'MEB’de Erken Çocukluk Eğitimi Genel Müdürlüğü Kurulmalıdır'

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, erken çocukluk öğrenci sayısı ve hedef sayının toplamda 4 milyon seviyesinde olduğuna dikkat çekti.

Güncel 19.05.2022, 12:44
'MEB’de Erken Çocukluk Eğitimi Genel Müdürlüğü Kurulmalıdır'

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, erken çocukluk öğrenci sayısı ve hedef sayının toplamda 4 milyon seviyesinde olduğuna belirterek, "bu sayıda çocuğumuzun hem okul çalışmaları hem de belirli yaş grubunda zorunlu eğitim olmadığından okula kazandırma çabalarının, sadece MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesindeki Erken Çocukluk Eğitimi Daire Başkanlığı düzeyindeki bir organizasyonla yürütülemeyeceğini" kaydetti.

Erken çocukluk için daha önceki yıllarda olduğu gibi bağımsız bir genel müdürlük elzem olduğunu vurgulayan Geylan, “Okul öncesi eğitimde önümüzdeki yıl için yüksek bir hedefin konulduğu bu dönemde, eş zamanlı olarak MEB teşkilat yapısında da ivedilikle değişikliğe gidilmeli, 2011 yılına kadar olduğu gibi okul öncesi eğitimi tekrar genel müdürlük düzeyinde bağımsız yürütülmeli ve adı da ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ olmalıdır” diye konuştu.

Geylan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

TÜİK verilerine göre ülkemizde 0- 5 yaş grubunda her yaş için ortalama 1.120.000 çocuk bulunmaktadır. Ülkemizin erken çocukluk okullaşma hedefi, artık 3 yaşından itibaren çocukların okullarda olması üzerine kurulmaktadır.

Milli Eğitim Bakanı Sayın Mahmut Özer de göreve geldiği ilk andan itibaren öncelikli hedefleri arasına okul öncesi eğitimini yaygınlaştırmayı koymuştur. Nitekim, bu hususa büyük önem atfeden Sayın Bakan yıl sonuna kadar 42 bin yeni anasınıfı oluşturulması hedefini de kamuoyu ile paylaşmıştır. Türk Eğitim-Sen olarak bu gayreti önemli ve değerli bulduğumuzu ifade ediyoruz.

2022 yıl sonuna kadar oluşturulacak olan 42 bin anasınıfını ortalama 15 öğrenci üzerinden değerlendirdiğimizde 630 bin yeni öğrenciye ulaşan bir yekune tekabül etmektedir. Öte yandan, okul öncesi öğrenci potansiyeline, sadece kayıtlı öğrenci üzerinden bakamayız. Okul öncesi çağdaki çocukların okulla buluşturulması da ayrıca özel bir çaba gerektirmektedir. Yani bu noktada henüz okul ile buluşturulamamış 2,5 milyon çocuğumuz da hedef kitlemizdir.

MEB’in teşkilat yapısı incelendiğinde henüz bu 2,5 milyon eklenmeden dahi Temel Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesindeki öğrenci sayısı 11 milyon seviyesindedir. Bu sayı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’nde ise 6 milyon seviyesindedir.

Rakamlardan da anlaşılacağı üzere erken çocukluk öğrenci sayısı ve hedef sayı toplamda 4 milyon seviyesindedir. Ve bu çağ nüfusumuzun eğitiminde dair çalışmalar, hali hazırda MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesindeki Erken Çocukluk Eğitimi Daire Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. Bu sayıda çocuğumuzun hem okul çalışmaları hem de (belirli yaş grubunda zorunlu eğitim olmadığından) okula kazandırma çabaları, sadece bir daire başkanlığı düzeyindeki bir organizasyonla yürütülemez, yürütülmemelidir. Erken çocukluk için daha önceki yıllarda olduğu gibi bağımsız bir genel müdürlük elzemdir. Bu kadar geniş bir coğrafyada en önemli dönem olan 0-5 yaş arası çocukluk dönemi eğitiminin her anlamda devlet eliyle verimli hale getirilmesi ülkenin eğitim geleceği açısından çok önemlidir. Okul öncesi eğitimde önümüzdeki yıl için yüksek bir hedefin konulduğu bu dönemde, eş zamanlı olarak MEB teşkilat yapısında da ivedilikle değişikliğe gidilmeli, 2011 yılına kadar olduğu gibi okul öncesi eğitimi tekrar genel müdürlük düzeyinde bağımsız yürütülmeli ve adı da ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ olmalıdır.

3-6 Yaş grubundaki okullaşma hedefimiz ve okul öncesi eğitimini de zorunlu eğitim kapsamına alma planlamalarımız bakımından değerlendirildiğinde 1739 ve 2022 sayılı kanunlardaki isimlendirmenin de değiştirilmesini, okul öncesi ve ana okulu ibarelerinin ‘Erken çocukluk Eğitimi’ olarak belirlenmesinin daha uygun olacağını düşünüyoruz.”

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)