“Tek çatı” stratejisi AKP'nin Korkulu Rüyası Olmuştur"

 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri Sayın İsmet BÜYÜKATAMAN yaptığı basın açıklamasında “tek çatı” stratejisi adeta AKP’nin korkulu rüyası olmuştur.'dedi.

Büyükataman'ın yazılı basın açıklaması şöyle:


Sayın Genel Başkanımız tarafından, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik olarak ifade edilen “tek çatı” stratejisi adeta AKP’nin korkulu rüyası olmuştur. Bu açıklama üzerine, başta zihniyeti Türkçesinden de bozuk hükümet sözcüleri olmak üzere hükümet üyeleri harekete geçerek Türk milletinin sesi olan MHP’ye koro hâlinde saldırmaya başlamıştır. MHP’ye saldırmaktan sorumlu üyelerinin sağlık sorunlarını fırsat bilen “Erdoğan’dan geçinen” AKP’li yöneticiler, MHP üzerinden rol kapma telaşıyla açıklama yarışına girmişlerdir.

Bugün, koro hâlinde partimize hücum etmeye çalışanlar, ilginç bir manzara oluşturmaktadır. Bu hücum korosunun kompozisyonu bile Milliyetçi Hareket’in haklılığını ortaya koyan bir mahiyete sahiptir. Kimdir bu halkımız zihninde ve kalbinde yeri olmayan siyaset kuklaları?

İlk kuklaları daha 40. demekten aciz Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Genel Başkanımızın açıkladığı “tek çatı” projesini Genel Başkanımızın 40. yıl hesabıyla eleştirme gayretine girmiştir. Sayın Yazıcı’nın matematikle arasının pekiyi olmadığı gümrük rakamlarından belli olduğu gibi, daha da vahimi Sayın Bakan bu işlere yorum yapıp velinimetleri Sayın Genel Başkanlarına yaranmaya çalışacağına kevgire dönen Türk gümrüğündeki kayıt dışılığı sonlandırmak adına müsteşarlarına emir vermelidir. Sınırın ve gümrüğün namusundan habersiz bireylerin herhangi bir konuda yaptıkları konuşmaların hükmü farenin kediye meydan okumasından daha büyük bir anlam taşımayacaktır.

İkinci siyaset kuklası ise maalesef hangi konuda yorum yaptığından bile habersizdir. Daha ne seçileceğini bile bilmeyen seçmeninin Edirne’de kapısından kovduğu, Batı Trakya Türklerinin yaşadığı sıkıntılara inat, Yunan doktor müptelası Sağlık Bakanı aklınca yorum yapmaktadır. Kendisine de tavsiyemiz ilaç bulamayan vatandaşlarımıza, sağlıkta ayyuka çıkan yolsuzluk iddialarına ve vatandaşların sağlık sektöründe soyulmasına bir son verecek çalışmalara kafa yormasıdır.

MHP’ye saldırı sırasına giren ve daha önce yaptığı açıklamalardan ağzını kiraya verdiğini anladığımız, yedi yaşında Türkçe öğrendiğini her fırsatta ifade eden, ama Türk Dili ve Edebiyatı alanında doçent unvanı alarak bugünkü seviyesine ulaşan AKP’nin kapı gıcırtısı ve akordu bozuk sözcüsü Hüseyin Çelik, yine televizyona çıkmış ve diğer arkadaşlarından aşağıda kalmamak gayretiyle kamera karşısında Milliyetçi Hareket Partisine kinini kusmuştur. MHP dendiğinde aklına şerefli Türk askerinin dağda öldürdüğü “babasının anne tarafından üvey amcasının oğlu” olan terörist akrabası gelen akordu bozuk siyaset kuklası laf kalabalığıyla meseleyi başka mecralara çekmeye çalışmaktadır.

Türk milleti, PKK’nın özerklik açıklamalarına, bölücübaşının taleplerine, bölücübaşının devletle anlaştığı iddialarına cevap beklerken bu kirli ilişkileri izah etmesi beklenen Türk millî eğitiminin katili Hüseyin Çelik, partimizin Cumhurbaşkanlığı seçimindeki tek çatı stratejisini üslupsuzca ağzına almıştır. Türkiye’yi böldürmemeye kararlı olan partimize ve Sayın Genel Başkanımıza laf söylemek Hüseyin Çelik’in haddi değildir. Memleket evlatları KPSS ile evine ekmek götürme derdine düşmüşken akraba atamaları yapan millî eğitimin katili önce bunların hesabını vermeli, ardından büyük Türk milletine hitap etme hakkını kendisinde bulmalıdır.

Bu seviyesiz söylemlerin arka planında Milliyetçi Hareket’in, AKP hükümetinin kapalı kapılar ardında bölücülere verdiği bölünme sözünü yerine getirmesinin önündeki en büyük engel olarak görülmesi vardır. Denebilir ki; bölünmenin taşeronu, aldığı ihaleyi vaktinde yetiştirememektedir. İhalenin şartlarına uymadığı için de bu ihalenin kendisinden alınıp başkasına verilmesinden çekinmektedir. İşte tam da bu noktada ellerindeki gücü devretmek istemeyenler bize karşı saldırılarının şiddetini artırmaktadır. Türk milleti müsterih olsun bölünmenin ne mevcut taşeronuna ne de onun yerine ikâme ettirilmek istenen başka taşeronlara geçit verilmeyecektir. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milletinin “İşte benim Cumhurbaşkanım.” diyeceği, milletin sinesinden çıkmış bir adayla ülkeyi bölünmeden, milleti ayrışmadan, millî kaynaklarımızı peşkeş çekilmekten kurtaracaktır.

Osmanlı Devleti’nin en bahtsız devri olan Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin bugünkü izdüşümü AKP, dün yarım kalan işi, bugün tamamlamanın gayretiyle bölünme projesini devam ettirmektedir. Yönetimde tamamlanan devir teslim töreninin, ülkenin de AKP’yi idare eden güçlere teslim edilmesiyle son bulması planlanmıştır ve bu plan -onlara göre- tıkır tıkır işleyecektir.

Hâl böyle iken, Haçlı ordularının temsilcilerinin, İmralı canisinin ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın bir araya gelerek hazırladıkları bölünme ve ayrışma planlarının uygulanmasının önünde engel olarak Milliyetçi Hareket Partisi’nin bulunduğunu Türk milleti ile birlikte ihanetin sahipleri de görmektedir. Bu dik duruşumuzun kendilerine verdiği korkunun tek bir sebebi vardır; o da Türk milletinin Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte hareket etmesidir.

Açıklamasında mütemmim cüz işaretlemesi de yapan Çelik bilmelidir ki; AKP’nin artık PKK’nın mütemmim cüzü olduğu gizlenemez bir gerçektir. PKK’nın istediği ve AKP’nin yapmadığı ne kalmıştır? PKK’nın bölücü talepleri AKP’lilerin dilinde “özgürlük”, “demokratikleşme” gibi içi boşaltılmış ve bölücüleştirilmiş kavramlar üzerinden verilmektedir. AKP, PKK’nın ruh ikizi değil bizzat siyasi kanadı gibi davranmaktadır.

Türk milletini karşısına alarak Türkiye Cumhuriyeti’ni kimse uzun süre yönetememiştir. En uzun yöneten AKP’nin manevi dedesi ve fikir babası Damat Ferit’tir ve onun sonu da malumdur.

Türk milletiyle inatlaşarak Türk milletine baş olmak kimsenin haddi değildir. Türk milleti çatışma, ayrışma, kutuplaşma ve gerginlik istememektedir. Bununla beraber Türk milleti Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünemeyeceğine, birden fazla başkentinin, bayrağının, marşının, parasının olamayacağına dair kararını kurtuluş mücadelesi döneminde vermiştir ve bu kararının arkasındadır. Türk ve İslam Dünyası’nın önderliği ile taçlanması gereken Türkiye Cumhuriyeti liyakatsiz ellerde bir bölünme korkusu yaşamaktadır. Manda zihniyetli bu şahsiyetlerin kendileri milletimize bir şey vermediği gibi Cumhurbaşkanları da verememektedir ve veremeyecektir. Çünkü çamurun içinden çıkanın çamura bulaşmaması mümkün görünmemektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin millî ve manevi değerlere sahip muhafazakâr bir aday talebine AKP iktidarının destek vermesi gerekirken Müslüman görmüş şeytana dönmesine anlam vermek mümkün değildir.

AKP’nin korktuğu nedir? Bu, kendi çıkartacakları adayın bu değerlere sahip olmadığının beyanı mıdır yoksa bu ulvî değerlere sahip adayın seçildikten sonra AKP iktidarının kirli işlerine onay vermeyeceğine, milleti ayrıştırıcı, devleti bölücü yasalarını TBMM’ye geri göndereceğine dair korkuları mıdır? Kur’an-ı Kerim ile alay edenleri Bakanlık koltuğuna oturtan, balkonundan indirmeyen Başbakan; hayalini kurduğu Cumhurbaşkanlığı döneminde bu meczup şahsı da Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri mi yapacaktır yoksa ondan daha ileri olan İslam düşmanlarını, hırsızları, arsızları mı Çankaya’ya toplayacaktır?

Erdoğan’dan geçinenlerin bu çırpınışları faydasız yeredir. Çünkü Türk milleti ile ittifak yapan Milliyetçi Hareket Partisi; PKK ve onun taşeronu olan partilerin destekçilerinin dışında herkesle ittifak hâlindedir. Adayımız -bugüne kadar hangi partiye oy vermiş olursa olsun- Türk milletinin ortak adayı olacak bir değere sahip olacaktır. MHP olarak biz bu seçime partilerin seçimi olarak değil, milletimizin istediği değerli bir şahsın Cumhurbaşkanlığı makamına getirilmesi olarak bakmaktayız.

Türk milletinin ortak aday talebinin karşısında durmakta direnen AKP yöneticileri yalnız kalacaktır. Çünkü AKP’ye oy veren vatandaşlarımız da bu milletin değerli bir parçasıdır ve ittifakımız aynı zamanda onlarladır.




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner211