Rasim Kaplan: sahte bal satıcılarına fırsat vermeyeceğiz!

Samsun Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Rasim Kaplan, Türkiye’nin ballarının kimliklerini çıkardıklarını, hem ulusal kodekste yer almasını hem de uluslararası arenada tanıtılmasını sağladıklarını belirtti.

Güncel 23.11.2022, 23:52
Rasim Kaplan: sahte bal satıcılarına fırsat vermeyeceğiz!

Samsun'da sezon içerisinde bin 300 ton bal üretildiğini belirtenTürkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkan Yardımcısı ve Samsun Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Rasim Kaplan, sahte bal satışı yapanların önüne geçebilmek için barkod sistemini uygulacaklarını ifade etti.

Samsun'da çiçek balının az olması nedeniyle üreticilerin yüzde 60'ının diğer illerdeki yüksek yaylalara gittiğini ifade etti.  2017 yılında istenilen verimi yakalayamayan bal üreticileri bu yıl da aynı sıkıntıyı yaşamamak için Erzurum ve Sivas Yaylaları gibi yüksek kesimlere gitti. Başkan Kaplan kestane balı ve gezici arıcılar sayesinde bu sezon Samsun'da bin 300 ton bal üretimi yapıldığını kaydetti.

Türkiye'de sahte bal satışının önüne geçmek istediklerini, kaliteli bal üretimini kontrol altına almak için barkod sistemini geliştirmek istediklerini ifade eden Rasim Kaplan, arıcılık Kayıt Sistemi ile bal üretimini kayıt altına aldıklarını, Barkod sistemiyle de sahteciliğin önüne geçileceğini belirtti. Bu konuyla ilgili ciddi çalışmalar başlattıklarınıda belirten Kaplan basın açıklamasını şu şekilde devam ettirdi:

72 bini aşkın üyesi bulunan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak 8 milyonun üzerinde arı kolonisi bulunan bir sektörde dünyadaki en farkında olduğumuz şey, yıl boyunca aktif arıcılık yapılabilecek iklim ve coğrafyaya sahip olmamızdır. Yine buna bağlı olarak arı ürünleri konusunda her türlü ürünün üretilmesine olanak tanımakta olan bir Pazar ve üretim altyapımız vardır. Bu yapıyı harekete geçirmek ve ülke ekonomisine katkısını artırmak amacıyla Merkez Birliği olarak pek çok araştırma çalışması yanında kongre gibi pek çok etkinliğe de öncülük yapmaktayız.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak ülkesel proje ve faaliyetlerimize değinecek olursak; Türkiye’nin arılarını bölge bölge ıslah ederken, Dünya’da en geniş kapsamlı arı ıslah projesini başlattık ve başarılı şekilde sürdürmekteyiz. Türkiye’nin ballarının kimliklerini de çıkararak hem ulusal kodekste yer almasını hem de uluslararası arenada tanıtılmasını sağlamaktayız. 

2009 yılından Bakanlığımız bünyesinde kurulan Arıcılık Kayıt Sistemi’nin Dünya’da örnek gösterildiğini çok iyi bilmekteyiz. 

Bu başarımızı yine Bakanlığımız bünyesinde Arı Ürünleri Kayıt Sistemi’ni hayata geçirerek sürdürmeyi talep etmekteyiz. Bal, polen, propolis, arı ekmeği, arı sütü, apilarnil gibi arı ürünleri üretim zamanlarında sisteme dahil olacak ve ülkemiz arıcılık sektörünün üretim verileri şeffaf şekilde belirlenecektir. Bu sistem sayesinde üretimden tüketime kadar ürünün izlenebilirliği mümkün olacak ve aynı zamanda sahteciliğin önüne geçilecektir. 

TAB olarak sahte balla mücadele konusunda gerekli çalışmaları yapmaktayız. Arıcılığımızı çağdaş dünya gereklerinden olan kayıt altına alma işlemiyle birlikte sektörde oluşabilecek diğer zafiyetleri de görmezden gelmiyoruz. Balda sahtecilik konusunda 2019 yılında başlatmış olduğumuz Ar-Ge projesi ile yeni analiz metotları geliştirmekteyiz. Taklit-Tağşiş tarihe karıştığı zaman benim emek veren arıcım alın terinin karşılığını sonuna kadar almış olacaktır. 

Ülkemizde, 3000 endemik ve 12.000 doğal ve 500 adedi nektar ve polen kaynağı olan bitki bulunmaktadır. Dünyada bilinen 27 bal arısı alt türünün 6 tanesi ülkemizde bulunmaktadır. Buna bağlı olarak arıcılık sektörü; tarım için, gıda için, gelecek için stratejik bir sektördür. Eğitim ve beslenme gelecek nesillerimiz için belirleyici bir unsur olmakla beraber, sağlık gelecek için vazgeçilmezdir. 

Ülkemizin geniş coğrafyaya sahip olmakla birlikte önemli düzeyde arı kolonisine sahip olduğu bir gerçektir. Bu nedenle gerek arı ürünlerinin üretimi gerekse bitkisel verimliliği garanti altına almak, en üst düzeyde verim elde etmek amacıyla arıların polinasyonda kullanılmasının teşvik edilmesi de önem arz etmektedir. Dolayısıyla son yıllarda yaşanan arı ölümlerinden en alt düzeyde etkilenmek amacıyla arıların yaşatılması ve korunması amacıyla önlemler gerekmektedir. Özellikle bilinçsiz ve gereksiz zirai mücadele ilaçlarının kullanımının ilgili kuruluşlarca kontrol ve denetimi yapılmalıdır. Aksi halde yakın bir gelecekte arı sağlığını daha ciddi riskler beklemektedir. Bakanlığımızın bu konularda gerekli çalışmaları yaparak etkilenmeyi en alt düzeye indirmesini beklemekteyiz. Yine buna bağlı olarak arıcılık desteklemeleri konusunda Bakanlığımızın çalışmalarını takdirle karşılıyoruz. Ancak desteklemelerin miktarının ve çeşitliliğinin artırılarak arıcılığımıza katkı sağlanmasını beklemekteyiz. Göçer arıcılara araç yakıt desteği, besleme amaçlı şeker ve varroa mücadelesinde etkinlik amacıyla ilaç desteğinin sağlanmasını da talep etmekteyiz.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)