Vefâtının 33. Yılında S. Ahmet Arvasi'yi Anıyoruz!

Büyük Mütefekkir S. Ahmet Arvasi'yi VefâtInın 33. Yılı Münâsebetiyle,, Şâir ve  Yazar M. Halistin Kukul’la Konuştuk. ÇAĞLAR-Sayın  Hocam; S. Ahmet Arvasî hakkında kısa bir değerlendirme yapar mısınız? S. Ahmet Arvasî...

30 Aralık 2021, 12:29 Ramazan Çağlar
Vefâtının 33. Yılında S. Ahmet Arvasi'yi Anıyoruz!

Büyük Mütefekkir S. Ahmet Arvasi'yi VefâtInın 33. Yılı Münâsebetiyle,, Şâir ve  Yazar M. Halistin Kukul’la Konuştuk.

ÇAĞLAR-Sayın  Hocam; S. Ahmet Arvasî hakkında kısa bir değerlendirme yapar mısınız? S. Ahmet Arvasî adı anılınca, sizde nasıl bir fikir beliriyor?

KUKUL- Büyük bir mütefekkir, sosyolog, eğitimci, kültür adamı, üstün bir muhakeme erbabı  ve vatanını, milletini, bayrağını çok seven hâlis bir Müslüman -Türk milliyetçisi…

ÇAĞLAR- O’nun hakkında çok sayıda makaleleriniz olduğunu biliyorum. Meselâ;  bunlardan biri estetik hakkındadır.  Bizde, pek de gelişmemiş olan bu sahadaki görüşlerinden söz eder misiniz?

KUKUL-İsâbet buyurdunuz.  Arvasî Hoca’nın, Türk İslâm Ülküsü, Doğu Anadolu Gerçeği, Kendini Arayan İnsan, İnsan ve İnsan Ötesi , İlm-i Hâl, Şiirlerim, Hasbihâl, Size Sesleniyorum gibi birçok eserinden başka “Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz” adlı çok kıymetli bir eseri daha vardır.  Bunu esas alarak,  3 Mart 1996 tarihinde, Ankara’da yayınlanan Gündüz Gazetesi’nde “Seyyid Ahmet Arvasî’nin Estetik Hakkındaki Düşünceleri” başlıklı makalem yayınlandı.  Batılı estetikçilerin anlayışıyla, bizim estetik anlayışımız arasındaki ‘çizgi’yi, büyük bir ilmî incelikle S. Ahmet Arvasî ortaya koymuştur. Bütün ‘sapmalar’ , ‘kaymalar’ ve “kopmalar”,  yepyeni bir tazelenmeyle açıklanmıştır. Aristoteles’e dayanan ve bilâhare  materyalist bir idrâkle ele alınan estetik veya şiirdeki poetik telâkki, S. Ahmet Arvasî’nin bu açıklamalarıyla, karşısında ciddî bir tavır bulmuştur.

Tabiî ki, daha öncesinde, Türk şiirinde geniş çaplı ilk Poetika, Necip Fâzıl tarafından ortaya konmuş ve  o da, şüphesiz ki,  bu estetik anlayış üzerinde  inşâ edilmiştir.

ÇAĞLAR-Bu anlayışın veya telâkkinin temeli neye dayanmaktadır?

KUKUL- Mâlûmunuzdur ki, estetiğin konusu ‘güzellik’ tir. Güzeli aramadır. Bu sebeple; bizim estetiğimize temel teşkil eden fikir/telâkki/görüş, doğrudan doğruya, “Allah güzeldir, güzeli sever” anlayışıdır ve böylece, “Mutlak Güzeli” arama yolculuğudur. “Mutlak Güzel”  ise, Allah’tır. Tabiatta, her nesnede, bu “güzelliği” aramalıdır.  Bu; Batı’nın veya ona bağlı olan diğer cihetlerin sathî /taklide dayanan estetik anlayışının üstünde bir mevki aramaktır.

Şunu ifade edeyim ki,  - elbette ki, herkes- fakat, bilhassa san’atla meşgul olanlar, şiirde, mîmârîde veya resimde mesâfe katetmek isteyenler, edebiyat tahsili yapanlar  mutlaka “Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz”i okumalıdır.

ÇAĞLAR- Arvasî Hoca’nın vefatının 33. Yılında, fikir dünyamızda bir boşluk hissediyor musunuz?

KUKUL - Hârika bir soru desem hiç de mübalağa etmiş olmam…Şüphesiz ki; âhirete intikal etmiş fikir adamlarımızın hepsi için bu soru geçerlidir. Düşününüz; bir Mevlâna’sız, Yûnus Emre’siz…ne bileyim, Yahya Kemal’siz, Âkif’siz, Necip Fâzıl’sız, Erol Güngör’süz bir dünyadayız.  Fakat, bilhassa biz, Türk milleti olarak çok şanslıyız. Numûne-i imtisal şanlı Peygamber Efendimizden itibaren önümüzü görebileceğimiz daha doğrusu bize önümüzü gösterecek pek çok numûnelerimiz bulunmaktadır.

En büyük şansımız da, bunların eserlerinin bulunması ve onların, hâlâ yolumuzu aydınlatmış olmalarıdır.

Meselâ;  Arvasî Hoca, bir yazısında, der ki; “İslâm Terbiye Sistemi’nde, “ilk” ve “en güzel” örnek, bizzat şanlı ve Sevgili Peygamberimiz Hazret-i Muhammed’dir. (O’na binlerce selât ve selâm olsun). Diğer insanlar, ilim ve fikir adamları, ahlâk kahramanları, O’na benzedikleri ve yaklaştıkları nisbette “nümûne-i  imtisal” olabilirler. Yâni, Sevgili Peygamberimiz, tâlim ve terbiyemizin “mihver şahsiyeti”dir.”

ÇAĞLAR-S. Ahmet Arvasî’nin Türk milletine bağlılığını ifade edebilecek özlü bir sözünü lütfeder misiniz?

KUKUL  - S. Ahmet Arvasî; hakikî mânada bir vatansever, îmanlı bir Türk milliyetçisidir. Bunu, bizzat kendisi de ifade buyurmaktadır. Sorunuza karşılık şunu söyleyebilirim. Diyor ki; “Türk, dünyanın ve tarihin en eski kavimlerinden biridir. Çeşitli belgelerden öğreniyoruz ki, bu kavim, aynı zamanda tarihin kaydettiği en medenî ve dinamik “içtimâî ırklardan” biridir. Öte yandan, bu kavmin dikkati çeken bir yönü de diğer kavimler gibi “putperest” olmayışıdır. Yâni, Türklerin yontulmuş ve müşahhas tanrıları yoktur.”

ÇAĞLAR- Teşekkür ederim Hocam. Son olarak söyleyeceğiniz bir husus var mıdır?

KUKUL - S. Ahmet Arvasî , büyük bir mütefekkir’dir. Bir ummân’dır.  Aynı zamanda şâirdir. Başlıbaşına bir ‘mektep adam’dır. 

Yorumlar (0)