Dar Bölgenin hedefi MHP...

Başbakanlık yeni binada basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, yeni seçim sistemiyle ilgili üç seçeneği böyle açıkladı:

"Mevcut sistemle yani yüzde 10 barajıyla devam edebiliriz. Barajı yüzde 5'e çekip, 5'li gruplandırmayla Daraltılmış Bölge Seçim Sistemini uygulayabiliriz. Üçüncü seçenek olarak da, ülke barajını tamamen kaldırarak, Dar Bölge Seçim Sistemini getirebiliriz. Bu üç seçeneği önümüzdeki günlerde tartışacak, Türkiye için en doğrusu, en isabetlisi hangisiyse, o yönde düzenlemeyi Meclis'e getirecek, yolumuza o şekilde devam edeceğiz."

İŞTE O SİSTEM

Seçim bölgeleri 5 veya 6 vekillik daraltılmış bölgeler haline getirilecek ve genel seçimler için bazı iller birleştirilerek yeni seçim bölgeleri oluşturulacak. Yeni sistem 4 ila 6 vekili meclise gönderen 25 il dışında kalan tüm seçim bölgelerini etkileyecek. 3 veya daha az vekil çıkartan 34 il, komşu illerle birleştirilip tek bir seçim bölgesi haline gelecek; vekil sayısı 10 ve üzerinde olan illerse birden fazla seçim bölgesine ayrılacak.

Mevcut sistemde siyasi partiler A şehri için 1 milletvekili çıkarabilecek olsalar bile, 5 tane aday gösteriyorlar. Dar bölgeli sistemde ise, A şehri 5 bölgeye ayrılıyor… A şehrinin 1 milyonluk bir nüfusu varsa, 200′er binlik 5 bölgeye ayrılıyor. Ve, her siyasi parti o 200′er binlik bölge için sadece 1 milletvekili aday gösteriyor.

NASIL ETKİLENECEKLER?

2011 seçim sonuçları üzerinden Türkiye’nin 3 milletvekili çıkartacak şekilde seçim bölgelerine ayrılması halinde, BDP’nin çıkartacağı vekil sayısının 36-39 aralığına yükselebileceği, MHP’nin vekil sayısının ise 15’e kadar düşebileceği hesaplandı. CHP’nin vekil sayısının ise pek çok bölgede değişmediği görüldü.

Milletvekili sayısı arttırılıp bölge sayısının azaltılması, örneğin her bölgenin 5 milletvekili çıkartacak şekilde belirlenmesi durumunda ise MHP’nin 3’lü sisteme göre milletvekili sayısının arttığı, CHP’nin bazı illerde vekil kaybederken, bazı illerde daha fazla milletvekili çıkartabileceği, BDP’nin ise Doğu ve Güneydoğu dışındaki illerde vekil çıkartmakta zorlanabileceği görüldü. AK Parti’nin ise bu sistemde özellikle büyükşehirlerde milletvekili sayısını arttırabileceği konuşuluyor.

Peki bu daraltımış bölge sistemi nasıl? Bu soruların yanıtını kamuoyu Araştırmacısı Adil Gür, geçtiğimiz günlerde katıldığı NTV yayınında vermişti.

İSTANBUL ÖRNEĞİYLE ANLATTI

Yeni sistemi İstanbul örneği üzerinden anlatan Adil Gür, şunları şöyledi:

"İstanbul'da 80 küsür milletvekili için 12-13 bölge belirleniyor. Bir bölgede 5-6 milletvekili seçiliyor. Bugün İstanbul'un iki yakası için ayrı ayrı 40'ar vekil seçiyorduk. Daraltımış bölge seçim sisteminde her bir bölge için 5-6 milletvekili seçeceğiz. Büyükşehirlerde yaşayanlar 40 vekil yerine kendi bölgesinden aday olan 5-6 vekil için oy verecek.

BEŞTEN AZ VEKİLİ OLAN ŞEHİRLERDE NE OLACAK?

Beşten az milletvekili çıkaran illerde durumun ne olacağı belli değil. Burada kritik soru iller başka şehirlerle birleştirilecek mi birleştirilmeyecek mi? Bu sistem milletvekili sayısı çok olan illerde uygulanabilir ancak küçük kentlerde sıkıntı yaratabilir. Türkiye'de farklı etnik gruplar, farklı inanç ve yaşayan gruplarında insanlar var. Farklı yapıdaki illeri birleştirmeniz başta insan haklarına aykırıdır."

DAR BÖLGE SİSTEMİ DAHA DEMOKRATİK

Dar bölge seçim sisteminin farklılıklarını da aktaran Adil Gür'e göre, dar bölgeli seçim sistemi sonuçları açısından daha demokratik ve uygulanabilir bir sistem.

Adil Gür, sistemi ilçelerden yola çıkarak detaylı bir şekilde böyle anlatmıştı:

"Örnek vermek gerekirse, Beşiktaş ve Sarıyer'den 5 vekil seçilecek. Burada bir kaç mahalle bir bölge yapılarak 1 vekil seçebilir. Yani herkes muhtar seçer gibi vekil seçebilir. Bu sistemde halkın sevmediği adayda ısrar eden liderler başarısız olur. Dar bölgeye evet ancak daraltılmış bölgede soru işaretleri var. "

KİMİN OY ORANI ARTAR, KİM KAYBEDER?

Daraltılmış seçim sistemi tartışmalarında en çok merak edilen soru ise sistem hangi partiye yarayacağı. Bu soruya da Adil Gür'ün yanıtı net oldu: "En çok oya sahip partiyi olumlu etkiler."

SEÇMEN VEKİLLERİ DAHA İYİ TANIYOR

Adil Gür dar bölge sistemini başka bir platformda şöyle anlatmıştı: “Bir şehir bölgelere ayrılıp, her bölge için sadece 1 aday olduğunda, o bölgenin seçmeninin aday gösterilen milletvekili hakkında bir fikri, izlenimi olabiliyor. Şu andaki sistemde ise, seçmenin % 80′i oy verdiği partinin adaylarını tanımıyor.

Dar bölgeli seçim sisteminin şöyle de bir avantajı var ki, seçmen milletvekilini mevcut sisteme göre daha iyi tanıyabildiği için, söz konusu milletvekilinin icraatı hakkında da daha iyi bir fikre sahip olabiliyor ve eğer o milletvekilinden memnun kalmazsa bir dahaki seçimde bunu sandığa yansıtabiliyor.”

EN DOĞRU SİSTEM AMA

Milliyet yazarı Mehmet Tezkan dar bölge sistemiyle ilgili 19 Eylül tarihli yazısında şunları yazmıştı:

"Peki, en doğru sistemin bu olduğu bilindiği halde neden yıllardır uygulanmaz?.
Şöyle bir korku vardır..
Derler ki; dar bölge olursa yani her seçim çevresinden bir milletvekilli seçilirse yarış partiler yarışı olmaktan çıkar; başka hale gelir..
Bir seçim çevresinde Alevi-Sünni yarışı olur.. Ötekinde Türk-Kürt.. Berikinde seküler-İslamcı..
Hatta seçim; mesela Giresunlu-Karslı, Antepli-Adanalı yarışına dönüşür..
Hatta ve hatta bazı secim çevrelerinde tarikatlar mücadelesi bile yaşanır..
Ayrışma getirir..
*
Bu Türkiye’nin korkusudur; Türkiye bu korkuyu da aşmak zorundadır..
Dar bölge olursa, vekiller genel başkanlarına, genel merkezlerine değil, seçmene bağlı olur..
Fransa’daki gibi, İngiltere’deki gibi..
Demokrasi dedikleri de budur zaten.. Bizdeki değil.."

gazete2023



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211