Alexa

Dolar Hikayesi

Dolar, dünyanın en büyük ekonomisine sahip bulunan Amerika'nın para birimidir. Günümüzün en güçlü para birimi olarak değerlendirilmektedir. Peki Doların tarihi nedir? Doların hikayesi nedir?

Dolar Hikayesi

Dolar, günümüzün en güçlü para birimi olarak değerlendirilmektedir. Dolar, finans piyasalarının da vazgeçilmez yatırım aracı olarak bilinmektedir. İlk kullanılmaya başlandığı günden bugüne kadar birçok değişik evrelerden geçen para, günümüzde gücün en büyük sembolü olmuştur.

Amerika Birleşik Devletlerine ait banknot, günümüzde hemen hemen bütün ülkelerde kabul gören ulusallıktan sıyrılmış, uluslararası bir mahiyete bürünmüştür. Bir ülke kendi para biriminin dünya üzerindeki değerini, bu para birimine bakarak yorumlar. 

 ABD para birimi keten ve pamuk bir arada kullanılarak yapılmıştır. Yani, % 25 keten ve % 75 pamuktan oluşur. 

Dünyada 1970 yılından itibaren genel olarak tüm petrol ticaretleri, hatta Amerika ülkelerin arasında gerçekleşen bu ticaretlerde hiç bir rol ifa etmediği halde ABD doları ile yapılmıştır. Bundan başka ABD doları dünyada bir çok büyük yatırımcı için güvenli bir yatırım kaynağı olmuştur. 

Dolar yaptırım işlevine sahip mi?

1944 yılında ABD doları uluslararası döviz olarak açıklandı. Dövizin ödeme aracı olma özelliği, küresel iktisadi faaliyetlerde rol ifa etmiştir. Şöyle ki bundan önce ülkeler iktisadi mübadelelerde bulunmak üzere ürünlerinin değerlerini belirlemek ve üzerinde anlaşmaya varmakta sıkıntı yaşıyordu. Ancak dolar, uluslararası ve aracı bir döviz olarak bu sorunu çözmeyi başardı. Diğer taraftan ülkelerin dolar stoklarının artmaya başlaması ile birlikte doların değer koruma işlevini de göstermeye başladı. Bu işlevle beraber ülkeler dolar stoklarını yatırım olarak telakki etmeye başladılar. Şimdi dünya ekonomisine hakim olan gerçeklerden hareketle akla bir sürü sorular geliyor. Acaba dolar halâ yatırım için değer koruma işlevine sahip mi? 

Dolar da değer kaybediyor

2017'de Belçika merkez bankası yaklaşık 200 milyon avroyu Çin’in milli para birimi Yuan üzerinde ve 100 milyon Avro da Güney Kore’nin milli para birimi won üzerinde yaptırım yaptı. Aynı dönemde ise AB merkez bankası da döviz stoklarından 500 milyon Avroyu Çin’in Yuanı üzerinde yatırım yapmaya ayırdı. İşte tüm bu gelişmeler aslında doların değer kaybettiğini ortaya koyuyor. Devam edelim; Her bir ons altının uluslararası fiyatı son yetmiş yılda, yani 1945 yılından 2018 yılına kadar geçen sürede 480 dolardan 1350 dolara yükselmiştir. Dolar altın karşısında yüzde 65 değer kaybına uğramıştır. ABD dolarının altın karşısında değer kaybetmesinin nedenlerinden biri ülke borçlarının fazla olmasıdır..

DOLARA SIKI KORUMA

Amerika yönetimi tarafından diğer başka ülkelere karşı bir silah olarak kullanılan Dolar emperyalizmi adlı makalenin yazarları Michele Brand ve Remy Herrera bu konuyu şöyle dile getiriyor: "Doların değerini belirleyen şey, tedavüldeki dolar miktarı değil, bu dövize yönelik taleptir. Bu talep doların uluslararası bir döviz olması itibarı ile çok yüksek sayılır. Doların bu konumu ise ancak ABD’nin askeri sultası ile korunuyor, oysa ABD ekonomisi ve para politikaları sürekli daha da zayıflıyor." diyor. Ve şöyle devam ediyor; "Amerika’nın mali ve askeri gücü, doların hem değer stoku ve hem küresel ticaretin para birimi olmasına bağlıdır. Bu durum dolara yönelik küresel talebin oluşmasına yol açıyor. Öte yandan bu küresel talep Amerika devletine istediği kadar dolar basmasına imkan tanıyor". 

Ülkeler Dolardan Kaçıyor

ABD’nin sultacılığı ve küresel ticaretin dolar üzerinden yapılmasını kötüye kullanarak bu durumdan başka ülkelere yaptırım ve baskı uygulama uğrunda yararlanması, bir çok devletin doları petrol alış verişi ve ticaretlerinden silmeyi gündemlerine almalarına yol açtı. Bu ülkeler şimdi ikili ve çok yönlü para işlemlerinde doları devre dışı bırakmaya ve kendi milli para birimlerini kullanmaya çalışıyor. Dünyanın beş yeni ekonomisi olan ve BRICS adındaki grubu oluşturan Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika ülkeleri son dört yılda, yani Temmuz 2014’ten bu yana hızla aralarındaki ikili ticareti kendi milli para birimleri ile yapmaya başladı.

Doları istediği kadar basma imkanı, faiz oranı ile istediği gibi oynama ve para politikalarını da istediği gibi genişletme veya kısma imkanı bulunuyor. Washington yönetimine başka ülkelerin ekonomileri ile dolar üzerinden oynama imkanı sağlıyor. Bu yüzden bazı ülkeler bu durumdan kurtulmak istiyor. doları ticaretlerinden silmeye veya çok az bu dövizi kullanmaya yöneliyor. Nitekim bölgesel paraların üzerinde yatırım yapmak ve yine anlaşmaları dolar dışında başka dövizlerin üzerinden yapmak da doların küresel ticaret üzerindeki ağırlığını hafifletebilir. 

Güncelleme Tarihi: 13 Ağustos 2018, 00:52
YORUM EKLE