Dershanelere Açık lise önerisi
 Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ''Özel okula dönüşme kabiliyeti olmayan dershaneler, özel okul kadar yüksek standart istemeyen, açılması kadar yüksek kriterler koymamış olan bir statüyle açık liseye dönüşsünler. Ama şu anki uygulama gibi devam zorunluluğu olmayan değil. Örgün eğitimde, liselerde 40 saate yakın yüz yüze eğitim yapılıyorsa, buralarda da asgari bir yüz yüze eğitim süresi olsun'' dedi.

Bakan Avcı, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nca (SETA) düzenlenen ''Milli Eğitimde Neler Oluyor'' konulu panele katıldı.

SETA Toplum ve Ekonomi Direktörü Bekir Gür'ün gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Avcı, ''Dershaneler konusunda gelinen son durum nedir?'' sorusu üzerine, bu konuyla ilgili çalışmaların 3 ay önce başlamadığını, 10 yıldan buyana üzerinde çalışılan bir konu olduğunu anımsattı.

Konunun ayrıca Bakanlığın strateji belgesinde de yer aldığını belirten Avcı, bu çereçevede öngörüldüğü üzere 2014 yıl sonu itibariye dershane kurumlarının dönüştürülmesinin sağlanacağını söyledi.

Yaptıkları araştırmalar sonucunde mevcut dershanelerin yüzde 20'sinin özel okula dönüşebilme kabiliyeti olduğunu aktaran Avcı, ''Kalan yüzde 80 için bir dönüşüm programı hazırlamamız gerekiyordu. O hazırıklarımızı iki yıldan beri sürdürüyoruz'' dedi.

Bu hafta içinde ilgili paydaşlarla konunun görüşüleceği çalıştaylar düzenleyeceklerini hatırlatan Avcı, ''Bunu açıklayınca şu tür eleştiriler geldi. 'Siz her şeyi hazırlamışsınız, bize tebliğ etmek için bu tür çalıştayları düzenliyorsunuz. Siz bizden öneri almak için değil, kendi hazırlıklarınızı bize kabul ettirmek için bu çalıştayları düzenliyorsunuz.' Böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor, bu doğru değil'' diye konuştu.

-''Açık lise'' önerisi

Özel okula dönüşebileceklerin dışında kalan dershaneler için geliştirdikleri bir geçiş modelinin olduğunu ifade eden Avcı, bunu son defa paydaşlarla görüşeceklerini bildirdi.

Bakanlığın yürürlükte olan açık lise uygulamasını anlatan Avcı, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasıyla liselere talebin arttığını, çeşitlendiğini dile getirdi. Avcı, ''Dershanelerin dönüşüm sürecinde açık lise imkanını da değerlendirebiliriz. Adı açık lise olur mu, olmaz mı, onu ilgili paydaşlarla konuşuruz. Onlar da açık lise adının çok cazip olmadığını, bunun daha işin özüne uygun, başka bir adlandırmayla kamuoyuna anlatılabileceğini söylüyorlar. Bence de doğru'' dedi.

Avcı, açık lisede 1 milyon 200 bin öğrencinin okuduğunu, bu öğrencilerin kitaplarını aldıklarını, evlerinde çalışıp daha sonra sınavlara girdiklerini hatırlattı. Bunun çok nitelikli bir eğitim olmayacağının açık olduğunu vurgulayan Avcı, şöyle konuştu:

''Bu fırsattan istifade, biz açık lise uygulamasına da bir nitelik kazandıralım' diye düşünerek, özel okula dönüşme kabiliyeti olmayan dershaneler, özel okul kadar yüksek standart istemeyen, açılması kadar yüksek kriterler koymamış olan bir statüyle açık liseye dönüşsünler. Ama şu anki uygulama gibi devam zorunluluğu olmayan değil. Örgün eğitimde, liselerde 40 saate yakın yüz yüze eğitim yapılıyorsa, buralarda da asgari bir yüz yüze eğitim süresi olsun.

Bizim dershane sektörü temsilcileriyle yaptığımız daha önceki görüşmelerde, sektörde ciddi payı olanlar bize 20 saatlik yüz yüze eğitim ile böyle bir açık liseyi döndürebiliriz önerisinde bulundular. Daha sonra dediler ki, 15 saat yüz yüze eğitim, 15 saat de uzaktan eğitim yöntemleriyle biz bu işi başarabiliriz. Konuşmalarımız bu çerçevede dönüyor, böyle bir açık lise önerimiz var.''

-''Okuma salonları yok''

Bunun dışında tekil konularda bazı kursların olduğunu anlatan Avcı, bazı dershanelerin de bunlara dönüşebileceğini, bir kısmının halk eğitim merkezi olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Avcı, ''İşletmeci, ben açık liseye de özel okula dönüşemem kurs da yapmak istemiyorum' diyenler için de bakanlık olarak biz alalım. Buraları halk eğitim merkezleri olarak, buralarda ciddi beceri kurslar yapılıyor. Buralardan o şekilde yararlanabiliriz' diye de düşünüyoruz'' değerlendirmesinde bulundu.

Çalıştaylarda konuşulacak çerçevenin bunlar olduğunu işaret eden Avcı, bunun içinde özel etüt eğitim merkezlerinin, okuma salonlarının olmadığını vurguladı.

Bakan Avcı, etüt merkezlerinin üçe ayrıldığını, birincisinin "ileri kreş" gibi düşünülebilecek çalışan anne babaların çocuklarını gönderdikleri etüt merkezi olduğunu, ikincisinin bakanlıkça açılan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da dezavantajlı kesimlere eğitimde destekte bulunmak için eğitsel, sosyal amaçlarla açılmış kurumlar olduğunu, üçüncüsünün ise "etüt eğitim merkezi" adı altında paralı dershanecilik yapanlar olduğunu ifade ederek, ''Etüt eğitim merkezi' diyor ama dershaneciliğin bugünkü haliyle getirdiği külfetleri bile üstlenmek istemeyenlerin bulduğu bir formül. Bunların görüşülmesi gerekir'' dedi.

-''Alelacele bulunmuş bir formül değil''

Bakan Avcı, ''İster özel okul olsun, ister açık lise olsun, ister özel etüt eğitim merkezi olsun bütün bunlara ayrıca öğrenci desteği sağlamayı da öngörüyoruz. Okulün türüne göre, yoksul ama başarılı öğrencileri burslandırarak bu kurumları desteklemeyi vaadediyoruz'' diye konuştu.

Bunun yükselen itirazlar üzerine bulunan bir formül olduğu şeklinde yorumlandığını da belirten Avcı, ''Demokrasinin tabiatında bu vardır. Düşünmediğimiz, kolay olmadığını düşündüğümüz bazı şeyler olabilir. Demokratik tepkiler üzerine, 'evet bunu yapalım' diye düşünülür. Ama bu bunlardan biri değil. Bu yeni alelacele bulunmuş bir formül değil, bu sektörün ihtiyaçları ve makul çözüm önerileri doğrultusunda gelişitirilmiş bir formül'' dedi.

AA



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211