Alexa

Küresel Isınma ve Dünya Ekseninin Kayması (Küresel Isınma Nedir?)

Dünya’nın ekseni son yıllarda hızla kaymaya başladı. uzayda uydusu olan ülkeler uydularına her gün ince ayar yapmak zorunda kalıyor. Uyduya bağlı hizmetler durma noktasına gelir. Peki Küresel Isınma Nedir? Dünya Ekseninin Kayması nedir?

Küresel Isınma ve Dünya Ekseninin Kayması (Küresel Isınma Nedir?)

"Bu soruna her ülke el atmalı, el birliği ile çözüme gitmelidir. Küresel ısınmaya neden olan olumsuz koşullar el birliği ile giderilmelidir. Günümüzde ki çıkarılan savaşlar, su savaşları, sınır çatışmaları, Orta Asya ve Mezopotamya bölgesindeki olan olaylar, politika zıtlaşmalarının temeli bu sorundandır. Her ülke küresel ısınmaya bağlı buzulların erimesiyle deniz seviyeleri, okyanus seviyeleri yükselmektedir." 

Küresel Isınma Nedir?

Küresel ısınma, atmosfere salınan başlıca gazların neden olduğu sera etkisinin sonucunda, Dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda görülen artışa denir. Yani sera gazlarının etkisi ile atmosferin, denizlerin ve dünya yüzeyinin ortalama ısısının yükselmesidir. Dünya’mız, güneşten gelen ışınların direkt etkisinden çok, yansıyan ışınlarla ısınır. Güneş ışınlarının karbon dioksit ve metan gibi çeşitli gazlar tarafından tutulmasına “sera etkisi” adı verilmektedir.

Bu etki ile gezegen yüzeyindeki ısının bir kısmı tutulur ve ısı kaybı önlenir. Ancak, özellikle fosil yakıtların tüketilmesi sonucunda sera gazları atmosfer içinde daha çok tutularak böylece dünyanın ısısı artışı çıkmış olur.

Küresel ısınmanın canlılar üzerine etkilerine gelince bilim adamları şu tespitlerde bulundular:

Küresel Isınma

Küresel ısınmaya bağlı su ısısı artışıyla birlikte su canlılarında üreme ve embriyo gelişimi bozuklukları oluştuğu gözlemlenmiştir. Isı artımıyla birlikte yumurtalar anormal bölünmekte, embriyolar bozulmakta ve sonuçta ölüm meydana gelmektedir.

Isı dalgalarına bağlı ölümler artmakta, sıcakların neden olduğu sağlık sorunlarından dolayı insanlar hayatını kaybetmektedir. Küresel ısınmanın sonucunda su ve tarım ürünleri giderek azalacak, kıtlık bütün dünyayı saracak, beslenme sorunları artacak, açlığa bağlı birçok hastalık gelişecek, açlık ve kıtlık yüzünden ölüm oranları yükselecektir.

ISI ARTTIKÇA...

Aşırı ısınma ile polen alerjisi ve astım riski artmaktadır. Küresel ısınma yabani otları artırmakta ve bunlar da alerjiyi ortaya çıkarmakta, enfeksiyonlar artmaktadır. Sıtma, kene ile ilgili ensefalit ve ishal bunların içinde en önemlilerindendir. Isı arttıkça, hastalığa neden olan sivrisinekler daha yüksek bölgelerde daha kolay yaşayıp yayılabilmektedir. Küresel etkinin sonucunda oluşan aşırı yağmurlar, bakteriden bol toprakları barajlara sürüklemekte ve sonuçta toplu ishallere neden olmaktadır.

"Küresel ısınma ile doğanın dengesi bozularak birçok türün nesli tükenecektir."

Isınmanın etkisi ile hayvanlar daha erken doğum yapmakta ve göç etmektedir. Bazı bitki/hayvan türleri daha kuzeye/yükseğe yer değiştirmektedir. İlkbaharın erken ve hızlı gelmesiyle bitkiler daha erken çiçeklenmeye başlarken, bazı ağaç türleri ise bodur kalmaktadır. Küresel ısınma ile doğanın dengesi bozularak birçok türün nesli tükenecektir. Öte yandan, bazı türlerin sayısı ise gereğinden fazla artacaktır. Tırtıl yiyerek beslenen bazı tür bülbüller ısınma yüzünden daha kuzeylerde yerleşmeye başlamıştır. Bunun sonucunda tırtılların artması ve doğaya zarar verecektir. Genel olarak, sera etkisi iyi bir şeydir. Sera gazları olmadan, Dünya üzerindeki sıcaklık, hayatı desteklemek için çok yetersiz kalırdı. Sera gazları dediğimiz (karbondioksit ve metan gibi) gazlar yeryüzünde insan hayatının varlığı için gereklidir. Ancak bu gazların aşırı artması sebebiyle küresel ısınmayı yaşıyoruz.

Küresel ısınmaya bağlı büyük gıda sıkıntıları yaşanabilir

Dolayısıyla uzaya daha az güneş ısısı geri dönüyor. Yani fazla enerji dünyada kalıyor. Bu da daha fazla Dünya’mızın ısınması anlamına geliyor. Buzulların erimesi deniz seviyesinin yükselmesine ve doğal su kaynaklarına bağımlı alanlarda su kıtlığına neden oluyor. Yükselen deniz seviyesi kıyı bölgesinde yaşayan insanların yaşamını çok yakın zamanda tehlikeye sokabilir. Çok hızlı artan ormansızlaşma kirletici maddeler ortaya çıkardığından sera gazlarında muazzam bir artış yaşanıyor. Ne kadar kesilenlerin yerine ağaç da dikseniz, aynı ekolojik verimi yeni ağaçtan alamıyorsunuz.

Küresel ısınmaya bağlı büyük gıda sıkıntıları yaşanabilir ve yaban hayatını da tehdit edebilir. Bazı parazitler küresel ısınmaya bağlı olarak yeni yaşam alanlarına yayılıyor ve artık endemik hale geliyor. Küresel ısınmayı önleme başarısızlığı, ülkelerin büyük bir ekonomik çöküşüne de neden olabilir.

Dünya genelinde çölleşme küresel ısınma nedeniyle artıyor.

İnekler, petrol endüstrisinden daha fazla metan üretiyor. İnsanlar atmosfere, bitki ve okyanuslardan daha hızlı ve daha fazla karbondioksit yayıyor. Buzdolaplarında kullanılan freon gazları, deodorantlardaki basınçlı gazlar hepsi üresel ısınmayı artırıyor. Dünya'da biriken ısı miktarı, her gün patlayan 400.000 Hiroşima bombası tarafından açığa çıkarılan ısı miktarı ile eşdeğer olarak görülüyor. Bilim insanları, küresel sıcaklıktaki her bir derece artış ile birlikte yıldırım düşüşlerinin %12 oranında artacağını söylüyor. Dünya genelinde çölleşme küresel ısınma nedeniyle artıyor. Küresel ısınma ve iklim değişikliği dünyadaki doğum oranlarını olumsuz yönde etkiliyor Küresel ısınma, üzüm üretilen bölgeleri de değiştirebilir. Ormandaki yaprakların besin değerini düşürüyor. Küresel ısınma "Gulf Stream" gibi okyanus akıntılarını yavaşlatıyor. Bu akıntılar suyun bütün dünyada taşınmasını sağlıyorlar.

Şimdi sorabilirsiniz Küresel ısınma ve iklim değişmelerinin dünyanın ekseninin kayması ile ne alaka var diyebilirsiniz?

Evet, çok ilişkisi var. NASA Dünya’ya son 60 yılda yol açtığımız küresel ısınma sonucu kutuplarda eriyen buzlar ve Güneydoğu Anadolu gibi orta enlemlerde yeraltı kaynak sularının kuruması nedeniyle Dünya’nın gittikçe daha fazla yalpaladığını buldu. Bu da önümüzdeki yıllarda şiddetli sel ve kuraklık gibi doğal afetlere yol açacak.

Aslında Dünya’nın eksen eğikliğinde değişen bir şey yok. Eskisi gibi 23,4 derece, ancak önceden Dünya uzayda topaç gibi dönerken şimdi yalpalıyor; yani tıpkı yerde dönen bir top gibi sağa sola yatıyor. Bu da eksen kaymasına sebep oluyor

Dünya 100 bin yıllık dönemlerde büyük yaz, büyük sonbahar, büyük kış ve büyük ilkbahar dönemlerine giriyor. Jeolojik mevsimler 25 bin yıl sürüyor. Örneğin şu anda büyük ilkbahar ortasındayız ve büyük yaz kapıda

Dünya’nın eksen eğikliği 23,4 derece. Ilımlı mevsimlere yol açan da bu. Gezegenimiz Uranüs gibi yan yatsaydı ekvator donardı. Ay’ın kütlesi Dünya uzayda topaç gibi dönerken gezegenimizi dengeliyor ve tümüyle yan yatmasını önlüyor. Buna rağmen Dünya dönerken gittikçe artan şekilde yalpalıyor ve dönme ekseni hızlanarak kayıyor

Eksen kayması ve yalpalama farklı şeyler ama Dünya’nın yalpalaması arttıkça eksen kayması hızlanıyor. Şimdilik 12 metrelik eksen kayması var. Bu, gezegenin 23,4 derecelik eksen eğikliğini değiştirmeye yeterli değil ama büyük kuraklıklara, sel felaketlerine ve çölleşmeye yol açmak için yeterli.

Aklımızı başımıza almazsak, Dünya’mızda ki  buzulların erimesi, İstanbul’u su basması, tarlaların kuruyup çöl olması, 200 milyon iklim göçebesinin Suriyeli sığınmacılardan beter insanlık dramlarına yol açması, ekonomilerin çökmesi ve yeni savaşlar çıkması söz konusu.

Uydumuz Ay, Dünya’nın yalpalamasını büyük ölçüde dengeliyor. Böylece Dünyamız Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlerin yerçekiminden pek etkilenmiyor ve Uranüs gibi resmen yan yatmıyor. Gezegen yan yatmadığı için ekvator donmuyor ve canlıların soyu tükenmiyor.

Dünya’nın daha çok yalpalaması, kuzey yarıkürenin yıldan yıla aldığı ışığın açısının hızla değişmesi demek; yani kış güneşi ve yaz güneşinin açısında büyük değişiklikler olacak. Sonuçta Dünya’nın tahıl ambarı olan ve eski çağlardan beri ideal yaşam alanı olarak kabul edilen ılıman kuşakta daha şiddetli kışlar, daha kurak yazlar ve bol selli kısa baharlar görmeye başlayacağız. Özellikle Akdeniz ve California enlemleri çölleşme riski altında

Güney Kutbunda buzların erimesi ve Hazar Denizi ile Hindistan’da yeraltı sularının kuruması yerkabuğunun ağırlığının değişmesine yol açıyor. Bu da gezegenin yalpalamasını hızlandırarak eksen kaymasına yol açıyor. Dünya 14 yılda 50 cm ile 1,5 metre yalpalıyor ve 2000’den bu yana dönme ekseni 12 metre güneye kaydı.

Yerbilimciler ve iklim uzmanları son 40 yılda yapılan gözlemleri incelediği zaman gezegenin ekseninin kutuplardan hızla kaydığını fark etti. Aslında bilim insanları Dünya’nın daha fazla yalpaladığını 100 yıl önce fark etmişlerdi. Politikacılar ve iş adamları kafayı kuma gömüp üç maymunu oynarken Dünya’nın ekseni kutuplardan hızla güney enlemlerine kayıyor. Bu kaymanın 12 metreye ulaştığı tespit edildi.

Dünya’nın ekseni son yıllarda hızla kaymaya başladığı için uzayda uydusu olan ülkeler uydularına her gün ince ayar yapmak zorunda, aksi takdirde her şey birbirine karışır, uyduya bağlı hizmetler durma noktasına gelir.

SONUÇ OLARAK NE YAPABİLİRİZ:

Bu soruna her ülke el atmalı, el birliği ile çözüme gitmelidir. Küresel ısınmaya neden olan olumsuz koşullar el birliği ile giderilmelidir. Günümüzde ki çıkarılan savaşlar, su savaşları, sınır çatışmaları, Orta Asya ve Mezopotamya bölgesindeki olan olaylar, politika zıtlaşmalarının temeli bu sorundandır. Her ülke küresel ısınmaya bağlı buzulların erimesiyle deniz seviyeleri, okyanus seviyeleri yükselmektedir. Her kavimin tufanla v.s helak edilmesiyle hayatın Mezopotamya ve Orta Asya’dan başlaması bilinmektedir. Sınırlarımızda bir milimetre dahi yakınlığı olmayan İngiltere, Amerika, Rusya gibi ülkelerin bir bardak suda fırtına koparıp ya da sorun çıkartmalarının sebebi suların karaları yutmaya başladığı ana kadar milletlerine yaşayacakları toprak bulma gayretinden başka bir şey değildir. Biraz uzun bir yazım oldu ama konu önemli olunca detayları belirtmem gerekmekteydi

Kapsamhaber/Mustafa Kemal Bektaş

YORUM EKLE