Karamanın Koyunu Sonra Çıkar Oyunu
 BDP Genel Başkan Yardımcısı ve Siirt Milletvekili Gültan Kışanak, partisinin il kongresinde yere düşerken partililer tarafından tutulan Türk bayrağı tekrar asılana kadar konuşmasına ara verdi,''Bayrak asılsın devam edeyim'' dedi.

Siirt'te bir düğünün salonunda yapılan BDP İl Kongresi'ne, BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak ile partililer katıldı. Türk Bayrağı da asılan salonda BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, Kürtçe, sloganlarla karşılandı. Gültan Kışanak, konuşması sırasında bantla asılı olduğu yerden bir kenarı kopan ve düşerken partililer tarafından tutulan Türk bayrağı tekrar yerine asılıncaya kadar konuşmasına ara verdi.

"KÜRDİSTAN VE TÜRKİYE'DE ÖZGÜR YAŞAMAK İSTİYORUZ"

Gültan Kışanak, halen 10 bin kişinin 'politik tutsak' olarak cezaevinde bulunduğunu iddia ederek şöyle konuştu:
"Eğer bugün bir çözümden, barış, diyalog ve müzakereden bahsediyorlarsa öncelikli olarak cezaevlerinin kapısını açmaları gerekiyor. Biliyoruz hepimizin en büyük arzusu bir an önce barışı sağlamak, özgür olarak topraklarımızda, anavatanımızda Kürdistan'da ve Türkiye'de özgür olarak yaşamaktır."

"BAYRAK ASILSIN DEVAM EDEYİM"

Gültan Kışanak, bu sırada koli bantı ile platforma yapıştırılan ve partililer tarafından tutulan Türk bayrağının tekrar asılmasını bekledi. "Bayrağı assınlar konuşmama devam edeyim" diyep Türk Bayrağı asıldıktan sonra sözlerine devam eden Kışanak, şöyle konuştu:

"SORUN BENSEM GÖREVİMİ BIRAKIRIM"

"Sizler Kürt halkı özgürlük isteyen herkes bugün İmralı'da sayın Öcalan'ın başlattığı müzakerelerin arkasındadır. Bizler buradan bir kez daha ilan ediyoruz sayın Öcalan ile yürütülen müzakereler, yapılan görüşmeler kalıcı olsun, oyalama, öteleme, zamana yayma mantığından vazgeçilsin. Başlatılan bu görüşmelerin çok daha düzenli ve organize bir müzakere süreci olarak yürütülmesini istiyoruz. Bizler açıkça ilan ediyoruz İmralı'da Sayın Öcalan'ın hükümet ile mutabakata varacağı bir yol haritasının, bir çözümün arkasında dururuz, destekleriz. Kimse bugün bizi bahane etmesin, bahane üretmesin. Kimsenin yalan yanlış politikalarla süreci heba etme lüksü yoktur. Ben kendim şahıs olarak burada oy aldığım Siirt halkına söz veriyorum eğer sorun bensem derhal hemen bütün görevlerim de dahil olmak üzere vazgeçmeye hazırım. Ben asla ve asla hiçbir ananın gözyaşını kendi canımla bile değişmem, hiçbir ananın yüreğindeki acıyı hiçbir görevle hiçbir makamla değişmem. Hiçbir gencimizin, hiçbir insanımızın yaşamını hiçbir politikayla, hiçbir makamla, hiçbir görevle ve kendi canımla değişmem. En kıymetlisi onlardır. Korumamız gereken gözümüzün bebeği gibi korumamız gereken bugün ölümle yüz yüze olan gençlerdir. Dağdaki gerilladır, onlara karşı operasyona sürüklenen askerlerdir. Biz onları kendi canımızdan daha fazla korunması gereken canlar olarak görüyoruz. Bunu herkes böyle bilsin. Zerre kadar kişisel hırsımız, ihtirasımız iktidar kaygımız yoktur. Biz bu halka hizmet etmek için varız. Biz barışa ve çözüme hizmet etmek için varız. Biz halkımıza yoldaş olmak için varız. Halkımızın hizmetkarıyız. Barış, çözüm, diyalog sürecinin hizmetkarıyız. Bizde hiçbir kaygı olmaz."

"ASKER DE, GERİLLA DA ÖLMESİN DİYEBİLECEK POLİTİKACI ARIYORUZ"

Türkiye'de Kürtler dahil bütün insanların mutlu ve özgür yaşamasını istediklerini kaydeden Kışanak, barıştan bunu anladıklarını, Kürtler özgür, mutlu olmayacaksa onun taleplerini binbir dereden su getirerek, bahaneler üreterek talepleri ertelenecekse bunun gerçek barış olamayacağını söyledi.

Gültan Kışanak, "Kürt halkı ile barışmak istiyor musunuz istemiyor musunuz?" diye sorduktan sonra, şöyle dedi:
"Açıkça ilan edin, uzun lafa gerek yok, çok söze gerek yok. Demagoji yapmaya, siyaset yapmaya gerek yok. Bu ülkede 20 milyon Kürt yaşıyor. 20 milyon Kürt bir halk olarak kabul edilmek istiyor. Sizler Kürtler'i bir halk olarak kabul ediyor musunuz, etmiyor musunuz? Soru bu kadar basit, cevabı da bu kadar yalındır. Kürt halkı bu topraklarda anavatanında diliyle, kimliğiyle, kültürüyle özgürce yaşayacak mı yaşamayacak mı? Soru bu kadar basit cevabı da bu kadar yalındır. Evelemeye, gevelemeye gerek yok. Bu süreçte hakiki bir muhatap arayan Kürt halkıdır. Kürt halkının adresi bellidir. Yıllarca bedeller ödeyerek acı çekerek zulme reva görülen bu halk, sayın Öcalan benim önderimdir dedi, muhatap olabilirsiniz dedi, konuşabilirsiniz dedi. Şimdi karşısında hakiki barışa inanmış cesur bir muhatap arıyor Kürt halkı. Kürt halkının bir halk olarak 7'den 70'e barışa hazır olduğunu biliyoruz. Yüreği bir kor gibi yanan analarımızın barışa hazır olduğunu biliyoruz. Yeter ki akan kan dursun kimsenin evladı artık toprağa düşmesin, hiçbir ananın yüreğine ateş düşmesin ben yüreğimdeki acıyla sükunet içerisinde sağduyu ile yaşamaya hazırım diyor. İşte eli öpülesi analar buradadır. Her zaman bütün eylemlerin etkinliklerin en önünde biz barış istiyoruz diye yürüdüler. İşte bu anaların yüreğindeki acıya saygı duyacak evlatları dağda olan anaların yüreğindeki kaygıya saygı duyacak hem gerilla hem asker ölmesin diyecek cesur bir muhatap arıyoruz. Biz buradan açıkça söylüyoruz askerde ölmesin, gerilla da ölmesin Bunu söyleyebilecek bir politikacı arıyoruz. Ankara'da var mı bunu söyleyebilecek cesaret?"



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211