Alexa

Öğretmenlik Meslek Kanunu Hayal mi Oldu?

İstanbul 4 No’lu Şube Başkanlığı’nın düzenlediği etkinlikte işyeri temsilcileri bir araya geldi.

Öğretmenlik Meslek Kanunu Hayal mi Oldu?

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, İstanbul 4 No’lu Şube Başkanlığı’nın düzenlediği programda işyeri temsilcileriyle bir araya geldi. Programda İLKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Yılmaz, Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Remzi Özmen, İstanbul şube başkanları ve şube yönetim kurulu üyeleri ile ilçe ve işyeri temsilcileri katıldı.

Açılış konuşmasını İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı Erdinç Öztaş yaptı. Programda Genel Başkan Talip Geylan ve İLKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Yılmaz da birer konuşma yaptı.

Eğitim çalışanlarına şiddete cüret edenler artık 1 değil, 10 değil, 100 kere düşünsün!

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetle ilgili önemli açıklamalar yaptı. Öğretmenliğin her önüne gelenin kolayca hakaret edebildiği, darp ve taciz edebildiği bir meslek grubu haline geldiğini söyleyen Geylan, bu hususta Türk Eğitim-Sen olarak bir kanun teklifi hazırlayarak, milletvekilleri aracılığıyla TBMM’ye ilettiklerini belirtti.

Kanun teklifinde şiddeti önleyici tedbirler alınmasını, caydırıcı müeyyideler getirilmesini talepettiklerini belirten Geylan, "Yaptıklarının faillerin yanına kar kalmasını istemiyoruz. Eğitim çalışanlarına şiddete cüret edenler artık 1 değil, 10 değil, 100 kere düşünsün! Umuyoruz ki, kanun teklifimize hem komisyon hem de genel kurul aşamasında tüm partiler sahip çıkar ve teklifimiz hayata geçer” dedi.

Kanun tekliflerinin yanı sıra kamuoyu oluşturmak için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 81 ilden 81 mektup gönderdiklerini hatırlatan Genel Başkan, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın iradesiyle ve TBMM’nin yapacağı yasal düzenlemelerle şiddetin önlenmesi yolunda mesafe kat edeceğimize inanıyoruz” diye konuştu.

Geylan, “Öyle Başbakanlar, öyle Milli Eğitim Bakanları gördük ki, ‘Öğretmenler haftada 15 saat çalışıyor. Bürokratlarımız da eşlerini öğretmenlerden tercih ediyor’ dediler. Öğretmenleri Eminönü’nde yem bekleyen güvercinlere benzettiler. Öğretmenleri 3 ay tatil yapmakla suçladılar. Öğretmenlere şahsiyet kazandıracaklarını söylediler. Dolayısıyla ülkeyi yönetenler, makamlarda bulunanlar öğretmenlere hakaret ederse, öğretmenlerimiz her gün şiddete maruz kalır” ifadelerini kullanarak, “Öğretmenle birlikte kaybettiğimiz, esasında toplumun ve Türkiye’nin geleceğidir” diyen Geylan, topluma da çağrıda bulundu. Genel Başkan Geylan, “Öğretmene verdiğiniz değer aynı zamanda çocuklarınıza verdiğiniz kıymettir. Öğretmen ne kadar itibarlı, saygın olursa, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği de o kadar aydınlık olur. Dolayısıyla eğitim çalışanlarına yönelik şiddete, tacize şahit olursanız, önce siz karşı çıkın!” dedi.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın ek gösterge sözü hala havada asılı duruyor.

Geylan, 3600 ek gösterge sözünün üzerinden bir buçuk yıl geçmesine rağmen gerçekleşmediğini söyledi.Geylan, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın sözü hala havada asılı duruyor. Bu düzenlemenin bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz. Tabi sadece 4 meslek grubunun değil, tüm çalışanların ek göstergeleri güncellenmeli, ek göstergeden yararlanamayan yardımcı hizmetler sınıfının da ek göstergeden yararlanması sağlanmalıdır. Bu şekilde hem çalışma barışı hem de kamudaki hiyerarşik silsile bozulmayacaktır” dedi. 

Meslek kanununda, kariyer basamaklarının da yer alacağının belirtildiğini bildiren Geylan, kariyer basamakları belirlenirken hizmet yılının esas alınmasını istedi. Geylan, “Öğretmenlik bir uzmanlık mesleğidir. Dolayısıyla bu konuda yapılacak herhangi bir sınavı kabul etmiyoruz. Kariyer basamaklarında hizmet yılı esas alınmalı; 10 yılını dolduran öğretmenlere uzman, 20 yılını dolduran öğretmenlere başöğretmen unvanı verilmelidir” diye konuştu.

Meslek kanununda yer almasını istedikleri hususlardan birisinin de elverişsiz koşullarda görev yapan öğretmenlere tazminat ödemesi yapılması olduğunu kaydeden Geylan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir brüt asgari ücretle iki brüt asgari ücret arasında tazminat ödemesi yapıldığı taktirde elverişsiz bölgelerde hem öğretmen açığı sorunu çözülür hem de aileleri parçalanan sözleşmeli öğretmenlerimizin mağduriyeti giderilir. Öğretmenleri elverişsiz bölgelerde esir ederek değil, teşvik ederek tutabilirsiniz. Bu nedenle teşvik uygulaması bir an önce hayata geçirilmelidir.”dedi.

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 03 Aralık 2019, 17:26
YORUM EKLE