Ortadoğu Kan Ağlıyor,Allah Hesabını Sorar...
 Batı’nın Müslüman coğrafyasında sık başvurduğu oyunu bu kez Suriye için sahneleme olasılığı artınca, müdahale yanlısı AKP’ye de uyarılar yoğunlaştı.
 
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Suriye’de izlediği politika din adamlarının da tepkisini çekti. Eski Diyanet İşleri Başkanı M. Nuri Yılmaz, Suriye’de yaşananlarda Türkiye’nin taraf olmasının Hücurat Suresi’ne aykırı olduğunu belirterek, “Müslüman’ın Müslüman’la karşı karşıya gelmesi dini açıdan doğru değil. Kuran-ı Kerim, ’iki Müslüman zümre birbiriyle savaşırsa barıştırmaya çalışın. Bir taraf barışa yanaşmaz ise Allah’ın emrini yerine getirin, zulmeden tarafı düzeltin, düzelmiyorsa müdahale edin diyor” dedi.
 

BOP’tan istifa et!
CHP İstanbul Milletvekili ve eski müftü İhsan Özkes de, İsrail’in Golan tepelerini işgaline Müslümanların tepki göstermesinin doğal olduğunu belirtirken, Başbakan Erdoğan’ın öncülüğünü yaptığı Suriye’ye müdahale koalisyonu arayışında bu gerçeğin unutulduğunu anımsattı. Özkes şunları söyledi: “İslam ülkeleri, Erdoğan’ın öncülüğünü ettiği siyasetle Golan tepelerini unuttu. Golan İsrail’in toprakları oldu ama kimse sesini çıkarmıyor. Suriye’de oynanan oyun şudur: Kuzey Irak’ta Kürdistan devleti kısmen ve resmen kurulmuştur. Türkiye, Irak ve Suriye’den katılacak topraklarla büyük Kürdistan hayalinin Suriye ayağı neredeyse çözülmek üzeredir. Kuzey Suriye’deki topraklar Kürdistan devletine katılarak Suriye ayağı çözülmek üzeredir. Bu BOP projesidir ve eş başkanı olduğu Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kendisi söylemiştir. Kanın durması için, birincisi BOP’tan istifa etmeli, ikincisi de almış olduğu Yahudi üstün cesaret ödülünü geri vermeli.”
 

Allah hesabını sorar
Erdoğan’ın dünyayı Suriye üzerine yönlendirmek istediğini savunan İhsan Özkes, Müslüman’ı Müslüman’a kırdırma politikasından bir an önce dönülmesini istedi. “Ölen de Allah-u Ekber diyor, öldüren de Allah-u Ekber diyor. Şimdi de dış güçleri yönlendirerek ve savaş üssünun Türkiye olması sağlanarak kan akıtma, imha etme planları yapılıyor. Allah bunun hesabını sebep olanlardan, destek verenlerden mutlaka sorar” dedi.
 

Diyanet’ten fetva
Diyanet’in fetva hattında Suriye olayları ile ilgili olarak şu değerlendirme yapıldı: “Zulmü yapan Müslüman olsa bile diğer Müslümanların bu zulmü durdurması, durdurmak için çaba göstermesi gerekir. O da Müslüman, bu da Müslüman diyerek 3. Grup Müslüman seyirci kalamaz. Sadece Müslümanlar için değil gayrimüslimler için de Müslümanlar seyirci kalamaz. Ne yapılması gerekiyorsa dünya çapında, bölge bazında, ülke olarak bütün bunları yapması gerekir.” 
 
Nefret suçu işliyor 
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel, katliamın her türlüsünü, katilin de, katliama uğrayanın da etnik, inançsal kimliğine bakmadan lanetlemek gerektiğini söyledi. Ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bunu bir türlü kabul edemediğini belirterek, “Reyhanlı’da 53 tane Sünni vatandaşımız şehit oldu diyor. Acaba 53’ünün de kimliğine mi bakmış. Nereden biliyor hepsinin inancının öyle olduğunu, onların Sünni olduğunu. 53 tanesini seçip öldürdüler de o yüzden mi öyle kendinden emin konuşuyor. Bunun gibi sorular sorulabilir. Bir ülkenin Başbakanı kendi ülkesinde ayrımcılık yapıyor, nefret suçu işliyor. Kalkıp dışarıya da kabadayılık taslamak, demokrasi havarisi kesilmek gibi tavırlar sergiliyor. Bizim dışımızda herkes gülüyor. Dünya şu an Tayyip Erdoğan’a gülüyor. Benim söyleyeceklerim bunlar. Çünkü, demokrasiye inanmayan bir adamla, hukukun üstünlüğüne inanmayan bir insan hakkında konuşup da değerlendirme yapmayı bile aslında doğru bulmuyorum” dedi.
 
“Suriye liderini Alevi diye dünyaya ilan etti” 
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel, Suriye’ye müdahale senaryolarını yorumlarken, “Başbakan Tayyip Erdoğan ve onun düşüncesinde olanların düşünceleri hoş değil. İran’a müdahale olmasını istiyorlar, ama Irak’a ses çıkarmıyorlar” dedi. Milyonlarca Müslüman’ın kutsalına tecavüz edilirken, kadınlarının kızlarının ırzına geçilirken, çoluk-çocuk demeden öldürülürken, Irak’a kimyasal silah bahanesiyle müdahale edildiğini hatırlatan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel, “ABD ’kimyasal silah bulamadık’diye açıklama yaptı. Başbakan bunu kınamadığı gibi olaylara müdahil oldu. Suriye’yi doğrudan mezhebin içine attı. Türkiye’deki Alevilerin çoğu Esad’ın Alevi olduğunu bilmezken, o Suriye liderini ’Alevi Esad’diye dünyaya duyuyurdu” diye konuştu.Özel, Başbakan’ın Sünnilik ve Alevilik açısından mezhepsel bir bakış açısı getirerek yanlış bir yola girdiğini öne sürerek, “ABD’nin Orta Doğu’da kavga ettiği ülkelere baktığınız zaman çoğu Şii Alevileri. Bunlar ABD ile anlaşamıyorlar. Diyorsun ki ’Mısır’da demokrasi yok’. Neden, ’darbe oldu, bilmem ne oldu.’Ondan önce neydi. Bir evvelini görmezlikten gelirsen böyle olur. Mısır’daki darbe yapanların senden farkı yok, neden yok. Çünkü sen değilmiydin, ’Benim için demokrasi araç’diyen. Başbakan bunu açık ve net bir şekilde Türkiye’ye ifade etmedi mi. ’Demokrasi bizim için araçtır. Tramvaya biner gibi bineriz, istediğimiz yerde ineriz, gerekli gördüğümüz yerde de ineriz’demedi mi” diye konuştu. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: 
 

Yanlış zihniyet
“Şu an Mısır’da darbeyi yapan da onun gibi düşündüğü için lüzumu halinde demokrasiyi rafa kaldırıyor, lüzumu halinde getiriyor. Çünkü demokrasi anlayışları bu. İşine geldiğinde demokrasi var, işine gelmediğinde yok. İnsan hakları işine geldiğinde var, işine gelmediklerinde yok. Bu anlayışı hangi zihniyetle nasıl yorumlarsanız, yorumlayın baştan kaybediyor. Bırakın bu komşu ülkelerimizin Müslüman olmasını; hangi din ve inançtan olursa olsun katliamın her türlüsünü, katilin de, katliama uğrayanın da etnik, inançsal kimliğine bakmadan lanetlemek gerekiyor. Ama bu bunu yapmıyor.” 
 
“Din adına cihat değil, BOP için ABD’ye uşaklık” 
İlahiyatçı Prof. Zekeriye Beyaz, Suriye’deki iç savaşı değerlendirirken, “Bölgemizde mezhep savaşı başladı. Büyük Ortodoğ Projesi’nin uygulamasıdır. Suriye bölünecek, Kürt koridoru açılacak. Barzani ile birleştirilecek, Akdeniz’e inilecek. Dolayısıyla Barzani’nin petrolleri Avrupa’ya intikal ettirilecek ve ABD bunu satacak. Mesele budur” dedi. Savaşların dinle alakası olmadığını vurgulayan Beyaz, “Burada Müslümanların yer alması gereken yer ABD’nin yanı değil. Halbuki S. Arabistan, Katar ve Türkiye Suriye’deki savaşın başlamasına yardımcı oldular. Dünyanın her tarafından yetiştirilmiş, aşırı dinci dedikleri terörist unsurları getiriyorlar, Türkiye’de eğitiyorlar, ondan sonra Suriye’ye götürüp insanları öldürüp, kanını içiyorlar. Bunlar sözde Müslümanlar. Sözde din adına cihat yapıyorlar. Aslında yapılan din adına cihat değildir, ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesi’ni gerçekleştirme yönünde uşaklıktır, ABD’ye hizmettir” diye konuştu.
 
Öztürk: İslam dünyası Mustafa Kemal’e ihanet etti
Prof. Yaşar Nuri Öztürk, İslam dünyasının Mustacfa Kemal’e ihanet ettiğini belirterek, “Dincilik her devirde budur. Gücün ve paranın yanında yer alır, para ile Allah yan yana geldiğinde daima parayı tercih ederler. Müslüman kitleleri Allah ile aldatmak için de din söylemi kullanır, kendisi dışındakileri dinsiz imansız olarak damgalar” dedi. AKP iktidarının Suriye iç savaşı karşısında aldığı tavrı eleştirirken, “sahte Müslümanlar” ın her devirde kendisine yer edindiğini savunan Yaşar Nuri Öztürk, şöyle konuştu:
 

Faturayı ödeyecekler
“Onların tek dayanağı da kıldığı birkaç rekâtlık riya namazıdır. Kur’an-ı Kerim’in, Mâûn suresinde bu riya ve çıkar namazlarını kılanları lanetliyor. Kur’an-ı Kerim, namaz kılmayanları lanetlemez ama zulme destek verenleri ve namazı çıkar aracı yapanları şiddetle lanetler. Dincilik de haçlı kodamanların verdiği ve beslediği atı alıp Üsküdar’ı geçti. Kur’an-ı Kerim ise Allah’a güvenin olmadığı yerde Allah’a imanın bir aldatmaca olduğunu söylemektedir. Yakın tarihe, özellikle Kurtuluş Savaşı Türkiye’sine ve ondan biraz önce İngiliz işgaline uğramış Hindistan’a bakın. İşbirlikçi siyasetçilerin bu iki coğrafyada haçlı batı ile sergilediği birliktelik dehşet vericidir. Daha dehşet verici olansa, bu birlikteliğin başını ’din uleması’denen kahpelerin çekmesidir. Bunun Kur’an-ı Kerim açısından adı zulüm ve şirktir. Cayır cayır yanıp bağıran İslam dünyası da Mustafa Kemal’e ihanet etti. İslam dünyası bu ihanetin faturasını ödeyecektir ve ödüyor da. İslam dünyası, eğer bir kurtuluşu olursa, onun Mustafa Kemal’in bıraktığı yerden başlamakla gerçekleşeceğini görecektir.” 
 
MHP’li Erdem: Nedense hep kardeş kanı akıyor
MHP Ankara Milletvekili Musfata Erdem, Orta Doğu’da haritanın yeniden değiştirilmesinin, ABD’nin çabalarıyla Kürdistan’ın kurulması ve İsrail’in güvenliğinin ön planda olduğu bir BOP projesi olduğunu söyledi. MHP’li Erdem, “Dışarıdaki küresel güçler yani oyun kurucular Orta Doğu’daki yapısal değişikliği gerçekleştirebilmek için Türkiye’den de en uygun desteği AKP olarak belirlerdiler. İslam dünyasında yaşanan yapısal değişikliklerinin tamamının nedeni Büyük Orta Doğu Projesi’nin bir parçası olmasındandır. Bölgemizin hemen her köşesinde kardeş kanı akıtılıyor. Hıristiyan dünyası içerisinde herhangi bir medeniyet tahribatı yok. Herhangi bir insan ölümü yok. Olayların tamamı İslam bölgelerinde oluyor. Tahrip edilen İslam kültürüdür. Ama AKP iktidarı bunu kendileri için dünya gözünde bir prestij olarak değerlendiriyor. Bu bir şantaja kurban gitme ya da bir ideale kurban gitme olabilir. Ama kurban giden İslam dünyası ve Müslümanlardır” dedi.
 
Suriye’de öldürüp, Türkiye’de kebap yiyorlar!
Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Türkiye’nin komşu bir ülkeye “uydurma” iddialarla girmeye kalkmasının yanlış olduğunu vurgularken, “Türkiye, Suriye politikasıyla kendi iç güvenliğini tehdit altına sokuyor. Bölgeyi, uluslararası kaçak silah ticaretinin merkezi haline getirmek, buna destek olmak, Türkiye açısından yanlış bir politikaydı” dedi.
Rusya’nın Sesi radyosuna konuşan Şener, batının Suriye konusundaki tutumunu anlayamadığına vurgu yaparken, “Suriye muhalefeti ağırlıklı olarak Suriyeli değil, birçok ülkede eğitilmiş, ağır silahlar kullanan militanlardır. Bu terörist gruplar 30’dan fazla ülkeden Suriye’ye sokulmuşlar ve ülkeyi kan gölüne çeviriyorlar. Suriye’deki katliamların sorumlusu ise terörist grup ve yabancı unsurları besleyen, silahlandıran ve destekleyen ülkelerdir” diye konuştu. 
 

İslam dışı gruplar
Şener, Türkiye’nin Suriye politikasıyla iç güvenliğimizi tehdit altına soktuğunu belirterek, “Suriye’de istikrarsızlık demek, muhalefetin silahla beslenmesi demek, bölgenin silah kaçakçılığının merkezi haline gelmesi demektir. Türkiye-Suriye sınırının böylesine bir merkeze dönüşmesi, ülke güvenliğini tehdit eder. Bunların yaptığı eylemlerin İslam’la bir ilgisi olduğuna inanmıyorum. İnsanları katledeceksiniz, masum insanları imha edeceksiniz, katliamlar yapacaksınız, camiyi bombalayacaksınız, türbeyi bombalayacaksınız, pazaryerini bombalayacaksınız, gencecik çocukları gırtlağından keseceksiniz, sonra Müslüman olduğunuzu iddia edeceksiniz. Ne kadar Müslüman görüntüsü içerisinde olsalar da bunlar İslam dışı gruplardır. İslam ülkelerinde kan akıtıyorlar, Müslümanları öldürüyor. Bu gruplar Türkiye üzerinden Suriye’ye giriyor, orada çatışıyorlar dinlenmek ve kebap yemek için de Türkiye’ye geliyorlar” diye konuştu.
 
Uydurma raporla savaş çığırtkanlığı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Türkiye’nin Suriye’de olası bir savaşın içine sürüklenmemesi gerektiğini söyledi. Koç, “Uydurma istihbarat raporlarına dayanarak Türkiye, Suriye’de olası bir savaşın içine sürüklenmemeli” dedi. Irak’ta 2003’te yaşananların unutulmaması gerektiğini, bugün 20-25 yaşlarında olup, sosyal medyada “klavye kahramanlığı” yapanların o zaman 10-15 yaşlarında olduğunu ve yaşananları hatırlamayacağını belirten Koç, Irak’ta yaşananları anımsatmak istediğini ifade etti. “Dünya baronları” nın 2003’te hem kendi kamuoylarını hem de kendileriyle hareket edenleri uydurma, yanlış istihbarat raporlarıyla, “(Irak’ta hem Irak’taki halkları hem bölge halklarını hem de dünyayı tehdit edebilecek kitle imha silahları var) şarkısı” ile aldattığını öne süren Koç, o dönemde bütün tartışmaların bu çerçevede yapıldığını dile getirdi.
 
“Beklediği Musa değil, USA imiş!” 
CHP’li Muharrem İnce, “Başbakan’ın Musa gelir diye beklediği Musa meğer ’USA’imiş” derken Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na, “Türkiye’yi savaşın üssü yapmayın, başka ülke askerlerinin Türkiye’de konuşlanmasına izin vermeyin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt dışına gönderilmesine ilişkin tezkere ve Meclis’in size verdiği yetkiyi aşmayın” uyarısında bulundu. Türkiye’nin maceraperest yöneticileri tarafından koşar adım savaşa sürüklendiğini ifade eden İnce, “Türkiye bu müdahaleden en fazla zarar görecek ülkelerin başında olmasına rağmen kendi ideolojilerine göre dış politikamızı yönlendiren yöneticiler tarafından savaşa sürükleniyor. Türkiye’yi gözyaşı dinmeyen Orta Doğu bataklığına sürükleyen AKP hükümetinin sorumluluğu ve vebali büyüktür. Ülkeye telafisi mümkün olmayan zarar vermeyin” dedi.
 
İncirlik ve Suruç’ta askeri hareketlilik
Suriye’ye müdahale hazırlıkları sürerken, Adana merkez Sarıçam ilçesi İncirlik bölgesindeki 10. Tanker Üs Komutanlığı’ndan dün önce 3 kargo uçağı, ardından 2 F-16 savaş uçağı havalandı. Bir süre sonra 2 F-16 ve bir korgo uçağının üsse iniş yaptığı görüldü. Öte yandan Suriye sınırındaki Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde sınıra hakim tepelere yeniden bazı askeri araçların yerleştirildiği gözlendi. Suriye sınıra sıfır noktadaki Mürşitpınar bölgesinde, tank ve füze
savunma sistemlerinin de aralarında olduğu askeri araçlar, 2. Hudut Tabur Komutanlığı’na bağlı 6. bölük çevresine bekletiliyor. Askeri araçlar, Suriye’ye hakim Alemdağı tepesinin çevresinde tank ve füze savunma sistemlerinin yeniden koşullandırıldığı görüldü. Bu arada son günlerde Suriye’de yaşanan olaylara karşı tabur komutanlığında kamuflajlı bekletilen tankların hazır hale getirildiği gözlendi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211