Erbakan; Hayır Kuruluşu Değiliz
 Erbakan : ‘Milli görüş olarak bir hayır kuruluşu değiliz. Sadece Afrika’da kurban kesmek, çeşme yaptırmak, sadaka, zekât toplamak için kurulmadık. Cami, mescit yapmak içinde kurulmadık. Milli görüş teşkilatı olarak seyahat acentesi değildir. Hac ve umre organizasyonu yapmak için kurulmadı. Bir düşünce kuruluşu (think tank) değildir.’

Dr. Fatih Erbakan Almanya'da gurbetçilerle hasret giderdi. Gurbetçilerin davetlisi olarak Almanya'ya gelen Dr. Fatih Erbakan Nürnberg ve Duisburg'ta konferanslara konuşmacı olarak katıldı. Hafta sonunu gurbetçilerle bir dizi etkinliğe katılarak hasret gideren Erbakan bugün Ankara'ya döndü. Saadet Partisi Genel Başkan Başdanışmanı (SP) Dr. Fatih Erbakan Nürnberg ve Duisburg’ ta ‘Fethi Anlama’ konulu konferansta yaptığı konuşmada ‘İstanbul’un fethinin yıl dönümü günlerini yaşıyoruz. İslam dininin ne olduğunu 90 yaşında atının üzerinde İstanbul surlarının önünde cihat ederken Eyüp Sultan Hazretlerinin resmine bakmamız lazım. İstanbul’u feth eden zihniyet milli görüş zihniyetidir. Fethi anlatırken tarihi bilgi olsun diye anlatmıyoruz. Canla başla çalışacağız ve Kuvvetin değil Hakkın üstün tutulduğu yeni bir dünyayı kuracağız.

Milli görüşçüler olarak sahip olmamız gereken temel özellikler nelerdir. Temel kodlarımız temel açılarımız nelerdir. Erbakan Hocamıza diğer gruplardan temel farkınız nedir diye sordukları zaman ‘Onlar savunma yapıyorlar biz milli görüş olarak taarruz yapıyoruz’ bir diğer cevabı ise ‘Onlar sanat okuludur, biz ise harp okuluyuz.’ Dedi. Niçin böyle söylüyordu. Savunma düşüncesine sahip olanlar dünya genelinde yönetimin esaslarını ve kurallarını batılılar belirlemektedir. Biz bunlara müdahale edemeyiz. Maddi imkânların paylaşımını da ırkçı emperyalizm ve dış mihraklar belirlemektedir. Biz bu işlere karışmaya kalk sakta muvaffak olamayız, bu sebeple de bu işlere karışmayız. Yönetimle ilgili kurallara karışmayız. Fakat bireysel olarak dindarız. İbadetlerimizi zikrimizi, tespihimizi yaparız. Hacca, umreye gideriz. Diyorlar.

Peki, Erbakan Hocamızın taarruzdan kastı nedir. Bu düşünceler İslam’ın ruhuna uygun değildir. Eğer İslam dini sadece bu saydıklarınızdan ibaret olsaydı. Bedir, Uhud ve Hendek savaşları yapılmazdı. Yaptığımız bu ibadetlerden ibaret olsaydı, binlerce sahabenin kabirleri Diyarbakır, İstanbul, Tunus, Libya’da olmazdı. Eğer İslam dini namazdan, zikirden ibaret olsaydı sahabeler Medine’de Peygamber Efendimizin dizinin dibinden ayrılmazlardı. Kabirleri de Medine’de olurdu. Sahabenin Urfa, Mardin ve Diyarbakır’da ne işi var. Hâşâ turistik gezi olsun diye mi geldiler.

İslam dini sadece kendini kurtarmak için bireysel ibadetlerden ibaret değildir. Sadece ahiret saadet için değil dünya saadeti içinde gönderilmiştir. Dolayısıyla ırkçı emperyalizmin belirlemiş olduğu sistemlerin yerine İslama uygun Hakkı üstün tutan sistemi getirmek için mücadele etmekle mükelleftir. Cihat şuurundan yoksun, mücadele ruhundan yoksun, sadece kendini kurtarmaya yönelik bireysel ibadetlerle uğraşan bir İslam âlemi istiyorlar. Irkçı emperyalizmin istediği tamda budur. Siyasi mücadeleden sakınırsak sadece bir hayır organizasyonu olarak vebalden kurtaramayız. Biz siyasete karışmayız. Afrika’ya kurban göndeririz. Filistin’e erzak göndeririz. Birde Hac ve Umre organizasyonu yaparız. İyi güzel Allah kabul etsin ama bu ibadetler cihat farzının yerine geçmez. Ne kendini ne de tüm insanlığı kurtaramazsın. Ne kadar kurban gönderirsen gönder Adil bir ekonomik sistemi kurmadan tüm dünyada ki adaletsiz gelir dağılımını ve sömürü sistemini kaldırmadan vebalden kurtulamazsın. İslam bize kötülüğü kınamak değil ortadan kaldırmak için canla, başla, fiilen mücadele etmemizi emrediyor.

Milli görüşçüler olarak yaptığımız bu mücadelenin, taarruzun iki ana boyutu var. Bir tanesi esas boyutu diğeri de usul boyutudur. Esas boyutunda önemli olan husus istikamet üzerinde olmaktır. Burada iki önemli soru akla gelir. Biz kimiz, niçin varız ve temel hedefimiz nedir. Niçin kurulduk. Milli görüş olarak bir hayır kuruluşu değiliz. Sadece Afrika’da kurban kesmek, çeşme yaptırmak, sadaka, zekât toplamak için kurulmadık. Cami, mescit yapmak içinde kurulmadık. Milli görüş teşkilatı olarak seyahat acentesi değiliz. Hac ve umre organizasyonu yapmak için kurulmadı. Bir düşünce kuruluşu (think tank) değiliz. Hemşeri kuruluşu değiliz. Elbette ki bunların hepsi olacak. Fakat asıl olarak bir mücadele kuruluşuyuz. Kuvvetin değil Hakkın üstün tutulduğu bir nizamın dünyada hâkim olması için mücadele etmek canla başla çalışmak için kurulduk. Bütün bunlar İslam birliğinin kurulmasıyla mümkündür. ‘ ifadelerine yer verdi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211