Alexa

İbrahim Arslan ile (Kurt İbo) 12 Eylül sohbeti

12 Ellül kahramanlarından ve 12 Eylül darbesinin mağdurlarından İbrahim Arslan, namı ile Kurt İbo, 12 Eylül ile ilgili yaptığı değerlendirmelerde, 12 Eylül, Türkiye'nin geleceğini karantineye almak isteyen dış düşmanların ve iç ihanet şebekelerinin bir oyunundan başka bir şey olmadığını söyledi.

İbrahim Arslan ile (Kurt İbo) 12 Eylül sohbeti

12 Eylül öncesinde bir çok olayın şahidi olmuş, 12 Eylül 1980 darbesiyle de genç yaşında zındanlara atılmış bir ülkücü olarak hayatını aynı heyecan içinde devam ettiriyor.12 eylül 1980 öncesinde ülkücü hareketin mücadele adamlarından birisi olan Kurt, Kurt İbo ( İbrahim Arslan) yüreği, bileği, kafası sağlam insanlardan birisi olarak çevresinde tanınıyor.

Boyun Bükmeyenlerden Biri...

12 eylül'ün bileğini bükemediği ülkücülerden biri olan ibrahim Arslan şu anda bir kafe restoran işlediyor. Şeker rahatsızlığından dolayı bir ayağınının dizden altını kaybeden koca yiğit Kurt İbo, dün olduğu gibi bu günde aynı heyecanı yüreğinde tutuyor. 12 eylül darbesine boyun bükmeyenlerden birisi olan İbrahim Arslan, "Biz mal mülk için değil hep vatan için çilelere, ölümlere talip olduk" diylor.

Gençlerimiz Ülkü Ocaklarına Sahip Çıkmalıdır

İbrahim Arslan, "biz paraya alışamadık, parada bize alışamadı. Parayı sevemedik ama para da bizi sevmedi. Bizim için davamız yaşamak için sebebimiz oldu. Ülkücü Hareket yaşam umudumuz ve sevincimiz oldu. İhanet etmedik. Yüzümüzü çevirmedik. bildiğimiz yolda dimdik yürüdük. 13 Yaşlarında içine girdiğimiz ülkü Ocakları hala bizleri heyecanlandırmaktadır. Gençlerimiz, ülkü ocaklarına sahip çıkmalıdır. Ülkü ocakları, neslimizin geleceği ve Türk yurtları için önemle bir merkezdir." dedi.

Ülkücülük değişmediğini ancak ülkücüyüm diyen bazı menfaatperest insanların türediğini belirten Kurt İbo, şu mısraları okuyarak "hala yeminimiz yemindir" dedi.

Kurt'tan Ülkücü Yemini...

Allah'a, Vatana, Millete, Bayrağa, Kur'ana ve silaha yemin olsun! Şehitlerim, gazilerim ve Başbuğ'um emin olsun! Ülkücü Türk gençliği olarak; Komünizme, Kapitalizme, Faşizme, Siyonizme ve her türlü Emperyalizme karşı mücadelemiz, son nefes, son nefer, son damla kana kadardır! Mücadelemiz; Milliyetçi Türkiye'ye, Turan'a kadardır! Mücadelemizde hiç bir engel tanımayacağız! Yılmayacağız! Yıkılmayacağız! Başaracağız! Başaracağız! Başaracağız! Allah Türk'ü korusun ve yüceltsin…"

Dava Adamı Hep Gençtir

Her ülkücünün yaşı kaç olursa olsun hala genç olduğunu ve genç olarakta kalacağına inandığını belirten İbrahim Arslan; "Beden olarak olmasa da ruh olarak gençliklerini kaybedenlerden dava adamı olmaz. Dava adamı hep gençtir. 12 eylül bir darbeydi. Ülkücü hareketin neferlerini bozguna uğratamadılar. Bundan sonrada bozguna uğratamayacaklar. Bizler yaşadığımız müddetçe 12 eylülleri doğru anlayacağız ve anlatacağız. Ülkücü hareketin geçmişindeki değerleri ve mücadelelerini anlatacağız. 12 eylül darbesini sol yazar ve çizerlere göre dinlediğimizde, onların kitaplarından okuduğumuzda, onların filmlerinden izlediğimizde vatan hainlerinin nasıl kahramanlaştırıldıklarına şahit olacağız. 12 Eylül Darbesini gelecek nesillere doğru aktarabilmek için en önemli görev ülkü ocaklarına düşmektedir. 

Makam Mevki Sevdasına Düşmedik...

İbrahip Kurt, biz kimseden aferin beklemediklerini ifade ederek, Allah'tan başka hiç kimseden korkumuz olmadı.Zaten hiç bir dönemde de korkak olmadık. Ölmemiz gereken yerde hiç düşünmeden bir an bile tereddüt etmeden ölümlerin kucağına atladık. Dayak yedik, kurşun yedik, zindanlarda yattık ve İdamlarla yargılandık ama bir bile nefsi hareket ederek, para, pul, makam, mevki sevdasına düşmedik. bizim gibi insanlar hayatı farkında olmadan yaşamadı. Biz farkederek bir hayat yaşadık. Her önüne gelene kuyruk sallayan şımartılmış bir köpek gibi değil bir bozkurt gibi yaşadık, Bu yüzden başımız hep dik kaldı. Kızanlar küsenlerimizde olmuştur bu dikliğimizden dolayı. Ben doğruları söylediğim müddetçe varsın küssünler." dedi.

12 Eylül Darbesinin Üzerinden 39 Yıl Geçti

12 Eylül 1980 tarihini değerlendiren İbrahim Arslan, 12 eylül emperyalist bir harekattır. 12 Eylül bu milletin ırzına geçmiş 100 yılımızın en büyük darbe hareketidir. 12 Eylül bir ihanet hareketidir. 12 Eylül Darbesi, 1940’lardan, 27 Mayıs 1960’a ve 1980’e kadar geçen sürede meydana gelen iktisadi sosyal kültürel askeri ve harici siyasetle ilgili gelişmelere bakıldığında önümüze çıkan tablonun ne kadar korkunç olduğu daha iyi anlaşılacaktır. 12 Eylül'ün Üzerinden 39 uzun yıl geçmesine rağmen milletimiz tarafından lanetlenmiştir.

Bu yüzden 12 eylül ile ilgili tespitler, araştırmalar yapılırken sadece "kardeş kavagası 12 eylül'le son buldu" şeklinde sığ bir şekilde değerlendirilemez. 12 Eylül, Türkiyenin geleceğini karantineye sokmak isteyen dış düşmanlarımızın ve iç ihanet şebekelerinin bir oyunundan başka bir şey değildir." dedi.

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 12 Eylül 2019, 17:49
YORUM EKLE