımlılıkta haz almayla ilgili beyindeki bir eksiklikten kaynaklandığı için mutlaka hazza yönelik bir arayışı olacaktır” şeklinde konuştu.

“Pandemi dönemi psikolojik olgunluğu pozitif etkiledi”

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan  “Bu çalışmanın bir ayağı salgının psikolojik olgunluğa etkisi idi. Korunma ve önleme, kişi ne yapılırsa bağımlı olmaz gibi pek çok konuda bize fikir veren bir çalışma oldu. ‘Salgın sürecinde elimdekilerin kıymetini daha iyi anladım, ilişkilerime daha çok emek sarf etmeye başladım, olayları olduğu gibi kabul ediyorum, zorlukları göğüsleyebileceğimi anladım’ gibi cevaplar aldık”ifadelerini kullanarak açıklamasını şu şekilde devam ettirdi;

“Anadolu’da “yılmazlık” denilen dayanıklılık eğitimi. Gençler hayatta bir çok şeyi kolaylıkla elde ettiği için aldığı hazzı daha ön planda tutuyor. Yaşam amacı haz peşinde koşmayı gören bir gençlik geliyor. Daha benmerkezci, daha konformist düşünüyorlar. Bu süreç onlar için de önemli oldu. Kaygılarında yükselme oldu. Öğrencilerin kaygılı olduğunu görüyoruz. Hem sınav süreçleri hem de Covid sürecinin geliştirdiği bir kaygı oldu. Bu yaş grubunun dar bir alanda uzun süre kalmaları onların biyolojik doğasına aykırı. Böyle bir tahammulü başarılı olarak göstermeleri aynı zamanda onlar için dayanıklılık eğitimidir. Bu süreç gençlerimize dayanıklılık eğitiminde katkı sağladı diyebiliriz” diye konuştu.

“Covid-19 dönemi bağımlılık tedavisinde eksen kayması yaptı”

Bağımlılık hastalarının en büyük özelliğinin acelecilik ve sabırsızlık olduğunu kaydeden Tarhan, “Doyum erteleme becerileri zayıftır. Bu becerileri geliştirmesi için Covid-19 döneminde bir fırsat ortaya çıktı. Bu nedenle doyum peşinde koşmak değil, doyumu ertelemek de bir beceridir. Doğuştan gelmez, genetik değil, öğrenilmesi gerekiyor. Covid-19 dönemi bağımlılık tedavisinde eksen kayması yaptı, sosyal hayatta eskiye göre bir çok şey değişti. Ama aynı zamanda insanlığın bağımlılıkla ilgili koruyucu tedavilerin daha iyi yapılması ile ilgili bize ciddi fırsatlar ortaya çıkardı” dedi.

“Dünyayı bağımlılık pandemisi bekliyor”

Covid-19 pandemisinde grup tedavilerinin birden bloke olduğunu kaydeden Tarhan, “ABD’de bir çok bağımlılık kliniği kapandı. Opiat reçetelenmesi de hastanelerde azaldı. Fakat ortaya çıkan sonuca göre opiat reçetelenmesi azaldı ama aşırı doz ölümlerde artış oldu. Bağımlılık tedavisinde eksen kayması yaşandığı ile ilgili makale bulunuyor. Covid pandemisi sadece ekonomi ve diğer eksenleri değil bağımlılık eksenini de değiştirdi. Hatta tersine döndürdü diyen literatürler bulunuyor. Bir pandemi olarak düşünürsek dünyayı bağımlılık pandemisi bekliyor diyebiliriz. Çünkü bu krizler genellikle var olan sorunun ortaya çıkmasını ve sorunun büyümesini hızlandırır. Eğer doğru çözümler üretilirse sorunu çözme fırsatı da ortaya çıkar” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Covid dönemi bağımlılık tedavisinde eksen kayması yaptı, sosyal hayatta eskiye göre bir çok şey değişti. Ama aynı zamanda insanlığın bağımlılıkla ilgili koruyucu tedavilerin daha iyi yapılması ile ilgili bize ciddi fırsatlar ortaya çıkardı” ifadelerini kullandı.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
24°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 30 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24