MHP'den, MHP'yi hedef alan yazara sert cevap

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. E.Semih Yalçın Basın açıklaması yaparak Yazar Şahin Alpay'ın MHP'yi hedef alan yazısına cevap verdi.

Siyaset 24.06.2015, 13:25 24.06.2015, 13:56
MHP'den, MHP'yi hedef alan yazara sert cevap
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. E.Semih Yalçın;  Zaman Gazetesi Yazarı Şahin Alpay'ın MHP'yi hedef alan yazısına cevap verdi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın'ın Zaman Gazetesi Yazarı Şahin Alpay'ın yazısına cevabı şöyle:

Sayın Şahin Alpay,

MHP’yi ele aldığınız yazınızda kendinizce hükümler vererek partimizin tutumunu eleştiriyor, bizi tek kültürcü kimlik politikası takip etmekle suçluyorsunuz.

Bu tespitiniz, Türkiye’nin sosyolojik gerçeklerine ve çağımızın normlarına aykırı bir saptırmadır.
İngiltere’de birçok milletten insan toplulukları yaşamasına rağmen egemen kültür elbette İngiliz kültürüdür. Tek resmî dil de İngilizcedir. Fransa’da hâkim kültür Fransız kültürüdür; bu ülkede resmî dil de Fransızcadır. Bununla birlikte adı geçen ülkelerde farklı kültürler yasal güvence altındadır. Ama bu ülkelerde yaşayan mesela Kuzey Afrikalılara, Almanlara veya öteki topluluklara ortak millî kimliğin dışında eşit yurttaşlık hakkı tanınmamıştır. Çünkü hepsi yasalar önünde zaten eşit yurttaşlardır. Anayasal düzlemde eşit halklar değil; kökenleri, ten renkleri, kültürleri ve ana dilleri ne olursa olsun İngiliz veya Fransızlar vardır.

ABD’deki çeşitli eyaletlerde milyonlarca Alman, İtalyan, Meksikalı vb. yaşamaktadır. Bunların hiçbiri resmî dili İngilizce olan ülkede kendi kültür ve dillerine anayasal bağlamda eşit statü, topluluklarına da eşit yurttaşlık hakkı isteyemezler. ABD kanunlarına göre herkes Amerikan’dır.

Kısacası bir Amerikan kültürü, bir Fransız kültürü veya İngiliz kültürü vardır ve bu asla ırk ve etnik köken esasına dayanmamaktadır.

Modern Batı ülkelerinde ırkçılığın ve etnik ayrımcılığını önüne geçen bu evrensel normlar geçerliyken Türkiye’de Türk kimliğinin bütün toplum kesimlerini kapsadığı gerçeği neden inkâr edilmek istenmektedir?
Gelişmiş Batı ülkelerindeki durum tek kültürcülük olmamaktadır da Türk toplumunu bir arada tutabilecek yegâne çözüm yolu neden tek kültürcülük olarak görülmektedir?

Ağızlarını açınca demokrasiden, insan haklarından ve uygarlıktan söz edenlere, etnik ayrımcılık ve kimlik sorunları konusunda MHP’nin bir projesi olmadığını ileri sürenlere, modern uygarlık normlarıyla cevap veriyoruz:

Türkiye’de yerel kültürlerin yaşamasına ve yaşatılmasına MHP asla karşı çıkmamıştır, çıkmayacaktır. MHP, herkesin kendi ana dilini serbestçe konuşup öğrenmesinden yanadır. Ama eğitim dilinin ve resmî dilin tek olması, Batı’da olduğu gibi, ülkenin bütünlüğü için olmazsa olmaz bir zorunluluktur.

Daha önceleri dillendirdik, size de tekrarlayalım: Atatürk, “Türkiye halkına Türk denir.” diye meseleyi gayet vazıh ve doğru şekilde tespit etmiştir. Batı dünyasında yerleşik olan bir anlayışı, o gün büyük bir ferasetle Türk toplumuna önermiştir. Bunu Kemalizm olarak nitelendirerek sulandırmak isteyen Batılılardır. Bu meseleye Batılıların ön yargılarıyla bakacağınıza, onu evrensel normlar üzerinden değerlendiriniz.
Cemil Meriç’in “İzmler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleri; itibarları menşelerinden geliyor, hepsi de Avrupalı.” şeklindeki veciz sözünü hatırlayınız.

Şimdi soruyoruz:
Batı’da modern ve çağdaş bir anlayış olarak kabul edilen üniter yapı ve ulus devlet kavramı altın çağını yaşarken Türkiye’ye niçin çok görülmektedir?

Aslında bu sorunun cevabını siz çok iyi biliyorsunuz. Fakat Osmanlı döneminde müstemleke tipi aydınların üstlendiği rolün aynısını tekrarlıyorsunuz. Tıpkı onlar gibi, Batı’nın dayattıklarına doğru yanlış demeden rıza gösteriyorsunuz. Konjonktüre göre kalem oynatarak Türkiye’nin geleceğini karartıyorsunuz.

Tarihi Emin Oktay’ın resmî metinlerinden ibaret zannedenlerden değiliz. Tarih, ondan ders çıkarmayan toplumların yok olup parçalandığını anlatan olaylarla doludur.

Osmanlı Devleti, Batı dünyasının 18. yüzyıldan beri dayattığı reformlar ve azınlıklar üzerindeki himaye politikaları yüzünden küçüle küçüle Birinci Dünya Savaşı’na kadar gelmiştir. Sonra da yıkılmıştır.

Türkiye’ye kabul ettirilmek istenen eşit yurttaşlık kavramı, bir küresel projedir. Türkiye’de çok sayıda etnik azınlık vardır. Eğer bunların her birine eşit yurttaşlık statüsü tanınırsa Türk toplumunu bir arada tutmak mümkün olmayacaktır. Lozan’da sadece Ermeniler ve Rumlar gibi Hristiyan topluluklar azınlık olarak kabul edilmiştir. Hiçbir Müslüman topluluk azınlık sayılmamıştır. Çünkü Türkiye’de yaşayan çeşitli etnik kökenden Müslümanlar arasındaki birlik, devletin adıyla mütenasip şekilde, Türk kimliğiyle tanımlanmıştır. Türkiye adı da Cumhuriyet’in icadı değildir. Osmanlı döneminde bile Batılılar Osmanlı Devleti’ni Türkiye adıyla anmışlardır. Hatta Türkiye, Venedikliler döneminde bile Anadolu için kullanılan bir tabirdir.
Bu itibarla kendini “entelektüel” diye tanımlayan aydınların Türkiye’de iki dil, iki millet seçeneğini kabullenmesi gaflet ve dalalettir. Bu kabul, Osmanlı döneminde Batı’nın dayattığı reformları savunan müstemleke tipi aydınların tutumuna benzemektedir. Dünyanın hiçbir ülkesinde statüleri Anayasa ile belirlenmiş; iki dilli, iki milletli bir devlet yoktur.

Sizin görmek istemediğiniz şey, Türkiye’de Türk adını bir etnik tanımlamaya dönüştürerek onun yanında bir etnik topluluğa Anayasal statü verilmesi talepleridir. Bu taleplerin arkasında modern(!) Batı dünyası vardır.
Hâl böyleyken MHP niye Batılı güçlerin dayattığı bir projeye evet demek zorunda bırakılmaktadır?

Partimiz, küresel aktörlerin projelerini dayatmaları kabul etmek zorunda değildir. Buna izin de vermeyecektir.
“MHP'nin 7 Haziran sonrasında HDP ile her türlü iş birliğine hayır diyen politikası, Türkiye'nin temel ihtiyaçlarına ters düştüğü gibi, partiyi marjinal kalmaya mahkûm ediyor.” tarzındaki değerlendirmeniz gerçeği yansıtmamaktadır.

MHP’nin HDP ile işbirliğini düşünebildiğinize göre ya MHP’yi iyi tanımıyorsunuz ya da HDP’nin dinamiklerinden ve nihai hedeflerinden habersizsiniz. Veya geriye MHP’nin tutarlı ve realist politikaları karşısında çaresiz kalan çevrelerin partimizi yıpranacak formüllerin içine çekme planlarına hizmet ediyorsunuz. Çünkü başta AKP olmak üzere birçok siyasi çevrede, MHP’nin; muhtemel bir koalisyon formülünün dışında kaldığında veya bir erken seçim söz konusu olduğunda güçleneceği varsayılmaktadır. Bilhassa AKP bundan büyük bir endişe duymaktadır.

MHP’nin sözde Kürt sorununa yaklaşımını gözden geçirmek zorunda olduğunu söylüyorsunuz. Türkiye’de bir Kürt sorunu yoktur ki kabul edelim. Türkiye’de bölücülük sorunu vardır.

“MHP Büyümek istemiyor mu?” başlıklı yazınız, mantık hatalarıyla doludur. HDP’nin ister aktif ister pasif konumda içinde yer alacağı bir koalisyonda MHP’nin büyüyeceğini düşünmek için beyin özürlü olmak gerekir. O takdirde PKK’nın siyasi kanadı bölücü başının serbest bırakılmasını, ilk planda özerkliği ve Anayasa’da eşit yurttaşlık tanımının yer almasını isteyecektir. Nitekim Selahattin Demirtaş, ilkelerinden(!) taviz vermeyeceklerini, esnemeyeceklerini söylemiştir.

MHP mi ilkelerinden taviz verecek, MHP mi Türk milletinin egemenlik haklarının ve Türkiye’nin bütünlüğünün ortadan kalkması anlamına gelen bir emperyalist projeye evet diyecektir?
MHP; bunu bırakınız bütün millete, kendi tabanına bile anlatamaz.
MHP buna asla onay vermez zaten.
Bunu böyle bilesiniz
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25