Öztürk: Kütçe yayın beğeni kazandı
 Demokratikleşmede önemli
AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Öztürk, Kürtçe Çalıştayı'nın Türkiye'nin demokratikleşme süreci açısından önemli rol oynadığını vurguladı.

ANKARA (AA) - Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk, "Sadece 10 sene önce Kürtçe'nin yasak olduğu bir ülkede bugün ülkenin ulusal ajansı ve üniversiteleri Kürtçe Çalıştayı yapıyor. Bunun da Türkiye'nin demokratikleşme süreci açısından ne kadar önemli bir rol oynadığını burada görüyoruz" dedi.

Öztürk, Kürtçe Habercilikte Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı'nın açılışında yaptığı konuşmaya, son derece mutluluk verici ve anlamlı bir çalışmanın açılışını yaptığını belirterek başladı. Kürt bir annenin ve Kafkas göçmeni Türk bir babanın oğlu olarak Çalıştay'ın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığına işaret eden Öztürk, "Evimizin içinde annemin zaman zaman kaçak olarak konuştuğu bir Kürt dilinin, dışarıda söylenmesi yasak olan bir Kürt dilinin bugün ülkenin ulusal ajansı, üniversiteleriyle beraber ortak bir Çalıştay'da konuşuluyor olması Türkiye açısından son derece gurur ve onur verici bir gelişmedir" diye konuştu. 

AA'nın, 1920 yılında Milli Mücadele döneminde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Mücadele'nin kahramanlarının yaptığı bir toplantıda, "Milli Mücadele'nin, Anadolu'nun sesini tüm dünyaya duyurmak için" kurulduğunu anımsatan Öztürk, isminin de o gün, 6 Nisan 1920'de konulduğunu ifade etti. O gün Osmanlıca, Fransızca ve İngilizce yayınlarla Anadolu'nun ve Milli Mücadele'nin sesinin dünyaya duyurulduğunu söyleyen Öztürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Geçen zaman içinde maalesef Anadolu Ajansı içine kapandı, sesini sadece Anadolu'ya duyuran bir ajans oldu. Bundan 2,5 yıl önce hükümetimizin 'Dünyanın en önemli ülkelerinden biri olma hedefimiz varsa buna uygun medya organlarına da sahip olmamız gerekir' fikriyle bize bir 100'üncü yıl vizyonu hazırlamak düştü. Hükümetimiz bu konuda hem finansal hem de siyasi olarak destek verdi ve Anadolu Ajansı, 100. yıl projesini hazırladı.

'1920'de kurulduk, 2020 yılına geldiğimizde nasıl bir ajans görmek istiyoruz' dediğimizde 'Dünyanın ilk beş ajansından biri olarak varolmak istiyoruz' dedik. Eğer dünyanın ilk beş ajansından biri olmak istiyorsanız uluslararası bir arenaya çıkacaksınız ve uluslararası bir arenada var olmanız gerekir. Uluslararası arenadaki rakiplerimiz dünyada en çok tanınan, sizlerin de yakından tanıdığı rakiplerdir. Bu projeye başladığımızda günlük 600 haber yayınımız vardı, şu anda 2 bine çıktı bu rakam ama yine de rakiplerimizin gerisindeyiz gördüğünüz gibi. Fotoğraflarımız yine 600'den bin 800'e çıktı ama yine de rakiplerimizin gerisindeyiz."

-Günlük 7 dilde yayın

Uluslararası ajans olabilmenin şartlarından birinin yabancı dilde yayın olduğuna ve AA'nın günlük 7 dilde yayın yaptığına dikkati çeken Öztürk, "AP ve AFP'den daha fazla yayın yapan bir haber ajansı konumuna geldik ama halen çok yeterli değil. Bizim hedefimiz dünyada 10 dilde yayın yapmak ve Ankara merkezli Anadolu Ajansının dünyadaki örgütlenmesini daha da fazla büyütmektir" dedi.

AA'nın Ankara, Brüksel, Kahire, Moskova, New York ve Pekin'de ana merkez büroları bulunduğunu ifade eden Öztürk, iki gün önce de Kudüs bürosunun açılışının yapıldığını hatırlattı. "Anadolu Ajansı, dünyanın 82 ülkesinde 65 farklı uyruktan çalışanıyla uluslararası bir ajans konumuna gelmiş bulunuyor. Üretim hesaplarımıza, ürettiğimiz materyallere bakarsanız dünyanın ilk 8 ajansı arasına girmeyi başarmış durumdadır. Önümüzdeki 2020 yılına gelinceye kadar hedefimiz daha fazla yayın yapmak ve daha fazla etkin olmaktır" diyen Öztürk, günlük haber rakamlarının her geçen gün arttığını vurguladı.

-"Dünyada en çok Arapça haber üreten ajans"

AA'nın en güçlü olduğu alanın, Türkiye'nin de hinterlandı olarak kabul edilen Ortadoğu bölgesi olduğunu, bölgedeki yayının Kahire'den yönetildiğini söyleyen Öztürk, şöyle devam etti:

"Kahire'de darbe olmasına rağmen kapatılmayan nadir medya kuruluşlarından bir tanesiyiz. Hiçbir haberimiz tekzip edilmedi, ofislerimiz kapatılmadı, elemanlarımız da tutuklanmadı. Bunun önemli sebeplerinden bir tanesi Anadolu Ajansının son derece objektif, tarafsız ve bütün kesimlerin haberlerini veren bir kurum olmasından kaynaklanıyor. Dünyada en çok Arapça haber üreten ajans konumundayız. O yüzden Ortadoğu bölgemizin gücünü kullanarak diğer ülkelerde, diğer kıtalarda etkin olmaya çalışıyoruz. Önemli bölgelerimizden biri tanesi de Avrupa bölgesi. Avrupa'da hemen hemen bütün ülkelerde temsilcimiz bulunuyor. Bu bölgelerin tamamından İngilizce, Arapça, Türkçe ve Fransızca yayınlar yapıyoruz. Böylece Avrupa'daki haberlerimizi Boşnakça dahil olmak üzere Balkanlara, Ortadoğu'ya, oradaki haberlerimizi de bu bölgeye aktararak etkin bir bölgesel güç haline gelen bir ajans olmak üzereyiz."

-"Fransızca yayınımızla Batı Afrika'da etkin olacağımızı düşünüyoruz"

Rusça yayınının sürdüğüne, özellikle Türkiye'nin etkin olduğu bütün bölgelerde AA'nın yer aldığına işaret eden Öztürk, Fransızca yayının da geçen ay hayata geçtiğini ve merkezin Tunus'ta olduğunu anımsattı. Öztürk, "Özellikle Batı Afrika'da Fransızca tekeli vardır, orada tek bir ajans maalesef yayın yapıyor, biz bunu ikinci bir hat olarak girmek üzereyiz. Batı Afrika bölgesindeki bütün ülkelerle şu anda temas halindeyiz ve günlük Fransızca yayınımızla o bölgede etkin olacağımızı düşünüyoruz" değerlendirmesini yaptı. 

Tüm bu hedefleri gerçekleştirmek için ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının karşılanabilmesi için AA Haber Akamedisi kurulduğunu söyleyen Öztürk, Kürtçe yayın yapan AA çalışanlarının da Haber Akademisinde yetiştiğine vurgu yaptı. Dünyada savaş muhabiri yetiştiren ve savaş muhabiri eğitimi veren nadir ülkelerden birinin Türkiye olduğunu, ABD ve İngiltere'den sonra üçüncü sırada geldiğini kaydeden Öztürk, "Şu anda Polis Akademisi ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile ortaklaşa olarak savaş muhabiri yetiştiren Ortadoğu'daki tek kurumuz" dedi.

-AA'nın Kütçe yayını beğeni kazandı

Anadolu Ajansının Kürtçe yayınlarının bugünkü etkinliğin ana konularından bir tanesi olduğunu vurgulayan Öztürk, AA'nın Kürtçe yayınlarının 1 Eylül'de başladığını, deneme yayınlarından itibaren de istisnasız bütün medya organlarından, akademisyenlerden ve üniversitelerden son derece pozitif mesajların kendilerine iletildiğini söyledi.

Kürtçe yayının AA'nın yayın yaptığı diller arasında olumlu olarak bahsedilen diller arasında yerini aldığını ifade eden Öztürk, şu bilgileri verdi:

"İki lehçede yayın yapıyoruz; bir tanesi Kurmanci lehçesi ve diğeri de Arap harfleriyle yazılan Sorani lehçesi. Kurmanci lehçesinin merkezi Ankara'da. Buradaki arkadaşlarımız hem kendi dillerinde haber yazıyorlar, hem de çeviri faaliyetlerini yapıyorlar. İkinci lehçemiz Erbil'de. Biliyorsunuz Erbil'in resmi dili aynı zamanda Sorani lehçesi. Soranice'yi Türkiye'de konuşan kimseyi bulamadık. Bu yüzden merkezi ofisimizi Erbil'e açtık. Bu ofisimizde Türkçe'den Soranice'ye İngilizce'den Soranice'ye ya da Soranice'den Arapça'ya ve İngilizce'ye olmak üzere çok dilli yayın yapılmaktadır. Erbil'in en büyük yabancı ofislerinden birisi oldu. Buna paralel olarak Süleymaniye ve Kerkük'te de ofislerimiz var. Bu bölgedeki yayınlarımız bütün ülkeyi kapsayacak şekilde tamamlamış bulunuyoruz."

Öztürk, Türkiye'de Soranice konuşan ve haber yazabilen insan kaynağı bulmakta zorlandıklarını bir kez daha belirterek, Erbil'de açılan ofisinde Sonanice çalışma metotları ve şekilleri konusunda Türkiye ile adaptasyonunda ilk başlarda sıkıntıların yaşadığını ama sorunun çözülmesiyle haber üretiminin yapılabildiğini kaydetti.

-Kürtçe yayında en önemli sorun insan kaynağı

Kürtçe yayın konusunda önemli sorunlar olduğunu ve bunları akademisyenlerle tartışmak istediklerini dile getiren Öztürk, "Birinci sorunumuz insan kaynağı sorunu. Kürtçe haber yazabilen, Kürtçe okuyabilen, konuşabilen, röportaj yapabilen gazeteci bulmakta maalesef çok büyük zorluklar çekiyoruz. Bu yüzden de Kürtçe servisimizi yöntem arkadaşlarımız akademide uzun süre eğitim gördü. İnsan kaynakları konusunda medya alanında çalışan, Kürtçe yazıp okuyabilen insan kaynağı konusunda ciddi sıkıntımız var. Kürk dilinin gramer yapısı zaten akademisyenlerimizin de en çok tartışacağı konulardan. Bir haberi yazarken bunu hangi gramer kurallarını uygulayarak yazalım, hangi tekniklerle yazalım? Bu konuda da ciddi sorunlar yaşıyoruz. Bu yüzden de Artuklu ve Muş Alparslan Üniversitesiyle ortaklaşa yaptığımız bazı çalışma alanlarında, bu gramer yapılarına kararlar veriyoruz. Bazı kelimeleri yeniden üretiyoruz, bunun da önemli bir katkı sağladığını düşünüyorum" diye konuştu.

Öztürk, Kürtçe'nin yazılı değil ama sözlü bir edebiyat geçmişi olduğu için yazılıya maalesef çok dönüşemediğini belirterek, "Yazılı kaynak kullanımı konusunda da sıkıntılar yaşıyoruz. Medya alanında da önemli sorunlar var. Bu Erbil'de de aynı şekilde yaşanıyor. Önümüzdeki günlerde Erbil'deki televizyoncular ve gazetecilerle Türkiye’de eğitim çalışması yapacağız. Onlar da bizden bunu talep ettiler. Medya alanında Kürtçe eğitim veren maalesef hiçbir kurum bulunmuyor. Bunu da önümüzdeki dönemlerde Haber Akademimiz ile bir medya çalıştayıyla, bir eğitim programıyla hayata geçirmeyi düşünüyoruz" dedi.

-"Türkiye'nin ulusal ajansı, Kürt dilinin gelişmesine katkıda bulunuyor"

Özellikle Erbil bölgesindeki güçlü bir medya olduğunu tespit ettiklerini belirten Öztürk, "Bölgesel ve ulusal yayın yapan yaklaşık 20'ye yakın gazete ve televizyon var. Bunların 12 tanesi şu anda Anadolu Ajansının abonesidir. Türk dilinin gelişmesi için, Türkçe'nin gelişmesi için Anadolu Ajansı, 94 yıldan beri çok önemli çalışmalar yaptı, kritik görevlerde bulundu. Bir kelimenin kullanımı, bir kelimenin yaygınlaşması, bir kelimenin meşrulaşmasından tutun da bir kelimenin gerçek anlamda kullanılmasına kadar Türk Dil Kurumu ile yıllardan beri ortak çalışmalar yapıyoruz. Bugün Türkiye'nin ulusal ajansı, Kürt dilinin gelişmesine katkıda bulunuyor şu anda" diye konuştu.

-"Bizim projelerimize inandılar ve güvendiler"

Öztürk, Anadolu Ajansının haberlerinin yaygınlığının ve bölgedeki etkisinin Kürtçe'nin kullanımı ile kelimelerin ve kavramların yaygınlaşmasına önemli katkı sağlayacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Türk Dil Kurumuna buradan da teşekkür etmek istiyorum. Kürtçe-Türkçe sözlük üretti. Anadolu Ajansı da medya dili ve medya kavramlarının içerisinde yer alacağı bir kitap çalışması üzerinde çalışıyor. Bunun aynı zamanda, biz diğer dillerde yayın yaparken fark ettik. İngilizce ile ilişkisi, Arapça ile ilişkisi, Kürtçe'nin Fransızca ile ilişkisinde de son derece kritik şeyler tespit ediyoruz. Bunu üniversitelerimiz ve diğer akademisyenlerimizle ortak çözmeyi planlıyoruz. Sadece 10 sene önce Kürtçe'nin yasak olduğu bir ülkede bugün ülkenin ulusal ajansı ve üniversiteleri Kürtçe Çalıştayı yapıyor. Bunun da Türkiye'nin demokratikleşme süreci açısından ne kadar önemli bir rol oynadığını burada görüyoruz. Bize bu projelerimiz esnasında destek veren Sayın Başbakanımıza ve Sayın Başbakan Yardımcımız Bülent Arınç beye çok teşekkür ediyoruz. Bizim projelerimize inandılar ve güvendiler. Bugün bu projelerin hayata geçirilmesini gördükçe de mutlu oluyoruz."

Kemal Öztürk, Çalıştay'a katılanlara katılımlarından dolayı teşekkür ederek, Kürtçe "Ser çavan hatti (baş göz üzerine geldiniz)" dedi.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211