Şehit Gazeteci Cengiz Akyıldız’ın 3. Yıldönümü…

MHP Esenyurt Seçim Bürosu’na bölücü terör örgütü PKK'lı teröristlerin saldırısında şehit edilen Gazeteci Cengiz Akyıldız’ın şehadetinin 3. yıldönümü…

Şehit Gazeteci Cengiz Akyıldız’ın 3. Yıldönümü…
26 Ocak 2017 Perşembe 15:27

Ülkücü camia tarafından ‘Yusufiyeli Cengiz’ olarak tanınan gazeteci Cengiz Akyıldız, MHP İstanbul İl Başkanlığı’nda Basın Danışmanı olarak görev yapıyordu.

30 Mart 2014 Yerel Seçimleri çalışmaları için Esenyurt’ta açılan seçim bürosunu ziyarete gelmişti. Milliyetçi Hareket Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Rasim Acar’ın konuşma yaptığı sırada dışarıdan silah sesleri duyuldu.

PKK’lı kalabalık bir grupla silah, taş ve sopalarla seçim bürosuna saldırmıştı. Yusufiyeli Cengiz Akyıldız ve 5 kişi ağır yaralandı. Akyıldız, kaldırıldığı hastanede şehit olmuştu…

Yusufiyeli Cengiz Akyıldız, 1980 darbesinde de bedel ödemiş, cezaevinde yatmış bir Ülkücüydü…

Evli ve 2 çocuk babasıydı.

Akyıldız vefatından bir süre önce yazdığı "Cenazeme beklerim..." başlıklı yazısında şöyle demişti:

Cenazeme bekliyorum sizleri. Biliyorum; hiç beklemiyordunuz bu daveti.Birden geliverdi değil mi?“Daha dün konuşmuştuk ama..” diyorsun.... “Ama nasıl olur!”lar çekip çekiştiriyor iki yakanı... “Hiç beklenmedik bir ölüm!” bu, değil mi?...(Halbuki her an yanımızda) “Vakitsiz” “Erken!” “Sürpriz!” İşinize ara vereceksin bugün...

Ölmüş olmasına şaşırılmayan bir adamım. Bir baksana, ne değişti ki dünyada, ben eksildim diye...! Boğaz Köprüsünde trafik akıyor hâlâ. Ben öldüm diye şeritleri eksilmedi ya yolların. Ben öldüm bu defa... Hayret, şimdiye kadar hep başkalarıydı ölen... Gitsem de gitmesen de farketmez bir cenaze olurdu camilerden birinin avlusunda. Belki bir kalabalık çıkagelirdi önüme...

Resmine bakıp bakıp da ağlanacak adamı belki. “Adı neydi.... Hani.... şunu yapardı ya!” diye yokluğu normal bilinecek (Unutmak İhanettir) diyen adamı...

Soluk bir resimde mahzun bir tebessümün ardında aşklarını saklayan, susturan adamı. Ben oynuyorum bugün... Sahnedeyim.

Bir cezaevi anısını ise şöyle anlatıyordu Yusufiyeli Akyıldız: Kartal askeri cezaevi genelde ülküdaşlarımızla dolu idi …vatan hainlerine bile yapılamayacak işkencelere burada da maruz kalıyoruz?Ama hepimiz davamızdan asla ödün vermiyoruz. …Mahkemelerde pişmanım deyin derlerdi, biz ise neden ki, biz pişman olacak bir şey yapmadık. Bizleri burada tutsanız da biz Ülkücüyüz vatan için buralar bize taş medreseler gibi gelir diyorduk..Taş medrese ama işkenceler bizi daha da güçlendiriyordu.”

Yeniçağ




İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.