Ücretli Öğretmenlik, Bir Öğretmen İstihdam Modeli Olamaz!

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Asgari ücretin altında eleman çalıştırmanın suç olduğunu belirterek, "ne gariptir ki bu ülkede ücretli öğretmenlerin neredeyse tamamı asgari ücretin altında bir gelirle çalıştırılıyor." dedi.

Güncel 21.09.2022, 10:03 21.09.2022, 10:33
Ücretli Öğretmenlik, Bir Öğretmen İstihdam Modeli Olamaz!

"Asgari ücretin altında eleman çalıştırmanız suçtur. Ama ne gariptir ki bu ülkede ücretli öğretmenlerin neredeyse tamamı asgari ücretin altında bir gelirle çalıştırılıyor." ifadelerine yer veren Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, eğitimin temel eksikliğinin öğretmen açığı olduğunu söyleyerek, “Devasa binalar yapabilirsiniz, yeterli sayıda derslik üretebilirsiniz, dersliklerinizi son teknoloji ile donatabilirsiniz ancak sınıfta öğretmeniniz yoksa tüm yatırımlarınız heba olur” dedi.

Ücretli Öğretmenlerin neredeyse tamamı asgari ücretin altında bir gelirle çalıştırılıyor

Öğretmen açığını kapatmak için ücretli öğretmen görevlendirmesi yapıldığına dikkat çeken Genel Başkan Geylan, Türk Eğitim-Sen’in geçtiğimiz yıl yaptığı ücretli öğretmen araştırmasına göre 81 ilde 86 bin 68 ücretli öğretmen görev yaptığını, norm kadro açığının da 121 bin olduğunu belirtti. Geylan, “Ücretli öğretmenler girdikleri ders saati kadar ücret alıyorlar. Örneğin haftada 10 saat derse giren bir ücretli öğretmen 1.600 TL ücret alıyor. Bu öğretmen 20 saat derse girse yaklaşık 3.200 TL ücret alacak. Bugün ülkemizde asgari ücret 5.500 TL’dir. Asgari ücretin altında eleman çalıştırmanız suçtur. Ama ne gariptir ki bu ülkede ücretli öğretmenlerin neredeyse tamamı asgari ücretin altında bir gelirle çalıştırılıyor.” dedi.

2022 yılı sonra ermeden en az 51 bin atama daha gerçekleştirilmelidir

.Ücretli öğretmenliğin aslında pansuman tedbir olduğunu ancak bugün adeta bir istihdam modeli haline getirildiğini kaydeden Geylan şunları ifade etti: “Öğretmen doğum iznine ayrılır, askere gider ya da rahatsızlığı nedeniyle uzun süreli rapor alır, işte o zaman derslerin boş geçmemesi için ücretli öğretmen görevlendirirsiniz. Ama geride bıraktığımız eğitim-öğretim yılında 86 bin ücretli öğretmen görevlendirmesi yapılmış olması, bunun pansuman tedbir olmaktan çıkarılıp, adeta istihdam modeli haline getirildiğini gösterir. Bu noktada yapılması gereken, ücretli görevlendirmeye ihtiyaç kalmayacak sayıda kadrolu atama yapılmasıdır. Bu yıl toplam 35 bin öğretmen ataması yapıldı. 86 bin ücretli öğretmen olduğu göz önüne alındığında, acil ihtiyacın karşılanması için 2022 yılı sonra ermeden en az 51 bin atama daha gerçekleştirilmelidir.”

Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin kamuda görev yapan öğretmenlerle aynı özlük ve mali haklara sahip olmasının sağlanmalıdır.

Özel sektörde görev yapan öğretmenler ile ilgili açıklama yapan Geylan, “500 bin genç meslektaşımız atama bekliyor. Kontenjanlar sınırlı olduğu için yüzbinlerce meslektaşımız hayal kırıklığı yaşıyor. Atama kapısında bu birikme her yıl artıyor. Bu sorunu çözmenin bir başka yolu da özel okullarda görev yapan öğretmenlerin kamuda görev yapan öğretmenlerle aynı özlük ve mali haklara sahip olmasının sağlanmasıdır. Bunun gerçekleşmesi sağlanırsa, MEB kapısında yığılma da azalacaktır. Hükümetten beklentimiz, ivedi şekilde özel sektörde görev yapan öğretmenlerin sorunlarını çözecek tedbirleri almasıdır” dedi.

Zorunlu Hizmet Tazminatı Getirilsin. Sözleşmeliler Kadroya Alınsın

Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesini isteyen Genel Başkan, elverişsiz bölgelerde öğretmen istikrarını sağlamanın yolunun Zorunlu Hizmet Tazminatı ödemesinden geçtiğini kaydetti. 2011 yılında sözleşmelilerin kadroya alınmasından 2016 yılına kadar sözleşmeli atama yapılmadığını, 2016 yılından sonra KHK ile sözleşmeli öğretmenliğin yeniden getirildiğini söyleyen Geylan, bunun gerekçesi olarak dönemin Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın, ‘Başka türlü de buralarda öğretmen tutamıyoruz’ sözlerini hatırlattı. Geylan, “O zamanda söyledik, şimdi de söylüyoruz: Elverişsiz koşulların hâkim olduğu bölgelerde öğretmen istikrarını sağlamanın yolu öğretmenleri teşvik etmektir. Bu bölgelerde görev yapan öğretmenlere bir brüt asgari ücretle iki brüt asgari ücret arasında Zorunlu Hizmet Tazminatı ödeyelim. Nitekim bu uygulama 1980’li yılların ikinci yarısında uygulandı ve verim alındı. Aslında bu uygulama devlet tarafından da kabul edildi. Hatırlarsanız 2023 Eğitimde Vizyon Belgesinde dönemin Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, elverişsiz koşullarda görev yapan öğretmenlere teşvik uygulaması getirileceğini ifade etmişti. Şimdi beklentimiz Cumhurbaşkanı’nın himayesinde taahhüt edilmiş olan teşvik uygulamasının hayata geçirilmesidir. Çakılı sözleşmeli çalıştırmanın da yürürlükten kaldırılmasını bekliyoruz” dedi.

Sözleşmeli öğretmenlerin eş ve sağlık özrü tayin hakkı olmadığına vurgu yapan Geylan, bu uygulamanın öğretmenlerin aile bütünlüklerini zedelediğini bildirdi. Geylan, il içi özür grubu mağdurları için de 3 yıl ve 50 kilometre mesafe şartı konularak çözüm üretilebileceğini söyledi. Geylan, sözlerini, “Talebimiz tüm sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi ve öğretmenlerin sadece kadrolu olarak atamalarının yapılmasıdır” şeklinde sürdürdü

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)