Türk Ocakları Tarihi Süreci Nedir?

Türk Ocakları nedir, ne zaman kuruldu, tarihi süreci nedir, bugüne kadar hangi merhalelerden geçti hep merak edilmiştir. Türk Ocakları, Türk milletini yükseltme davası yolunda hizmet vermiş, bayrağın daha yükseklere çekilmesi için çaba harcayan en köklü sivil toplum kuruluşudur.

Güncel 08.02.2020, 21:32 09.02.2020, 17:14
Türk Ocakları Tarihi Süreci Nedir?

Türk Ocakları köklü bir kuruluştur. Mazisi uzun yıllara dayanan Türk Ocakları,bugün 83 şube ve 3 temsilcilikle yurt içinde; 2 şube ve 2 temsilcilikle yurt dışında faaliyet gösteren, bir “kamu yararına çalışan dernek”tir. Türk ocaklarının tarihi serüveni ve geçtiği mecralar merak ediliyor. 

108 yıl önce kurulduğunda, çok farklı bir genel durumda, Devlet-i Aliyye’nin parçalanma ve dağılma döneminde, “Osmanlıcılık” ve “İslamcılık” siyaset tarzlarının sadra şifa olmadığı ortaya çıktı. Türklüğü esas alan aydınlar ve gençler cemiyetler kurma ve dergiler çıkarma girişimlerinin en etkilisi ve kalıcısı olarak tarihe geçti.

Türkçülüğün fikir babalarından Hüseyinzade Ali Turan ve Ziya Gökalp, bir çerçeve çizdi. Türkleşmek, İslamlaşmak, Çağdaşlaşmak. İlk iki ilke veya hedef, aslında üçüncüsüyle birlikte düşünülmelidir. Tarih, durağan değildir. Milletler, bir kere oluşup yüzyıllar boyunca aynı kalmadığı gibi, kültürler de değişerek devam ederler.

Türk Ocaklarının kurucu neslinin fikirleri, hareketleri ve hedefleri o zamanın şartlarında oluşmuştu.

Türk milletinin ilmî, iktisadi, kültürel ve sosyal yönden yükselmesine hizmet etmek. Millî Mücadele sonrasında Cumhuriyet rejimi kurulunca Türk Ocaklılar yeni dönemin kültür, eğitim ve toplum dayanışması ocağı olarak önemli işlevler ifa ettiler. Öyle ki, kapandığı sırada şube sayısı 270 civarında iken üye sayısının Cumhuriyet Halk Fırkasından bile fazla olduğu anlaşılmaktadır. Ama gün geldi, yüksek yerden gelen talimatla Ocak, kendini feshetti.

Burada maksadım, bu konunun ayrıntılarına girmek, sebeplerini tartışmak, müsebbiplerini bu meseleden dolayı tenkit etmek değildir. Sadece bir şeyi anlatmaya çalışıyorum: Bir zamanlar “Bu Ocağı söndürenlerin ocağı sönsün!” denirken 1930’ların şartlarında “millî kuvvetleri birleştirmek” gerekçesiyle –ki, bu da rüşvet-i kelamdan ibaret kalacaktır; zira hemen sonra Halkevleri kurulacaktır- Ocak’ın kendisini feshi emredilebilmiştir. Demek ki tarihî şartlar, bazen devleti yönetenlere içlerine sinmeyen eylemleri yaptırabiliyor veya bazı kurum, kuruluş ve fikirler zamanla değişebiliyor. Nitekim 1930’larda Türk kimliği, tarihi ve dili ile ilgili çalışmalara baktığımızda, Anadolu üzerindeki toprak iddialarının yanında yeni rejimin kökleşmesi kaygısının da etkisiyle, İslam-öncesi Türk ve Türkiye tarihinin önem kazandığı, dilde ise bir müddet sonra yine Atatürk’ün talimatıyla daha makul bir çizgiye çekilecek olan özleştirme faaliyetlerinin yoğunlaştığı bilinmektedir.

Türk Ocaklarının efsanevi başkanı, Atatürk devrinde bakanlık ve büyükelçilik yapmış olan Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ocak 1949’da yeniden faaliyete geçtikten sonra, âdeta sütten ağzı yananın yoğurdu üfleyerek yemesi gibi, Ocakların yaygınlaşmasına pek sıcak bakmamıştır. Nitekim Türkçü olduğunu ilan eden Başbakan Şükrü Saracoğlu devrinde, 1944’te Türkçülerin uğradığı takibat ve Demokrat Parti iktidarında Milliyetçiler Derneğinin kapatılması olayı, Türk milliyetçilerinin hafızasında derin izler, acı hatıralar bırakmıştır. Türk milliyetçileri, elbette hiçbir zaman mücadeleyi bırakmamış, bütün olumsuzluklara rağmen teşkilatlarını ayakta tutmaya çalışmışlardır.

Türk Ocaklarının ve diğer milliyetçi teşekküllerin tarihini burada ele alacak değiliz ama bazı hususlara değinerek sözü günümüze, günümüzde Türk Ocaklarının yaptıklarına getireceğim. Peşinen belirtmeliyim ki burada savunmacı bir yaklaşımla değil; bilgiye, akla ve verilere dayalı bir eleştiri ve öz-eleştiri yaklaşımıyla meseleyi değerlendirmeye gayret edeceğim.

Bilindiği üzere, 1950’lerden 1980’e kadar Hamdullah Suphi Tanrıöver, Osman Turan, Emin Bilgiç gibi nitelikli devlet ve kültür adamlarının başkanlığında daha ziyade kültür sahasında kalarak faaliyet gösteren Türk Ocakları, 12 Eylül Darbesi’nden sonra diğer dernekler gibi faaliyetlerine ara vermek zorunda kalmış; 1983 seçimlerinden sonra ortamın nispeten normalleşmeye başlamasıyla, 1985’ten itibaren yeniden faaliyete geçmiştir. Merhum Orhan Düzgüneş Hoca’mızın fedakârca gayretleriyle başlayan bu yeni dönemde Türk Ocakları; şube sayısını arttırmış; 1990’larda Türk dünyasından gelen öğrencilere kucak açmış; Türk Dünyası Gençlik Kurultayları düzenlemiştir. Genel Merkez Yönetimi ve Hars Heyetinin bilimsel toplantılar, millî devlet ve milliyetçilik, kozmopolitizm ve kimlikten kopuş, yeni medeniyet tasavvuru üzerine çalıştaylar düzenlediği 2000’li yıllarda, şubeler de pek çok kültür faaliyetine imza atmıştır. Türklük ve Türk Dünyası ile ilgili meseleler hakkındaki görüş ve tavırlar; Türk Yurdu dergisi, basın açıklamaları ve toplantılar yoluyla kamuoyuna yansıtılmıştır. 2010’larda ise Türk Keneşi, Irak ve Suriye Türkmenleri ve Doğu Türkistan meselesi başta olmak üzere Türk Dünyası ile ilgili konularda, ülke içinde ve dışında faaliyetler yapılmıştır. Rabia Kadir hakkındaki imza kampanyası, Elini Türkmeneli’ne Uzat, Turaneli Yardım Kampanyası, Kurban kampanyaları vb. de bu bağlamda zikredilmelidir.

Şubelerde Ocakbaşı sohbetleri, kitap okumaları vb. alışılagelmiş faaliyetlerin yanında Türk Ocakları, son dönemde gençlere dönük faaliyetlerini daha sistemli bir hâle getirmeye çalışmaktadır. Türk Ocakları Akademisi veya bazı şubelerimizde Millî Mefkûre Mektebi adıyla üniversitelerin öğretim dönemlerine paralel olarak Genel Merkez ve şubelerde iktisattan tarihe, edebiyattan kişisel gelişime, dinî konulardan sanata farklı alanlarda, alan uzmanı akademisyen, sanatçı ve edebiyatçılar dersler vermektedir. Program, kapsayıcı bir muhtevayla gençlere millî şuur, tarih bilinci ve gelecek bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır. Üniversitelerde kendi alanlarında en iyi şekilde yetişmeye teşvik edilen gençler, Ocaklarda âdeta millî bir donanım kazanmaktadırlar. Bu programda gençlere yalnızca yol ve yöntem gösterilmeye çalışılmaktadır. Maksadımız, kendilerine anlatılanları sorgusuz sualsiz kabul eden değil; eleştiriye açık, sorgulayıcı ama aynı zamanda milletinin değerlerine saygılı, onları özümsemiş ve geleceğe yeni yorumlarla taşıyacak nesiller yetiştirmektir.

Türk Ocakları bütün bu faaliyetleri, Genel Merkez ve şube yönetimlerinde bulunan arkadaşlarımızın ve bir kısım üyelerimizle gönüldaşlarımızın fedakârca gayretleriyle sürdürmektedir. Elbette, bazı projelerimize kamu kurum ve kuruluşları destek olmaktadır ama cari harcamalarımızı tamamen gönüllülük esasına göre ödenen aidat ve yapılan yardımlarla karşılıyoruz. Hiç şüphesiz gerek şubelerimizdeki konferans, panel, bilgi şöleni vb.ne katılan gerekse Akademi programında ders veren akademisyen, sanatçı, yazar vb. dostlarımızın tamamen hasbi katkılarını da burada şükranla anmak durumundayım.

Tarihî şartlarda aksine vuku bulan gelişmelere rağmen Türk Ocakları kuruluş felsefesinde ve tüzüğünde yer alan temel bir ilkeye her zaman hassasiyet göstermeye çalışmıştır: Fırka/parti siyasetiyle uğraşmamak, kültür alanında faaliyette bulunmak. Tabiatıyla siyasetin hayatımızın neredeyse bütün alanlarına sirayet ettiği durumlarda, buna uymayan eylem ve söylemlerle karşılaşılmaktadır. Bu, dün olduğu gibi bugün de böyledir. Yine de Türk Ocaklarının bu temel ilkesine azami derecede uymaya özen gösteriyor, bölücü ve etnikçi siyasetler hariç -ki onlara tepkimizi her zaman gösteriyoruz- genelde siyasi alana fazla girmemeye çalışıyoruz. Bununla birlikte, memleketin ve milletin temel değerleri ve bekasıyla ilgili gördüğümüz meseleler hakkında tavrımızı veya tepkimizi ortaya koymaktan da asla çekinmiyoruz.

Ülkenin ve dünyanın kargaşa içindeki bir dönüşüm sürecinden geçtiği günümüzde, Türk Ocakları gibi millî duruşu temsil eden kuruluşların temel meselelere dair çok daha derinlikli ve kapsamlı çalışmalar yapması, millî bünyeyi güçlendirici faaliyetler yürütmesi ve Türk Dünyasının birliği istikametindeki çabalara katkıda bulunması elzemdir.

Kaynak: Türk Ocakları - Mehmet Öz

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Fenerbahçe 31 50
6. Beşiktaş 30 50
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Denizlispor 31 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 34 50
8. Tottenham 33 48
9. Sheffield United 33 48
10. Burnley 33 46
11. Everton 33 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 34 31
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 34 60
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Valencia 35 50
9. Athletic Bilbao 34 48
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 35 39
14. Real Betis 34 38
15. Celta de Vigo 35 36
16. Deportivo Alaves 34 35
17. Eibar 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24