Alexa
banner322

Ladik Tarihi (Ladik Nedir?)

Ladik tarihi, ladik sosyal ve kültürel yapısı çok merak ediliyor. Ladik, derin bir tarihe sahip Samsun'un şirin bir ilçesidir.

Ladik Tarihi (Ladik Nedir?)

Ladik tarihi nedir? ladik ismi nereden geliyor? Ladik'te ne pişer ne yenir? Osmanlı'ya kadar ladik, Osmanlıda ladik ve sonrasında ladik'in durumu merak ediliyor.Ladik'in tarihi yapısı, Ladik'in sosyal yapısı, ladik'in kültürel yapısı, Ladik'in coğrafi yapısını anlatan çok değişik kaynaklar mevcuttur. Ladik büyük bir tarihi mecraya sahiptir. Haber içeriğimizde ladik'i en kısa şekliyle anlatmaktan ziyade sadece önemli noktalarına dikkat çektik.

Ladik İsmi Nereden Geliyor?

Lâdik adının nereden geldiği ile ilgili 4 rivayet vardır. Bunlar; birincisi, Amasya hükümdarı VI. Büyük Midridates'in 'Laodikiye' adlı hanımı tarafından M.Ö. 131 yılında kurulduğundan buraya 'Laodikiye' denildiği zaman içerisinde ise Ladik olarak değiştiği, İkincisi, .Amasya hükümdarlarından 'Havik' tarafından kurulduğu, daha sonra ''Ladik' olarak değiştiği, Üçüncüsü, Bu kasabanın ilk fethinde ümeradan Selman Gazi kaleye girer ve kalenin burcuna sancağı dikmeyeyim mi? diye Melik Ahmed Danişmend Gazi'ye sorar. Melik 'Lâ, dik!', yani 'Hayır, dik' diye emir verir. Böylece bu kasabaya 'Ladik' adı verilir. Dördüncüsü ise, Oğuz Komutanlarından Melik Ahmed Danişmend Gazi'nin 'İledük Hatun' ismindeki kızının anısına kazaya 'Ladik' denilmesi ile Ladik denilmiştir.

Osmanlı Devletine kadar Ladik

Ladik'in İlkçağ devrine ait bir yerleşim birimidir. Hattuşaş olan Hititlerin, Samsun ili sınırlarında yapılan kazı ve araştırma çalışmalarına göre bu bölgeye de hakim oldukları tespit edilmiştir. Ladik ilçesinin tarihi M.Ö.3000-M.Ö.2000 yıllarına kadar uzandığı tespit edilmiştir. Bölge M.Ö.550-M.Ö.332 yıllarında Perslerin hakimiyetinde bulunduğu görülmüştür.

Romalıların (M.Ö.71-M.S.395) Pontusluları yenmeleri ile bölge Romalıların hakimiyetine girmiştir.M.S.395’te Roma doğu ve Batı olarak ikiye bölününce Ladik Doğu Roma (Bizans), imparatorluğunun sınırları içinde kalmıştır. İslam uygarlıkları döneminde Arapların eline geçen bölge 1071 Malazgirt savaşından sonra Selçukluların eline geçmiştir. Selçukluların parçalanmasıyla kurulan Anadolu Beylikleri zamanında Ladik Kubat oğullarının yönetimine girmiş, Osmanlılar ise Ladik’i 1428’de kesin olarak topraklarına katmıştır.Ladik Cumhuriyet dönemine kadar Sivas sancağına bağlı Amasya Vilayeti sınırları içinde bulunmuştur. Cumhuriyet kurulduktan sonra Amasya iline bağlı olan Ladik ilçesi 1925’te Samsuna bağlanmıştır.

Osmanlı Döneminde Ladik

Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’ne göre Yıldırım Bayezid Han zamanında gönüllü olarak Osmanlı Devleti topraklarına katılan Ladik halkı, Yıldırım Bayezid’in hayır dualarını aldı. Evliya Çelebi’ye göre Lâdik, Osmanlı Devleti’nin ileri gelenleri tarafından önemsenen ve beğenilen bir şehir olmuştur. Sultan II. Bayezid’in Amasya’da şehzade olarak uzun yıllar kaldığı bilinmektedir. Evliya Çelebi’nin anlattığına göre, II. Bayezid, şehzadelik yıllarında senenin yarısını Lâdik’te inşa ettirdiği bağda geçirmiştir. Bölgede çeşitli bey ve paşalara ait kırk bir tane sarayın olması da, devlet yöneticilerinin ilçeye verdikleri önemi gösterir niteliktedir.

Evliya Çelebi, ilçede pek çok camiin bulunduğunu belirtir. Bu camilerden bir kısmı bugün yoktur. bir kısmı da depremden sonra yeniden imar edilmiştir. Evliya Çelebi Ladik'te 9 mahallenin ismini saymaktadır. İlçede bugün bulunan mahalleler şunlardır: Akpınar, Bahşi, Hacıalipınar, İskaniye, Kızılsini, Koğa, Sanayi, Saray, Şehreküstü, Tüfekçidere, Yeni Cami...

Lâdik ilçe merkezin takriben 10 km doğusunda yer alan Lâdik Gölü, Evliya Çelebi’nin Lâdik’te en beğendiği yerlerden birisidir. Lâdik Gölü, günümüzde yüzen adacıklarıyla da meşhurdur. Evliya Çelebi’nin Lâdik ziyaretinde, günümüzde sayısı bir hayli azalan turna balığından yediği ve turna balığının lezzetini unutamadığı aşikârdır. Lâdik Gölü çevresinde bir hayli kuş çeşidi görülmüştür. Son dönemlerde yörede yapılan araştırmalarda küçük sumru, ak kanatlı sumru, karabaş martı, kızkuşu, uzun bacak, yeşil düdükçün, yeşilbaş, leylek, karaleylek, gri balıkçıl, erguvani balıkçıl, alacabalıkçıl, küçük akbalıkçıl, gece balıkçılı gibi pek çok kuş türü tespit edilmiştir.

Evliya Çelebi, Lâdik’te kendisine ikram edilen yediği ve beğendiği yiyeceklerden de bahseder. Öncelikle sulu armuttan, Akdağ Yaylası çevresinde üretilen saf balı anlatmakla bitiremez. Özellikle bu balın benzerinin olmadığını ve İstanbul’da yaşayan devlet ricaline hediye olarak da gönderildiğini söyler. Çelebi’nin Lâdik’te aklında kalan yiyeceklerden biri de memecik adı verilen ekmektir. Bugün yörede unutulmaya yüz tutmuş bu ekmek türü, unun içine süzme yoğurt, tuz ve su katılarak yapılır. Sac üzerinde pişirilen memecik, eritilmiş tereyağı ile yağlanarak servis yapılır. yiyeceklerden birisi ise kaymaktır. Yazarın anlattığına göre kaymak, Lâdik Gölü kenarında bulunan otuz köyde yapılmaktadır. Çok sert olan bu kaymağı ancak bıçakla kesmek mümkündür.

Ladik Nüfusu

Lâdik, Sivas Vilayetinin Amasya Sancağına bağlı bir kaza merkeziydi. 1830 ile 1846 yılları arasında yapılan nüfus sayımlarında Ladik'e ait toplam 6 adet nüfus defteri bulunmuştur. Ladik nüfus defterleri Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde kayıtlıdır.

Ladik Kazası'nda en çok kullanılan isim -bütün Anadolu'da olduğu gibi 503 adetle Mehmed’dir. Ali 386, Mustafa 377, Ahmed 357, Hüseyin 285, Hasan 258, Osman 172, İbrahim 150, Süleyman 150, Abdullah 141, Halil 138, İsmail 114, Ömer 89, Abdurrahman 84, Salih 73, Receb 72 adetle en çok kullanılan diğer isimler idi.

LADİK COĞRAFİ KONUMU

Samsun’un güneyinde yer alan Ladik ilçesi kuzeyinde kavak, kuzey doğusunda Asarcık, güneyinde Suluova, doğusunda Taşova ve batısında havza ilçeleri vardır. Kuzey Anadolu sıradağlarının batıya doğru alçaldığı ve geçit verdiği bir alana da, Akdağ’ın kuzey eteklerinde kendi ismini alan geniş bir ova kenarında kurulmuştur. Yüzölçümü 558 km2, denizden yüksekliği 950 m.dir. Ladik'in akarsularından Tersakan Çayı Yeşilırmak'ın bir kolunu oluşturur. Ladik Gölünden çıkarak batıya, oradan güneye, daha sonra doğuya kıvrılarak Yeşilırmak'la birleşir. Bu akış seyrinden dolayı adını Tersakan Çayı olarak almıştır. İlçe Merkezinin 10 km. doğusunda yer alan Ladik Gölü, Akdağ'dan inen akarsularla beslenir. Elips şeklindeki gölün uzunluğu 5 km. genişliği ise 2 km.dir.

Ladik İklimi

Ladik Karadeniz bölgesinde olmasına rağmen, Karadeniz Bölgesi iklim kuşağı dışında karasal iklime yakın bir iklime sahiptir. Genellikle kışlar uzun ve sert, yazlar ise serin geçmektedir.

SOSYO – EKONOMİK YAPISI

Ladik'in ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Yaygın olarak buğday, arpa, yulaf, mısır, şekerpancarı ve ayçiçeği yetiştiriliyor. Bağ-bahçe sebzeciliği de yapılmaktadır.Diğer yandan, Ladik’in yayla durumunda olması hayvancılığı da gelişmesini sağlamıştır. Başta küçük baş hayvan yetiştiriciliği olmak üzere, büyük baş hayvan yetiştiriciliği, küçük çapta da olsa balıkçılık ve arıcılık da yapılıyor. İlçede çok eski yıllardan beri yapılan dokumacılık günümüzde de modern araçlarla devam ediyor.

Saat Kulesi: 1889 yılında inşa ettirilmiştir. Bülbül Hatun Camii:II.Beyazıt’ın karısı Bülbül Hatun tarafından yaptırılmıştır. Avcı Sultan Mehmet Cami: IV.Avcı Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır.Kümbet: Bir adı da Sadullah Sunullah Paşa türbesidir. Kümbet bir Osmanlı eseridir.Seyit Ahmet Kebir Türbesi: Selçuklu döneminin kumandanlarından Seyit Ahmet Kebir Ladik’te yapmış olduğu savaşta ölünce isteği üzerine bu türbeye gömülmüştür. Yine selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan ve halk tarafından ziyaret yeri olarak kabul edilen tekkeler vardır. Bunlar; Süt Pınarı, Gülabdal Tekkesi, Sarılık Tekkesi,Kara Abdal, (sultan) tekkesi, karaoluk tekkesi, Kılıçaslan tekkesi, Işıklı tekke, Zeyfe Baba tekkesi, Dikiltaş Tekkesi, Dikmen Dede Tekkesi dir.

Ladik'in En Ünlü Gezi ve Mesire Yerleri

Hamamayağı (Hallaz, Hırlaz, Hilyas) kaplıcasının bulunduğu bölğedir. Ladik ve havza ilçelerindeki kaplıcalar tarihi boyunca bilinmektedir. Eski devirlerde kaplıcalar, suları nasıl tahlil edileceği bilinmediğinden içerdikleri maddelerden çok iyileştirdikleri hastalıklar ile meşhur olmuşlardır. Bugün ise suların içerdikleri maddeler tek tek tespit edilmiştir. Ladik Hamamayağı kaplıca suyunun, Almanya'daki Bedeviciler, Liebenzell, Schlangenbad, Warnbrunn, Wilbad, Wilstein gibi kaplıcaların suyuna eş değer olduğu kanıtlanmıştır.Ladik gölü ve çevresi,Akdağ Yaylaları mesire yeri olarak ideal olmuştur.

Temmuz ayında geleneksel “Ladik panayırı” 1997 yılında “Akdağ Yayla Şenlikleri” düzenlenmektedir. 

Ladik Yemekleri

Yöresel yemeklerin çoğu hamur işidir. Bunlar, erişte, Tutmaz Aşı,Mantı, İşkefe tatlısı, Kaz pilavı ve seridi, Çerkez Halüğü, Çerkes Şibsisi, Dabusun, Malakto, Gobi Lobiya, Lobya, Hoşmerim, Kadayanı ekmek gibi...Ladik ekmekleri de çok çeşitlidir. Somun, Hamursuz, Parmaklı, Lavaş Pide, Dökme, Döndürme, Samsa ekmeği, Cızlak (Pıtıl), Akıtma, Yufka, Mısır ekmeği...

Ladik Köyleri


Ağcakaya Köyü
Ahmetsaray Köyü
Aktaş Köyü
Akyar Köyü
Alayurt Köyü
Alıçlı Köyü
Arslantaş Köyü
Aşağıgölyazı Köyü
Ayvalı Köyü
Ayvalısokağı Köyü
Başlamış Köyü
Bolat Köyü
Budakdere Köyü
Büyükalan Köyü
Büyükkızoğlu Köyü
Çadırkaya Köyü
Çakırgümüş Köyü
Çamlıköy Köyü
Cüce Köyü
Daldere Köyü
Deliahmetoğlu Köyü
Derinöz Köyü
Doğankaş Köyü
Eğnekaraca Köyü
Günkoru Köyü
Gürün Köyü
Güvenli Köyü

Hamamayağı Köyü
Hamit Köyü
Hasırcı Köyü
Hızarbaşı Köyü
İbi Köyü
İsasofta Köyü
Kabacagöz Köyü
Karaabdal Köyü
Kıranboğaz Köyü
Kirazpınar Köyü
Köseoğlu Köyü
Küçükkızoğlu Köyü
Küpecik Köyü
Kuyucak Köyü
Mazlumoğlu Köyü
Meşepınarı Köyü
Nusratlı Köyü
Oymapınar Köyü
Salur Köyü
Sarıgazel Köyü
Sarıksızoğlu Köyü
Şıhlı Köyü
Soğanlı Köyü
Söğütlü Köyü
Tatlıcak Köyü
Teberoğlu Köyü
Yukarıgölyazı Köyü
Yumaklı Köyü
Yuvacık Köyü

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 07 Ağustos 2018, 14:22
YORUM EKLE