Devlet Bahçeli "cinsel istismar" düzenlemesi İçin Ne Dedi?

MHP Genel Başkan Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Bahçeli, "cinsel istismar" suçuyla ilgili düzenlemenin komisyondan çekilmesiyle yetinilmemesini tümüyle geri çekilmesini istedi.

Bahçeli; "Bu önergenin safında durmak, ısrarla savunmak çocuklara kıymış ve kast etmiş sapıkları selamlamak, onlarla aynı kümeye girmek demektir. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne çağrıda bulunuyorum; ne yapıp yapıp bu önergeyi komisyona almakla yetinmeyin tümden geri çekin, gelin daha fazla anlamsız ve boş tartışmalarla Türkiye’yi boğmayın" diye belirtti.

AHLAK, MİLLİ ve MANEVİ VARLIĞIMIZIN TEMİNATIDIR

Devlet Bahçeli, ahlaki çürümenin, toplumu ayakta tutan değer ve dinamikleri, manevi güvence ve emanetleri tepeden tırnağa tehdit ettiğini, utanma duygusunun rafa kalkması sosyal düzen ve dengeyi bozacak, insanları birbirine düşürerek anarşiyi teşvik edeceğini belirterek; "Ahlak milli ve manevi varlığımızın teminatıdır. Ve mutlaka korunmalıdır. Bakınız merhum vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy ne diyordu: ‘Oyuncak sanmayın, milli ahlak, milli ruhtur.” Onun iflâsı en korkunç ölümdür: Tümüyle ölmektir.’ Yine bizlere çok veciz bir şekilde şöyle seslenmişti: ‘Ne irfandır veren ahlaka yükseklik, ne vicdandır; Fazilet duygusu insanlarda Allah korkusundadır.’ Milli onurdan uzak, haysiyet, adalet ve insanlıktan mahrum toplumların yaşaması görülmediği gibi mümkün de değildir. Türk milleti ahlak kutbu, adalet mihveridir. Şanlı mazimizin tertemiz sayfaları bunun en canlı kanıtıdır. Suçlular aklanarak, suçlarına kılıf hazırlanarak ne adalet sağlanacak, ne de milli ahlak müdafaa edilecektir. Milli iradeyi temsil eden milletvekilleri milletimize tercüman olurken en başta vazgeçemeyeceğimiz ahlak ve adalet kurallarına saygı ve bağlılıkla yükümlü olduklarını hatırlarından çıkarmamalıdır” dedi.

BU GARABETİN TEVİLİ YOKTUR

Günlerdir cinsel istismar konusunun tartışıldığını ifade eden Genel Başkan Bahçeli, “Bir grup AKP’li milletvekilinin; Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının görüşülmesi esnasında, verdikleri skandal öneriyi o günden bugüne konuşuyoruz. Bir defa, bu önergenin safında durmak, ısrarla savunmak; çocuklara kıymış ve kast etmiş sapıkları selamlamak, onlarla aynı kümeye girmek demektir. AKP’li milletvekillerinin vermiş olduğu esef ve endişe verici önergede; ‘Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın, 16 Kasım 2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi durumunda, ceza açıklanmasının geri bıraktırılmasına, hüküm verilmişse cezanın infazının ertelenmesine karar verilir’ denmektedir. 16 Kasım’a kadar cinsel istismarı yap, sonra sıkıyı görünce evlen; bir şey olmasın, bu garabetin tevili yoktur. Bu önerge milletimizi ayağa kaldırmıştır. Kadın dernekleri ve benzeri sivil toplum kuruluşları haklı ve yerinde tepkilerini isabetle göstermişlerdir. Cebir, tehdit, hile veya iradeyi sakatlayan bir başka neden olmadan cinsel istismar suçu, yani, taciz ve tecavüz nasıl gerçekleşecektir? Hadi gerçekleşti diyelim, Medeni Kanuna göre çocuk sayılan bir evladımızın aklı ve ruhu gasp edilerek istismara uğraması nasıl sıradan ve normal görülecektir? Adı üstünde, çocuğun rızası olsa ne yazacak, olmasa ne çıkacaktır? Bu önergeyi veren AKP’li milletvekillerinin hiç mi yüreği sızlamadı? Hiç mi elleri titremedi?

ÇOCUKTAN GELİN Mİ OLUR?

Medeni Kanunun 124’üncü maddesi, erkek veya kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez hükmünü içermektedir. Ancak, hakimin, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olanların evlenmesine izin verebileceği de kaydedilmiştir. Kim aksini söylese de, söz konusu önerge tecavüzcülere af vaat etmektedir. Meşum önergeyle; sabilere, körpe yavrulara, küçücük bedenlere göz koyan iğrenç yaratıklara can simidi uzatılmaktadır. Herkes vicdanını yoklasın ve şu sorunun cevabını arasın: Çocuktan gelin mi olur? Cinsel istismar mahkûmlarından mağdur mu çıkar? Ne felakettir ki, 3 bin mağdurdan bahsedilmektedir” dedi.

Bahçeli Cinsel İstismar ile ilgili konuşmasını şöyle devam ettirdi:

“Şu anda cezaevinde merak ve heyecanla mezkur önergenin yasalaşmasını bekleyen ve cinsel istismardan hüküm giymiş hangi hatırlı veya sözü geçen kokuşmalara destek verilmektedir?

Çocuk istismarında son on yılda dava sayısı patlama yaşamış ve üç kat artmıştır. TÜİK’in verilerine göre, yine son 10 yılda, 482 bin 908 kız çocuğu evlendirilmiş, 15-17 yaş arasında bulunan 17 bin 789 kız çocuğu doğum yapmıştır. Diyeceğim odur ki, ırz düşmanlarını aklama telaş ve amacına hep birlikte engel olmalıyız. Çocuklarımızın istismarını önlemeliyiz.

ÇOCUKLARIMIZI SOLDURMAYACAĞIZ

Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesine Türkiye taraftır. Çocukların da bir hakkı olduğunu asla unutmamalıyız. Bu amaçla, 19 Kasım Dünya Çocuk İstismarını Önleme Günü, 20 Kasım da Dünya Çocuk Hakları günü olarak kabul edilmiştir. AKP’nin vicdan ve ahlak sahibi hiçbir milletvekili bu önergeye sıcak bakmayacak, destek vermeyecektir. Aklıselimin galip geleceğine inancım eksiksizdir. “Kararımızdan dönmeyeceğiz” diyen önerge sahiplerinden birisi olan milletvekilinin de pişmanlık duyacağını ümit ediyorum.

AKP'YE ÇAĞRIDA BULUNUYORUM!

Çocuklara, kadınlara, mazlum ve masumlara şiddet uygulayan, cinsel saldırıda bulunan, hayatlarını karartan zalim ve ahlaksızları değil affetmek, değil işledikleri suçları temizlemek; bunların kafalarına hukukun demir yumruğunu indirmek milli ahlakın gereğidir. Çocukları gülmeyen bir milletin umutları kırılmış, hayalleri kurumuştur. Çocuklarımızı soldurmayacağız, onları istismarcılara, tecavüz ve şiddet faillerinin keyfine bırakmayacağız. Buradan Adalet ve Kalkınma Partisi’ne çağrıda bulunuyorum: Ne yapıp yapıp bu önergeyi komisyona almakla yetinmeyin tümden geri çekin, gelin daha fazla anlamsız ve boş tartışmalarla Türkiye’yi boğmayın. İnanıyorum ki, TBMM’de görev yapan her milletvekili çocukların hak ve hukukunu muhafaza edecek, ülkemin her yavrusunu kendi yavrularından ayrı görmeyecektir. Helalzade barıştırır, haramzade karıştırır. Bırakınız haramzadeleri, harama ortaklık yapanları; biz helalden yana duralım, helalle hemhal olalım. Haramzadeleri ise önce Allah’a, sonra millet vicdanına, daha sonra da adaletin vereceği keskin karara havale edelim.”

KAPSAMHABER



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211