Kılıçdaroğlu:'Öfkeyle Devlet Yönetilmez'
 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mahmudiye ilçesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun Danıştay'ın 146. kuruluş yıl dönümündeki konuşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Sayın Feyzioğlu'nun yaptığı konuşmayı ben de büyük bir dikkatle dinledim. Hem Danıştay Başkanının hem de sayın Feyzioğlu'nun yaptığı konuşmalar, hukukun üstünlüğüne vurgu yapıyordu. Asıl sormamız gereken soru şudur. Danıştay'ın kuruluş yıl dönümünde ya da Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıl dönümünde devlet erkanının olduğu bir yerde eğer hukukçular hukukun üstünlüğünü ve bunun ne kadar önemli olduğunu anlatıyorlarsa Türkiye'de bir sorun var demektir. Bu soruna dikkat çekiyorlar. Biz siyasetçilerin de bundan ders alması lazım. Siyasetçi öfkeyle devleti yönetmez. Devlet öfkeyle yönetilmez. Devlet akılla yönetilir. Devlet adamı dediğiniz kişi öfkelenmez. Eleştirilerden ders çıkarır. Eleştirilerden ders alır. Eğer hukukun üstünlüğü konusunda kaygı varsa, yargı konusunda kaygı varsa, mahkemelerin tarafsızlığından ve bağımsızlığından insanlar endişe duyuyorlarsa ve bu endişeyi Türkiye Barolar Birliği Başkanı dile getiriyorsa hepimizin oturup düşünmesi lazım. Eğer siz öfkeyle yola çıkıp eleştiriye tahammül edemezseniz siz devleti yönetemezsiniz. Sağlıklı yönetilmediği içindir ki Türkiye, bugün bu noktaya geldi. İnsanlar kamplaştı. Bizim bunu aşmamız gerekiyor. Danıştay Başkanının daha sonra bir açıklama yapmasını yadırgıyorum. Eğer öyle bir şey olmasaydı yani Başbakanlık koltuğunda oturan zat, eğer o tepkiyi göstermeseydi Danıştay Başkanı öyle bir açıklama yapmayacaktı. Danıştay'a da yakıştıramadım, Danıştay Başkanına da yakıştıramadım."

"Cumhurbaşkanının hiç kimseyi ötekileştirmemesi lazım" 

Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in de ismi geçiyor. Bu konuyla ilgili ne söylemek istersiniz?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

"Bakın, Yılmaz Bey iki elini iki tarafa açtı 'nereden çıktı bu?' diye. Cumhurbaşkanlığı sürecinde tartışmamız gereken konu isimler değil. Tartışmamız gereken konu şu. Nasıl bir Cumhurbaşkanı istiyoruz biz? Bunu Türkiye'nin tartışması lazım. İlk kez Cumhurbaşkanı seçeceğiz. İlk kez sandıklara Türkiye Cumhuriyeti'ne Cumhurbaşkanı seçmek için gideceğiz ve tercihimizi kullanacağız. Cumhurbaşkanı nasıl olmalı? Çünkü Cumhurbaşkanının niteliği farklı. Bulunduğu makam farklı. Bir bayrağı temsil ediyor. Ülkeyi temsil ediyor. Cumhurbaşkanı dediğimiz kişinin hiç kimseyi ötekileştirmemesi lazım. Bütün yurttaşları kucaklaması lazım. Cumhurbaşkanı dediğimiz kişinin devletin bütün kurumlarını uyum içinde çalışmasını sağlaması lazım. Böyle bir yeteneğinin, böyle bir kabiliyetinin olması lazım. Cumhurbaşkanı dediğimiz kişinin toplumdan gelen eleştirileri saygıyla karşılaması lazım. Cumhurbaşkanı dediğimiz kişinin devleti öfkeyle değil, akılla yönetmesi lazım. Akıllı olması lazım. Aklı egemen kılması lazım. Yine Cumhurbaşkanı dediğimiz kişinin hukukun üstünlüğüne inanması lazım. En önemlisi Cumhurbaşkanı olacak kişinin şaibesiz, temiz birisi olması lazım. Su gibi arı olması lazım. Su gibi duru olması lazım, tertemiz. Ve hepimiz göğsümüzü gere gere 'işte bizim Cumhurbaşkanımız budur' diyebileceğimiz bir kişinin seçilmesi lazım."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211