Alexa
banner314

İşte Yeni Partinin Taslak Programı

Ekim ayı sonunda kurulması planlanan yeni partinin taslak programı ortaya çıktı.

İşte Yeni Partinin Taslak Programı

Odatv'de yayınlanan haberine göre; “Genel yaklaşım” alt başlığında şu ifadeler kullanıldı:

“Partimiz, evrensel demokratik değerler, haklar üzerinden, ülke bütünlüğü üniter yapı içinde, hukukun üstünlüğü, hak ve hürriyetleri temel alan, eşit ve onurlu yurttaşlık, ortak bir gelecek tasavvuru ve birlikte yaşama arzusu gibi ortak paydalar etrafında toplumsal bütünleşmenin sağlanarak bu meselenin çözüleceğine inanmaktadır. 

Ortak inanca, ortak tarihe, ortak medeniyete sahip, ortak aileler kurmuş toplumların kaderi de ortaktır. Demokratik siyasi araçlar kullanılarak, dillendirilen ve savunulan her toplumsal talep bizim için meşrudur ve Partimiz tarafından değerlendirilecek ve gereği yerine getirilecektir. 

Kavgasız, çatışmasız bir ülke, ancak demokratik bir zeminde ve adalet güvencesinde sevgi ve barış toplumu ile mümkündür. Bütün meselelerimizi gönül gözüyle, yani toplumsal sorunlarımızı etnik, ideolojik veya ekonomik temelden değil; insani, ahlaki, eşitlik ve adalet boyutuyla değerlendirmeliyiz. 

Bunun için de, dünya görüşümüzün temelini ahlak sistemi oluşturmalıdır ve ‘Hak’ merkezli olmalıdır.”

TÜRKLER DE KÜRTLER DE BİRBİRİNE MECBUR VE MAHKUMDURLAR

“Kürtlersiz bir Türkiye asla düşünülmemelidir. Böyle bir durumda, Fırat’ın ötesinin Kürdistan, batısının da Türkiye olarak kalmayacağını asla akıldan çıkarılmamalıdır.” denilen programda “Artık anlaşılmalıdır ki Türkler de, Kürtler de birbirine mecbur ve mahkûmdurlar. Bu gerçeği zaman geçmeden herkesin görmesi gerekiyor. Siyasal sorunların çözüm merkezi TBMM olduğu gibi, uzlaşmanın da öncelikli adresi TBMM’dir.” ifadeleri kullanıldı. 

Programda ayrıca “Sorunlarını düşünce ve ifade özgürlüğü ortamında tartışmayan, çözümü demokrasi ve hukuk içinde aramayan, her türlü talebi dayatma ve şiddet yöntemiyle bastıran ve şiddet dışında hiçbir yöntemi tartışma konusu bile yapmayan bir yönetim/siyaset anlayışını geride bırakmak alınabilecek en önemli mesafedir.” satırları da yer aldı. 

Yeni partinin programında birlikte yaşamın ve toplumsal barışın olmazsa olmaz koşulunun Kürt meselesini etnik kimlik üzerinden değil haklar üzerinden ülke bütünlüğü temelinde çözmek olduğu belirtildi.

“Aynı coğrafyanın, müşterek tarihin insanlarıyız. Birlikteliği bu ortak değerlerde aramak gerekir. Ortak bir gelecek de bu değerlerin referans alınmasıyla mümkündür.” denilen program şöyle devam etti:

“Bu da orta ve uzun vadede ancak hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir siyasal düzen modeli ile mümkündür. 

Partimiz sadece polisiye tedbirlere ya da sadece müzakereye dayalı tek ayaklı bir çözümün kalıcı bir başarı ve barışı getirmeyeceğine inanmaktadır. Üçüncü bir yaklaşıma ihtiyacımız vardır. Biz, teröristle mücadele ederken sivil siyasetle konuşmayı ve bölge halkıyla kucaklaşmayı, etkili ve kalıcı bir çözümün temel ilkeleri olarak kabul ediyoruz. 

Siyasî partiler, toplumsal taleplere duyarlı olmak ve bu talepleri siyasete taşımakla yükümlüdürler. Demokratik siyasi araçlar kullanılarak, şiddet dışlanarak toplumsal taleplerin dillendirilmesi meşrudur. Burada mühim olan, hak taleplerinin demokratik hak kavramının dışına taşmaması, etnik kurumlaşmayı hedeflememesidir. Kolektif hakları öne çıkaran statü temelli etnik kurumlaşma talepleri, modern liberal özgürlükler içinde mütalâa edilemez. Bizim bakış açımıza göre demokratik devlet, hukuki bir statü olarak vatandaşlığı esas alan, etnik ya da dinî kimlik taleplerini de bu çerçevede değerlendiren devlettir. 

Partimiz, demokratik sivil toplum ve refah devletinin inşası ile eş zamanlı olarak etkin ve kararlı bir “teröristle mücadele” politikasını da uygulamaya koyacaktır. Polisiye tedbirler yanında, ekonomik ve sosyal projelerle toplumun tüm kesimlerinde devlete güven, eşit ve onurlu yurttaşlık, ortak bir gelecek tasavvuru ve birlikte yaşama arzusu gibi yüksek ideal ve değerlerin yerleşmesi sağlanacaktır.

İnanıyoruz ki; istismara müsait bir zeminin bırakılmadığı demokratik bir düzende terör yeşerme ve gelişme imkânı bulamayacaktır. Devletin ve milletin bütünlüğünü bir arada tutacak olan yasalar değil, vatandaşlarımızın sisteme ve devlete olan inancıdır. Açık, demokratik ve özgürlükçü bir siyasal düzenin inşası ile sağlanacak güven, huzur ve sosyal refah ortamı, toplumdaki memnuniyetsiz kesimlerin terörü politik bir çıkış yolu olarak görmesini mutlaka engelleyecektir. 

Türk devlet geleneğinin temelini adalet, fazilet, akılcılık ve gereklilik, yüksek idealler ve değerlere bağlılık, güvenlik, kamu düzeni, kaynakların verimli kullanımı ve kurallara uygunluk gibi kadim değer ve ilkeler teşkil etmektedir.”

İNSANIMIZA ‘AYIPSIZ BİR DEMOKRASİ PROJESİ’ SUNULACAKTIR”

Taslak programda sorunun çözümü için benimsenen ilkeler özetle şöyle anlatıldı:

“Güvenlik kuvvetlerimizin hiçbir taviz vermeden terör örgütüne karşı silahlı mücadelesini devam ettirmesini, terör örgütünün askeri bakımdan mutlaka yenilerek psikolojik üstünlüğün sivil anlayışa geçmesini, 

Konuşma kapısının her zaman açık tutulmasını, silahlı mücadele ederken konuşmaya, konuşurken de her an silahlı mücadeleye hazır olunması gerektiğini, 

Sivil toplumsal alana pozitif müdahalelerle hukuki, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel projelerle bir yandan bölge halkıyla kucaklaşırken diğer yandan terör örgütünün elindeki istismar alanlarının ortadan kaldırılmasını temel politika olarak benimsemektedir. 

İŞTE TAM METİN

YORUM EKLE

banner313