Alexa


AYM'ye 60 Bin Başvuru

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Bugün itibariyle AYM önündeki mevcut derdest başvuru sayısının 80 bin civarında olduğunu söyledi.

Güncel 19.12.2016, 17:04 19.12.2016, 17:28
AYM'ye 60 Bin Başvuru
“Bugün itibariyle AYM önündeki mevcut derdest başvuru sayısı 80 bin civarındadır. AYM’nin önündeki başvuru sayısı AİHM’nin önündeki 47 ülkeden gelen başvuru sayısının üzerindedir. Bu başvuruların yaklaşık 60 bini 15 Temmuz sonrasında yapılmıştır"

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, “Bugün itibariyle AYM önündeki mevcut derdest başvuru sayısı 80 bin civarındadır. AYM’nin önündeki başvuru sayısı AİHM’nin önündeki 47 ülkeden gelen başvuru sayısının üzerindedir. Bu başvuruların yaklaşık 60 bini 15 Temmuz sonrasında yapılmıştır” dedi. 

Özel hukuk hükümlerine tabi özerk bir kurum olarak bir yıl önce faaliyete geçen İstanbul Tahkim Merkezi (İSTAC), Ankara’da kamu kurumlarını bilgilendirmek üzere Anayasa Mahkemesi’nde bir konferans düzenledi. Konferansın açılış konuşmasını yapan Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, yargının varlık nedeninin bireyin temel hak ve hürriyetlerini korumak olduğunu belirterek, “Bu bağlamda AYM’nin de varlık nedeni anayasayı ve temel hak ve özgürlükleri korumak suretiyle anayasal ve bireysel adaletin sağlanmasına katkı yapmaktır. 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren başlayan bireysel başvuru sistemi gerek AYM’nin işlevinde gerekse genel anlamda Türk hukukunda çok önemli radikal değişiklikler getirmiştir. Bireysel başvuruyla birlikte AYM sadece normların anayasaya uygunluğunu denetleyen bir kurum olmaktan çıkmış, aynı zamanda toplumun gündelik hayatında karşı karşıya kaldığı meseleleri inceleyen bir organa dönüşmüştür. Bireysel başvuru AYM’yi topluma dokunan, toplumla temas eden bir kuruma dönüştürmüştür. Bugün geldiğimiz noktada AYM’ye bireysel başvuru Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından mutlaka tüketilmesi gereken etkili bir başvuru yolu olarak kabul edilmektedir. Bunun en son örneğini 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bir hakimin ve meslekten ihraç edilen, tutuklanan bir hakimin ve meslekten ihraç edilen bir öğretmenin yaptığı başvuruda verilen kabul edilemezlik kararlarında görebiliriz. AİHM bu iki kararda açıkça AYM’ye bireysel başvurunun etkili bir başvuru yolu olduğunu dolayısıyla başvurucuların öncelikle bu yolu tüketmeleri gerektiğini ifade etmiştir. Bu başvuruları başvuru yoluyla tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez ilan etmiştir. Buradan hareketle diyebiliriz ki bireysel başvuru Türkiye açısından çok önemli bir kazanımdır” diye konuştu.

Arslan konuşmasına şöyle devam etti:

“Bireysel başvuru getiriliş amacına uygun olarak bir yandan Türkiye’de insan hakları standardının yükseltilmesine diğer yandan da yine bireysel başvurunun pratik amacı olan AİHM önünde Türkiye aleyhine yapılan başvuru sayılarının ve ihlal sayılarının azaltılmasına çok ciddi katkılar yapmıştır. Elbette bireysel başvuru alanı sorunsuz değildir. Bireysel başvurunun geleceğini tehdit eden en önemli sorun gitgide artan iş yüküdür. Bugün itibariyle AYM önündeki mevcut derdest başvuru sayısı 80 bin civarındadır. AİHM’nin önündeki 47 ülkeden gelen ve bir yargısal birime sevk edilen başvuru sayısının 75 bin 200 olduğu düşünüldüğünde nasıl bir işyüküyle karşı karşıya kaldığımız daha iyi anlaşılacaktır. AYM’nin önündeki başvuru sayısı AİHM’nin önündeki 47 ülkeden gelen başvuru sayısının üzerindedir. Bu başvuruların yaklaşık 60 bini 15 Temmuz sonrasında yapılmıştır. Mahkeme olarak 2014-2015 yıllarında yıllık ortalama 20 bin başvuru aldık. 2015 yılında bu başvuruların 16 binini yani neredeyse yüzde 80’ini sonuçlandırdık. Hedefimiz iki yıl içerisinde gelen başvuruyu karşılayacak bir istatistiği yakalamaktı. Ancak 15 Temmuz sonrası yapılan yoğun ve kitlesel başvurular bu planları değiştirdi. Bu dönemsel artış bizim ileriye dönük planlarımızı etkilemekle birlikte kurduğumuz ve iyi işleyen bireysel başvuru sisteminin hedeflerini değiştirmemiştir.”

Bireysel başvuruda AYM’nin iki temel hedefi olduğunu aktaran Arslan, “Birincisi artan iş yüküyle başa çıkabilmek ve bu iş yükünü yönetilebilir düzeyde tutabilmek, ikincisi en az bunun kadar önemli olanı da nitelikli kararlar vermek suretiyle sistemik ve yapısal sorunların ortadan kaldırılmasına katkıda bulunarak temel hakların ihlallerini önlemek. Bu hedefleri gerçekleştirmek kolay değil, işimizin zor olduğunu biliyoruz. Ancak üyelerimiz, raportörlerimiz, idarecilerimiz ve her kademede görev yapan personelimiz yoğun bir gayretle ve özveriyle çalışmalarına devam ediyorlar. Bireysel başvurunun geleceği açısından önemli olan iki hususu da hatırlatmak istiyorum; birincisi bireysel başvuru her türlü uyuşmazlığın çözüldüğü olağan bir kanun yolu değildir. Bireysel başvurunun ikincil olma niteliği, hak ihlallerinin öncelikle derece mahkemeleri önünde giderilmesini gerektirmektedir. Bu anlamda AYM’nin bireysel başvuruda yaptığı inceleme ilk derece mahkemesi incelemesi olmadığı gibi temyiz incelemesi de değildir. İkinci olarak bireysel başvuru tek tek hak ihlallerini giderme yolu da değildir, olamazda. AYM üyeleri ve raportörleri olağanüstü güce sahip, süperman ya da spiderman değildir. Bireysel başvurunun objektif amacı hak ihlallerine neden olan durumları tespit etmek suretiyle bu ihlallerin kamu otoriteleri tarafından giderilmesini ve yeni ihlallerin önlenmesini sağlamaktır. Bireysel başvurunun başarısı ve geleceği sadece AYM’ye değil, hukuk sisteminin ve idari yapının etkili ve başarılı bir şekilde çalışmasına bağlıdır. Adaletin tesisinin önündeki engellerin başında artan iş yükü bununla bağlantılı olarak uzun yargılama sorunu gelmektedir. Artan dava yükü ve uzun yargılamalar Türkiye’de yargı sisteminin belkide en önemli sorunu olmaya devam etmektedir. Bireysel başvuruda verilen ihlal kararları da bunu açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı.

“Bireysel başvuruda bugüne kadar toplam bin 514 hak ihlali kararı verilmiştir"

“Bireysel başvuruda bugüne kadar toplam bin 514 hak ihlali kararı verilmiştir” diyen Arslan, şunları kaydetti:
“İhlal kararlarının yaklaşık yüzde 74’ü adil yargılama hakkına ilişkindir. Anayasa Mahkemesince verilen adil yargılanma hakkı ihlali kararlarının yaklaşık yüzde 76’sı makul sürede yargılanma hakkının ihlaline yöneliktir. Yani uzun yargılamalara ilişkindir. Bu ihlallerinde neredeyse yarısında 10 yılın üzerinde 10 yılın üzerinde yargılama süreleri söz konusudur. Ülkemizde yargılama sürelerinin uzunluğu, genel ve yapısal bir sorundur. Adalet Bakanlığı istatistiklerine göre, 2015 yılında sadece hukuk mahkemelerindeki dosya sayısı 3,5 milyona yakındır. 2015 yılında sonuçlandırılan dava sayısı ise 2 milyon civarındadır. Yargıtayın milyonu aşan işyüküyle çalıştığı bilinmektedir. Bu sorunla başa çıkmanın yollarından biri diğer birçok ülkede başarılı uygulama örneklerinin olduğunu bildiğimiz alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının ve tahkim gibi mahkeme dışı çözüm yollarının geliştirilmesidir. Tahkime konu olabilecek uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözüme kavuşturulması mahkemelerin işyükünün hafifletilmesine ve uyuşmazlıkların daha hızlı çözülmesine ciddi katkılar yapabilecektir. Bu kapsamda 6570 sayılı kanunla uyuşmazlıkların tahkim veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle çözülmesini sağlamak üzere kurulan İSTAC’a ve aynı şekilde TOBB Tahkim Divanına çok büşük işyer düşmektedir. Bu kurumların tahkim ve arabuluculuk hizmetlerinin yaygınlaşması etkili ve başarılı bir şekilde devam etmesi son derece önemlidir.”

İstanbul Tahkim Merkezi, ticari uyuşmazlıkların mahkeme yerine hakemlerce çözümlendiği bir merkez olarak devlet mahkemelerinde yıllar süren uzun dava maratonları karşısında, hızlı yargı alternatifi olarak ortaya çıktı. İstanbul Tahkim Merkezi’nin Ankara’da düzenlediği konferans da bu kuruluşların yönetici ve hukukçularını tahkim yargısı konusunda bilgilendirmeyi, farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.
Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20