Alexa

Hürmüz Bağazı nerede? Hürmüz boğazının önemi ve özelliği nedir?

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, İngiliz donanmasına ait iki geminin Hürmüz Boğazı'na gönderileceğini belirtti. Peki Hürmüz Bağazı nerede? Hürmüz boğazının önemi ve özelliği nedir?

Hürmüz Bağazı nerede? Hürmüz boğazının önemi ve özelliği nedir?

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, İngiliz donanmasına ait iki geminin Hürmüz Boğazı'na gönderileceğini açıklayarak, hükümetin donanmaya İngiliz gemileri ve vatandaşlarını korumak için gerekli tüm adımları atması talimatı verdiğini duyurdu.

Buna göre İngiltere donanmasına ait iki gemi, ABD'nin İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından Hürmüz Boğazı'nı kullanan İngiliz bandıralı gemilere eşlik etmek üzere boğaza gönderilecek. Bakan Ben Wallace, bu kapsamda donanmaya ait "HMS Montrose" ve "HMS Defender" gemilerinin yeniden Hürmüz Boğazı'nda deniz devriyesi yapacağını söyledi.

"Irak'ın daveti üzerine bu ülkede bulunan ABD güçlerinin defalarca İran destekli militanlar tarafından hedef alındığını" kaydeden Wallace, "Uluslararası hukuk uyarınca ABD, vatandaşlarına yakın bir tehdit oluşturanlar karşısında kendini savunma hakkına sahip" dedi.

Hürmüz Boğazı nerede?

Umman ile İran sınırlarını birbirinden ayıran Hürmüz Boğazı, Umman Körfezi ve Basra Körfezi arasında bulunuyor. Hem Umman hem de İran karasularından geçmektedir. Boğaz’ın keskin bir virajı andıran en dar kısmı 21 mil genişliğinde ancak uluslararası taşımacılık için kullanılan alan her iki yön için de sadece 2 mil genişliğindedir.  Bölgeden ihraç edilen enerji kaynaklarının dünyaya açılış kapısı olan Hürmüz Boğazı, sadece petrol ticareti açısından önemli değil. Katar’ın ihraç ettiği sıvılaştırılmış doğal gaz LNG’nin de tek çıkış rotası Hürmüz Boğazı’dır.

Hürmüz Boğazı, dünyada adı en sık anılan adreslerden biribidir. Bunun nedeni bu boğazın stratejik Basra Körfezi ile Umman Körfezi’ni birbirine bağlaması. Hürmüz Boğazı’nın kuzeyi İran toprakları, güneyiyse Umman toprakları. Bu bölünmüşlük, Hürmüz’ü İstanbul ve Çanakkale Boğazları gibi tek bir ülkenin egemenliğindeki boğazlardan ayırıyor.

Hürmüz Boğazı’nın önemi nedir?

1870’li yıllardan bu yana dünya sanayisinin bir numaralı hammaddesi petrol olmuştur. Üreten dünya, petrol ve türevlerine büyük bir ihtiyaç duymaktadır. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 60’ı deniz yoluyla yapılırken, bunun yüzde 30’u Hürmüz boğazı üzerinden gerçekleşmektedir. Konuyu küresel üretimin sürdürülebilirliği açısından ele aldığımızda boğazın nasıl bir ehemmiyet arz ettiği gözler önüne serilmektedir.

Hürmüz Boğazı, dünyanın günlük petrol ihtiyacının beşte birinin ilk çıkış kapısıdır. Hürmüz Boğazı, enerjide dışarı bağımlı olan ülkeler için hayati öneme sahip olup, Boğazda yaşanması muhtemel bir çatışmada petrol akışının durması, zincirleme bir etkiyle ülke ekonomilerini etkileyecek, petrol pahalanacak, petrol pahalandığında hayat pahalılaşacak ve doğrudan vatandaşların cebine etki edecek bir öneme sahiptir. ABD’nin İran’ı bahane ederek bölgede yoğun bir şekilde varlık göstermesi, diğer ülkeler içinde tehlike oluşturmaktadır.

Bölgede çıkacak olası bir çatışmada, enerji arzı noktasında dışa bağımlı olmayan ABD’nin kaybedecek bir şeyi olmayacak. Ancak hegemon güç olma iddiasını devam ettirmek isteyen ABD için, enerji hatlarının kontrolünü elinde bulundurmak hayati önemde. Bunu birçok kez açıkça gösteren ABD, bunu son olarak Suriye’nin kuzeyindeki petrol yataklarını korumaya asker gönderme kararıyla tüm dünyaya tekrar gösterdi.

Gelecekte ABD’nin İran’ı bahane göstererek bölgeye daha fazla donanma göndermesi bekleniyor. Enerji olarak dışa bağımlı olan Japonya gibi güçlü sanayi ülkeleri de kendi ulusal çıkarlarını korumak için bölgeye donanma gönderecektir. 

ABD Enerji Danışma Yönetimine göre, 2016 yılında her gün 18,5 milyon varil petrol bu boğazdan geçti. Bu da bir önceki yıla oranla yüzde 9 artışa tekabül ediyor. Dünyada her yıl deniz yoluyla petrol ve diğer sıvı yakıtların yüzde 30’u yine bu boğazdan geçiyor.

Suudi Arabistan, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak, ham petrol ihracatının önemli bir bölümü buradan geçiyor. Katar doğal gazının neredeyse tamamı yine buradan aktarılıyor. 1980 ve 1988 yılları arasında savaş sırasında İran ve Irak, birbirlerinin petrol ihracatına yine bu boğaz üzerinden zarar vermeye çalıştı ve bu çatışmalar tarihe “tanker savaşları” olarak geçti.

Bush yönetimi sırasında, Arap Körfezi’nde sürekli uçak taşıyan bir gemi bölgede devriye geziyordu. Obama döneminde, sadece kısa süreli aralıklarla bölge uçak gemisiz bırakıldı. 

Hürmüz Boğazı’ndaki kazalar

1988 Temmuz ayında ABD savaş gemisi Vincennes, yanlışlıkla İranlı bir yolcu uçağını düşürerek, 290 kişinin ölümüne neden odu.

ABD, 2008 yılı başında, İran donanmasının kendi savaş gemilerini tehdit ettiği suçlamasında bulundu.

2008 Haziran ayında Devrim Muhafızları Komutanı Mohammad Ali Jafari, saldırıya uğramaları halinde Hürmüz Boğazı’nda ticari gemileri kontrol edecekleri tehdidinde bulundu.

2010 Temmuz ayında, Japon petrol tankeri Hürmüz Boğazı’nda El-Kaide bağlantılı bir grup tarafından saldırıya uğradı.

İran, 2012 Ocak ayında, ABD ve AB’nin ambargo tehdidine karşı, Hürmüz Boğazı’ndan engelleme yaparak misillemede bulunacağını açıkladı.

2015 Mayıs ayında İran donanması, petrol platformuna zarar verdiği gerekçesiyle Singapur bandıralı bir gemiye ateş açtı.

Son olarak 3 Temmuz’da İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesinin Hürmez Boğazı’nı kapatabileceğini üstü kapalı olarak dile getirdi. Bu açıklamadan bir gün sonra ise İran Devrim Muhafızlarının Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani de İran'ın petrol satışlarının ABD tarafından yasaklanması halinde bölgedeki petrol ticaretini engelleyeceklerini ifade etti.

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 05 Ocak 2020, 22:40
YORUM EKLE