Alexa

Yeni Doğanlarda Erken Fizyoterapi Yaklaşımları

Türkiye Fizyoterapistler Derneği tarafından yapılan açıklamada, Dünya’da ve Türkiye’de her beş çocuktan bir tanesinin gelişime ait sorun ya da sorunlar yaşadığı belirtildi.

Yeni Doğanlarda Erken Fizyoterapi Yaklaşımları

Türkiye Fizyoterapistler Derneği Üyesi Fizyoterapist Zekiye Gürbüz Gezgin tarafından yapılan açıklamada, Türkiye'de her 10 riskli bebekten biri beyin felci, zeka geriliği, işitme-görme kaybı gibi majör nörolojik problem tanısı alalındığına, Erken tanılama olanaklarının artması riskli bebeklerin, nöromotor değerlendirme ve terapi için fizyoterapistlere erken yönlendirilmesi sonucunu doğurduğuna, Beyin hasarlarının ilk 6 ayda tespit edilerek Erken Müdahale Programı’na alınması ilerleyen yaşlardaki gelişim potansiyeli için hayati önem taşıdığına dikkat çekildi.

Riskli bebeklerde erken fizyoterapi yaklaşımları fizyoterapistler tarafından yapıldığını belirten Gezgin, "Rehabilitasyona daha yenidoğan servislerinde başlanabilir. Bebek taburcu olduktan sonraki 12 aylık dönemde hastanelerin fizyoterapi servislerinde, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde yada fizyoterapist takibi ile evde yapılan uygulamalar da erken fizyoterapi kapsamında değerlendirilebilir. " dedi.

Türkiye Fizyoterapistler Derneği Üyesi Fizyoterapist Zekiye Gürbüz Gezgin, Dünya’da ve Türkiye’de her beş çocuktan bir tanesi gelişime ait sorun ya da sorunlar yaşadığını belirterek, "Bu yüzden erken doğum, düşük doğumağırlığı, hipoglisemi, beyin kanaması, doğumda oksijensiz kalma, kol sinir felci, kalça çıkığı, boyun eğriliği ve Down Sendromu gibi uzun dönemde gelişimi olumsuz etkileyecek risk faktörleri çok iyi bilinmelidir. Riskli gebelik geçiren annelerin bebekleri de riskli grupta incelenmelidir. Bununla birlikte her riskli bebek, engelli bir birey olmayabilir. Yüksek riskli bebeklerin nörolojik takiplerini düzenli yaptırmaları gerekir." dedi.

Erken fizyoterapi yaklaşımlarında, duyu algı motor problemlerin ve kas iskelet sistemine ait bozuklukların en aza indirgenmesi amacıyla özel pozisyonlamalar ve tutuşlar ile bebekte kötü dizilimin azaltılması, normal fonksiyonel hareketlerin kazandırılması, hareketler arasında geçişlerin sağlandığı aktiviteler ile bebeğin dış dünyaya adaptasyonunun başlatıldığını belirten Fizyoterapist Zekiye Gürbüz Gezgin, "Fizyoterapi yaklaşımları, oyuncakla zenginleştirilmiş çevrede, bebekle iletişim kurarak ve ağlatmadan uygulanmaya çalışılmalıdır. Fizyoterapi sırasında bebeğin mimikleri izlenerek herhangi stres, zorlanma ya da aktiviteye daha çok katılma isteğine göre fizyoterapi süresi ayarlanır. Fizyoterapi uygulamalarının gün içinde hangi aralıklarla tekrarlanacağı çocuğun ihtiyacına göre fizyoterapist tarafından belirlenir."

Bu eğitimlerde çocuğun nasıl tutulacağı ve nasıl hareket ettirileceği bebeğin ağladığında nasıl sakinleştirileceği, beslenmesinin nasıl sağlanacağı, yerçekimini yenerek bebeğin hareketliliğinin nasıl arttırılacağını uygulamalı olarak anne babaya ve tüm bakım verenlere uygulamalı olarak öğretilmesi gerektiğini belirten Fizyoterapist Gezgin, "Bebekte görülen problemin tüm gelişim alanlarını etkilediği düşünüldüğünde, bebekle ilgili çalışan tüm uzmanların ve ailenin ekip olarak çalışması önemlidir." dedi.

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 09 Mayıs 2019, 21:19
YORUM EKLE