Suriyeliler ve Afganlar meselesi Türkiye’de en çok tartışılan konusu

Suriyeliler ve Afganlar meselesi şu an Türkiye’de en çok tartışılan konu olduğunu belirten Türkgün Yazarı Yıldıray Çiçek, Bazı mahallelerde Gettolaşan Suriyelilerin ve Afganların başıboşluluğu, dengesizliği birçok adli olaya sebebiyet verdiğini belirtti.

Güncel 16.08.2021, 21:02 16.08.2021, 22:12
Suriyeliler ve Afganlar meselesi Türkiye’de en çok tartışılan konusu

MHP Genel Başkanı Basın Danışmanı ve Türkgün Yazarı Yıldıray Çiçek, Suriyeliler ve Afganlar meselesi şu an Türkiye’de en çok tartışılan konu olduğunu belirterek Televizyonlardaki tartışma programları, gazete haberleri ve köşe yazıları, sosyal medya paylaşımları, siyasilerin değerlendirmeleri genellikle bu konu üzerine yoğunlaşmış durumda olduğunu belirtti.

Bu konunun toplumsal ve sosyal olarak Türkiye’yi her türlü provokasyona hazır hale getirildiğini belirten Yıldıray Çiçek, Bazı mahallelerde Gettolaşan Suriyelilerin ve Afganların başıboşluluğu, dengesizliği birçok adli olaya sebebiyet verdiğini, bunun karşılığında toplumsal tepki gösterdiğini ve Altındağ’da yaşananlar buna çok büyük örnek olduğunu belirtti. Provokatörlerin en sevdiği ortam böyle ortamlar olduğunu ifade eden çiçek, "Altındağ’da yaşananlar olaylarda 76 kişi gözaltına alınıyor, bunun 38’i sabıkalı çıkıyor. Aynı akşam o olaylar esnasında yaşanan yağma ve hırsızlık olayları da konunun değişik boyutudur. Suriyelilerin evladımız Emirhan Yalçın’ı öldürmesi bir alçaklık olduğu gibi, sözde bu olaya tepki için çıkarılan olaylarda 5-6 yaşlarındaki küçük Suriyeli çocuklara saldırılması da ayrı bir alçaklık olmuştur. Masuma ve mazluma saldırmak Türk’ün karakterinde olan bir davranış değildir. Suriyeliler konusuna bir çözüm bulunması hususunda ilk günden beri dikkat çeken bir köşe yazarıyım. Ama çözüm bu şekilde olmaz. Irkçı duygularla Suriyelilere saldıran varsa, onlar da unutmamalıdır ki, Suriyeliler için ülkemize gelen birçok Türkmen aile vardır. Kaldı ki, mazlumun, masumun ırkı, etnik kökeni de olmaz." dedi.

Türkgün Yazarı Yıldıray Çiçek yazısında "Türkiye, Suriye’de güvenli bölge oluşturduğu yerlere Suriyelileri taşıyarak toplumsal rahatlatmayı gerçekleştirmelidir. Bu süre içinde de Türkiye’nin neresinde olursa olsun vatandaşlarımıza sosyal rahatsızlık veren Suriyeli, Afganlı kim olursa olsun anında sınır dışı edilmelidir." diyerek şunları yazdı:

"Ben, bugün Suriye’de güvenli bölge konusuna ve Türkiye’deki tuhaf siyaset duruşuna değinmek istiyorum. Gerçi bu konuya geçtiğimiz hafta değinmiştim. Ama bu konuya yoğunlaşmakta fayda vardır. Biliyorsunuz ABD Suriye’de bir Kürdistan parçasını oluşturmak için yıllardır her türlü mücadeleyi veriyor. Suriye’ye müdahale edip, iç karışıklık çıkardığı günden bu yana bu konuda hedeflerine uygun ete-kemiğe bürünür bir manzara çıkarmıştır. ABD bu konuya “devlet politikası” olarak bakmaktadır. Yıllardır hangi başkan gelirse gelsin Irak’tan, İran’dan, Suriye’den ve Türkiye’den toprak parçası alıp sözde büyük Kürdistan’ı kurmak ABD’nin Ortadoğu Bölgesi’ndeki en büyük hedefidir. Kendisine bu bölgede ileri karakol oluşturma peşindedir. Irak işgali sonrası Irak’ın kuzeyinde sözde “Kürdistan Bölge Yönetimi” oluşturarak resmiyet kazandırdı. Türkiye, İran ve Suriye üzerinde de çalışmalarına devam ediyor."

Geçmişte AKP iktidarının da bu konuda bazı doğru olmayan uygulamaları olduğunu, Özellikle Ahmet Davutoğlu’nun Başdanışmanlık, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık süreçlerindeki “Stratejik Derinlik” rezaletlerine bakıldığında bunu çok rahat görüldüğünü belirten Çiçek; "Ahmet Davutoğlu’nun AKP ve Başbakanlıktan şutlanmasından sonra Foreign Policy dergisi tarafından “Amerika Ankara’daki adamını kaybetti” sözleriyle yorumlanmasını da “Stratejik Derinlik” rezaletinin tıkanması olarak değerlendirebilirsiniz. Ahmet Davutoğlu’nun Suriye konusunda çok yanlışı ve yanlış yönlendirmesi olmuştur. Bazıları ben bunu dediğim zaman “Ahmet Davutoğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan habersiz mi yaptı Suriye politikasını” diyor. Gelinen noktada terör örgütü PYD ve YPG ile tavizsiz mücadele eden bir Cumhurbaşkanı Erdoğan var ve Ahmet Davutoğlu ise hala aynı yerde duruyor." dedi.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)