banner434

YASED 41. GENEL KURULU’NU GERÇEKLEŞTİRDİ

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) 41’inci Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi.

Güncel 27.03.2022, 21:01
YASED 41. GENEL KURULU’NU GERÇEKLEŞTİRDİ

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) 41’inci Olağan Genel Kurulu gerçekleşti. Genel Kurul’da, “Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi kapsamındaki hedefler doğrultusunda; Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına yüksek katma değerli yatırımlarla büyük katkı sağlayan uluslararası yatırımcıların ödüllendirileceği, “Uluslararası Yatırımcı Ödüllerinin" tanıtımı da gerçekleştirildi.

Genel Kurul’a gönderdiği yazılı mesaj ile hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemiz, stratejik konumu, genç ve nitelikli nüfusunun yanı sıra ekonomide attığı kararlı adımlarla özellikle uluslararası yatırımcılar için çekim merkezi olma vasfını daha da güçlendiriyor. Biz de son 20 yıldır olduğu gibi küresel ekonominin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde Türkiye’ye güvenen, ülkemize yatırım yapmak isteyen tüm yatırımcılara gereken desteği veriyoruz. Neredeyse yarım asra yaklaşan kurumsal, güçlü ve kapsayıcı yapısıyla ülkemizde önemli bir boşluğu dolduran YASED’in, önümüzdeki dönemde de kendi alanında aktif rol oynamaya devam edeceğine inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ise gönderdiği mesajda, “YASED sahip olduğu uluslararası bilgi ve deneyim ile Türkiye’nin uluslararası doğrudan yatırımlarda küresel rekabetçiliğini artıracak strateji ve çözümleri üreterek ülkemizdeki yatırım ortamının güçlendirilmesine önemli katkıda bulunmaktadır” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank; “Politika süreçlerimize yaptıkları olumlu katkılardan ötürü YASED yönetimine yürekten teşekkür ediyorum. Amacımız bilgi yoğun, yüksek katma değerli ve nitelikli istihdam sağlayacak yatırımların payını arttırmak. Bu doğrultuda, YASED’in de değerli katkılarıyla, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisimizin öncülüğünde, Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejimizi hazırladık. Bu vesile ile gerek Türkiye’de yerleşik yatırımcıları gerekse global firmaları yeni yatırımlar yapmak üzere Türkiye’ye davet ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu ise; “Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak YASED ile uzun yıllardır birlikte çalışmaktayız. Önümüzdeki yıllarda da YASED ile iş birliğimizi daha çok güçlendirip Türkiye’nin UDY performansını daha ileriye taşımaya devam edeceğiz” dedi.

YASED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu da, “Ana hedefimiz ülkemizde, dünya standartlarında, öngörülebilir ve istikrarlı bir yatırım ortamının oluşmasını sağlamak ve yatırım rekabetçiliğimizi artırmak” diye konuştu.

YASED Genel Sekreteri Serkan Valandova da “Uluslararası Yatırımcı Ödülleri ile tamamı Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi’nin “nitelikli yatırım” kategorisine giren üyelerimizin, ülkemiz kalkınmasına katkılarını ödüllendirmeyi, ülkemizin de uluslararası yatırımcılar nezdinde görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz hafta itibariyle faaliyete başlayan Ankara ofisimiz ile birlikte kamu ile ilişkilerimizi daha da güçlü bir şekilde sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

YASED Yönetim Kurulu Üyesi ve Kale Grubu Başkan Yardımcısı Osman Okyay’ın moderatörlüğünde, İstanbul Ekonomi Danışmanlık Yönetici Ortağı Sinan Ülgen ve Chicago Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’in katılımıyla "Küresel ve Bölgesel Gelişmeler ve İş Dünyasına Yansımaları" başlıklı bir panel gerçekleştirildi.

Türkiye’deki uluslararası doğrudan yatırımcıların etkin ve tek temsilcisi olan Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) 41’inci Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Türkiye ekonomisine uzun yıllardır katkı sağlayan uluslararası şirketlerin temsilcilerinin ve paydaşlarının buluşma noktası olarak gerçekleşen Genel Kurul’a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank gönderdikleri mesajlar ile hitap ettiler.

YASED Genel Kurulu’nda konuşan YASED Genel Sekreteri Serkan Valandova da “YASED’i üyeleri ve tüm paydaşları için bir düşünce ortağı olarak konumlandırıyor ve çalışmalarımızı bu vizyonla hayata geçiriyoruz. 2021 yılında geliştirdiğimiz makroekonomik modelleme ve politika analizi kapasitemizle ülkemiz kurumlarına, karar alıcılara ve politika yapma sürecine daha nitelikli katkılar verecek, daha yatırımcı dostu ve rekabetçi bir yatırım ortamına kavuşmak için çalışmalarımıza iddiamızı artırarak devam edeceğiz. Özelikle orta ve uzun vadeli planlama süreçlerine sektörel ve tematik katkı sağlamak için programlamamızı tamamladık. Uluslararası yatırımcıların bilgi ve deneyimlerini ülkemiz kalkınmasının hizmetine sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Uluslararası Yatırımcı Ödülleri ile de tamamı Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi’nin “nitelikli yatırım” kategorisine giren üyelerimizin, ülkemiz kalkınmasına katkılarını ödüllendirmeyi, ülkemizin de uluslararası yatırımcılar nezdinde görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz hafta itibariyle faaliyete başlayan Ankara ofisimiz ile birlikte de kamu ile ilişkilerimizi daha da güçlü bir şekilde sürdüreceğiz. Makroekonomik modelleme, ekonomik araştırma ve kamu politikası analizi konularında uzman ekiplerimiz de daha iyi bir düzenleyici ve yasal çerçevenin sağlanması için veriye dayalı politikaların oluşturulmasına daha fazla katkıda bulunmak üzere faaliyetlerini YASED Ankara’da sürdürecekler” ifadelerini kullandı.

‘Türkiye’nin mevzuat ve altyapı iyileştirmelerini yapması gerekiyor’

YASED Yönetim Kurulu Üyesi ve Kale Grubu Başkan Yardımcısı Osman Okyay’ın moderatörlüğünde, İstanbul Ekonomi Danışmanlık Yönetici Ortağı Sinan Ülgen ve Chicago Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’in katılımıyla "Küresel ve Bölgesel Gelişmeler ve İş Dünyasına Yansımaları" başlıklı bir panel gerçekleştirildi.

Panelin açılışında konuşan YASED Yönetim Kurulu Üyesi ve Kale Grubu Başkan Yardımcısı Osman Okyay, “Küresel rekabet ortamı değerlendirildiğinde ise, mevcut likidite kaynaklarından maksimum şekilde faydalanabilmek için doğru stratejilerin ve projelendirmelerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Ülkelerin rekabet güçlerini artırmaları yönünde kararlılıkla uygulamaya geçirdikleri ve ekonomilerinin seyrini olumlu yönde değiştiren dijitalleşme, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve veri politikaları gibi politikaların küresel ekonomi üzerinde olumlu etkisi olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin de bugünden bu konularda ihtiyaç duyulan mevzuat ve altyapı iyileştirmelerini yapması gerekiyor. Bu yönde alınan aksiyon planları, Türkiye UDY Strateji Belgesi gibi geliştirilen politikalar memnuniyet verici. Bunların bir an önce hayata geçirilmesi önem taşıyor. Bu süreçte özellikle, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinin kararlılıkla sürdürülmesinin ve Gümrük Birliği’nin geliştirilmesinin katalizör görevi sağlayacağını düşünüyoruz. İklim değişikliği ve dijital dönüşüm gibi ortak pozitif gündem maddeleri çerçevesinde güçlendirilecek ilişkiler, AB ile Türkiye arasında daha güçlü ve stratejik bir iş birliği kurulması konusunda da olumlu katkı sağlayacaktır” dedi.

‘Türkiye’nin tedarik zincirlerindeki yeri sağlamlaşabilir’

İstanbul Ekonomi Danışmanlık Yönetici Ortağı Sinan Ülgen, şunları söyledi: “Rusya’nın dünya ekonomisinden izole edilmesinin yarattığı şok enerji fiyatlarında, gıda fiyatlarında, ödeme sistemlerinde kendini gösteriyor. Her ülke bu şoktan nasıl etkileneceğini bulmak için çalışıyor. Bu birçok kanaldan Türkiye’yi etkiliyor. Daha enflasyonist bir ortam yaratabilir. Yaptırım paketinin ikincil etkileri Rusya’yı hedeflemekle beraber, Rusya ile iş yapan şirketleri ve bireyleri de yaptırım altına alacak uygulamalar ile karşılaşabiliriz. Türkiye için bu dönem bir takım risklerle birlikte bir takım fırsatları da barındırıyor. Türkiye’nin jeo-stratejik önemini ortaya koyan bir döneme girdik. Tedarik zincirinde Türkiye’nin Covid ile birlikte oluşan yerini sağlamlaştıracak fırsatlar da ortaya çıkabilir. Zorlanacağımız alan yaptırımların gidişatı ile ilgili olabilir.”

Chicago Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Akçiğit ise 2000 yılından bu yana tüm dünyada ciddi bir değişim gözlemlendiğini aktararak, “Son senelerde ise dijital teknolojiler gelişmekte olan ülkelerin de bu değişime dahil olmasını sağladı. Bu Türkiye için de iyi bir fırsat dönemi. Öncelikle büyüme modelimize karar vermeli, rekabet ortamını güçlendirecek çalışmalar yapmalıyız. İnovasyon ve teknolojik gelişmeye odaklanarak kendi büyüme modelimizi geliştirebilir, uluslararası şampiyonlarımızı çıkarabiliriz. Türkiye’deki Ar-Ge desteklerine baktığımızda kamunun özel sektöre ve yüksek öğrenime verdiği desteğin OECD ortalamasının çok üzerinde olduğunu görüyoruz. Ar-Ge yatırımları ve akademisyen verimliliği ise OECD ortalamasının çok altında. Burada kaynakların verimli kullanılması, bunun için de etki analizi yapılması önemli. Beşeri sermayeyi güçlendirmek için eğitim ve göçmen politikaları gözden geçirilmeli. Kendi beşeri sermayemizi güçlendirirken uluslararası yetenekleri ülkemize çekmek için çalışmalar yapmalıyız. Diğer yandan yurtdışında yaşayan Türkler ile de beşeri sermayemizi destekleyebiliriz” diye konuştu.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)