Alexa
banner322

Şarbon (Anthrax) Hastalığı Nedir?

Kurban Bayramı öncesinde Brezilya'dan ithal edilen hayvanlarda ortaya çıkan şarbon hastalığı, büyük paniğe sebep oldu. Vatandaşlarında ilgisini çeken ve tedirgin eden Şarbon (Anthrax) Hastalığı Nedir?

Şarbon (Anthrax) Hastalığı Nedir?

Son günlerde Şarbon hastalığı çıkalı halkta bir tedirginliktir aldı başını gitti. Kurban Bayramı öncesinde Brezilya'dan ithal edilen hayvanlarda ortaya çıkan şarbon hastalığı, büyük paniğe sebep oldu. Ankara, Sivas ve İstanbul'da bazı bölgeler şarbon şüphesiyle karantinaya alındı.

Samsun ve bölgesinde Şarbon (Anhrax) hastalığı ile ilgili açıklama yapmamızı beklemekteler. Durum öyle bir hal aldı ki “Samsun’da şarbondan yok efendim bir kişi ölmüş, yok efendim bilmem nerede belediye hayvan itlaf etmiş” gibi deli saçması sözlere kadar maruz kaldım.

1980 yıllarında ilk görev yerim olan Tokat Çamlıbel bölgesinde bir köye aşılama için gitmiştik. Köye vardığımızda enteresan bir olayla karşılaşmıştık. İki tane sığırı kesmişler bizim muayene etmemizi ve akabinde pişirip yiyeceklerini beyan etmişlerdi. Kesilen hayvanlara geriden baktığımızda gözümüze pıhtılaşmayan bir kan tablosuyla karşılaşınca Şarbon hastalığı ile karşı karşıya kaldığımızı anladık. Hemen karantina tedbirlerini almaya, temas edenleri tespit etmeye başladık. Bu hadiseden kısa zaman sonra da ben ve beraberimde ki yedi arkadaşımla birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerine geçtik.

Bu hastalık Hayvan Sağlık Zabıtası Kanunu gereği ihbarı mecburi hastalıklar gurubundan olup, bulaşan hayvanlar direk ya derin kuyulara üzeri yabani hayvanlar tarafından açılmayacak şekilde kalın kireç tabakası ile kapatılır ya da yakılarak imha edilir.

28151 sayılı 23 Aralık 2011 CUMA tarihli resmi gazetede yayınlanan “ŞARBON HASTALIĞINA KARŞI KORUNMA VE MÜCADELE YÖNETMELİĞİ” ile 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 4 üncü maddesi ile 3/6/2011 tarihli ve 639 sayılı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 nci maddesi hükümlerine göre işlemler yapılır.

Nihayetinde bu hastalık ile ilgili kısa kısa bilgiler vermek halkımızı bilgilendirmek zorunda kaldım.

Şarbon (Anthrax) Hastalığı Nedir? 

Anthrax, Bacillus Anthracis tarafından oluşturulan septisemik özelikte akut infeksiyöz bir hastalıktır. Bütün memeli hayvanlarda görülebilir. Bulaşıcı bir hastalık olan Anthrax, aynı zamanda zoonoz bir hastalıktır; yani hayvanlardan insanlara da bulaşabilir. Anthrax’ın halk dilinde bilinen isimleri hayvanlarda “dalak” veya “şarbon”, insanlarda “karaçıban”, “Şark Çıbanı” veya “kasap çıbanı”dır.

Bacillus Anthracis bakterisinin sebep olduğu Anthrax, her bölgede ve her mevsim ortaya çıkabilir. Hastalığın etkeni olan Bacillus Antchracis 1-2x3-8 mikrometre boyutlarında, aerobik (veya fakültatif aerobik), Gram pozitif, hareketsiz, sporlu (santral yerleşimli endospor) ve kapsüllü bir mikroorganizmadır.

Bacillus Antchracis spor formu fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı son derece dirençli olup doğa koşullarında 50-60 sene canlılığını ve enfektif özelliğini muhafaza edebilir.

Bacillus Anthracis sporlarının çevre şartlarına çok dayanıklı olması, akciğer şarbonunun ağır klinik tablosu ve direnç genlerinde yapılan oynamalar sonucunda, bakterinin biyolojik silah olarak kullanılması da söz konusu olmuştur.

Genç hayvanlar, ergin ve yaşlılardan daha duyarlıdırlar. Açlık, yorgunluk, yolculuk, kötü bakım koşulları, iç ve dış parazitler, fazla sıcak ve soğuk hava, iyi beslenememe gibi stres faktörleri hastalığın çıkış ve yayılışına büyük ölçüde yardımcı olurlar. Hastalanan hayvanlar, ölümden 1-2 gün önce sütleriyle, dışkı ve idrarları ile basil çıkarırlar. İyileşenlerin sütleriyle de kısa bir süre etken saçılabilir.

Bulaşık meralarda otlayan hayvanlar veya buradan elde edilen enfekte yemleri yiyenler hastalığa yakalanır. Özellikle otların kurumaya başladığı dönemlerde, dikenlerin ağızda açtığı yaralardan mikroplar kolayca vücuda girer.

Ahırlardaki hayvanlar bulaşık yem ve otlarla mikrobu alırlar, solunum ve deri yolu ile de hastalık bulaşabilir.

Hasta hayvanla temas eden insanlarda da bulaşma görülebilir.

Hayvanın kanı ya da vücut akışkanları ile temas, mikroorganizmanın bulaşmasına yol açabilir. Veteriner Hekimler, Veteriner teknisyenleri, çobanlar, hayvan yetiştiricileri ve ölen hayvanların leşlerinin ortadan kaldırılması ile görevli olanlar bu tehlike ile sürekli olarak karşı karşıyadırlar. Ayrıca hayvan ürünlerini (yün, et, kemik, deri) işleyenler ve bu ürünleri taşıyanlar da mikrop kapabilirler.

Şarbon hastalığının üç türü mevcuttur.

1. Deri şarbonu/Kutanöz Anthrax : Mikroorganizmanın vücuda girdiği bölgede 12-36 saat içinde kaşıntılı, papül, vezikül ve püstülle karakterize; üzerinde siyah bir kabuk bulunan nekrotik ülserler görülür. Yine bağ dokusu, boyun, göğüs ve göz kapaklarının deri altı dokusunda ödemler ve bu ödemli alanın üstünde vesikülle karakterize bir şekilde de görülebilmektedir.

Hastalığın henüz vücuda yayılmadığı lokal döneminde, vücudun savunma sistemi mikroorganizmayı inaktive edebilir. Erken teşhis söz konusu olmadığı durumlarda etken, kan yoluyla çevre doku ve organlara sızması mümkündür. Sistemik hale gelen enfeksiyon, septisemi oluşturarak ölüme sebep olabilir. Ölüm oranı %10-20’dir.

2. Akciğer Şarbonu/İnhalasyon Anthrax: Özellikle hayvan yünleri ve kıllarıyla uğraşanların sporları solumasıyla meydana gelmektedir. Ağır bir hemorajik bronko-pnömoni ile karakterizedir. Akciğer şarbonu yüksek oranda ölümle sonuçlanır. Bu yolun tehlikeli olmasının nedeni, hastalığın klasik belirtilerinin gizli kalabilmesidir. Soğuk algınlığını taklit edebilir, yüksek ateş, göğüs ağrısı vardır. Hızla sistemik hemorajik patoloji gelişir. Soluk alma zorluğu, şok ile 1-2 gün içinde ölümle sonuçlanır ve ölüm oranı %90’dır.

3. Bağırsak şarbonu/Gastrointestinal Anthrax: İyi pişmemiş kontamine etin yenilmesi ile bulaşır. Bağırsağın akut iltihabı ile karakterizedir. Mide bulantısı, kusma, iştah kaybı, ateş, abdominal ağrı, kan kusma ve ishal görülür. Ölüm oranı %100’dür.

Bacillus Anthracis’in laboratuvar tanısı kan ve diğer vücut sıvılarından, deri lezyonlarında oluşan eksudadan, balgam ve dışkıdan alınacak örnekler ile yapılabilir.

Hasta hayvanlarda tedavi mümkün değildir. İnsanlarda ise erken teşhis çok önemlidir. Tedavide hekim kontrolünde Penisilin, doksisilin ve Siprofloksasin gibi antibiyotik ajanlar kullanılabilir.

Şarbon Hastalığından Korunma Yolları

Hayvanların dengeli beslenmesi, su ihtiyaçlarını durgun sulardan karşılamamaları, bakım koşullarının iyi olması gerekmektedir. Kötü bakım ve fazla stres, hayvanların etkeni almalarını kolaylaştırmaktadır.

Aynı ahır içerisinde olabilecek hasta hayvanların sağlıklılardan ayrılması ve karantinaya alınması, bulaşık mera ve ahırların kullanılmaması, sağlıklı hayvanların aşılanması da önemli korunma yolları arasında yer almaktadır.

Enfeksiyon şüphesi olan hayvanların, tüketilmemesi; imhasının usulüne göre yapılıp, sönmemiş kireç kuyusuna bırakılan hayvanların üzerleri kapatılmalıdır.

Anthrax şüpheli hayvanlarla temastan kaçınılmalı; hayvanlar kesilmemeli ve yüzülmemeli. Bulaşık şüpheli kıyafet, eldiven ve diğer tüm malzemeler yakılarak imha edilmeli. Karantina kurallarına uyulmalı. Bulaşma şüphesi olan gıda ve suların tüketimi engellenmeli, halk yazılı ve görsel basın yolu ile düzenli bir şekilde bilgilendirmelidir.

Şimdi gelelim halkımızın sorularına, şu ana kadar yetkili mercilerce Samsun ve bölgesinde Şarbon hastalığı ile ilgili bildirilmiş en ufak bir vaka yoktur. Devletin resmi kurumları bu açıklamaları yazılı ve görsel basından yapmalıdır. Her gün şişirme haberleri ortaya çıkaranlar halkı tedirginliğe sebebiyet verebilirler. Buna engel olunmalıdır.

Bu kadar açıklama sonucunda müsaadenizle şu iki kelimeyi yazmak zorundayım.: “Bu hastalıklı hayvanları kim ne şekilde ve nasıl ithal etti? Halkın sağlığı bu kadar ucuz mudur? Devletimiz bu olaya sebebiyet verenler hakkında adli mekanizmalarını çalıştırmak ve halkı da bilgilendirmek zorundadır.”

Bu son hastalık ta gösterdi ki şiddetle Veteriner teşkilatı kadro eksiği (Veteriner Hekimler, Veteriner Sağlık Teknisyenleri,) giderilmelidir. Bu konuyu ayrıca yazacağım. Hızla Veteriner Teşkilatının kadro eksiği tamamlanmazsa yarın bir gün aşılamadan tutun, hastalıklarla mücadeleye kadar birçok sahada ülkemiz ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabilecektir.

Yetkili mercilere buradan soruyorum Tarım Meslek liseleri ciddi bir şekilde yapılandırılmalı, gerekli müfredatları, eğitici saha öğretmen eksiklikleri giderilmelidir. Son yıllarda Veteriner Teknisyeni atamalarının neden yapılmadığı sorgulandığında iş ve işçi bulma kurumu verilerine göre kadro açıldığı, atama yapıldığı bilgisi ile karşılaşılmaktadır. Bu okulları bitirenler geleceğini garanti altına almak için muhtelif fakültelere kaymalar yaşanmaktadır. Devlet acilen bu okullardan çıkanlara el atmalı bir an önce veteriner teşkilatları personel takviyesi olarak atamaları yapılmalıdır. İş ve işçi bulma kurumu verileri kıstas olmaktan çıkarılmalıdır. Gerekçeleri ile bu konuyu ayrıca yazacağım.

500 beldeye 500 Veteriner Sağlık Teknisyeni/ Teknikeri, Ziraat Teknisyeni/ Teknikeri ve Veteriner Hekim görevlendirilmeleri yapılarak Gıda Tarım ve Hayvancılık kadroları bir an önce takviye edilmeli, acilen hayvancılık ile ilgili tedbirler alınmalıdır. Biz böyle hayvan ithalatı yaptıkça bu sıkıntılarla sürekli karşı karşıya kalacağımız bu son olayla bir kez daha anlaşılmıştır.

Mera kanunları, Büyükşehir Belediyesi kanunları bir an önce hayvancılığın geleceğini tehdit eden uygulamalar, kanunlar yeniden düzenlenmelidir.

Son sözüm insanlar bir şeyleri konuşmaktan çekinmesin. Muğlâk cümleler ile olay geçiştirilmemelidir. Bu sıkıntıyı ülkemize yaşatanlardan da hesap sorulmalıdır.

Mustafa Kemal Bektaş

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 11 Eylül 2018, 23:07
YORUM EKLE