ÂŞIK KEMÂLÎ BÜLBÜL'SÜZ ÜÇ YIL
 O'nu, 23 Eylül 2012'de ebedî yolculuğuna uğurladığımızın üzerinden tam üç 

yıl geçti. Bu durumlarda, dâimâ: "Daha dün gibiydi!" der geçeriz de, geçen 

günlere dâir 'muhasebe' yapmayı hep ihmâl ederiz. 


Âşık Kemâlî Bülbül hakkında son olarak yazdığım 'Âşık Kemâlî Bülbül'ün 

Şiirlerinde Samsun' başlıklı oldukça geniş muhtevâlı makalemi, Canik Belediyesi 

tarafından tertip edilen "Geçmişten Günümüze Samsun / Canik ve Değerleri 

Sempozyumu'na tebliğ olarak sunmuştum. 


Canik Belediye Başkanlığı ise, büyük bir hizmet yaparak, 2015 yılında yâni 

bu yıl, bu tebliğleri kitap hâline getirerek kamuyla paylaşmış ve sempozyumun 

adını taşıyan eserin 1237 ile 1254. sayfaları arasında, bu makaleme yer 

verilmiştir. 


Âşık Kemâlî Bülbül, hakkında yazdığım birçok makalemde de ifade etiğim 

gibi, O, sâdece Samsun'un değil, Türkiyemizin de kıymetli bir 'âşığı'dır. 

2011 yılında, Prof. Dr. Şahin Köktürk tarafından hazırlanıp İlkadım Belediyesi 

tarafından kitap hâline getirilen "Samsunlu Âşık Kemâlî Bülbül Hayatı Sanatı 

Şiirleri" adlı esere yazdığım TAKDÎM'den bir bölüm nakletmek istiyorum:

"Âşık Kemâlî Bülbül, küçük yaşından beri, büyük sıkıntılarına rağmen kendini 

âşıklığa hasretmiş, sesini bütün Türkiye'ye duyurabilmiş doğma büyüme 

Samsunlu olan, Samsun'un ilk "kalem şuarâsı"ndandır, ilk "söz ehli âşığı"dır. 

Anadolu'nun...Karadeniz'in...Samsun'un gür sesidir.


1946 yılında, henüz onsekiz yaşında iken "Kırık Sesler" adlı kitabıyla kendini 

göstermesi bile, o zamanın şartlarında değil, bugün bile takdîre değer bir 

cesâret ve ibret numûnesidir. " (Sf. 10) 


"KIRIK SESLER";

O'nun, Kavaklı Kemal Bülbül imzasıyla, 1946 yılında, Ahmet 

Hilmi Basımevi tarafından basılan ilk kitabıdır. Bu vesîleyle; kitaba da adını 

veren bir kıt'alık "Kırık Sesler" şiirini naklediyorum:


"Ruhum gece gündüz ahtın yasında

Sevsem de sevilmem kırık seslerim

Her gün zehir buldum bahtın tasında

Aşkı kalpten silmem kırık seslerim."


Kendisiyle yaptığım bir mülâkatta da, bir sorum üzerine bana şunları 

söylemişti: " Ben, 1928'de Samsun'un Kavak İlçesi'nin Kozansıkı Köyü'nde 

dünyaya geldim. Anamın sözü bu: Tren, Kavak'a geldiği yılda doğdun, demişti. 

Başka hiçbir durum yok: 10 Mart 1928.


(...) Babam 1939 yılında vefât etmişti. Ben, o zaman 11 yaşında bir sabi 

idim. Anam ise, babamın ölümünden iki sene sonra başkasıyla evlendi. Yani 13 

yaşında iken kendime bakmak durumunda kalmıştım. Trenlerde, vapurlarda, 

esans, nane şekeri satıyordum. 1944'lerde o zamanlar Ali Baba dergisini 

Samsun'da Cavit Coşkundere çıkarıyordu. Ben de gazetecilik sevgisiyle, ona 

muhabirlik yapıyordum. Bu muhabirlik karşılıksızdı. Samsun'da oturuyordum. 

Dediğim gibi, trende, vapurda şeker, esans hatta yeni yeni yazmaya 

başladığım destanlarımı satmaya başlamıştım." (Bkn. M.Hâlistin Kukul, Âşık 

Kemâlî Bülbül İle Sohbet, Erciyes Dergisi, Temmuz 2009, Sf. 5-6)

Âşık Kemâlî Bülbül, aynı zamanda, bir Türk Dünyâsı sevdâlısıydı. Benim: 


"Selâm sana ey horlanan Türk ili

Selâm sana Türk denilen sevgili

Dedem Korkut, Yûnus Emre, Fuzûlî

Hasretiniz gönlümde buram buram

"Selâmün aleyküm - Aleyküm selâm" 


Diye devam eden "Selâm" başlıklı şiirime yazdığı nazîreden, bir bölüm 

naklediyor, kendisine, Allahü teâlâdan rahmet diliyorum:


"Tiyenşan Dağları'nın kopan rüzgârı

Şanlı ecdâdımın, en sâdık yâri

Rüyâlarım gerçek olsaydı bari;

Kara sevdâlıyım, muhterem Kukul,

Mümkünse bu derdin, çaresini bul!...

Masal kahramanı Dede'miz Korkut

İlimin sultanı Kâşgarlı Mahmut

Şâmil, gönüllerin tahtında mevcut

Bana yardımcı ol, muhterem Kukul,

Cihadı farz kılmış, ümmete Resûl!.."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211