<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Samsun Haber | Son Dakika Haberleri | Kapsam Haber - Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi</title>
        <description>Samsun haberleri, son dakika gelişmeleri, ekonomi, siyaset, spor ve Türkiye gündemi Kapsam Haber&#039;de. Güncel ve güvenilir haberlere hemen ulaşın.</description>
        <link>https://www.kapsamhaber.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:51:08 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Ahbap Soruşturmasında Yeni Aşama: MASAK Raporu Dosyaya Girdi</title>
                                    <description>Ahbap Derneği&#039;ne yönelik yürütülen soruşturmada Mali Suçları Araştırma Kurulu&#039;nun (MASAK) hazırladığı rapor dosyaya girdi. Raporda bazı şüphelilerin hesap hareketleri, para transferleri ve mali işlemlerine ilişkin dikkat çeken tespitlere yer verildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Soruşturma dosyasına eklenen MASAK raporunda, dernekle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı şüphelilerin banka hesapları ve mali hareketlerine ilişkin analizler yer aldı. </p>

<h2>Milyarlarca liralık para hareketi incelendi</h2>

<p>Raporda özellikle dernek çalışanı olduğu belirtilen Z.Y.'nin 2020-2024 yılları arasındaki hesap hareketlerine dikkat çekildi. İncelemeye göre söz konusu dönemde hesaplara çok sayıda farklı kişiden para transferi yapılırken, yine binlerce işlemle farklı hesaplara para gönderildiği tespit edildi.</p>

<p>MASAK uzmanları, hesap hareketlerindeki artışın kişinin mali profiliyle karşılaştırıldığında ayrıntılı inceleme gerektirdiği değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>Para transferlerinin açıklama bölümleri de incelendi</h2>

<p>Raporda banka transferlerinin açıklama kısmında yer alan bazı ifadeler de inceleme konusu oldu.</p>

<p>İşlem açıklamalarında "Ahbap", "Ahbap faaliyetleri için borç", "Haluk için borç", "Haluk Levent-Ahbap", "emanet borç" ve benzeri ifadelerin bulunduğu, bazı transferlerde ise açıklama bölümünün boş bırakıldığı belirtildi.</p>

<p>Savcılık, bu para hareketlerinin mahiyetini soruşturma kapsamında değerlendirmeyi sürdürüyor. </p>

<h2>Şüpheliler arasındaki para trafiği mercek altında</h2>

<p>MASAK raporunda, soruşturma kapsamında adı geçen bazı şüpheliler arasında yoğun para transferleri gerçekleştirildiği de ifade edildi.</p>

<p>Raporda, söz konusu mali hareketlerin ve Ahbap Derneği ile bağlantılı işlemlerin ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiği yönünde değerlendirmelere yer verildi. </p>

<h2>Soruşturma sürüyor</h2>

<p>Dosyaya giren MASAK raporu, savcılık tarafından yürütülen soruşturmadaki delillerden biri niteliğinde bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>Soruşturma süreci devam ederken, raporda yer alan tespitlerin yargılama sonucunda kesinleşmiş bir hüküm anlamına gelmediği, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında savcılık ve mahkeme değerlendirmelerinin belirleyici olacağı vurgulanıyor. </p>

<p>kapsamhaber</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/07/ahbap-sorusturmasinda-masak-raporu-dosyaya-girdi_6a555efbf272a.webp</image>
                                <category>Güncel Gündem Haberleri ve Son Dakika Gelişmeler,Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/ahbap-sorusturmasinda-masak-raporu-dosyaya-girdi/96927</link>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 00:51:26 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Haluk Levent Kimdir? Neden Gözaltına Alındı? İşte Merak Edilenler</title>
                                    <description>Sanatçı ve Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi. Peki Haluk Levent kimdir, neden gözaltına alındı, hakkındaki suçlamalar neler? İşte kamuoyunun merak ettiği soruların yanıtları.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sanatçı ve Ahbap Derneği'nin kurucusu Haluk Levent, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Soruşturmanın, <strong>"Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği"</strong> suçlamaları çerçevesinde yürütüldüğü bildirildi. </p>

<h2>Haluk Levent neden gözaltına alındı?</h2>

<p>Savcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Haluk Levent hakkında gözaltı kararı verildi. Resmî açıklamalara göre soruşturma, Ahbap Derneği'nin mali işlemleri ve dernek faaliyetlerine ilişkin iddiaları kapsıyor. Gözaltı kararı, suçluluğun kesinleştiği anlamına gelmiyor; soruşturma süreci devam ediyor. </p>

<h2>Hakkındaki suçlamalar neler?</h2>

<p>Soruşturma kapsamında Haluk Levent'e yöneltilen suçlamalar şunlar:</p>

<ul>
	<li>
	<p>Dernekler Kanunu'na muhalefet</p>
	</li>
	<li>
	<p>Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama</p>
	</li>
	<li>
	<p>Örgüt üyeliği</p>
	</li>
</ul>

<p>Bu suçlamalar hakkında yargı süreci devam ederken, mahkemeler tarafından verilmiş kesinleşmiş bir hüküm bulunmuyor. </p>

<h2>Haluk Levent kimdir?</h2>

<p>Haluk Levent, 26 Kasım 1968'de Adana'nın Yüreğir ilçesinde doğdu. 1990'lı yıllarda çıkardığı albümlerle Türk rock müziğinin tanınan isimlerinden biri oldu.</p>

<p>2017 yılında kurduğu Ahbap Derneği ile özellikle deprem, sel ve yangın gibi afetlerde yürüttüğü sosyal yardım faaliyetleriyle geniş kitleler tarafından tanındı. Yardım kampanyaları ve sosyal sorumluluk projeleriyle kamuoyunda sıkça gündeme geldi. </p>

<h2>Gözaltı ne anlama geliyor?</h2>

<p>Hukukta gözaltı, bir kişinin soruşturma kapsamında ifadesinin alınması ve delillerin değerlendirilmesi amacıyla geçici olarak özgürlüğünün kısıtlanmasıdır.</p>

<p>Gözaltına alınan kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. Soruşturmanın ardından savcılık;</p>

<ul>
	<li>
	<p>Serbest bırakılmasına,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Adli kontrol uygulanmasına,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Ya da tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine karar verebilir.</p>
	</li>
</ul>

<p>Nihai karar ise bağımsız mahkemeler tarafından verilir.</p>

<h2>Süreç nasıl devam edecek?</h2>

<p>Haluk Levent'in emniyetteki ifade işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilmesi bekleniyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında savcılık ve mahkeme tarafından yapılacak açıklamalar kamuoyunu bilgilendirecek. </p>

<p><b>Kapsamhaber</b></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/07/haluk-levent-kimdir-neden-gozaltina-alindi_6a54012f9c83c.webp</image>
                                <category>Güncel Gündem Haberleri ve Son Dakika Gelişmeler,Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/haluk-levent-kimdir-neden-gozaltina-alindi/96907</link>
                <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 23:56:08 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump&#039;tan CAATSA Çıkışı: Türkiye&#039;ye Uygulanan Yaptırımlar Kalkıyor mu?</title>
                                    <description>ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Türkiye&#039;ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılabileceğine ilişkin açıklamaları yeniden dikkatleri bu sürece çevirdi. Peki CAATSA nedir, Türkiye&#039;ye hangi yaptırımlar uygulandı ve bundan sonra nasıl bir süreç işleyecek?</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, Ankara'da yaptığı açıklamada Türkiye ile savunma alanındaki ilişkileri yeniden değerlendireceklerini belirterek CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde mesaj vermesi, Ankara-Washington hattında yeni bir dönemin başlayabileceği yorumlarını beraberinde getirdi. Trump, F-35 programının da görüşüleceğini ifade ederek, "Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz." dedi. </p>

<h2>CAATSA nedir?</h2>

<p>CAATSA, İngilizce <strong>"Countering America's Adversaries Through Sanctions Act"</strong> ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçesi ise **"Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası"**dır.</p>

<p>2017 yılında yürürlüğe giren yasa; ABD'nin ulusal güvenliğine tehdit olarak gördüğü Rusya, İran ve Kuzey Kore ile savunma veya istihbarat alanlarında önemli iş birliği yapan kişi, kurum ve ülkelere yaptırım uygulanmasına imkân tanıyor. </p>

<h2>Türkiye neden yaptırıma maruz kaldı?</h2>

<p>Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından ABD yönetimi, bu alımın CAATSA'nın ilgili hükümlerini ihlal ettiği gerekçesiyle 2020 yılında yaptırım kararı aldı.</p>

<p></p>

<p>Yaptırımlar doğrudan Türkiye ekonomisini değil, daha çok savunma sanayisini hedef aldı. Bu kapsamda özellikle Savunma Sanayii Başkanlığı ve bazı yetkililere yönelik çeşitli kısıtlamalar getirildi. </p>

<h2>Uygulanan yaptırımlar neleri kapsıyor?</h2>

<p>CAATSA kapsamında Türkiye'ye yönelik başlıca uygulamalar şunlar oldu:</p>

<ul>
	<li>
	<p>Savunma Sanayii Başkanlığına yönelik ABD ihracat lisanslarının durdurulması,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Bazı savunma teknolojileri ve ekipmanlarının satışına kısıtlama getirilmesi,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Belirli kişi ve kurumlara mali yaptırımlar uygulanması,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Vize ve finansman alanında çeşitli sınırlamalar getirilmesi.</p>
	</li>
</ul>

<p>Bu yaptırımların en önemli sonuçlarından biri de Türkiye'nin Lockheed Martin F-35 Lightning II savaş uçağı programından çıkarılması oldu. </p>

<p></p>

<h2>Yaptırımlar kalkarsa ne değişebilir?</h2>

<p>Uzmanlara göre CAATSA yaptırımlarının kaldırılması halinde Türkiye ile ABD arasındaki savunma sanayi iş birliği yeniden ivme kazanabilir. Savunma projelerinde teknoloji paylaşımı ve ihracat izinleri konusunda yeni adımlar atılabilir.</p>

<p>Bununla birlikte F-35 programına dönüş konusunda tek başına CAATSA'nın kaldırılması yeterli görülmüyor. Bu konuda ayrıca siyasi ve teknik süreçlerin tamamlanması gerekiyor. </p>

<p>Kapsamhaber</p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/07/trump-caatsa-yaptirimlari_6a4d61ab23c4f.webp</image>
                                <category>Güncel Gündem Haberleri ve Son Dakika Gelişmeler,Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Dünya Haberleri ve Küresel Gelişmeler</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/trump-caatsa-yaptirimlari/96833</link>
                <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 23:12:57 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Samsun&#039;da Belediye Otobüsünde Yangın Paniği</title>
                                    <description>Samsun&#039;un İlkadım ilçesi Fener Mahallesi Liman Caddesi&#039;nde seyir halindeki 24-A numaralı belediye otobüsünün motor bölümünde çıkan yangın paniğe neden oldu. Yolcuların zamanında tahliye edilmesi olası bir faciayı önledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da sabah saatlerinde yaşanan olay, kent trafiğinin en yoğun olduğu saatlerde kısa süreli paniğe yol açtı. Atakum'dan İlkadım yönüne seyreden 24-A numaralı belediye otobüsünün motor bölümünde çıkan yangın nedeniyle yolcular araçtan tahliye edilirken, olay çevredeki vatandaşların da dikkatini çekti.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, <strong>7 Temmuz 2026 Salı günü saat 08.30 sıralarında</strong>, <strong>Atakum'dan gelen 24-A numaralı belediye otobüsü</strong>, İlkadım ilçesi <strong>Fener Mahallesi Liman Caddesi</strong>, Gençlik Parkı civarında seyir halindeyken motor bölümünde meydana gelen teknik arıza sonucu alev aldı.</p>

<h2>Şoför Yolcuları Hızla Tahliye Etti</h2>

<p>Motor kısmından yükselen duman ve alevleri fark eden otobüs şoförü aracı güvenli bir noktada durdurarak kapıları açtı. Otobüste bulunan yolcular kısa sürede tahliye edilirken, olay sırasında herhangi bir yaralanma yaşanmadığı öğrenildi.</p>

<p>Yolcuların hızlı şekilde araçtan indirilmesi sayesinde olası bir facianın önüne geçildi.</p>

<h2>Trafikte Kısa Süreli Aksamaya Neden Oldu</h2>

<p>Yangın nedeniyle Liman Caddesi'nde kısa süreli trafik yoğunluğu oluşurken, çevrede bulunan vatandaşlar yaşanan anları cep telefonlarıyla görüntüledi. Motor bölümünde meydana gelen yangın sonrası otobüste maddi hasar oluştu.</p>

<h2>İlk Belirlemelere Göre Motor Arızası</h2>

<p>İlk değerlendirmelere göre yangının, otobüsün motor bölümünde meydana gelen teknik bir arızadan kaynaklandığı öğrenildi. Olayın kesin çıkış nedeninin yapılacak teknik incelemenin ardından netlik kazanması bekleniyor.</p>

<p><img alt="Samsun'da Belediye Otobüsünde Yangın Paniği" class="mx-auto max-w-full h-auto shadow-sm" height="544" src="https://images.kapsamhaber.com/uploads/2026/07/otobus-yangin-samsun-6a4c9b70d61ce.jpg" width="460" /></p>

<p>Kaynak: Kapsamhaber</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/07/samsunda-belediye-otobusunde-yangin-panigi_6a4c9aa9100a1.jpg</image>
                                <category>Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Samsun Haberleri | Son Dakika Samsun Haberleri | Kapsam Haber</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/samsunda-belediye-otobusunde-yangin-panigi/96817</link>
                <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:06:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>RTÜK&#039;ten NATO Zirvesi Öncesi Kritik Uyarı! Yayıncılar Dikkat</title>
                                    <description>RTÜK, Ankara&#039;da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde yayın kuruluşlarına önemli uyarılarda bulundu. Kurul, doğrulanmış bilgiyle yayın yapılmasını, milli güvenlik ve kamu yararının gözetilmesini istedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Ankara'nın ev sahipliği yapacağı <strong>36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi</strong> öncesinde yayıncı kuruluşlara yönelik yazılı bir açıklama yayımladı.</p>

<p>Açıklamada, Türkiye'nin uluslararası alandaki konumu açısından önem taşıyan zirve sürecinde medya kuruluşlarının kamu yararını, millî güvenlik hassasiyetlerini ve yayıncılık sorumluluğunu gözeterek hareket etmesinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<h2>"Teyit Edilmiş Bilgiyle Yayın Yapılmalı"</h2>

<p>RTÜK, haber ve tartışma programlarında doğrulanmış bilgiye dayanılmasının temel ilke olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kurul açıklamasında, yayınların;</p>

<ul>
	<li>
	<p>Teyit edilmiş bilgilere dayanması,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Ölçülü bir yayın anlayışı benimsemesi,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Toplumsal hassasiyetleri gözetmesi,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Dezenformasyondan uzak yürütülmesi</p>
	</li>
</ul>

<p>gerektiği ifade edildi. </p>

<h2>Yayınlar Yakından İzlenecek</h2>

<p>RTÜK, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengenin korunmasının önemine dikkat çekerek, zirve süresince yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanları tarafından titizlikle takip edileceğini bildirdi. </p>

<h2>"Türkiye'nin Uluslararası Konumu Gözetilmeli"</h2>

<p>Açıklamada, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin diplomatik etkinliği ve uluslararası konumu açısından önemli bir organizasyon olduğu belirtilerek, medya kuruluşlarının mesleki etik ilkeleri doğrultusunda hareket edeceğine olan inanç dile getirildi. </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/07/rtukten-nato-zirvesi-oncesi-yayincilara-uyari-teyit-edilmis-bilgi-esas-alinmali_6a4a6ad538488.webp</image>
                                <category>Güncel Gündem Haberleri ve Son Dakika Gelişmeler,Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/rtukten-nato-zirvesi-oncesi-kritik-uyari-yayincilar-dikkat/96789</link>
                <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 17:26:08 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Araştırma Ortaya Koydu: Şirketlerin %85&#039;i Son İki Yılda Suistimalle Karşılaştı</title>
                                    <description>Türkiye Suistimal Araştırması 2026&#039;ya göre şirketlerin yüzde 85&#039;i son iki yılda en az bir suistimal vakası yaşadı. Araştırma, milyonlarca liralık kayıpların yanı sıra erken tespitin ve güçlü denetim mekanizmalarının önemini gözler önüne serdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Suistimal Araştırması 2026'ya göre şirketlerin yüzde 85'i son iki yılda en az bir suistimal vakası yaşadı. Araştırma, milyonlarca liralık kayıpların yanı sıra erken tespitin ve güçlü denetim mekanizmalarının önemini gözler önüne serdi.</p>

<p><strong>Araştırma Ortaya Koydu: Şirketlerin %85'i Son İki Yılda Suistimalle Karşılaştı</strong></p>

<p>PwC Türkiye ile Etik ve İtibar Derneği (TEİD) iş birliğiyle hazırlanan <strong>Türkiye Suistimal Araştırması 2026</strong>, şirketlerde suistimal vakalarının artık istisnai değil, kurumsal risk yönetiminin temel başlıklarından biri haline geldiğini ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmaya göre Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin <strong>yüzde 85'i son iki yıl içerisinde en az bir suistimal vakasıyla karşılaştı.</strong> Bulgular, yalnızca suistimalin yaygınlığını değil, şirketlere verdiği mali zararın da ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor.</p>

<h2><strong>Milyonlarca Liralık Kayıplar Yaşanıyor</strong></h2>

<p>Araştırmada yer alan verilere göre şirketlerin yaklaşık <strong>yüzde 40'ı</strong> suistimal nedeniyle yıllık <strong>5 milyon TL'nin üzerinde</strong> kayıp yaşadı. Katılımcıların <strong>yüzde 16'sında</strong> ise toplam zarar <strong>25 milyon TL'yi aştı.</strong></p>

<p>Her iki suistimal vakasından birinin ancak bir yıldan uzun sürede ortaya çıkarılabilmesi, erken tespit mekanizmalarının yetersiz kaldığını da gösteriyor.</p>

<h2><strong>Vakaların Büyük Bölümü Çalışan Kaynaklı</strong></h2>

<p>Araştırmaya göre suistimal vakalarının;</p>

<ul>
	<li>
	<p><strong>%64'ü çalışanlardan,</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>%15'i yönetimden,</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>%10'u ise müşterilerden</strong> kaynaklanıyor.</p>
	</li>
</ul>

<p>Ancak dikkat çeken nokta, yönetim kaynaklı suistimallerin finansal etkisinin çok daha yüksek olması. Yönetim kademesinden kaynaklanan olaylarda <strong>25 milyon TL'nin üzerindeki zarar oranı yüzde 33,3'e</strong> ulaşıyor.</p>

<h2><strong>Etik İhbar Hatları Erken Tespiti Hızlandırıyor</strong></h2>

<p>Araştırma sonuçları, çalışanların güven duyduğu etik ihbar sistemlerinin suistimallerin erken ortaya çıkarılmasında kritik rol oynadığını gösteriyor.</p>

<p>Etik hattının etkin çalıştığına inanan şirketlerde vakaların <strong>yüzde 73,6'sı ilk 12 ay içinde</strong> tespit edilirken, güven düzeyinin düşük olduğu şirketlerde bu oran belirgin şekilde geriliyor.</p>

<h2><strong>Risk En Çok Hangi Birimlerde?</strong></h2>

<p>Araştırmada suistimal riskinin özellikle işlem yoğun bölümlerde yoğunlaştığı belirtildi.</p>

<p>Riskin en yüksek olduğu alanlar şu şekilde sıralandı:</p>

<ul>
	<li>
	<p>Satın alma</p>
	</li>
	<li>
	<p>Satış</p>
	</li>
	<li>
	<p>Operasyon</p>
	</li>
	<li>
	<p>Depo ve stok yönetimi</p>
	</li>
	<li>
	<p>Finans</p>
	</li>
	<li>
	<p>Muhasebe</p>
	</li>
</ul>

<p>Bu birimlerde görev ayrılığı, onay süreçleri ve sürekli denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<h2><strong>"Suistimal Artık Yönetilmesi Gereken Sürekli Bir Risk"</strong></h2>

<p>PwC Türkiye Finansal Suçlar, Suistimal ve Uyum Riskleri Danışmanlığı Lideri <strong>Dr. Gökhan Yılmaz</strong>, araştırmanın şirketler açısından önemli uyarılar içerdiğini belirtti.</p>

<p>Yılmaz, şirketleri birbirinden ayıran unsurun suistimal yaşayıp yaşamamaları değil, bu riskleri <strong>ne kadar erken tespit edip sistematik şekilde yönetebildikleri</strong> olduğunu ifade etti.</p>

<p>Güçlü etik kültürü, bağımsız iç denetim, güvenilir ihbar mekanizmaları, düzenli risk değerlendirmesi ve veri analitiğinin artık suistimalle mücadelede temel unsurlar haline geldiğini belirten Yılmaz, zarar oluştuktan sonra kayıpların geri kazanılmasının oldukça sınırlı kaldığına dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Düzenli Risk Analizi Yapan Şirket Sayısı Düşük</strong></h2>

<p>Araştırmanın dikkat çeken bir başka sonucu ise şirketlerin yalnızca <strong>yüzde 35'inin</strong> düzenli ve sistematik suistimal risk değerlendirmesi yapıyor olması.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle büyük ölçekli şirketlerde veri analitiği, sürekli izleme sistemleri ve otomatik uyarı mekanizmalarının yaygınlaştırılmasının finansal kayıpların önlenmesinde önemli rol oynayacağını belirtiyor.</p>

<p>Kapsamhaber</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/07/turkiye-suistimal-arastirmasi-2026_6a489d42e9e37.jpg</image>
                                <category>Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Sektörel Haberler ve Sanayi Gelişmeleri</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/turkiye-suistimal-arastirmasi-2026/96767</link>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 08:37:27 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Havuz Keyfi Kabusa Dönmesin! Uzmanlardan Hayat Kurtaran Yaz Uyarıları</title>
                                    <description>Yaz aylarında artan havuz kullanımıyla birlikte boğulma, elektrik çarpması, kayma ve kimyasal kaynaklı sağlık riskleri de yükseliyor. Uzmanlar, özellikle çocukların gözetimsiz bırakılmaması, elektrik güvenliği ve havuz kimyasallarının doğru kullanımı konusunda önemli uyarılarda bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak havaların etkisini artırdığı yaz döneminde serinlemek isteyen milyonlarca kişinin ilk tercihi yüzme havuzları oluyor. Ancak gerekli güvenlik önlemleri alınmadığında havuzlar eğlence yerine ciddi kazaların yaşandığı alanlara dönüşebiliyor. Uzmanlar; boğulma, elektrik çarpması, kayma ve yanlış kimyasal kullanımı nedeniyle yaşanabilecek tehlikelere karşı hem işletmeleri hem de aileleri uyardı.</p>

<h2><strong>En Büyük Risk Çocuklar İçin</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre çocukların havuz başında bir an bile gözetimsiz bırakılmaması gerekiyor. Özellikle çocuk havuzlarının güvenlik standartlarına uygun olması, derin havuzların ise cankurtaran eşliğinde kullanılması büyük önem taşıyor.</p>

<p>Boğulma riskine karşı havuz kenarında can simidi, ilk yardım çantası ve acil durum telefonu gibi ekipmanların hazır bulundurulması gerektiği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Elektrik Çarpmasına Dikkat!</strong></h2>

<p>Yüzme havuzlarında en büyük tehlikelerden biri de elektrik kaynaklı kazalar.</p>

<p>İSG Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, havuz içi ve çevresindeki elektrik sistemlerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, kaçak akım rölesinin mutlaka bulunmasının hayati önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Uzmanlar ayrıca;</p>

<ul>
	<li>
	<p>Havuz aydınlatmalarında düşük voltaj kullanılmasını,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Elektrik tesisatlarının periyodik olarak denetlenmesini,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Süs havuzları ve şişme çocuk havuzlarının çevresinde elektrik ekipmanı bulundurulmamasını öneriyor.</p>
	</li>
</ul>

<h2><strong>Islak Zeminler Ciddi Yaralanmalara Yol Açabiliyor</strong></h2>

<p>Havuz çevresindeki kaygan zeminler her yıl çok sayıda düşme ve yaralanmaya neden oluyor.</p>

<p>Bu nedenle;</p>

<ul>
	<li>
	<p>Kaymaz zemin kaplamalarının kullanılması,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Havuz derinliklerinin görünür şekilde belirtilmesi,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Dalış yapılmaması konusunda uyarı levhalarının yerleştirilmesi,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Havuz çevresinin güvenlik bariyerleriyle korunması tavsiye ediliyor.</p>
	</li>
</ul>

<h2><strong>Klorlama Sonrası Hemen Havuza Girmeyin</strong></h2>

<p>Kimya Yüksek Mühendisi Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen ise havuz kimyasallarının bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Uzmanlara göre;</p>

<ul>
	<li>
	<p>Klor ve asit gibi kimyasallar kesinlikle birbirine karıştırılmamalı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Kimyasallar çocukların ulaşamayacağı kilitli alanlarda muhafaza edilmeli.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Klorlama işleminden sonra en az <strong>30 dakika</strong> havuza girilmemeli.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Şok klorlama uygulandıysa <strong>8 ila 12 saat</strong> beklenmeli ve su değerleri ölçülmeden havuz kullanılmamalı.</p>
	</li>
</ul>

<h2><strong>Havuzdan Çıkınca Mutlaka Duş Alın</strong></h2>

<p>Uzmanlar, havuzdan çıktıktan sonra temiz suyla duş alınmasının cilt ve göz sağlığı açısından önemli olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Özellikle çocukların hassas cilt yapısı nedeniyle havuz kimyasallarına karşı daha duyarlı olduğuna dikkat çekilirken, yüzücü gözlüğü kullanımının da göz tahrişini azaltacağı ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>Yaz Tatilini Güvenli Geçirmek Elinizde</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre basit gibi görünen güvenlik kurallarına uyulması; boğulma, elektrik çarpması ve kimyasal kaynaklı sağlık sorunlarının büyük bölümünü önleyebiliyor. Özellikle çocukların sürekli gözetim altında tutulması, elektrik sistemlerinin düzenli kontrol edilmesi ve havuz bakımının uzman kişiler tarafından yapılması güvenli bir yaz sezonunun en önemli şartları arasında gösteriliyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/07/havuz-keyfi-kabusa-donmesin-yaz-uyarilari_6a47b3e45593f.jpg</image>
                                <category>Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/havuz-keyfi-kabusa-donmesin-yaz-uyarilari/96762</link>
                <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 16:04:10 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Biyolojik Savaşa Hazır mı?</title>
                                    <description>Yapay zekâ ve sentetik biyoloji yeni güvenlik risklerini artırıyor. Türkiye biyolojik savaş ve biyoterörizm tehdidine karşı ne kadar hazırlıklı? Uzman görüşleriyle analiz.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekâ ve gen teknolojileri biyolojik tehditleri yeniden gündeme taşıdı. Peki Türkiye olası bir biyolojik saldırıya ne kadar hazır? Uzmanlar uyarıyor.</p>

<h2>Görünmeyen Savaş Başladı</h2>

<p>Tanklar, füzeler ve savaş uçakları artık tek tehdit değil.</p>

<p>Dünyanın önde gelen güvenlik kuruluşları, geleceğin savaşlarının laboratuvarlarda geliştirilen biyolojik ajanlar, sentetik virüsler ve yapay zekâ destekli biyoteknolojiler üzerinden şekillenebileceği uyarısını yapıyor. COVID-19 salgını da ülkelerin biyolojik tehditlere karşı hazırlık seviyesini yeniden tartışmaya açtı. </p>

<p>Bugün birçok ülke klasik savunma yatırımlarının yanında <strong>biyosavunma</strong> alanına milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor.</p>

<h2>Biyoterörizm Nedir?</h2>

<p>Biyoterörizm; bakteri, virüs, mantar veya toksinlerin insanlar, hayvanlar ya da tarım ürünleri üzerinde kasıtlı olarak kullanılması anlamına geliyor.</p>

<p>Amaç;</p>

<ul>
	<li>
	<p>toplumsal panik oluşturmak,</p>
	</li>
	<li>
	<p>sağlık sistemini çökertmek,</p>
	</li>
	<li>
	<p>ekonomik üretimi durdurmak,</p>
	</li>
	<li>
	<p>devlet otoritesini zayıflatmak olabiliyor. </p>
	</li>
</ul>

<h2>Yapay Zekâ Yeni Riskler Oluşturuyor</h2>

<p>Uzmanlara göre artık biyolojik tehditler yalnızca laboratuvarlarla sınırlı değil.</p>

<p>Yapay zekâ destekli molekül tasarımı, sentetik biyoloji ve gen düzenleme teknolojileri; ilaç geliştirmeyi hızlandırdığı kadar kötü niyetli kullanımlar için de yeni riskler doğuruyor.</p>

<p>Bu nedenle birçok ülke biyogüvenlik stratejilerini yeniden güncelliyor. </p>

<h2>Türkiye Nerede?</h2>

<p>Türkiye tamamen hazırlıksız bir ülke değil.</p>

<p>Son yıllarda;</p>

<ul>
	<li>
	<p>KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) savunma sistemleri,</p>
	</li>
	<li>
	<p>askerî sağlık altyapısı,</p>
	</li>
	<li>
	<p>biyogüvenlik laboratuvarları,</p>
	</li>
	<li>
	<p>yerli tanı kitleri,</p>
	</li>
	<li>
	<p>aşı teknolojileri,</p>
	</li>
	<li>
	<p>savunma sanayii projeleri</p>
	</li>
</ul>

<p>alanlarında önemli çalışmalar yürütülüyor.</p>

<p>TÜBİTAK MAM ile Millî Savunma Bakanlığı daha önce <strong>Ulusal Biyosavunma Stratejisi</strong> hazırlıkları kapsamında ortak çalışmalar gerçekleştirdi. </p>

<p>ASELSAN, MKE ve savunma sanayii kuruluşlarının KBRN koruyucu sistemleri üzerine çalışmaları da devam ediyor. </p>

<h2>Ancak Uzmanlar Uyarıyor</h2>

<p>Buna rağmen uzmanlara göre Türkiye'nin önünde hâlâ önemli eksikler bulunuyor.</p>

<p>Özellikle;</p>

<ul>
	<li>
	<p>yüksek güvenlikli biyolojik laboratuvarların artırılması,</p>
	</li>
	<li>
	<p>ulusal biyogüvenlik veri ağı kurulması,</p>
	</li>
	<li>
	<p>yerli aşı ve biyolojik ilaç üretiminin güçlendirilmesi,</p>
	</li>
	<li>
	<p>biyolojik erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi,</p>
	</li>
	<li>
	<p>yapay zekâ destekli biyolojik risk analiz merkezlerinin oluşturulması</p>
	</li>
</ul>

<p>gerektiği ifade ediliyor. </p>

<h2>Sessiz Ama Çok Tehlikeli Bir Savaş</h2>

<p>Biyolojik saldırılar, klasik savaşlardan farklı olarak haftalar hatta aylar boyunca fark edilmeyebiliyor.</p>

<p>Tek bir biyolojik ajan;</p>

<ul>
	<li>
	<p>sağlık sistemini kilitleyebiliyor,</p>
	</li>
	<li>
	<p>tarımsal üretimi durdurabiliyor,</p>
	</li>
	<li>
	<p>ekonomiyi milyarlarca dolar zarara uğratabiliyor,</p>
	</li>
	<li>
	<p>toplumda büyük panik oluşturabiliyor.</p>
	</li>
</ul>

<p>Bu nedenle biyogüvenlik artık yalnızca sağlık değil, milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriliyor. </p>

<h2>Haber Yorumu</h2>

<p>Dünya artık yalnızca füzelere ve savaş uçaklarına yatırım yapmıyor. Sessiz ama etkisi çok daha büyük olabilecek biyolojik tehditlere karşı da hazırlık yapıyor. Türkiye savunma sanayiinde önemli adımlar atarken, biyosavunma alanında da aynı kararlılıkla ilerlemek zorunda. Çünkü geleceğin savaşları belki de cephede değil, laboratuvarlarda başlayacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/07/turkiye-biyolojik-savasa-hazir-mi_6a457204ee841.webp</image>
                                <category>Güncel Gündem Haberleri ve Son Dakika Gelişmeler,Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Yapay Zekâ</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/turkiye-biyolojik-savasa-hazir-mi/96720</link>
                <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 22:23:10 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Samsun&#039;da Asayişin Nabzı: Suç Olayları En Çok Hangi Bölgelerde Yoğunlaşıyor?</title>
                                    <description>Samsun&#039;da suç olaylarına ilişkin resmî veriler, kent genelindeki asayiş tablosunu ortaya koyuyor. İşte suç türleri, güvenlik verileri ve öne çıkan ilçelere dair analiz.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da suç olaylarına ilişkin resmî istatistikler ilçe bazında açıklanmıyor. Ancak nüfus yoğunluğu, adliye kayıtları, emniyet uygulamaları ve kamuoyuna yansıyan operasyonlar dikkate alındığında bazı ilçeler daha fazla asayiş olayıyla gündeme geliyor. İşte resmî veriler ışığında Samsun'un asayiş haritası...</p>

<h2>Samsun'da en fazla olay neden merkez ilçelerde yaşanıyor?</h2>

<p>Uzmanlara göre bir şehirde suç olaylarının yoğunluğu yalnızca güvenlik sorunuyla açıklanamaz. Nüfus, ticaret, ulaşım, günlük hareketlilik ve sosyal yaşam da olay sayısını doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Bu nedenle Samsun'da asayiş olaylarının önemli bölümü nüfusun en yoğun olduğu merkez ilçelerde meydana geliyor.</p>

<h2>Samsun'da asayiş olaylarının daha yoğun görüldüğü ilçeler</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th>İlçe</th>
			<th>Genel Durum</th>
			<th>Neden</th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>İlkadım</td>
			<td>Yüksek</td>
			<td>Şehrin en yoğun ticaret ve nüfus merkezi</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Atakum</td>
			<td>Orta-Yüksek</td>
			<td>Hızlı nüfus artışı, üniversite ve sosyal yaşam</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Canik</td>
			<td>Orta</td>
			<td>Sanayi, ulaşım ve şehir geçiş güzergâhı</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Tekkeköy</td>
			<td>Orta</td>
			<td>Organize sanayi ve liman bölgesi</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Bafra</td>
			<td>İlçe ölçeğinde yüksek</td>
			<td>Geniş nüfus ve kırsal yerleşim</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<blockquote>
<p><strong>Not:</strong> Bu tablo, resmî kurumların "en suçlu ilçe" sıralaması değildir. İlçelerin nüfus yoğunluğu, kamuoyuna yansıyan operasyonlar ve genel asayiş hareketliliği dikkate alınarak hazırlanmıştır.</p>
</blockquote>

<p>2025 verileri ne söylüyor?</p>

<p>Samsun Valiliğinin paylaştığı 2025 yılı asayiş verilerine göre kent genelinde birçok suç türünde düşüş yaşandı.</p>

<p>Özellikle;</p>

<ul>
	<li>
	<p>Evden hırsızlıkta yüzde <strong>52</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p>Otodan hırsızlıkta yüzde <strong>82</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p>İşyeri hırsızlığında yüzde <strong>48</strong></p>
	</li>
</ul>

<p>oranında azalma kaydedildi. Güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonlarla organize suç örgütlerine, uyuşturucu ticaretine ve kaçakçılığa yönelik çok sayıda çalışma gerçekleştirildi. </p>

<p></p>

<h2>Suç yoğunluğu neden merkezde görülüyor?</h2>

<p>Merkez ilçelerde;</p>

<ul>
	<li>
	<p>nüfusun fazla olması,</p>
	</li>
	<li>
	<p>alışveriş merkezleri,</p>
	</li>
	<li>
	<p>otogar,</p>
	</li>
	<li>
	<p>üniversite,</p>
	</li>
	<li>
	<p>sanayi bölgeleri,</p>
	</li>
	<li>
	<p>kamu kurumları,</p>
	</li>
	<li>
	<p>yoğun araç ve yaya trafiği</p>
	</li>
</ul>

<p>olay sayısının doğal olarak daha yüksek görünmesine neden oluyor.</p>

<h2>Uzmanlar ne diyor?</h2>

<p>Güvenlik uzmanlarına göre önemli olan yalnızca olay sayısı değil, olayların <strong>aydınlatılma oranıdır.</strong></p>

<p>Samsun'da 2025 yılı itibarıyla;</p>

<ul>
	<li>
	<p>kişilere karşı suçlarda <strong>%99</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p>mal varlığına karşı suçlarda <strong>%96,5</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p>aranan şahısların yakalanmasında <strong>%99,2</strong></p>
	</li>
</ul>

<p>başarı oranına ulaşıldığı açıklandı. </p>

<p></p>

<hr />
<h3><strong>Samsun'un Güvenlik Haritası Yakında Yayında</strong></h3>

<p>Samsun'da asayiş ve güvenlik konusuna ilişkin daha kapsamlı bir çalışma hazırlıyoruz. Yakında yayımlayacağımız <strong>"Samsun'un Güvenlik Haritası: İlçe İlçe Asayiş, Nüfus ve Güvenlik Verileri"</strong> başlıklı özel dosyada; ilçelerin nüfus yapısı, polis ve jandarma sorumluluk alanları, güvenlik birimlerinin dağılımı, 112 Acil Çağrı verileri ile kamuoyuna yansıyan asayiş istatistiklerini bir araya getirerek Samsun'un güvenlik tablosunu ayrıntılı şekilde ele alacağız.</p>

<p>Bu dosya, yalnızca olay sayılarını değil; nüfus yoğunluğu, coğrafi yapı ve güvenlik hizmetlerinin dağılımını da dikkate alarak okuyuculara daha geniş bir perspektif sunmayı amaçlıyor.</p>

<p>"Resmî kurumlar ilçe veya mahalle bazında 'en çok suç işlenen bölgeler' şeklinde bir sıralama yayımlamamaktadır. Bu haber, Samsun Valiliği ve güvenlik birimlerince açıklanan resmî asayiş verileri ile nüfus ve olay yoğunluğu değerlendirilerek hazırlanmıştır."</p>

<h3> </h3>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/samsunda-en-cok-suc-islenen-bolgeler_6a4369b275fbc.webp</image>
                                <category>Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Samsun Haberleri | Son Dakika Samsun Haberleri | Kapsam Haber</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/samsunda-en-cok-suc-islenen-bolgeler/96687</link>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:45:32 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>BM Raporu Alarm Verdi: Uyuşturucu Kullanımı Son 10 Yılda Yüzde 34 Arttı</title>
                                    <description>Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi&#039;nin (UNODC) yayımladığı 2026 Dünya Uyuşturucu Raporu, küresel ölçekte uyuşturucu kullanımının hızla arttığını ortaya koydu. Rapora göre dünya genelinde yaklaşık 331 milyon kişi uyuşturucu kullanırken, son 10 yılda kullanım oranı yüzde 34 yükseldi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC), 26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü kapsamında 2026 Dünya Uyuşturucu Raporu'nu yayımladı. Raporda, uyuşturucu kullanımındaki artışın yanı sıra kaçakçılık yöntemlerindeki değişim, yeni sentetik maddelerin yaygınlaşması ve tedaviye erişimde yaşanan yetersizlikler dikkat çekti.</p>

<h2>331 Milyon Kişi Uyuşturucu Kullanıyor</h2>

<p>Rapora göre dünya genelinde 15-64 yaş grubunda yaklaşık <strong>331 milyon kişi</strong> uyuşturucu madde kullanıyor. Bu rakam, dünya nüfusunun yaklaşık <strong>yüzde 6,2'sine</strong> karşılık geliyor. Son on yılda kullanım oranındaki artış ise <strong>yüzde 34</strong> olarak kayıtlara geçti.</p>

<h2>Tedaviye Ulaşanların Sayısı Çok Düşük</h2>

<p>Raporda en dikkat çeken başlıklardan biri de tedaviye erişim oldu. Uyuşturucu kullanım bozukluğu yaşayan <strong>her 12 kişiden yalnızca biri</strong> tedavi görebiliyor. Kadınlarda bu oran çok daha düşük seviyede bulunuyor.</p>

<h2>Yeni Sentetik Maddeler Rekor Kırdı</h2>

<p>Uyuşturucu kaçakçılarının her geçen yıl yeni yöntemler geliştirdiğine dikkat çekilen raporda, küresel pazarda tespit edilen <strong>yeni psikoaktif madde sayısının 755'e yükseldiği</strong>, bunların <strong>118'inin ilk kez 2024 yılında belirlendiği</strong> ifade edildi.</p>

<h2>Karanlık Ağ ve Sosyal Medya Tehlikesi</h2>

<p>Rapora göre uyuşturucu ticaretinde dijital platformların etkisi giderek artıyor. Karanlık ağ (Darknet) üzerinden yapılan satış hacmi 2025 yılında yaklaşık <strong>2,5 milyar dolara</strong> ulaşırken, perakende satışların önemli bölümünün sosyal medya platformları üzerinden gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<h2>En Yaygın Madde Esrar</h2>

<p>Dünya genelinde en yaygın kullanılan uyuşturucu madde olma özelliğini esrar korurken, onu amfetamin türevleri, kokain ve opioidler izledi. Raporda ayrıca kokain piyasasının hem arz hem de talep açısından büyümeye devam ettiği vurgulandı.</p>

<h2>Uyuşturucuya Bağlı Ölümler Artıyor</h2>

<p>Rapor, uyuşturucu kullanımına bağlı ölümlerin küresel ölçekte artış eğiliminde olduğunu ortaya koydu. Opioidlerin ölüm vakalarında ilk sırada yer aldığı belirtilirken, sentetik uyuşturucuların oluşturduğu riskin her geçen yıl büyüdüğüne dikkat çekildi.</p>

<h2>Uzmanlardan Ortak Mücadele Çağrısı</h2>

<p>Raporda yalnızca güvenlik önlemlerinin yeterli olmayacağına işaret edilirken; eğitim, erken müdahale, tedavi hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca adli değil, aynı zamanda sağlık, eğitim ve sosyal politikaları kapsayan çok yönlü bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<h3>2026 Dünya Uyuşturucu Raporu'ndan Dikkat Çeken Veriler</h3>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th>Başlık</th>
			<th align="right">2026 Verisi</th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>Dünya genelinde uyuşturucu kullanan kişi sayısı</td>
			<td align="right"><strong>331 milyon</strong></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Küresel kullanım oranı</td>
			<td align="right"><strong>%6,2</strong> (15-64 yaş)</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Son 10 yıldaki artış</td>
			<td align="right"><strong>%34</strong></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Tedavi görebilen kullanıcı oranı</td>
			<td align="right"><strong>Her 12 kişiden yalnızca 1'i</strong></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Tedavi görebilen kadın oranı</td>
			<td align="right"><strong>23'te 1</strong></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Küresel pazardaki yeni psikoaktif madde sayısı</td>
			<td align="right"><strong>755</strong></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2024'te ilk kez tespit edilen yeni madde</td>
			<td align="right"><strong>118</strong></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Uyuşturucu suçları nedeniyle adli sistemle karşılaşan kişi</td>
			<td align="right"><strong>5,9 milyon</strong></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Uyuşturucu suçlarından mahkûm edilen kişi</td>
			<td align="right"><strong>Yaklaşık 2,2 milyon</strong></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>En yaygın kullanılan uyuşturucu</td>
			<td align="right"><strong>Esrar</strong></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Darknet uyuşturucu satış hacmi (2025)</td>
			<td align="right"><strong>Yaklaşık 2,5 milyar ABD doları</strong></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Uyuşturucuya bağlı ölümlerde en sık görülen madde</td>
			<td align="right"><strong>Opioidler</strong></td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>Bu tablonun hemen altına şu ara başlığı da eklemeni öneririm:</p>

<h3>Raporun En Çarpıcı Sonucu</h3>

<blockquote>
<p><strong>Son on yılda uyuşturucu kullanan kişi sayısındaki yüzde 34'lük artış, küresel ölçekte hem güvenlik hem de halk sağlığı açısından tehdidin büyümeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre yalnızca güvenlik önlemleri değil; eğitim, aile desteği ve tedavi hizmetlerinin yaygınlaştırılması da uyuşturucuyla mücadelede kritik önem taşıyor.</strong></p>
</blockquote>

<p>KapsamHaber</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/bm-raporu-alarm-verdi_6a41758b36c65.webp</image>
                                <category>Güncel Gündem Haberleri ve Son Dakika Gelişmeler,Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Dünya Haberleri ve Küresel Gelişmeler</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/bm-raporu-alarm-verdi/96663</link>
                <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 22:20:56 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Samsun Valiliği&#039;nden Orman Yangını Uyarısı: &quot;Bir İzmarit Binlerce Hektarı Yok Edebilir&quot;</title>
                                    <description>Samsun Valiliği, yaz aylarında artan orman yangını riskine karşı vatandaşları uyardı. Valilik, yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı olduğuna dikkat çekerek, doğada ateş yakılmaması ve en küçük dumanın bile 112 Acil Çağrı Merkezi&#039;ne bildirilmesi çağrısında bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Valiliği, orman yangınlarının önlenmesine yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Yapılan açıklamada, orman yangınlarının büyük çoğunluğunun insan ihmali ve dikkatsizliği nedeniyle çıktığı vurgulanarak, herkesin daha duyarlı davranması istendi.</p>

<p>Valilik, özellikle yaz mevsiminde artan sıcaklıklar ve kuruyan bitki örtüsünün yangın riskini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti.</p>

<h2>Dört Kritik Uyarı</h2>

<p>Samsun Valiliği, ormanların korunması için vatandaşların şu kurallara mutlaka uyması gerektiğini hatırlattı:</p>

<ul>
	<li>
	<p>Sigara izmaritlerini doğaya atmayın.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Pet şişe ve cam şişeleri ormanlık alanlarda bırakmayın.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Kamp ve piknik alanlarında ateş yakmayın.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Anız yakmayın.</p>
	</li>
</ul>

<p>Yetkililer, küçük gibi görünen ihmallerin büyük orman yangınlarına yol açabileceğini belirterek, herkesin ortak yaşam alanı olan ormanların korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.</p>

<h2>Duman Görürseniz 112'yi Arayın</h2>

<p>Valilik açıklamasında, ormanlık alanlarda ateş veya duman görülmesi halinde zaman kaybetmeden <strong>112 Acil Çağrı Merkezi</strong>'nin aranması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Erken ihbar sayesinde yangınların büyümeden kontrol altına alınabileceğine dikkat çekilen açıklamada, vatandaşların göstereceği duyarlılığın hem doğal yaşamın hem de milli servetin korunmasına katkı sağlayacağı ifade edildi.</p>

<h2>"Yeşil Vatan Hepimizin"</h2>

<p>Samsun Valiliği, "Yeşil Vatan için hep birlikte" mesajıyla yaptığı çağrıda, ormanların gelecek nesillere bırakılacak en önemli miraslardan biri olduğunu vurgulayarak, tüm vatandaşları yangınlara karşı daha dikkatli ve sorumlu davranmaya davet etti.</p>

<p>GARABEY</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/samsun-valiliginden-orman-yangini-uyarisi-bir-izmarit-binlerce-hektari-yok-edebi_6a3ff62c213a2.jpg</image>
                                <category>Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Samsun Haberleri | Son Dakika Samsun Haberleri | Kapsam Haber</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/samsun-valiliginden-orman-yangini-uyarisi-bir-izmarit-binlerce-hektari-yok-edebilir/96648</link>
                <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 19:09:46 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Samsun Sahillerinde Gerçeğini Aratmayan Kurtarma Tatbikatı</title>
                                    <description>Yaz sezonuyla birlikte sahil güvenliği önlemlerini artıran Samsun Büyükşehir Belediyesi, düzenlediği kapsamlı kurtarma tatbikatıyla hem ekiplerin müdahale kabiliyetini gözler önüne serdi hem de Karadeniz&#039;in en büyük tehlikelerinden biri olan rip (çeken) akıntısına karşı önemli uyarılarda bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı cankurtaran ekipleri, yaz boyunca görev yapacak personelin koordinasyonunu ve müdahale hızını test etmek amacıyla gerçeğini aratmayan bir tatbikat gerçekleştirdi. Tatbikatın en önemli amacı ise her yıl çok sayıda boğulma vakasına neden olan rip (çeken) akıntısı konusunda vatandaşlarda farkındalık oluşturmak oldu.</p>

<h2>Senaryo Gerçeğini Aratmadı</h2>

<p>Tatbikatta, yapılan uyarıları dikkate almadan denize giren iki kişinin boğulma tehlikesi yaşadığı senaryosu canlandırıldı. Kıyıya yakın noktada yardım bekleyen vatandaşa cankurtaranlar yüzerek ulaşırken, açıkta sürüklenen diğer kişi ise deniz motosikletiyle kısa sürede güvenli bölgeye çıkarıldı.</p>

<p><img alt="" height="502" src="https://images.kapsamhaber.com/uploads/2026/06/image-6a3e6403e8e85.webp" width="1109" /></p>

<p>Kurtarma operasyonunun ardından sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesi de senaryoya uygun şekilde uygulandı. Sahilde bulunan bazı vatandaşlar yaşananları gerçek sanarak endişe yaşarken, tatbikat olduğunu öğrenince ekipleri alkışladı.</p>

<h2>112 Cankurtaran Yaz Boyunca Görevde</h2>

<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Cankurtaran Saha Sorumlusu Tolga Çekağa, kent genelindeki sahillerde geniş bir ekiple görev yaptıklarını belirterek şu bilgileri paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>"204 kilometrelik sahil bandımızın 29 kilometrelik yüzülebilir bölümünde bulunan 19 Mavi Bayraklı plajda 112 cankurtaranımız görev yapıyor. Ekiplerimize 9 ATV, 8 kurtarma botu, 2 deniz motosikleti ve 1 kurtarma dronu destek veriyor."</p>
</blockquote>

<p>Çekağa, geçen yıl 470'in üzerinde olaya müdahale ettiklerini, Mavi Bayraklı plajlarda müdahale edilen vakaların tamamının başarıyla sonuçlandığını belirtti.</p>

<h2>Uyarılar Hayat Kurtarıyor</h2>

<p>Yetkililer, özellikle dalgalı havalarda ve cankurtaranların uyarı yaptığı bölgelerde denize girilmemesi gerektiğini vurguladı. Rip akıntısına kapılan kişilerin paniğe kapılmadan kıyıya dik şekilde yüzmek yerine akıntının dışına doğru hareket etmelerinin hayati önem taşıdığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="" height="446" src="https://images.kapsamhaber.com/uploads/2026/06/image-6a3e641b33472.webp" width="1012" /></p>

<p>Yaz sezonu boyunca Samsun sahillerinde görev yapacak cankurtaran ekipleri, vatandaşların güvenli bir şekilde denizin keyfini çıkarabilmesi için 24 saat esasına göre çalışmalarını sürdürecek.</p>

<p><b>GARABEY</b></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/samsun-sahillerinde-gercegini-aratmayan-kurtarma-tatbikati_6a3e64708f592.jpg</image>
                                <category>Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Samsun Haberleri | Son Dakika Samsun Haberleri | Kapsam Haber</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/samsun-sahillerinde-gercegini-aratmayan-kurtarma-tatbikati/96629</link>
                <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 14:33:36 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sönmezler: &quot;Miras Kavgalarının Çözümü Doğru Değerlemeden Geçiyor&quot;</title>
                                    <description>Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler, artan miras davalarında doğru ve bağımsız değerlemenin aile içi anlaşmazlıkları azaltabileceğini söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler, Türkiye'de giderek artan miras davalarının temelinde taşınmazların gerçek değeri konusunda yaşanan anlaşmazlıkların bulunduğunu belirterek, doğru ve bağımsız değerlemenin aile içi uyuşmazlıkları önemli ölçüde azaltabileceğini söyledi.</p>

<h2>Miras Davaları Son 10 Yılda İki Katına Çıktı</h2>

<p>Türkiye'de miras kalan konut, arsa ve ticari taşınmazların paylaşımı nedeniyle açılan davalar her geçen yıl artıyor. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davalarının son on yılda iki katın üzerine çıkması, aileler arasında yaşanan anlaşmazlıkların boyutunu gözler önüne seriyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu davaların önemli bölümünde asıl sorunun taşınmazların gerçek piyasa değeri konusunda mirasçıların ortak noktada buluşamaması olduğunu belirtiyor.</p>

<h2>Simla Budakoğlu Sönmezler: "En İyi Miras Paylaşımı Mahkemeye Gitmeyendir"</h2>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan <strong>Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler</strong>, güvenilir değerleme raporlarının dava sürecine gerek kalmadan uzlaşmanın önünü açabileceğini söyledi.</p>

<p>Sönmezler, mirasçıların bağımsız bir değerleme üzerinde uzlaşmasının hem zaman hem de maddi kayıpları önlediğini belirterek, "En iyi miras paylaşımı mahkemeye hiç gitmeyendir. Taraflar güvenilir bir değer tespiti aldığında, anlaşmazlıkların önemli bölümü dava açılmadan çözülebiliyor." dedi.</p>

<h2>Arabuluculukta Uzlaşma Oranları Geriliyor</h2>

<p>Miras uyuşmazlıklarının mahkemeye taşınmasını azaltmak amacıyla zorunlu arabuluculuk sistemi uygulanmaya başlasa da beklenen başarı henüz sağlanamadı.</p>

<p>2024 ve 2025 yıllarında yüz binlerce dosya arabuluculuk sürecine taşınırken, anlaşma oranlarının yüzde 24'ten yüzde 14'e gerilemesi dikkat çekti.</p>

<h2>"Eşit Sayıda Taşınmaz" Her Zaman Adalet Sağlamıyor</h2>

<p>Simla Budakoğlu Sönmezler'e göre miras paylaşımında yapılan en büyük yanlışlardan biri, eşitliği herkesin aynı sayıda taşınmaz alması olarak görmek.</p>

<p>Oysa taşınmazların bulunduğu konum, kullanım amacı, kira getirisi ve yatırım potansiyeli birbirinden farklı olduğu için gerçek adalet ancak doğru değerleme ile sağlanabiliyor.</p>

<h2>Çok Parçalı Miraslarda Değer Esas Alınmalı</h2>

<p>Birden fazla taşınmazın bulunduğu miraslarda paylaşımın daha karmaşık hale geldiğini ifade eden Sönmezler, tüm portföyün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Taşınmazların yalnızca sayısına göre değil ekonomik değerine göre paylaşılmasının daha adil sonuçlar doğurduğunu belirten Sönmezler, oluşabilecek farkların nakdi denkleştirme yöntemiyle giderilebileceğini söyledi.</p>

<h2>"Doğru Değerleme Aileleri Mahkemeden Koruyabilir"</h2>

<p>Simla Budakoğlu Sönmezler, doğru ve bağımsız değerleme raporlarının mirasçılar arasında ortak bir güven zemini oluşturduğunu belirterek, bunun uzun süren dava süreçlerinin ve aile içi kırgınlıkların önüne geçebileceğini ifade etti.</p>

<p>KapsamHaber</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/sonmezler-miras-kavgalarinin-cozumu-dogru-degerlemeden-geciyor_6a3d88b7422f9.webp</image>
                                <category>Güncel Gündem Haberleri ve Son Dakika Gelişmeler,Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/sonmezler-miras-kavgalarinin-cozumu-dogru-degerlemeden-geciyor/96618</link>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 22:49:30 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Kupası Heyecanına Siber Tuzak</title>
                                    <description>2026 FIFA Dünya Kupası&#039;nın yarattığı yoğun ilgi, siber suçluların da iştahını kabarttı. Uzmanlar, sahte bilet siteleri ve dolandırıcılık girişimlerine karşı taraftarları uyarıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Milyonlarca futbolseverin gözünü çevirdiği 2026 FIFA Dünya Kupası, yalnızca sahadaki mücadelelerle değil, dijital dünyada büyüyen tehditlerle de gündemde. Siber güvenlik araştırmaları, turnuva etrafında kurulan dolandırıcılık ağlarının şimdiden harekete geçtiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Siber güvenlik uzmanlarının hazırladığı son analizlere göre, Dünya Kupası'nı fırsata çevirmek isteyen dolandırıcılar, taraftarların heyecanını ve bilet bulma telaşını kullanarak yeni yöntemler geliştiriyor. Özellikle bilet satışları, konaklama rezervasyonları, yayın platformları ve bahis hizmetleri üzerinden yürütülen sahte kampanyalar dikkat çekiyor.</p>

<h2>Binlerce Şüpheli Alan Adı Tespit Edildi</h2>

<p>Araştırmalarda, yılın ilk aylarından itibaren Dünya Kupası temasıyla binlerce yeni internet sitesi oluşturulduğu belirlendi. Bu sitelerin önemli bir bölümünün şüpheli veya zararlı faaliyetler için hazırlandığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Uzmanlar, FIFA adı ve turnuva markasının kullanıldığı bazı internet sitelerinin resmi görünüm vererek kullanıcıları kandırmaya çalıştığını belirtiyor. Bu platformların amacı ise kişisel bilgiler, kullanıcı hesapları ve ödeme verilerini ele geçirmek.</p>

<h2>En Büyük Risk: Sahte Biletler</h2>

<p>Turnuvaya ilişkin en yaygın dolandırıcılık yöntemlerinin başında sahte bilet satışları geliyor.</p>

<p>Resmi satış kanallarında bilet bulamayan taraftarların alternatif arayışa yönelmesi, dolandırıcılar için büyük bir fırsat oluşturuyor. Sosyal medya grupları, mesajlaşma uygulamaları ve çeşitli internet siteleri üzerinden sunulan "son fırsat", "özel indirim" veya "sınırlı kontenjan" gibi teklifler, kullanıcıları tuzağa çekmek için kullanılıyor.</p>

<p>Bazı dolandırıcılık girişimlerinde yalnızca sahte biletler değil, uçak bileti ve otel rezervasyonlarını içeren sahte seyahat paketlerinin de satışa sunulduğu belirtiliyor.</p>

<h2>Taraftarlara Kritik Uyarılar</h2>

<p>Uzmanlar, Dünya Kupası süresince taraftarların özellikle şu noktalara dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor:</p>

<ul>
	<li>
	<p>Bilet alımlarında yalnızca resmi satış kanallarını kullanmak,</p>
	</li>
	<li>
	<p>İnternet adreslerini dikkatle kontrol etmek,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Şüpheli bağlantılara tıklamamak,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Sosyal medyada yayılan kampanyalara temkinli yaklaşmak,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Ödeme öncesinde sitenin güvenliğini doğrulamak,</p>
	</li>
	<li>
	<p>Kişisel ve finansal bilgileri doğrulanmamış platformlarla paylaşmamak.</p>
	</li>
</ul>

<h2>Heyecan Kadar Dikkat de Gerekiyor</h2>

<p>Dünya Kupası gibi küresel organizasyonlar, milyonlarca insanı aynı noktada buluştururken siber suçlular için de büyük bir hedef haline geliyor. Uzmanlar, futbol heyecanının güvenlik tedbirlerinin önüne geçmemesi gerektiğini belirterek, taraftarların dijital ortamda daha dikkatli hareket etmelerinin önemine dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/dunya-kupasi-heyecanina-siber-tuzak_6a365f8ba431f.webp</image>
                                <category>Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Son Dakika Spor Haberleri ve Gelişmeler,Teknoloji Haberleri ve Dijital Yenilikler</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/dunya-kupasi-heyecanina-siber-tuzak/96523</link>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:32:52 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Samsun&#039;da Şantiyede Silah Sesi! Belediye İşçisi Canına Kıymak İstedi</title>
                                    <description>Samsun Atakum Belediyesi şantiyesinde görevli temizlik işçisi Ali Karagöz, silahla göğsüne ateş ederek intihar girişiminde bulundu. İşçinin durumu ağır.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h3><b>Samsun Atakum'da Ne Oldu?</b></h3>

<p>Samsun’un Atakum ilçesinde belediyeye ait temizlik işleri şantiyesinde bugün sabah saatlerinde tansiyon yükseldi. Şantiyede çöp kamyonu görevlisi olarak çalışan Ali Karagöz, yanında bulundurduğu ateşli silahla göğsüne ateş etti. Silah sesini duyan mesai arkadaşları hemen durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine şantiyeye çok sayıda güvenlik gücü ve ambulans sevk edildi.</p>

<h3><b>Belediye İşçisi Neden İntihar Etmek İstedi?</b></h3>

<p>Olayın ardındaki iddialar ise oldukça vahim. Şantiye çevrelerinden sızan ilk bilgilere göre, ağır yaralanan temizlik işçisi Ali Karagöz’ün <b>aylardır maaş alamadığı</b> öğrenildi. Maddi imkansızlıklar nedeniyle uzun süredir büyük bir ekonomik çıkmaza giren ve psikolojik olarak bunalıma girdiği öne sürülen işçinin, çaresizlikten dolayı bu yola başvurduğu iddia ediliyor.</p>

<h3><b>İşçinin Sağlık Durumu Nasıl?</b></h3>

<p>Kanlar içinde kalan işçiye ilk müdahale, kısa sürede olay yerine ulaşan sağlık ekipleri tarafından şantiye alanında yapıldı. Göğsünden ağır yaralanan Ali Karagöz, ambulansla ivedi bir şekilde <b>Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne</b> kaldırıldı. Ameliyata alınan talihsiz işçinin hayati tehlikesinin devam ettiği ve durumunun kritik olduğu bildirildi.</p>

<h3><b>Olay Yerinde Son Durum Ne?</b></h3>

<p>Silahlı intihar girişiminin ardından polis ekipleri Atakum Belediyesi temizlik şantiyesini abluka altına aldı ve çevrede geniş güvenlik önlemleri uyguladı. Olay Yeri İnceleme ekipleri, silahın ateşlendiği noktada ve çöp kamyonu çevresinde detaylı delil araması gerçekleştirdi.</p>

<blockquote>
<p><b>Soruşturma Başlatıldı:</b> Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı, belediye işçisinin intihar girişimiyle ve maaş alamadığı iddialarıyla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattı.</p>
</blockquote>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/samsunda-santiyede-silah-sesi-belediye-iscisi-canina-kiymak-istedi_6a344dec0e548.jpg</image>
                                <category>Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Yerel Haberler ve Şehir Gelişmeleri,Samsun Haberleri | Son Dakika Samsun Haberleri | Kapsam Haber</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/samsunda-santiyede-silah-sesi-belediye-iscisi-canina-kiymak-istedi/96495</link>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 22:53:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Selahattin Dolgun TBMM&#039;de konuştu: Okul güvenliği beka meselesidir</title>
                                    <description>Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, TBMM Araştırma Komisyonu&#039;nda yaptığı sunumda okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, TBMM Araştırma Komisyonu'nda yaptığı sunumda okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekerek, okul güvenliğinin bir eğitim konusu olmanın ötesine geçtiğini ve devletin tüm kurumlarını ilgilendiren stratejik bir mesele haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul kaynaklı olayların ardından kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Komisyonu, eğitim sendikalarının görüşlerini dinledi. AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda Eğitim-Bir-Sen adına söz alan Genel Sekreter Selahattin Dolgun, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olayları, okul güvenliği, dijital tehditler ve öğretmenlerin karşılaştığı sorunlarla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3>"Öğretmen Kendini Güvende Hissetmiyorsa Eğitim Sağlıklı Yürüyemez"</h3>

<p>Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin son yıllarda ciddi boyutlara ulaştığını belirten Dolgun, öğretmenlerin görevlerini huzur ve güven içinde yapabilmesinin devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Şiddetin önlenmesi için yalnızca bireysel değil, sistemsel tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Dolgun, eğitim çalışanlarına yönelik saldırıların Türk Ceza Kanunu'nda ayrı bir suç olarak düzenlenmesini istedi.</p>

<h3>Her Okula Güvenlik Görevlisi Talebi</h3>

<p>Okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini vurgulayan Dolgun, kamera sistemlerinin yaygınlaştırılması, okul girişlerinin kontrol altına alınması ve her okulda güvenlik görevlisi bulunması yönünde çağrıda bulundu.</p>

<p>Bazı ülkelerde uygulanan okul polisi modelinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dolgun, okul girişlerine metal dedektörler ve kimlik kartı sistemleri kurulmasının önemine dikkat çekti.</p>

<h3>"Okul Güvenliği Bir Beka Meselesidir"</h3>

<p>Komisyonda en dikkat çeken değerlendirmelerden birini yapan Dolgun, eğitim kurumlarının korunmasının yalnızca eğitim camiasının değil, ülkenin geleceğinin korunması anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p>Dolgun, "Okullarımız geleceği inşa eden kurumlardır. Bu nedenle okul güvenliği yalnızca eğitim başlığı altında değerlendirilemez. Bu konu aynı zamanda bir güvenlik ve beka meselesidir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Sosyal Medya ve Dijital Tehlikelere Dikkat Çekti</h3>

<p>Çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı risklerin giderek büyüdüğünü belirten Dolgun, özellikle şiddeti özendiren içeriklerin gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>X, Instagram, TikTok ve YouTube gibi platformlarda çocukları olumsuz etkileyebilecek içeriklere yönelik daha sıkı denetim mekanizmalarının kurulması gerektiğini ifade eden Dolgun, çeteleşmeyi özendiren ve şiddeti normalleştiren yayınların engellenmesi çağrısında bulundu.</p>

<h3>"Öğretmenin İtibarı Korunmalıdır"</h3>

<p>Öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dolgun, eğitim sisteminin sağlıklı işlemesinin öğretmene verilen değerle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.</p>

<p>"Öğretmenin itibarı devletin ve milletin itibarıdır" diyen Dolgun, eğitim çalışanlarının mesleki saygınlığını artıracak yasal ve idari düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>CİMER ve Asılsız Şikayetler Gündeme Geldi</h3>

<p>Komisyon toplantısında CİMER üzerinden yapılan bazı şikayetlerin öğretmenleri mağdur ettiğini de dile getiren Dolgun, somut bilgi ve belgeye dayanmayan başvuruların işleme alınmaması gerektiğini savundu.</p>

<p>Asılsız ihbar ve şikayetlere yönelik caydırıcı düzenlemeler yapılmasının eğitim çalışanlarının motivasyonu açısından önemli olduğunu belirtti.</p>

<h3>"Güvenlik Zirvesi Toplanmalı"</h3>

<p>Eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının tüm yönleriyle ele alınabilmesi için ilgili bakanlıklar, eğitim sendikaları, akademisyenler ve güvenlik birimlerinin katılımıyla kapsamlı bir "Güvenlik Zirvesi" düzenlenmesi önerisinde bulunan Dolgun, okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi ve rehberlik hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının da çözümün önemli parçaları olduğunu söyledi.</p>

<p>Komisyonda dile getirilen önerilerin, son dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandıran okul güvenliği tartışmalarına yeni bir boyut kazandırması bekleniyor.</p>

<p><img alt="" height="418" src="https://images.kapsamhaber.com/uploads/2026/06/image-6a342f2dd48a6.webp" width="846" /></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/tbmmde-carpici-uyari-okullar-artik-sadece-egitim-degil-guvenlik-meselesidir_6a342fb82fa6f.jpg</image>
                                <category>Türkiye Siyaset Haberleri ve Politika Gündemi,Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/selahattin-dolgun-tbmmde-konustu-okul-guvenligi-beka-meselesidir/96494</link>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 20:43:01 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD-İran Anlaşması Yakın mı? Masadaki Son Taslakta Neler Var?</title>
                                    <description>ABD ile İran arasında aylardır süren kritik müzakerelerde sona yaklaşıldığı konuşuluyor. Ancak uranyum, yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı konularındaki pürüzler henüz tamamen aşılmış değil.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında aylardır devam eden diplomatik temaslar, Orta Doğu'nun geleceğini etkileyecek bir anlaşmanın eşiğine gelmiş durumda. Washington ve Tahran'dan gelen son açıklamalar, tarafların bir çerçeve metin üzerinde önemli ölçüde ilerleme sağladığını gösterirken, nihai imzaya giden yolda kritik başlıklar hâlâ masada duruyor. </p>

<p>Son günlerde gündeme gelen taslak mutabakat metnine göre taraflar öncelikle bölgedeki askeri gerilimi düşürmeyi hedefliyor. Taslakta İran'ın Hürmüz Boğazı'nı ticari gemi trafiğine açması, ABD'nin ise İran limanlarına yönelik bazı kısıtlamaları kaldırması öngörülüyor. Ayrıca İran'a ait yaklaşık 25 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın serbest bırakılması ve petrol yaptırımlarında geçici esneklik sağlanması da görüşülen maddeler arasında yer alıyor. </p>

<h3>En Büyük Anlaşmazlık: Nükleer Program</h3>

<p>Müzakerelerin en zor başlığını İran'ın nükleer faaliyetleri oluşturuyor.</p>

<p>ABD yönetimi, İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının sıkı denetim altına alınmasını isterken, Tahran ise nükleer teknoloji geliştirme hakkından vazgeçmeyeceğini savunuyor. Taraflar arasında son aylarda bazı yakınlaşmalar yaşansa da uranyumun nasıl denetleneceği ve mevcut stokların geleceği konusunda tam uzlaşı sağlanabilmiş değil. </p>

<p>Taslak metinlerde İran'ın nükleer silah üretmeyeceğine dair taahhüt vermesi ve mevcut zenginleştirilmiş uranyum stoklarını seyrelterek kullanılamaz hale getirmesi gibi seçenekler öne çıkıyor. Ancak bu sürecin İran topraklarında mı yoksa uluslararası gözetim altında mı yürütüleceği konusunda görüş ayrılıkları sürüyor. </p>

<h3>Tahran'da İç Tartışma Büyüyor</h3>

<p>Anlaşmanın önündeki engeller yalnızca ABD ile İran arasındaki teknik konularla sınırlı değil. İran içinde bazı siyasi çevreler ve muhafazakâr gruplar, hazırlanan taslağın ülkeye yeterli güvence sağlamadığını savunuyor.</p>

<p>Özellikle yaptırımların tamamen kaldırılmaması, ekonomik garantilerin netleşmemesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki bazı düzenlemeler, İran iç siyasetinde tartışma yaratmış durumda. Bu nedenle Tahran yönetiminin nihai kararı vermeden önce iç dengeleri de gözetmek zorunda olduğu belirtiliyor. </p>

<h3>Petrol ve Küresel Piyasalar Nefesini Tuttu</h3>

<p>Dünya enerji piyasaları da müzakereleri yakından izliyor. Çünkü Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Olası bir anlaşma, hem petrol arzındaki belirsizliği azaltabilir hem de enerji fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletebilir. </p>

<h3>Gözler Nihai Kararda</h3>

<p>Taraflar arasında önemli mesafe alınmış olsa da bugün itibarıyla imzalanmış kesin ve bağlayıcı bir anlaşma bulunmuyor. ABD yönetimi anlaşmanın yakın olduğunu savunurken, İran tarafı nihai kararın henüz verilmediğini ve bazı maddelerin yeniden değerlendirildiğini belirtiyor. Diplomasi trafiğinin önümüzdeki günlerde daha da hızlanması bekleniyor. </p>

<p>GARABEY</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/abd-iran-anlasmasi-yakin-mi-masadaki-son-taslakta-neler-var_6a2efebb247f0.webp</image>
                                <category>Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Dünya Haberleri ve Küresel Gelişmeler</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/abd-iran-anlasmasi-yakin-mi-masadaki-son-taslakta-neler-var/96432</link>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 21:55:40 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Samsun&#039;da Deniz Alarmı: Amatör Balıkçılar ve Vatandaşlar Kıyıya Hasret Kaldı</title>
                                    <description>Samsun&#039;da denizle iç içe bir hayat sürmek isteyen vatandaşlar ile amatör balıkçılar, kıyı kullanımındaki sorunlara dikkat çekiyor. Bayram Uzunoğlu&#039;nun kaleme aldığı çarpıcı yazı, yıllardır çözülemeyen meseleleri yeniden gündeme taşıdı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Samsun Haberleri -</strong> Karadeniz'in en uzun sahil şeritlerinden birine sahip olan Samsun'da denizden faydalanmak isteyen vatandaşların karşılaştığı sıkıntılar yeniden tartışma konusu oldu. Kapsam Haber yazarı Bayram Uzunoğlu'nun "Samsun'da Amatör Balıkçıya ve Yüzmek İsteyene Yer Yok: STK'lar ve Halk Artık Yeter! Diyor" başlıklı yazısı, şehirdeki deniz kullanımına ilişkin uzun süredir dile getirilen şikâyetleri bir kez daha gündeme taşıdı.</p>

<p>Uzunoğlu, yazısında Samsun'un deniz kenti kimliğine rağmen amatör balıkçılar, küçük tekne sahipleri ve denizden yararlanmak isteyen vatandaşlar için yeterli alan oluşturulamadığını savunuyor. Özellikle amatör balıkçıların teknelerini bağlayabilecekleri güvenli alanların yetersizliği ve kıyıların halkın kullanımına tam anlamıyla açılamaması eleştirilerin merkezinde yer alıyor. </p>

<h3>"DENİZ KENTİYİZ AMA DENİZE ULAŞMAK ZOR"</h3>

<p>Samsun'da faaliyet gösteren çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yıllardır aynı talepleri dile getirdiğine dikkat çekilen değerlendirmelerde, amatör balıkçılık kültürünün yaşatılması ve halkın denizle bağının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bayram Uzunoğlu daha önce yaptığı açıklamalarda da Samsun'da amatör balıkçılar için güvenli iskele ve barınak ihtiyacının bulunduğunu ifade etmişti. </p>

<h3>SADECE BALIKÇILARIN DEĞİL, VATANDAŞIN DA MESELESİ</h3>

<p>Konu yalnızca balıkçılarla sınırlı değil. Yazıda, yaz aylarında denize girmek isteyen vatandaşların da çeşitli alan yetersizlikleri ve kıyı kullanımındaki problemler nedeniyle sıkıntılar yaşadığı belirtiliyor. Samsun'un sahip olduğu doğal avantajların yeterince değerlendirilemediği görüşü öne çıkıyor.</p>

<p>Uzunoğlu'nun değerlendirmesine göre mesele yalnızca bir altyapı sorunu değil; aynı zamanda şehir kültürü, turizm ve sosyal hayat meselesi olarak görülüyor. Amatör balıkçılığın desteklenmesi, deniz sporlarının yaygınlaştırılması ve halkın kıyılarla daha fazla buluşturulması gerektiği ifade ediliyor. </p>

<h3>GÖZLER YEREL YÖNETİMLERDE</h3>

<p>Uzun yıllardır çözüm bekleyen talepler arasında güvenli iskeleler, amatör balıkçı barınakları, deniz sporları alanları ve halkın rahatça yararlanabileceği kıyı düzenlemeleri bulunuyor. Sivil toplum temsilcileri, Samsun'un denizle olan bağının güçlendirilmesinin hem şehir ekonomisine hem de turizme katkı sağlayacağını savunuyor. </p>

<h3>YAZININ TAMAMI</h3>

<p>Bayram Uzunoğlu'nun dikkat çeken değerlendirmelerini içeren köşe yazısının tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:</p>

<p><a href="https://www.kapsamhaber.com/yazarlar/bayram-uzunoglu/samsunda-amator-balikciya-ve-yuzmek-isteyene-yer-yok-stklar-ve-halk-artik-yeter-diyor/96414"><strong>"Samsun'da Amatör Balıkçıya ve Yüzmek İsteyene Yer Yok: STK'lar ve Halk Artık Yeter! Diyor"</strong></a></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/samsunda-deniz-alarmi-amator-balikcilar-ve-vatandaslar-kiyiya-hasret-kaldi_6a2e49d45dfc6.jpg</image>
                                <category>Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Samsun Haberleri | Son Dakika Samsun Haberleri | Kapsam Haber</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/samsunda-deniz-alarmi-amator-balikcilar-ve-vatandaslar-kiyiya-hasret-kaldi/96415</link>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 09:21:40 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Engiz&#039;de İhale Değil, Bir Asrı Aşan Hayat Tartışılıyor</title>
                                    <description>Engiz&#039;de Hazine arazilerinin satışa çıkarılması, köylülerin yüz yılı aşan kullanım hakkı ve mülkiyet iddialarını yeniden gündeme taşıdı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'un 19 Mayıs ilçesine bağlı Engiz Mahallesi'nde Hazine adına kayıtlı bazı taşınmazların satışa çıkarılması, bölge halkı arasında büyük bir huzursuzluğa neden oldu. İlk bakışta bir taşınmaz ihalesi gibi görünen süreç, köylüler ve hukukçular tarafından yalnızca bir mülkiyet meselesi değil; kuşaklar boyunca süren yaşamın, emeğin ve aidiyet duygusunun sorgulanması olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Bölge sakinleri, satışa konu edilen alanların önemli bir bölümünün yıllardır aileler tarafından kullanıldığını, üzerinde evlerin, bahçelerin, müştemilatların ve tarımsal faaliyetlerin bulunduğunu belirtiyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru yer alıyor:</p>

<p>"Bir toprağı yüz yıldan fazla kullanan, ekip biçen, ev yapan, çocuk büyüten ve ölülerini aynı köy mezarlığına defneden insanlar o yer üzerinde ne kadar hak sahibidir?"</p>

<h2>Batum'dan Engiz'e Uzanan Bir Hikâye</h2>

<p>Engiz'de yaşayan birçok ailenin geçmişi Osmanlı'nın son dönemlerinde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında Batum'dan gerçekleşen göçlere kadar uzanıyor. Büyük dedelerinin Batum'da doğduğunu anlatan aileler, dedelerinin ve babalarının ise Engiz'de hayat kurduğunu ifade ediyor.</p>

<p>Yıllar boyunca işlenen tarlalar, açılan bahçeler, yapılan evler ve kuşaktan kuşağa aktarılan yaşam biçimi bugün yalnızca bir tapu kaydına indirgenmiş durumda. Köylüler, devlet kayıtları ile sahadaki tarihî gerçekliğin örtüşmediğini savunuyor.</p>

<h2>Av. Sefer Gök: "Satılan Arsa Değil, Hayat Hakkıdır"</h2>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Sefer Gök, Kapsam Haber'de yayımlanan "Engiz'de Satılan Sadece Arsa Değil, Yüz Yıllık Hayat Hakkıdır" başlıklı yazısında meselenin yalnızca tapu kayıtları üzerinden değerlendirilemeyeceğini vurguladı.</p>

<p>Gök'e göre Engiz'de yaşanan sorun, geçmiş kadastro uygulamalarının gerçek kullanım durumunu ve tarihî yerleşim yapısını yeterince dikkate almamasından kaynaklanıyor.</p>

<p>"Bir insanın babasının, dedesinin mezarının bulunduğu köyde; ailesinin yüz yıldır ekip biçtiği, ev yaptığı, bahçe yaptığı yerin bugün masa başında Hazine arsası denilerek satışa çıkarılması hukukla, hakkaniyetle ve vicdanla açıklanamaz" değerlendirmesinde bulunan Gök, devletin öncelikle tarihî ve fiilî durumu araştırması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p></p>

<h2>Kadastro Hatası Tartışması</h2>

<p>Bölgede dile getirilen en önemli iddialardan biri de geçmiş kadastro çalışmalarında yapılan tespitlerin gerçek kullanım durumunu tam olarak yansıtmadığı yönünde.</p>

<p>Uzmanlara göre bir taşınmazın yalnızca tapu kaydına bakılarak değerlendirilmesi yeterli olmayabilir. Özellikle uzun yıllardır devam eden zilyetlik, yerleşim geçmişi, nüfus kayıtları, mezarlıklar ve fiilî kullanım gibi unsurların da birlikte incelenmesi gerekiyor.</p>

<p>Av. Sefer Gök, yazısında "Kadastro hatası devletin kazancı olamaz" diyerek şu görüşü savunuyor:</p>

<p>"Devlet, kendi geçmiş idari hatasına dayanarak vatandaşın yüz yıllık yaşam alanını satışa çıkaramaz. Hazine adına kayıt oluşturulmuş olması, tek başına adaletin gerçekleştiği anlamına gelmez."</p>

<h2>Sosyal Gerilim Uyarısı</h2>

<p>Tartışmanın yalnızca hukuki boyutu bulunmuyor. Bölge halkı, elektronik ihale yoluyla satışa sunulan taşınmazların üçüncü kişiler tarafından satın alınması halinde ciddi sosyal sorunların ortaya çıkabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Köylüler, yıllardır kullandıkları alanların başka kişilerin mülkiyetine geçmesi durumunda komşuluk ilişkilerinin, sosyal düzenin ve köy hayatının zarar görebileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Av. Sefer Gök de bu konuda dikkat çekici bir uyarıda bulunuyor:</p>

<p>"Ankara'da harita üzerinden seçilen bir parsel, Engiz'de bir ailenin geçmişidir. Yarın internet üzerinden satın alınan bir yer nedeniyle gerçek kullanıcılarla yeni maliklerin karşı karşıya gelmesi, telafisi güç sorunlara yol açabilir."</p>

<h2>Kamu Kurumlarına Çağrı</h2>

<p>Bölgede yükselen taleplerin ortak noktası, satış süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi ve kapsamlı bir inceleme yapılması.</p>

<p>Vatandaşlar; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Samsun Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Belediyesi ve ilgili kurumların meseleye yalnızca gelir getirici taşınmaz satışı olarak bakmaması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Köylüler ve hukukçular, satışa konu edilen alanlar hakkında geçmiş kadastro kayıtlarının, nüfus verilerinin, mezarlıkların, zilyetlik durumunun ve tarihî yerleşim gerçekliğinin birlikte değerlendirilmesini talep ediyor.</p>

<p><img alt="" height="198" src="https://images.kapsamhaber.com/uploads/2026/06/image-6a2da9fd4902b.webp" width="796" /></p>

<h2>Mesele Arsa Değil, Adalet Meselesi</h2>

<p>Engiz'de yaşanan tartışma bugün için birkaç parselin satışından ibaret görünse de bölge halkına göre konu çok daha derin.</p>

<p>Çünkü burada yalnızca metrekareler değil; aile hafızaları, kuşaklar boyunca verilen emekler ve insanların doğup büyüdükleri topraklarla kurdukları bağ tartışılıyor.</p>

<p>Bu nedenle Engiz'de yükselen itirazın özeti tek bir cümlede karşılık buluyor:</p>

<p>"Bu mesele arsa meselesi değil; bir asrı aşan emeğin, hatıranın ve adalet arayışının meselesidir."</p>

<h3>Av. Sefer Gök Konuyu Ayrıntılarıyla Kaleme Aldı</h3>

<p>Engiz'de yaşanan sürece ilişkin hukuki ve toplumsal değerlendirmelerini kapsamlı bir şekilde ele alan Avukat Sefer Gök, konunun yalnızca bir taşınmaz satışı olarak değerlendirilemeyeceğini vurguluyor. Gök, yüz yılı aşan fiilî kullanım, zilyetlik, kadastro uygulamaları, mülkiyet hakkı ve kamu vicdanı açısından dikkat çeken tespitlerde bulunuyor.</p>

<p><strong>"Engiz'de Satılan Sadece Arsa Değil, Yüz Yıllık Hayat Hakkıdır"</strong> başlıklı köşe yazısında Gök, bölgede yaşanan tartışmanın hukuki boyutlarını ayrıntılı şekilde değerlendirirken kamu kurumlarına da önemli çağrılarda bulunuyor.</p>

<p>👉 <strong>Av. Sefer Gök'ün ilgili köşe yazısını okumak için:</strong><br />
<strong><a href="https://www.kapsamhaber.com/yazarlar/avsefer-gok/engizde-satilan-sadece-arsa-degil-yuz-yillik-hayat-hakkidir/96397" rel="noopener" target="_new">https://www.kapsamhaber.com/yazarlar/avsefer-gok/engizde-satilan-sadece-arsa-degil-yuz-yillik-hayat-hakkidir/96397</a></strong></p>

<p><strong>Haber: Kapsamhaber</strong></p>

<p><em>"Engiz'de yükselen itirazın hukuki dayanaklarını ve perde arkasını anlamak isteyenler için Av. Sefer Gök'ün kaleme aldığı değerlendirme, tartışmaya farklı bir perspektif sunuyor."</em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/engizde-ihale-degil-bir-asri-asan-hayat-tartisiliyor_6a2da8c5a13e7.jpg</image>
                                <category>Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Yerel Haberler ve Şehir Gelişmeleri,Samsun Haberleri | Son Dakika Samsun Haberleri | Kapsam Haber</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/engizde-ihale-degil-bir-asri-asan-hayat-tartisiliyor/96410</link>
                <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 21:44:53 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kocaeli&#039;de Deniz Yasağı: Karadeniz Alarm Verdi</title>
                                    <description>Kocaeli&#039;de kuvvetli yağış ve yüksek dalga nedeniyle Kandıra sahillerinde denize girmek yasaklandı. Yetkililer vatandaşları uyardı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli'de hafta sonu deniz planı yapan vatandaşlara kötü haber geldi. Karadeniz'de etkisini artıran yüksek dalga ve rip akıntısı nedeniyle Kandıra sahillerinde denize girişler yasaklanırken, Meteoroloji kent genelinde kuvvetli sağanak uyarısı yaptı.</p>

<p>Özellikle Karadeniz kıyısında bulunan Kandıra sahilleri, her yıl binlerce kişinin tercih ettiği önemli tatil noktaları arasında yer alıyor. Ancak bu kez sahillerde güneş ve deniz yerine kırmızı bayraklar hakim oldu.</p>

<h2>Karadeniz Bir Anda Sertleşti</h2>

<p>Yetkililerin yaptığı açıklamalara göre Karadeniz'de etkisini artıran dalga yüksekliği ve rip akıntısı riski nedeniyle sahillerde can güvenliği tehlikeye girdi. Bu nedenle Kandıra'daki plajlarda denize girişler geçici olarak durduruldu.</p>

<p>Kocaeli Sahilleri Su Kazalarını Engelleme Merkezi (KOSKEM) ekipleri sahiller boyunca güvenlik önlemlerini artırırken, vatandaşlardan uyarılara kesinlikle uymaları istendi.</p>

<p>Uzmanlar özellikle Karadeniz kıyılarında görülen çeken akıntıların deneyimli yüzücüler için bile ciddi risk oluşturduğunu belirtiyor. Her yıl yaşanan boğulma vakalarının önemli bir kısmı da bu nedenle meydana geliyor.</p>

<h2>Sadece Deniz Değil, Şehir Merkezi de Risk Altında</h2>

<p>Meteoroloji'nin yayımladığı son değerlendirmelere göre Kocaeli genelinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağış bekleniyor. Yağışların özellikle kısa sürede etkili olması nedeniyle şehir merkezlerinde su baskınları yaşanabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlar son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle ani ve yoğun yağışların arttığına dikkat çekiyor. Birkaç saat içerisinde metrekareye düşen yağış miktarının yükselmesi, altyapı sistemlerini zorlayarak cadde ve sokaklarda su birikintilerine neden olabiliyor.</p>

<h2>Hafta Sonu Dışarı Çıkacaklar Dikkat!</h2>

<p>Valilik, vatandaşları sel, yıldırım, ulaşımda aksamalar ve ani su baskınlarına karşı tedbirli olmaları konusunda uyardı. Özellikle dere yataklarına yakın bölgelerde bulunan vatandaşların dikkatli olması, sürücülerin ise yağış sırasında görüş mesafesinin düşebileceğini göz önünde bulundurması istendi.</p>

<p>Yetkililer, hava koşulları normale dönene kadar sahillerdeki yasakların devam edebileceğini belirtirken, vatandaşların resmi kurumların açıklamalarını takip etmelerinin önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<p>Kocaeli'de hafta sonu için yapılan deniz ve piknik planları şimdilik ertelenmiş görünse de uzmanlar, alınan tedbirlerin olası can kayıplarını önlemek adına büyük önem taşıdığını ifade ediyor.</p>

<p><b>Haber/Amine Çalışkan</b></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.kapsamhaber.com/media/2026/06/kocaelide-yaz-baslamadan-alarm-deniz-yasaklandi-saganak-kapida_6a2d4efe0834f.jpg</image>
                                <category>Güncel Gündem Haberleri ve Son Dakika Gelişmeler,Türkiye Güvenlik Haberleri ve Asayiş Gündemi,Yerel Haberler ve Şehir Gelişmeleri</category>
                <author>Ramazan Çağlar</author>
                <link>https://www.kapsamhaber.com/kocaelide-deniz-yasagi-karadeniz-alarm-verdi/96406</link>
                <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:31:22 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
