Engin Alan;
Türk Ocakları Ankara Şubesi’nin dün akşam düzenlediği dostluk ve dayanışma gecesine katılan İstanbul Milletvekili Engin Alan rejimin tehlikede olduğunu vurguladı.

Engin Alan çözüm sürecinin gidişatıyla ilgili konularada temas ederek şunları söyledi:

“Ülkenin en önemli meselesi ‘çözüm’, bize göre ise ‘ihanet süreci’ tam gaz sürmektedir. Tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak anlayışını sonlandırıp, yerine parçalanmış, bölünmüş, dağılmış, çok dilli, çok milletli bir ‘yeni Türkiye’ yaratmayı hedefleyen ihanet süreci AKP-PKK işbirliğiyle 2014’te de hız kesmeden devam etti, ediyor. Bu ihanet sürecinde İmralı canisi ‘baş müzakereci’ oldu. İmralı-Kandil-HDP hattı AKP’nin kontrolünde kesintisiz çalıştı. Diğer yandan iktidara ve kendilerine göre akıllı, bize göre akıldan nasibini almamışlar ile yandaş ve yalaka medya eliyle milleti bu ihanet sürecine alıştırmaya yönelik, tek yönlü algı yönetimi aralıksız sürdürüldü.

Güneydoğu’da devlet otoritesi sıfırlandı. Geçmişte sadece dağda barınabilen PKK, paralel örgütü KCK kanalıyla bölgede il ve ilçelerde de tekrar kontrol sağlamaya başladı. Örgüte katılımlar geçmişte hiç görülmemiş boyutlara ulaştı. Şu anda askerlik şubeleri çalışıtırıyorlar. Güneydoğu’da devlet yoktur. Asker kışlada, polis karakolda, mülki amirler odada. Örgüt yol kesiyor, okul yakıyor, bayrak indiriyor, Atatürk büstlerini yıkıyor, vergi topluyor, mahkeme kuruyor, silahsız asker ve koruculara suikast düzenliyor.

Ülkemizin en öncelikli ve en tehlikeli sorunu bölücülüktür. AKP iktidarının PKK terör örgütüyle flörtü 2005-2006 yıllarına kadar gitmekle beraber, millet ilk kez 19 Ekim 2009’daki Habur vakası ile durumdan haberdar oldu. Arkasından Haziran 2011’de Oslo tutanakları ortaya çıkınca durum artık milletten saklanamaz hale geldi. Bu durum üzerine MHP Lideri ve yöneticileri,‘Siz İmralı canisi ve PKK’yla görüşüyorsunuz’ dediklerinde Başbakan ve iktidar çevreleri, ‘görüşen şerefsizdir’ cevabını verdi. Gelinen bu noktada‘şeref’ meselesini takdirlerinize bırakıyorum.

Bütün bunlar olurken ben Sincan Cezaevi’ndeydim. Ziyaretime gelenlere şunları söyledim: Elinde silah olan bir görütle pazarlık yapılacak en büyük yanlıştır. PKK asla silah bırakmayacak, istediklerini alana kadar silahı bir tehdit unsuru olarak kullanacaktır. Ana dilde eğitim, özerklik ve Apo dahil bütün teröristleri dışarı çıkarmak temel istekleri olup, bundan bir adım dahi geri gitmeyeceklerdir. Tamamen çekilmeyecek, istekleri yerine gelmezse, gidenler de geri dönecek ve bu süreçte örgüt daha da güçlenecektir. Ben kâhin falan değilim, ama bugüne baktığımızda geldiğimiz noktanın tam da bu olduğunu açık seçik görüyoruz. Bir yandan akılsız adamlar, bir yandan yandaş medya kullanılarak, algı yönetimi ile toplum Apo’nun serbest bırakılması dahil, olacaklara alıştırılmaktadır. Haşlanmış kurbağa hikayesi var ya, aynen öyle. Bugünkü medyanın işgâl altındaki İstanbul’un mütareke basınından hiçbir farkı yoktur, hatta daha da kötüdür.”

Alan, teröristbaşının, “Nisan’a kadar bu iş bitmeli sabrımın sınırındayım” sözlerine de “Şu cürete, şu utanmazlığa bakar mısınız? 40 bin kişinin katili, cani Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni nasıl tehdit ediyor” diye tepki gösterdi.

PKK’nın elindeki silahı kullanarak, iktidarı sürekli tehdit ettiğini ve tehdit ettikçe de bütün istediklerini teker teker aldığını, hükümetin şu andaki tek amacının ise oyalama stratejisi ile bu işi seçime kadar uzatmak, seçimde de bunu propaganda malzemesi yapmak olduğunu belirten Alan, “Ancak PKK terör örgütünün bu sefer bu numarayı yutmayacağı görülüyor” dedi.

BDP’nin “Kobani” ayaklanmasının, “geleceğe dönük toplumsal kalkışmanın provası” olduğuna dikkat çeken Alan, şöyle devam etti:

“Bizi düzmece belgelerle hapse atanların bu kepazelik karşısında kılları bile kıpırdamadı. Bunların milyonda birini biz söylesek 8 sütuna manşet olurduk, darbeciler, teröristler diye... Bundan daha büyük utanmazlık olur mu?”

CUMHURİYET’E ELVEDA

Alan, rejimin tehlikede olduğunu vurgularken de şu uyarılarda bulundu:

“Bu konuda resim açık ve nettir. Şayet 2015 seçimlerinde AKP Anayasa’yı tek başına değiştirecek bir çoğunluk sağlarsa, Türkiye demokratik parlamenter sisteme ve Cumhuriyete ‘elveda’ diyecek, bunun yerine başkanlık sistemine ‘merhaba’ diyerek, tek bir adamın yönetiminde yeni Türkiye’ye doğru dolu dizgin koşacaktır. Türkiye 91 yıllık tarihinde hiç görülmemiş bir dönemi yaşamaktadır. Evet işimiz zordur, ancak imkânsız değildir. Haziran seçimleri bu açıdan çok büyük bir fırsattır. Bu seçimler ülkemizin gelecek 25-30 yılını belirleyecektir. Hiç kimse sihirli formül aramasın. Başarının tek formülü vardır o da çalışmak, çok çalışmaktır. Bize düşen görev doğrudan millete gitmek, her yere, herkese ulaşmak, ülkenin geldiği ve gittiği noktayı bıkmadan, usanmadan milletimize anlatmaktır. Tablo açık ve anlaşılır şekilde anlatılırsa, milletimizin anlayacağı ve gereğini yapacağı konusunda umudumu koruyorum. Milletime güveniyorum.”

Konuşmasından sonra Türk Ocakları Ankara Şube Başkanı Türkân Hacaloğlu, Engin Alan’a plaket sundu. Geceye Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse ile şehit aileleri de katıldı.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211