MHP Lideri Aydın'da Konuştu
 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli; Aydın mitinginde halka hitep etti.

Değerli vatandaşlarım,

Muhterem Dava Arkadaşlarım,

Aziz Aydınlılar,

Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,

Efeler diyarına gönül dolusu sevgilerimi sunuyorum.

Zeybekleri, Yörük Ali Efe’nin ahfadını, Demirci Mehmet Efe’nin manevi mirasçılarını yürekten kucaklıyor ve kutluyorum.

Vatan için şehit düşen kahramanlarımızı rahmetle, şükranla yad ediyorum.

Aydın’da olmaktan, Aydın’da bu muazzam coşkuya şahit olmaktan iftihar ediyorum.

7 Haziran Milletvekilliği Genel Seçimleri’ne sadece 29 gün kaldı.

Önümüzdeki bu demokratik imtihandan alnımızın akıyla çıkmak için milletimize koşuyor, Türkiye sevdalılarıyla buluşuyoruz.

Heyecanlıyız, çünkü iktidara geleceğiz.

Kararlıyız, çünkü Türkiye’yi kurtaracağız.

Yeminliyiz, çünkü Aydın’ın önünü aydınlatacağız.

7 Haziran Milletvekilliği Genel Seçimleri’nin ülkemize, birliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize ve geleceğimize güzellikler, hayırlı neticeler getirmesini Rabbim’den niyaz ediyorum.

Sizlerin aracılığınızla; Aydın’da yaşayan, karnını doyuran, kökeni ve mezhebi ne olursa olsun milletimin her güzel evladını selamlıyorum.

Buradan Bozdoğan’a, Buharkent’e, Çine’ye, Didim’e, Efeler’e, Germencik’e, İncirliova’ya gönül dolusu selamlarımı iletiyorum.

Karacasu’ya, Karpuzlu’ya, Koçarlı’ya, Köşk’e, Kuyucak’a, Kuşadası’na, Nazilli’ye, Söke’ye, Sultanhisar’a, Yenipazar’a en kalbi muhabbetlerimi gönderiyorum.

Ve Aydın Kent Meydanı’nı dolduran siz muhterem vatandaşlarımı selamların en güzeliyle selamlıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Hoş geldiniz, şerefler verdiniz diyorum.

Saygıdeğer Aydınlılar,

Sizlerle anlamı çok büyük bir günde bir araya geldik.

Bugün Anneler Günü’dür.

Anne fedakarlık ve fazilettir.

Anne hoşgörü ve adanmışlıktır.

Anne sevgi ve sıcacık ilgidir.

Annelerimiz bizim göz nurumuzdur.

Annelerimiz bizim kurumayacak kaynağımızdır.

Annelerimiz yalnızca doğuran, yalnızca beşiğimizi sallayan değil, ömürleri yettiği sürece arkamızda duran manevi kalelerdir.

Onlara çok şey borçluyuz.

En başta da bir vefa sorumluluğumuz vardır.

Nezaket onlardadır, zarafet onlarla ete kemiğe bürünmektedir.

Bağlılık ve sahiplenme onların meziyetidir.

Bağışlama onların özelliğidir.

Onlar ki, sevgi sancağıdır.

Onlar ki, bereket ve dua hazinesidir.

Bugün annelerimize içten sarılalım.

Şefkat abidesi annelerimizi kırmayalım.

Hiçbirini incitmeyelim.

En güzel, en tatlı sözlerle gönüllerini alalım.

Onları çiçeklerle donatalım.

Öf bile demeyelim.

Kaşımızı bile çatmayalım.

Yüzümüzü katiyen asmayalım.

Nasır tutmuş ellerinden hasretle öpelim.

Hayır dualarını alalım, yorgun bakışlarını neşelendirelim.

Unutmayalım ki, bereket büyüklerledir.

Unutmayalım ki, cennet annelerin ayaklarının altındadır.

Şehit annelerini ihmal etmeyelim.

Evlat özlemi çeken, evlat yangınıyla, evlat acısıyla bağrına taş basan annelerimizi hatırdan çıkarmayalım.

“Oğlum yüzme bilmezdi, suyun içinde ne yaptı”, diyerek feryat figan eden Ermenekli Ayşe Anamızın acısını uzaktan da olsa paylaşalım.

Soma’da, 13 Mayıs 2014 günü evladını maden faciasında kaybeden analarımızın sızısını vicdanımızda duyalım.

Terörle mücadelede, gencecik fidanlarını kara toprağın koynuna emanet eden analarımıza kalplerimizi açalım.

Ana gibi yar olmayacağını iyi bilelim.

Aydın gibi diyar olmayacağını da derinden haykıralım.

Nerede yaşıyor olursa olsun, tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyorum.

Dualarında olabilmeyi diliyorum.

Hepsini hürmetle selamlıyor, başımızın tacı, gönüllerimizin sultanı olduğunu bu vesileyle ifade ediyorum.

Aziz Vatandaşlarım,

Değerli Dava Arkadaşlarım,

Yıllardır annelerimizin mübarek gözyaşları istismar edildi.

Yıllarca annelerimizin korkuları üzerinde oynandı.

Annelik duygusu hiç bu kadar aşındırılmadı.

Annelik vicdanı hiç bu kadar sarsılmadı.

Bir yanda PKK’yla pazarlık masasına oturdular, diğer yanda analar ağlamasın bahanesiyle ihaneti maskelediler.

Bir yanda İmralı’da gece gündüz taviz ve teslimiyet mesaisine kaldılar, diğer yanda analar ağlamasın sözünün arkasına saklandılar.

Açılım dediler, açılmadık, deşilmedik, yarılmadık bir şey bırakmadılar.

Çözüm dediler, çözülmenin kapaklarını açtılar.

Barış dediler, batışın ve bitişin kapısını araladılar.

Ne var ki, analarımız ağlamaya devam etti.

Teröriste dağdaki genç dediler, şehit analarını bir kez daha ağlattılar.

Katille maktulü aynı kefeye koydular, şehitlerimizin kemiklerini sızlattılar.

Mehmetçikleri ensesinden vuran canavarlarla kan pazarı kurdular.

Türklüğe kefen biçen kahpelerle BOP kafesine girdiler.

İslam’a zehir saçan, kin kusan; Müslümanlara ölüm yağdıran kiralık tetikçilerle aynı yolun yolcusu oldular.

Bu ağır tahribata yol açan, işbirlikçilere yol gösteren, ikiyüzlülere yordam öğreten, saldırganlara yardım eden uyduruk Başbakan ve saraya çöreklenen 17-25 Erdoğan’dır.

Türkiye hiç böyle bir iktidar görmemiştir.

Türk milleti hiç bu tür bir karaborsa siyasetine rastlamamıştır.

Yalan bunlardadır.

İnkar bunlardadır.

Riyakarlık bunlardadır.

Talan bunlardadır.

Yağma bunlardadır.

Allah’la aldatma bunların mesleğidir.

Gıybet ve iftira bunlarla içiçedir.

Biliyorum, Aydın bunlara yüz vermez.

Biliyorum, Aydın bu yüzsüzlere fırsat ve şans tanımaz.

Çünkü Aydın milli asaletin yanında, dik duruşun tarafındadır.

Aydın temizliğin çizgisinde, ahlaklı yönetimin ve adaletli davranışın safındadır.

Hatırlayınız, Başbakan Davutoğlu, 17 Ocak 2015 tarihinde Aydın’a gelmiş, partisinin 5’nci Olağan İl Kongresi’nde konuşma yapmıştı.

Ve geçmişten örnekler vererek şöyle demişti:

“Ordular dağılmış, düşman Anadolu’nun içine doğru ilerlerken izzetli Aydınlı efeleri, Türkmen yiğitleri, zeybekler ayağa kalkarak; ‘bu topraklar ezeli ve ebedi olarak Türk yurdudur’ demiştir.”

Davutoğlu Aydın’a gelince birden bire bu toprakların Türk yurdu olduğunu fark etmiştir.

Fakat aynı Davutoğlu Adıyaman’a gidince başka, Bitlis’e varınca başka, ama Aydın’a gelince bambaşka dil kullanmaktadır.

Diyarbakır’da serok Ahmet, Adıyaman’da mele Ahmet, Osmaniye’de Ahmet Sani olan; Doğu’da Kobani’yi selamlayan, Kandil’e gülücükler saçan, Batı’da bayrak diyen, Türkmen ve Yörük sömürüsü yapan Davutoğlu’nun ayarı hepten bozulmuş, şaftı tamamen kaymıştır.

Başbakan’ın kartvizitinde boş yer kalmamıştır.

Başbakan unvan konusunda rekor kırmıştır.

Dün Mersin’de şahsımı hedef alarak, 2002’de Türkiye’nin itibarını sorgulamıştır.

TSK’nın kendi silahlarını kullanıp kullanmadığını yargılamıştır.

Durmamış, yorulmamış, kontrolsüz şekilde milli gemimizin olup olmadığını tartışmıştır.

Sayın Davutoğlu, gemiden kastın bakan ve Başbakan çocuklarının filolarıysa, elbette bizim ne milli ne de gayri milli bir gemiciğimiz dahi olmamıştır.

Davutoğlu, Erdoğan’ın limanında demirli duran, evlatlarının üstüne kayıtlı gemileri milli olarak görüyorsa, bunu da yutturacağını sanıyorsa, merak buyurmasın er geç Aydınlıdan hak ettiği cevabı alacaktır.

2002’de TSK’nın kendi silahlarını kullanmadığını utanmadan söyleyen Davutoğlu şunu bilmelidir ki;

Terörü 2002’de sıfırlayan milletten desteğini alan TSK’dır.

Dün silahlar teröristlere çevrilmişti.

Bugün ise süngü düşmüştür.

Dün terörle mücadele onurluca yürütülüyordu.

Bugün ise terörle mütareke ve müzakere hayasızca ilerletilmektedir.

Şu günlerde askeri kışlalara kapatan, polisleri karakollara hapseden, TSK’ya silah bıraktıran, TSK’nın elini tutan, özel adamlarıyla birlikte Davutoğlu ve saraydaki ağasıdır.

Davutoğlu’nun konuşacak yüzü yoktur.

Savurduğu yalan, öğüttüğü aldatmadır.

Aydınlı kardeşim sorarım sizlere;

√ AKP’nin teröre yanaşmasını ve bölücülüğü okşamasını doğru buluyor musunuz? (Hayır)

√ AKP’nin terörle masa kurup Türkiye’yi parçalama niyetini meşru görüyor musunuz? (Hayır)

√ Davutoğlu’nun devamlı çark eden, yere ve zamana göre farklı konuşan diline inanıyor musunuz? (Hayır)

Davutoğlu acemice ve aceleci şekilde konuştukça, Erdoğan’a yaranma kaygısı taşıdıkça batmakta, bitmektedir.

Başbakan desteksiz atmaktan rahatsız olmamaktadır.

Bakın, eski Cumhurbaşkanı Sayın Gül ile girdiği polemiği mutlaka duymuşsunuzdur.

Davutoğlu, Gülen’i 2013 yılının Eylül ayında, dönemin Cumhurbaşkanı’nın bilgisi dahilinde ziyaret ettiğini söylemektedir.

Gül ise, “O beyanının benimle ilgili kısmı yanlış” iddiasındadır.

Davutoğlu, “zihnim berrak, Gül’ü bilgilendirdim” ısrarındadır.

Gül, “Benim de zihnim berrak” diyerek Davutoğlu’nun yalan söylediğini yüzüne vurmaktadır.

Davutoğlu’nun Gül’e laf yetiştirmesi, Pensilvanyayla yakınlığını alttan alta ima etmesi bal gibi Erdoğan tertibidir.

Ve Davutoğlu konu mankenliği yapmanın yanında, saray tetikçiliğine soyunarak eski dostluklara sırt dönmektedir.

Bu tip bir alçalmaya; göze girmek, övgü almak, alkış toplamak maksadıyla tevessül etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı işte böyle birisidir.

Çeyrek Başbakan, düşe kalka 7 Haziran’a gitmektedir.

Aslında ne Başbakanlık yaptığı bellidir, ne de parti genel başkanı olduğu nettir.

Davutoğlu belirsiz ve tanımsız bir şahsiyettir.

Hükmü şahsiyetini Erdoğan’a bağlamış, ipleri Erdoğan’ın eline vermiştir.

Davutoğlu Erdoğan’a çalışan, başkanlık sistemi için mücadele veren Truva Atıdır.

7 Haziran’dan sonra ise her hal ve şartta miadı dolacak, buruşturulup kenara koyulacaktır.

Zira Erdoğan’ın başkanlık rüyası gerçek olursa Davutoğlu’na ihtiyaç kalmayacaktır.

Gerçekleşmezse, olacak olan da budur, siyasi kariyeri sona erecek, imaj ve saygınlığını gölgelediği Başbakanlıktan tepe taklak düşecektir.

Aydınlı kardeşim, böyle bir kişiye güven olur mu? (Hayır)

Partisi için değil de, Erdoğan’ın başkanlığı için oy isteyen birisinden ülkeye fayda gelir mi? (Hayır)

Kendi makamını yok etmek, içinden sivrildiği parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için çırpınan birisine Türkiye’nin geleceği emanet edilir mi? (Hayır)

Hayırsa, o halde bizimle yürümeye var mısınız? (Evet)

MHP’ye iktidar yolunu açmaya hazır mısınız? (Evet)

Türkiye’nin kurtuluşu, Türk milletinin umudu, Aydın’ın refahı için MHP’ye destek vermeye söz veriyor musunuz? (Evet)

Aydın kararını belli etmiş, tercihini hamd olsun yapmıştır.

Sizlerle gurur duyuyorum, sizlerle iftihar ediyorum.

Teröre karşı bizimle yürü Aydın.

Bölünmeye karşı bizimle yürü Aydın.

Hırsızlara karşı bizimle yürü Aydın.

Rüşvetçilere karşı bizimle yürü Aydın.

Refah ve mutluluksa aradığınız; iş ve aşsa istediğiniz bizimle yürüyün.

Yürüyüşümüz, korkaklara karşı cesurların yürüyüşüdür.

Yürüyüşümüz, ahlaksızlığa karşı namusluların yürüyüşüdür.

Yürüyüşümüz, talana ve yalana karşı şerefin yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş, hainlere, eli kanlı teröristlere, onlarla müzakere edenlere karşı milli bir yürüyüştür.

Bu yürüyüş, en samimi ve saf duygularla mukaddesatımıza sahip çıkanların ihlaslı yürüyüşüdür.

Bu yürüyüş sağlam adımlarla tarihi basamak basamak geçmiş, şehit ve gazileriyle insanlığa nam salmış muhteşem Türk varlığının yılmayan yürüyüşüdür.

Bu yürüyüşte yanımızda mısınız? (Evet)

İşte efelerin cevabı budur.

İşte zeybeklerin sedası bu kadar samimi, bu kadar içtendir.

Allah hepinizden razı olsun, Allah hepinizi gözetsin, rahmetiyle bereketlendirsin.

Değerli Vatandaşlarım,

Aziz Aydınlı Kardeşlerim,

Türkiye ekonomisi yoğun bakımdadır.

Tarım, turizm ve sanayi kenti olan Aydın sorunlara teslimdir.

Bu güzel ilimizin potansiyeli heba edilmektedir.

Vasıflı insan gücü boşa harcanmaktadır.

İncir para etmemektedir.

Zeytin dalında solmakta ve donmaktadır.

Kestane üreticimiz ise sıkıntıdadır.

Pamuk, enginar, çilek, bamya üreticilerimiz dert ve sorun küpüdür.

Büyük Menderes Irmağı’nın suladığı ovalarda hüzün hakimdir.

150 km’lik sahil şeridine sahip Aydın’da turizm açmazdadır.

Yanlış ve iflas etmiş dış politikalardan dolayı güven ve itibar kaybı yaşayan ülkemize yabancı turist eskisi gibi ilgi göstermemektedir.

Aydın, dünyaya açılan penceremizdir.

Aydın, dünyaya ulaşan sesimizdir.

Ancak Aydın’ın problemlerine tercüman olacak müşfik bir sesten ortada eser yoktur.

AKP hükümeti, Aydın’a dönüp bakmaktan acizdir.

İşsizlik Aydın’dadır.

Yoksulluk Aydın’dadır.

Yabancılar tatil yaparken, Aydınlı karnını doyurmanın telaşındadır.

Ayakkabı kutularından Aydın’ın parası çıkmıştır.

Yatak odalarına Aydın’ın alın teri saklanmıştır.

Havuzcular köşeyi dönerken, Aydın unutulmuşluğa terk edilmiştir.

İhale mafyaları malı götürürken, Aydın umutsuzluğa bırakılmıştır.

Rüşvetçiler, faiz lobileri, rantiyeciler, vurguncular haram ve hıyanetle saltanat sürerken, Aydın’ın önü kapanmış, ufku daralmıştır.

Ankara’ya 1 trilyon 370 milyara kaçak ve karanlık saray yapanlar sizin emeğinizi çalmıştır.

Villalarda soygun hasılatı eritenler sizlerden aşırmışlardır.

Erdoğan sizden almış, cebine indirmiştir.

Erdoğan sizden yürütmüş, vakıflara gizlemiştir.

Millete küfredenler sizin geleceğinizden çalmış, evlatlarınızın hakkından yemişlerdir.

Erdoğan’ın oğlu parlak ve büyük bir işadamı olurken, sizlerin çocukları iş diye kıvranmaktadır.

Malum eski bakan 700 bin liralık kol saati takarken, akşam eve ekmek götürme kaygısı taşıyan sizlersiniz.

Çalışan sizsiniz, çalan onlardır.

Üreten sizsiniz, üleşen onlardır.

Yorulan sizsiniz, yolan ve soyan onlardır.

Aydın bu haksızlığa katlanacak mıdır? (Hayır)

Aydın bu adaletsizliğe ve hırsızlık faillerine kanacak mıdır? (Hayır)

Aydın vicdansız yönetime, demokrasi ve özgürlük düşmanı zihniyete; Cumhuriyet ve milliyetçilik hasmı anlayışa tahammül edecek midir? (Hayır)

Hayır diyorsunuz, pek tabii haklısınız.

Öyleyse bizimle yürümek için beklemeye zaman yoktur.

Bugün ülkemizde sayıları 6 milyona yaklaşan işsiz vardır.

Her dört gencimizden birisinin işi yoktur.

Herkes borçludur.

Bu yılın ilk üç ayında, kredi kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 2,1 milyona çıkmıştır.

Ödenemeyen borç miktarı 5,1 milyar liraya ulaşmıştır.

Ekonomideki durgunluk korkuları beslemektedir.

Yüzde 8’e dayanan enflasyon alarm vermektedir.

İşsizlik maaşı başvuruları patlarken, ihracatımız düşmektedir.

İşçi, memur, emekli doğru düzgün zam alamamaktadır.

Soruyorum sizlere;

AKP’yle sorunlarınız bitti mi? (Hayır)

Yoksulluğunuz azaldı mı? (Hayır)

İşsizliğiniz yavaşladı mı? (Hayır)

İhtiyaçlarınız giderildi mi? (Hayır)

Bankada paranız birikti mi? (Hayır)

Türkiye’nin gerçek gündemi; başkanlık sistemi gelsin mi gelmesin mi tartışması değil, işte bu hayırlarda gizlidir.

Erdoğan ve Davutoğlu pot üstüne pot kırmaktadır.

Sanki başkanlık gelirse Türkiye uçacaktır.

Sanki başkanlık gelirse Türkiye şaha kalkacaktır.

Sanki başkanlık gelirse bir gecede her şey güllük gülistanlık olacaktır.

Bunların alayı uydurma, alayı palavra, alayı asılsızdır.

Erdoğan, sizlerin meselelerine kafa yormak yerine kendi ikbalini düşünmektedir.

Davutoğlu ise şuursuzca ortalıkta dolaşmakta ve konuşmaktadır.

Bunların Aydın’ın derdiyle dertlenmesi hayal ötesidir.

Biliyorum ve yakında takip ediyorum:

Aydın, bölgesel teşvik uygulamasında yaşadığı adaletsizliğin telafisini istemektedir.

Aydın, havaalanı beklemektedir.

Aydın-Denizli-İzmir yüksek hızlı treni için talepler yoğunlaşmaktadır.

Aydın-Denizli-Antalya otobanının yapılması konusunda beklentiler fazlalaşmaktadır.

Aydın, il genelindeki çevre yollarının yapılmasını arzulamaktadır.

Aydın, lojistik merkezi kurulmasını ummaktadır.

Aydın, turizme destek verilmesini gözlemektedir.

Güllük Limanı’nın uluslararası bağlantısı olmasını dilemektedir.

Aydın, modern bir stadyum ve yeni spor kompleksleri inşa edilmesi için sabırsızlanmaktadır.

Yeni bir vakıf üniversitesi kurulması ve mevcudunun daha verimli ve etkin olabilmesi için Aydın beraber yürüyeceği bir kudret ve samimiyet aramaktadır.

Aydınlı kardeşim başka yere bakma, başka yerde çare arama; biz varız, biz buradayız, biz sizlerin yanınızdayız.

Aydın neyi istiyorsa, neyi hedefliyor ve neye özlem duyuyorsa yapmaya hazırız.

Yeter ki bizimle yürüyün.

Yeter ki MHP’nin iktidarına katkı verin.

Şimdi soruyorum,

Aydın için MHP’yle yürümeye kararlı mısınız? (Evet)

Aydın’ın sorunlarının bitmesi için MHP’yle parlak yarınlara yürümeye var mısınız? (Evet)

7 Haziran’da oyunuzu üç hilale vurmaya söz veriyor musunuz? (Evet)

Aydın kaderi için, geçimi için, sosyal ve ekonomik sorunlarının halli için MHP diyor.

Aydınlı kardeşim tertemiz vicdanıyla MHP’yi iktidara taşıyacağının müjdesini veriyor.

Desteğiniz önümüzü açacaktır.

Desteğiniz gücümüze güç katacaktır.

Aydın doğruda birleşecek, dürüst ve ilkeli siyasetle yoluna devam edecektir.

Hepinize müteşekkirim. Hepinize şükranlarımı sunuyorum.

Muhterem Aydınlılar,

Milliyetçi Hareket Partisi Seçim Beyannamesini Toplumsal Onarım ve Huzurlu Gelecek adıyla ilan etmiştir.

Türk milleti söz ve hedeflerimizi heyecanla karşılaşmıştır.

Beş ana projemizle milletimizin tüm sıkıntılarını çözeceğiz.

Yoksullukla savaşacağız, yolsuzlukla ve terörle mücadele edeceğiz.

Devlet ve yönetim reformuyla çürümenin önüne geçeceğiz.

Ahlak ve kalitenin tesisiyle çöküşü engelleyeceğiz.

Üreten Ekonomi Programımızla sanayinin, işadamlarımızın, aç ve açıkta kalan milyonlarca masum vatandaşımızın sorunlarını gidereceğiz.

Ekonomi büyüyecek, insanımız refah ve zenginliğe ulaşacaktır.

Türkiye, MHP iktidarıyla, milli varlığına, tarihi misyonuna sahip çıkarak bugün içinde bulunduğu ataletten kurtulacaktır.

Ülkemizi 2023’de bölgesel güç ve küresel aktör, 2053’te de küresel güç mertebesine çıkaracağız.

Hedeflerimiz büyük, ülkülerimiz berrak ve herkesi kapsamaktadır.

“Türk Malı” markalı ürünler dünya markası haline getirilecek ve dünyanın her yerinde en çok aranan ürünler olacaktır.

Kaynaklarını hesaplayarak açıkladığımız plan ve projelerimiz bir yönüyle iktidar programıdır.

Emekli kardeşim biliyorum, düşük aylığınla geçinemiyorsun. Zor hayat şartlarına mahkumsun. Hatta karnını doyurmak için ek iş yapıyorsun.

Emeklilerimize sesleniyorum, Mart ayında 1400 ve Eylül ayında 1400 lira olmak üzere yılda toplam 2800 lira Emekli Destek Ödeneği almak için bizimle yürüyün.

Mazlumlar, ezilenler, itilip kakılanlar bizimle yürüyün.

Mazlumlar, mağdurlar, kimsesizler, yetimler, darda kalanlar bizimle yürüyün.

Emeklilerimizin banka promosyonu alabilmeleri için Bizimle Yürü Aydın.

Esnafın emekli aylığından kesilen sosyal güvenlik destek priminin kaldırılması için Bizimle Yürü Aydın.

Şahit olun, sözümüz sözdür:

Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliği gidereceğiz, emekli aylığı hesabındaki refah payını yükselteceğiz.

Kamu çalışanlarımızın çeşitli isimler altında ödenen tüm ek ödenekleri emekli aylıklarına yansıtacağız.

Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini gidereceğiz.

Asgari ücretle çalışan kardeşlerim, neler çektiğinizin farkındayım.

Asgari ücreti net 1400 liraya çıkarmak, büyük şehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım desteği vermek, evi olmayan muhtaç ailelere 250 lira kira yardımı yapmak için Bizimle Yürü Aydın.

Aydın gibi büyükşehirlerimizde evi olmayan asgari ücretle geçinen kardeşimizin 1750 lira alabilmesi için Bizimle Yürü Türkiye.

İmamsız cami kalmaması için Bizimle Yürü Aydın.

Köy ve mahalle muhtarları maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani en az 1400 lira olması için Bizimle Yürü Aydın.

Köy ve mahalle ihtiyar heyetinde görev alan kardeşlerimin her ay 150 lira huzur hakkı alması için Bizimle Yürü Aydın.

Çiftçi kardeşim Allah’ın izniyle yüzünü güldüreceğiz. Başta mazot, gübre ve yem olmak üzere temel girdileri ucuza alabileceksin.

Ve mazotta, gübrede, ilaçta, tohumda, yemde, fidede, ÖTV ve KDV’yi tamamen kaldırmak için Bizimle Yürü Aydın.

Belinizi büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indirmek için Bizimle Yürü Aydın.

Tarımı canlandırmak, çiftçimizi, hayvan üreticimizi borçtan dertten kurtarmak için Bizimle Yürü Türkiye.

Hayvan üreticilerinin yem ve kepek başta olmak üzere, kullandıkları girdilerdeki KDV’yi yüzde 1’e düşürmek için Bizimle Yürü Aydın.

Orman köylüsünün mağduriyetini gidermek için, 2/B sorununu adil bir şekilde çözmek için Bizimle Yürü Aydın.

Canlı hayvan kaçakçılığını önlemek, et ve sütte garanti fiyat uygulamak için Bizimle Yürü Aydın.

Esnaf ve sanatkar kardeşim, yeni işyeri açtıysan, beş yıl süreyle gelir vergisinden seni muaf tutacağız.

İlave olarak, kendi adına ödediğin sigorta primlerinin yarısı beş yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır.

Şoför esnafımız duy sesimizi, aldığın yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV ve ÖTV almayacağız.

Kamyon, otobüs, dolmuş ve taksi şoförlerimiz çalışma sürelerinizin her 4 yılı için bir yıl fiili hizmet zammı alacaksınız.

Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada intibak düzenlemesini yapacağız. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikleri gideceğiz.

Esnaf ve sanatkarımızın emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesine son vereceğiz.

Bizimle Yürümeye hazır mısınız?

İşsiz kardeşim, sanayicilerimiz meraklanmayın, Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin insanımıza iş sağlayacağız, sorunlarınızı bitireceğiz. Bizimle Yürüyecek misiniz?

Yoksul kardeşim, 29 gün daha dayan, senin sorunlarını hepten bitireceğiz.

Bugüne kadar kim hangi ad altında, hangi tutar ve miktarda yardım alırsa alsın, anasının ak sütü gibi helali olan sosyal yardım ve desteklerden kesinlikle mahrum bırakılmayacaktır.

Ve de bu yardımlar refah artışı kapsamında artırılıp devam ettirilecektir.

Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz.

İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira “Aile Desteği” adı altında ödeme yapacağız.

65 yaşını doldurmuş kardeşlerim, size ödenen aylığı 300 liraya çıkaracağız.

Yaşlısına bakmakla yükümlü ailelere sosyal bakım yardımını helalinden vereceğiz.

Kamuya ait atıl arazileri yoksullarımıza vermekle kalmayacak, istihdam amaçlı olarak bedelsiz büyük ya da küçükbaş hayvan vereceğiz.

Bizimle Yürümeye söz veriyor musunuz?

Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız.

Veya 250 lira kira yardımı yapacağız.

İlköğretime ve ortaöğretime devam eden evlatlarımızın annelerine muhtaçlık durumlarını dikkate alarak en az 50 lira vereceğiz.

6 yaş altı bebek ve çocuklar ile hamile veya lohusa annelere şartlı sağlık yardımını artıracağız.

200 kilowatsaat elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan vatandaşlarımıza faturanın yüzde 75’ini geri ödeyeceğiz.

Engelli kardeşim seni asla unutmayız.

18 yaşını doldurmuş ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyen engellilerimize 600 lira, 18 yaş altı engelli aylığını 400 liraya çıkaracağız.

Bizimle Yürü Aydın.

Muhtaç durumdaki ailelere aylık temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri Harcama Kartları, yani Hilalkart uygulamasına geçeceğiz.

Aylık almayan, annesi ya da babası veya her ikisi de vefat etmiş evlatlarımız, size de her ay 100 lira cep harçlığı vereceğiz.

Öğretmenlerimizin 3600 ek göstergeden istifade etmelerinin önünü açacağız.

Bizimle Yürü Türkiye.

Ek ders ile eğitim ve öğretim tazminatlarını yükselteceğiz.

Kadrosu olmadan çalışan sözleşmeli, geçici öğretmenlerimizi kadroya almanın yanında, atanamayan öğretmen çilesine son vereceğiz.

Her öğrencimize, başarılı olmak kaydıyla, 10 bin liraya kadar yükseköğretim kuponu vereceğiz.

Yuva kuracak gençlerimize 10 bin lira tutarında, iki yıl vadeli, faizsiz kredi imkanı sağlayacağız.

Emniyet mensuplarımızın çalışma şartlarını ve özlük haklarını iyileştirecek, bu kapsamda polislerimizin ek göstergesini 3600’e çıkaracağız.

Astsubaylarımızın intibaklarını yapacak, haklarını verecek, uzman jandarma ve uzman erbaşların tüm mağduriyetlerini gidereceğiz.

Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edecek ve devlet yardımının önünü açacağız.

Gelir dağılımındaki adaletsizliği gidereceğiz.

Devletin asli ve sürekli hizmetlerinde çalıştırılan taşeron işçilere kadro vereceğiz.

Köleliği andıran işçi çalıştırma düzenine son vereceğiz.

Kapatılan belde belediyeleri, özel idareleri ve köyleri yeniden kuracağız.

Siyasi ahlak yasasını çıkaracağız.

Kamuda sözleşmeli, geçici, taşeron çalışanı, 4/B’li, 4/C’li, vekil ve benzeri şekilde istihdam edilenlerin alayını kadrolu yapacağız.

Bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacak, milli birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirecek yeni bir anayasayı milletimize hazırlayacağız.

Biliniz ki başaracağız.

Temiz siyaset, dürüst yönetim için Bizimle Yürü Aydın.

Dik baş, tok karın, mutlu yarın için Bizimle Yürü Aydın.

Aydın, bizimle yürüyecek mi? (Evet)

7 Haziran’da MHP’ye oy verecek misiniz? (Evet)

7 Haziran’da vatana, millete ve geleceğinize sahip çıkacak mısınız? (Evet)

Genel seçimler, büyük milletimizi tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi lider ülke Türkiye ülküsüne götürecek yolun başlangıcı olacaktır.

Tek başına iktidarımız, Türkiye’nin yeniden ayağa kalkmasını sağlayacaktır.

Türkiye sizinle tarih yazacaktır.

İşte Aydın, her şeyin tanığıdır.

Rabbim hepinizden razı olsun.

Sizleri bir kez daha sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Hepinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.

Sağ olun, var olun.

Bizimle Yürü Aydın.

Bizimle Yürü Türkiye.

Ne mutlu Türküm Diyene.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211