"Avrupalı dostlarımız, verdikleri hiçbir sözü tutmamışlardır"

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde "Uluslararası İdlib Konferansı" düzenlendi. Konferansa Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Başkan Yardımcısı Çağatay Özdemir, ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Suriye Ulusal Koalisyonu Başkan Yardımcısı Dima Moussa, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülnur Aybet ve çok sayıda davetli katıldı.

Güncel 05.03.2020, 11:56
"Avrupalı dostlarımız, verdikleri hiçbir sözü tutmamışlardır"

İletişim Başkanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde düzenlenen "Uluslararası İdlib Konferansı" nda, İletişim Başkan Yardımcısı Dr. Çağatay Özdemir, konferansın açılışında konuştu. Suriye'de yaşanan kanlı iç savaşın, 9. yılını doldurduğunu hatırlatan Özdemir, bu süre zarfında yüz binlerce insanın hayatını kaybettiğini, milyonlarca sivilin, komşu ülkeler başta olmak üzere yabancı diyarlara sığındığını, yine milyonlarca Suriye vatandaşının ise kendi ülkelerinin sınırları içerisindeki görece güvenli bölgelere giderek, bugüne dek hayatta kalmayı başardığını söyledi. 

Özdemir, senelerdir yaklaşık 3.5 milyon Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye'nin, ekonomik gücü kendisinden çok daha büyük olan ülkeleri geride bırakarak "dünyanın en cömert ülkesi" unvanına sahip olduğunu dile getirdi. 

Türkiye'nin, bir yandan sığınmacıların eğitim, sağlık ve barınma ihtiyaçlarını karşılarken, diğer yandan Suriye sınırının güneyinde yüzlerce kamp kurarak hayatta kalmaya çalışan milyonlarca insanın umudu olduğunu ifade eden Özdemir, sözlerine şöyle devam etti:

"Suriye'de hüküm süren şiddet ve istikrarsızlık, terör örgütleri için ideal bir ortam oluştururken, bu ortamdan beslenen eli kanlı teröristler, kalleş namlularını vatandaşımıza doğrultmuştur. Son yıllarda gerek DEAŞ, gerek PKK ve onun Suriye uzantısı olan PYD/YPG terör örgütleriyle kıyasıya bir mücadele verdik. DEAŞ terör örgütüyle mücadele etmek amacıyla Suriye'ye muharip güç gönderen ilk ülke, Türkiye olmuştur. 2016 yılında düzenlediğimiz Fırat Kalkanı Harekatı ile DEAŞ terör örgütünü NATO'nun sınırlarından söküp attık. Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere dost ve müttefiklerimize rahat bir nefes aldırdık. Teröristleri, 'son savaşa' sahne olacağını söyledikleri Dabık'a gömdük; sözde devletlerinin en büyük merkezlerinden biri olan El Bab'ı hane hane teröristlerden temizledik."

Fırat Kalkanı Harekatı sırasında Türkiye'nin DEAŞ ile mücadelesine engel olmak isteyen PKK/PYD-YPG terör örgütünün, Zeytin Dalı Harekatı çerçevesinde Afrin'den çıkarılarak, teröristlerin Türkiye'yi hedef almak için kullandığı bu bölgenin terörden temizlediğini hatırlatan Özdemir, "Son olarak da Barış Pınarı Harekatı ile vatandaşlarımıza yönelik saldırıların planlandığı, topraklarımıza tünellerle militan, silah ve patlayıcı sevkiyatının gerçekleştirildiği Tel Abyad-Resulayn hattını bölücü terör örgütünden temizledik." dedi. 

Büyük Türk milletinin Mehmetçik ile tek yürek olduğunu, Mehmetçik neredeyse tüm ulusun orada nefes alıp verdiğini kimsenin unutmaması gerektiğini vurgulayan Özdemir, "Nitekim kahraman askerlerimize uzanan eller birer birer kırılmış; bugüne kadar masum sivilleri varil bombalarıyla vuranlar, açık havada rahat yürüyemez hale gelmişlerdir. Dosta güven, düşmana korku veren kahraman ordumuz, milyonlarca masumun duaları ve milletimizin desteğiyle, silah arkadaşlarının kanını yerde bırakmamıştır." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin insana verdiği önemin, bazı bölge ülkeleri tarafından paylaşılmadığına üzülerek şahit olduklarını ifade eden Özdemir, "Son günlerde Batı sınırımızda savaştan kaçarak Avrupa'ya gitmeye çalışan silahsız, savunmasız sığınmacıların Yunan askerleri tarafından katledilmesi, politikanın insandan kopmasının nasıl sonuçlar doğurabildiğinin açık bir örneğini teşkil etmiştir. Dünyaya insan hakları dersi verme iddiasındaki Avrupa Birliği'nin; dalgalı denizlerde çocukları taşıyan plastik botları patlatan, güçleri ancak masumlara yeten üniformalı haydutların sırtını sıvazlaması ise bu utanç durumunun vesikası olmuştur. " diye konuştu.

"Avrupalı dostlarımız, verdikleri hiçbir sözü tutmamışlardır"

Sözünün eri bir millet olarak, Avrupa Birliği ile 2016 yılında imzaladıkları mutabakatın gereklerini tam olarak yerine getirdiklerini hatırlatan Özdemir, şunları kaydetti:

"Öte yandan Avrupalı dostlarımız, vize serbestisinden Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesine, yeni fasılların açılmasından maddi yardım ve gönüllü geri kabule kadar verdikleri hiçbir sözü tutmamışlardır. Bu koşullarda ülkemizin düzensiz göç konusunda gerekli adımları atmamakla itham edilmesi, ancak Avrupa Birliği’nin ikircikli tavrını örtbas etme çabası olarak değerlendirilebilir. "

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)