Alexa


Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye'nin rejim sorunu yok” 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Burada eksikliği cumhuriyette veya demokraside değil, yönetim sisteminde arıyoruz, aramak zorundayız” 

Güncel 08.02.2017, 22:12
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye'nin rejim sorunu yok” 

- “Cumhuriyet dönemimizin darbelerle, muhtıralarla, krizlerle dolu olması herhalde mevcut yönetim sistemimizin mükemmeliyetinden kaynaklanmıyordu. Burada eksikliği cumhuriyette veya demokraside değil, yönetim sisteminde arıyoruz, aramak zorundayız” 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliği ile Türkiye’de rejim değiştirileceği iddialarına cevap vererek, Türkiye’nin 1923 yılında cumhuriyete geçerek rejim tercihi yaptığını, Türkiye’nin böyle bir sorunu olmadığını söyledi. 


Adana, Bartın, Burdur, Bursa, Gaziantep, Giresun, İzmir, Karabük, Kastamonu, Mersin, Niğde, Sivas, Yozgat ve Zonguldak’tan gelen muhtarların katıldığı 36. Muhtarlar Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 1923 yılında cumhuriyete geçerek rejim tercihini yaptığını belirtti. Erdoğan, “Cumhuriyet dönemimizin darbelerle, muhtıralarla, krizlerle dolu olması herhalde mevcut yönetim sistemimizin mükemmeliyetinden kaynaklanmıyordu. Burada eksikliği cumhuriyette veya demokraside değil, yönetim sisteminde arıyoruz” dedi.


Anayasa değişikliğine ‘hayır’ diyecek olan siyasi partileri eleştiren Erdoğan, “Sadra şifa olacak, ülkeyi büyütecek hiçbir adımın yanında bunlar yer almazlar. Müzmin muhalifler gibi sürekli çarpıtma ile yalanla, iftira ile meseleleri ters yüz etmeye çalışırlar. Son anayasa değişikliğinde de aynı taktiği izliyorlar” diye konuştu.


15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gece Türk milletinin gösterdiği kahramanlığı anlatan Erdoğan, Etiyopya Cumhurbaşkanı Teshome’nin “Siz ekranda görünüp de FaceTime’dan İstanbul'a geleceğinizi açıkladığınız anda ben rahatladım” dediğini belirterek, Ankara’da büyükelçilik görevi yapan Teshome’nin Etiyopya’dan Türkiye’yi takip ettiğini söyledi.


Demokrasinin lafla olmadığını kaydeden Erdoğan, “Eğer lider taşın arkasına saklanırsa millet dağın arkasına saklanır” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “En modern silahların karşısına yüreğindeki imanı ve çıplak elleriyle dikilen Türk milleti, dünya demokrasi tarihine altın harflerle yazılacak bir zafer kazandırmıştır. O gece milletimin elinde silah yoktu, bayrak vardı, onunla yürüdü onların üzerine. Biz seçilmişlere düşen milletimizin bu fedakarlığı bu kahramanlığını bu sağlam duruşunu kendi görev alanlarımızda hakkıyla hizmet vererek taçlandırmaktır” dedi.

Türkiye’nin 1923 yılında cumhuriyete geçerek rejim tercihi yaptığını söyleyen Erdoğan, “Artık milletimizin böyle bir meselesi yoktur. Şu anda anamuhalefetin başındaki zat ‘rejim rejim’ deyip duruyor ya, Türkiye’nin böyle bir sorunu yok. Rejim olayı 1923’te atılan adım ile yoluna devam ediyor. Cumhuriyetten geri adım atmaya çalışanlar karşılarında milletimizle birlikte şahsımı bulur. Bununla birlikte yönetim sistemi arayışı hangi rejimde olursa olsun son 200 yıldır sürekli devam eden bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. Bugün dünyadaki devletlere baktığımızda monarşi ile parlamenter sistemin, cumhuriyet ile başkanlık sisteminin bir arada bulunabildiğini görüyoruz. Nitekim bizde de İstanbul’daki Meclis-i Mebusan şehrin işgali üzerine 11 Nisan 1920’de kapanırken, 23 Nisan 1920’de Ankara’da Büyük Millet Meclisi adıyla bir bakıma yeniden açıldı. Aynı meclis 1923 yılında cumhuriyeti ilan ederek ülkemizi yeni bir rejime geçirmiştir. Ama aynı meclis geçirmiştir. Hiçbir rejim ve hiçbir yönetim sistemi tek başına ülkeleri belirli bir kategoriye yerleştirmeye kafi değildir. Ülkemizde asırlardır süren yönetim sistemi arayışı ise dünyadaki yönelimlerin yanında ortada milletimizi mutmain etmeyen bir durumun olduğuna işaret ediyor. Biz damdan düştük, bu işi iyi biliriz. Damdan düşmeyenler bu işin farkında değil. Cumhuriyet dönemimizin darbelerle, muhtıralarla, krizlerle dolu olması herhalde mevcut yönetim sistemimizin mükemmeliyetinden kaynaklanmıyordu. Burada eksikliği cumhuriyette veya demokraside değil, yönetim sisteminde arıyoruz, aramak zorundayız. TBMM’de geçtiğimiz haftalarda görüşülerek kabul edilen ve Cumhurbaşkanı olarak şahsımın onayına sunulan bir anayasa değişikliği var. Bu değişiklik paketi asırlara sari yönetim sistemi arayışımızda yeni ve çok önemli bir reformun ifadesidir. Türkiye yetki ve sorumluluğun cumhurbaşkanında toplandığı, yürütme, yasama ve yargı arasındaki sınırların daha açık ve net bir şekilde çizildiği yeni bir yönetim sistemine inşallah geçiyor. Meclis anayasa değişikliğini görüşüp kabul ederek üzerine düşeni yapmıştır. Cumhurbaşkanı olarak ben de incelememi tamamladıktan sonra mesele milletimizin önüne gelecektir. Artık söz de karar da milletindir. Milletten bu kararı kaçırmak isteyenler olmuştur. Niye korkuyorsunuz, bırakın millet versin kararı. ‘Biz bunu millete havale edelim’ niye demediler. Milletten korkuyorlar da onun için. Hak gelip geldi, şimdi millete gidiyor, millet de kararını verecek” diye konuştu.

Türkiye’de bir kesimin gündeme gelen her konuya aynı tavrı gösterdiğini belirten Erdoğan “Bunların memlekete ve millete faydalı olacak hiçbir teklif, hiçbir proje ortaya koydukları vaki değildir. Köprü yaparsın karşı çıkarlar, Marmaray’ı yaparsın karşı çıkarlar, hızlı tren yaparsın karşı çıkarlar. Yeni havalimanları yaparsın karşı çıkarlar, bombalarlar. Hakkari’de havan topları ile Hakkari Havalimanını. Biz mecburen oraya uçuşları durdurduk. Bunlarda insanilik yok. Burada Hakkari’nin halkına, Kürt kardeşlerime, Hakkari’nin havalimanına in, köyüne git, dünyanın değişik ülkelerine git, bütün bu imkanları sana devlet veriyor, ‘burada Kürtler yaşıyor’ demiyor. ‘burada insan yaşıyor’ diyor. Burada benim vatandaşım yaşadığı için Hakkari, Iğdır, Ağrı, Kars’ı yaptık. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de ne varsa Güneydoğu’da ve Doğu’da da olacak dedik ve bunun için bunları yaptık. Çünkü ayrımcılık yapamazdık. Bu bizim yaradılışımıza ters. Bundan sonraki süreçte bunlara sesleniyorum, sizler bu ülkede hangi hayırlı iş yapılırsa yapılsın bunun karşısına dikildiniz. Onların ağzına yakışan hayır başka. Sadra şifa olacak, ülkeyi büyütecek hiçbir adımın yanında bunlar yer almazlar. Müzmin muhalifler gibi sürekli çarpıtma ile yalanla, iftira ile meseleleri ters yüz etmeye çalışırlar. Son anayasa değişikliğinde de aynı taktiği izliyorlar. Türkiye’nin yaşadığı darbelerin, muhtıraların, krizlerin, sıkıntıların müsebbibi olan mevcut sistemi göklere çıkartarak sürekli cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemini karalıyorlar. Tarihimizin en büyük yönetim reformlarından birisi olan bu anayasa değişikliğini engellemek için mecliste sergilenmedik çirkinlik bırakmadılar. Tekme, tokat her şeyi yaptılar. Şimdi aynı işi meydanlarda yapmaya çalışacakları anlaşılıyor. Halbuki milletimiz için bu yeni bir mesele değildir. 2007 Cumhurbaşkanlığı Seçimi krizi sırasında sorunu aşmak için atılan adım ülkemizi bugünkü noktaya getirmiştir. Cumhurbaşkanının seçimini meclisten halka veren anayasa değişikliğinin 21 Ekim 2007 yılındaki halk oylamasında halkımız yüzde 69 oy verdi. Bu yüzde 69 bunları çıldırttı. Asırlık arayış yeni bir yola girmiştir. Bu sistemin ne anlama geldiğini pek çok kimse ancak ilk uygulaması olan 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından anlayabilmiştir. Orada da malum kardeşiniz yüzde 52 ile Cumhurbaşkanı oldu. Türkiye 10 Ağustos’un akabinde her ikisi de meşruiyetini milletten alan iki ayrı yürütme gücünün olduğu bir sistem ile karşı karşıya kalmıştır. Mevcut anayasanın meclisin seçtiği cumhurbaşkanına çok fazla yetki verdiği hep tartışılmıştır. Cumhurbaşkanı bir de meşruiyetini doğrudan halktan aldığında bu yetkilerini daha da güçlü şekilde kullanmak durumunda kalacaktır. Ülkemizin 2014 yılından beri yaşadığı krizleri Cumhurbaşkanlığı makamının bu meşruiyet gücüne dayanarak ortaya koyduğu liderlikle aştığı inkar edilemez bir gerçektir. Burada söz konusu olan şahsım değildir. Elbette bu süreç şahsımla birlikte yaşandı. O makamda kim oturuyor olursa olsun kendisinden aynı liderlik beklenecekti. Sorunun şahıslardan değil, sistemden kaynaklandığını kabul etmediğimiz sürece çözüme oluşamayız. Siyasi hayatları birçok krizlerle geçen rahmetli Özal’ın, rahmetli Demirel’in nihai aşamada geldikleri yer bugünkü ile aynıdır. Merhum Erbakan’dan rahmetli Türkeş’e kadar tarihimizde iz bırakan tüm liderlerin de benzer görüşlere sahip olduklarını biliyoruz. Milletimiz 2007 yılında ilk adımı atılan düzenlemeye verdiği destek ile bu yol ayrımında tercihini cumhurbaşkanlığı hükümeti sisteminden yana kullandığını ilan etmiştir. Nisan ayında milletimizin takdirine sunulacak olan anayasa değişikliğine 10 yıl önce atılan bu adımın tamamlanması olarak bakmak gerekiyor. Milletimizin o zaman yüzde 69 ile ‘evet’ dediği reformun nihai hedefine ulaşmasını sağlayacak bu değişikliğe de aynı şekilde sahip çıkacağına ben inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Ülkemizde eskiden beri 'hayırcı' blok vardı. İstanbul’a ilk köprü yapıldığı zaman bu hayırcılar neler yapmadılar ki. Baraj inşasına başlanır, bunlar engellemeye çalışır, özelleştirme denilir, bunlar hemen ortalığı velveleye verir. Uluslararası sermaye ülkemize gelsin, yatırım yapsın, istihdam oluştursun denir bunlar yine homurdanmaya başlar” açıklamasında bulunan Erdoğan, kaynak çeşitlendirme yöntemine ilişkin bilgi verdi.
Eğitim, sağlık, adalet ve emniyet temel direkleri üzerinde Türkiye’nin yükseltilmesi çalışmaları yapıldığını, buna ulaşım, enerji, gıda ve tarımı ilave ettiklerini kaydeden Erdoğan, “Buna toplu konutları ilave ettik. Şu an itibariyle 760 bini bulan toplu konut var. Bunları modern şehirlere kavuşalım diye yaptık. Özel sektörün yaptığı konutları söylemiyorum. Şimdi yeni bir süreç, kentsel değişim ve dönüşüm dedik. Bununla çirkin yapılaşmaları şehirlerimizden kaldıralım. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinden milletimize sesleniyorum, kentsel dönüşüm ve değişimde gelin devletimize, hükümetimize yardımcı olun. İnanın bu yapılacak değişim ile çok daha mutlu olacaksınız. Sürekli olarak bu güzelliklerle anılacaksınız. Devlet ve hükümet hiçbir zaman kentsel değişim ve dönüşümde halkını dara sokmanın peşinde değildir. Tek derdimiz var, bunu yapalım ki şehirlerimiz çok daha güzel olsun” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Kaynak: İHA
Yorumlar (0)
17°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20