Ortaylı'nın 'Kendi himmete muhtaç dede' yazısı

İlber Ortaylı, Milliyet gazetesindeki yazısında Türkiye'nin, Yunanistan'ın borcunu ödeyemeyeceğini yazdı.

Gündem 05.07.2015, 17:54 05.07.2015, 17:58
Ortaylı'nın 'Kendi himmete muhtaç dede' yazısı

İşte Ortaylı'nın 'Kendi himmete muhtaç dede' başlıklı yazısı: Maalesef çağdaş Türkçede oldukça küçümseyici hatta tahkir edici anlama bürünen bir kelime vardır; kopuk...

Bu deyim eski Türkçede “kopaymak”tan gelir. Görüntünün üstünde iddialı olmak, iktidarının üzerinde fedakarlık denemesinde bulunmak, yüksek perdeden konuşmak ve nümayiş yapmak anlamındadır. Klasik Osmanlı metinlerinde “kopuk”, sokak adamı, lümpen anlamında kullanılmasına rağmen halk dilinde bir tür iddiacı gibidir. Kendini Jeanne d’Arc zanneden hatun veya bir Roosevelt olarak gören, dünyayı doyurma programına girişenler böyle olabilir.

Yunanistan’a 1.6 milyar dolar neredeyse bağış vererek ona komşuluğumuzu göstermek ve Ege sorunlarının çözüleceğini beklemek böylesine bir üsluptur. Üstelik daha gerçekçi zannettiğimiz bazı arkadaşlar da bu teklifi destekliyor. Yunanistan 1975’ten beri Avrupa Birliği’nin müşfik kollarında büyüdü. Yakın zamanlara kadar karşılıksız hibeler aldı. Bunlarla gerekli altyapı yatırımlarının hiçbirini gerçekleştirmedi; demiryolunu ıslah etmedi, hatta gerekli otobanlar bile çok yakın zamanlarda ancak Simitis’in başbakanlığından itibaren yapıldı. Telekomünikasyon sisteminde dahi Turgut Özal döneminde Yunanistan’dan daha iyi hamleler yapıldı. Buna karşılık Yunan halkı zenginleşti.

'YUNAN HALKININ HAYAT TARZI BİZDEN FARKLI'

Gelen yardımlar, bilhassa zirai destek abartıldı. Köylülere destekli tarım fiyatları görülmemiş bir alımla verildi, memurların maaşları devamlı yükseltildi. Yunanistan’ın geleneksel turizm ve deniz taşımacılığında bile buna uygun bir atılım ve düzenleme gerçekleştirilmedi. Yardımlar zamanı gelip kesilince, Yunanistan kendi durumundaki üyelerin aksine gerekli birikime ve sanayi altyapısına sahip olmadığından borçlanmayı seçti. Bu borcun ödeme vadesi malum krizi yarattı. Halen gerekli kısıtlamalar yapılamıyor. Kolay değil; insanlar yaşadıklarından, alıştıkları hayattan vazgeçemezler. Zaten 1950’lerde neredeyse Türkiye kadar fakir olan Yunanistan halkı o vakit de Türklerden daha masraflı bir hayat tarzına sahipti. Halen Türkiye’deki asgari ücretle karşılaştırılamayacak kadar yüksek bir emekli maaşı tabanı var ve öte yanda da işsizliğin vurduğu, ümitlerini yok ettiği bir Yunan gençliği... Dünyanın en hazin görünümlerinden biri; yeni girdiği işte hafta sonunda alacağı yevmiyeyle cici elbiselerini giyip partiye gitmeyi düşleyen bir kızın iki saat sonra evine yollanmasıdır.Öteden beri pek sinirli davranışları olan Atina halkının yüzü şimdi hakikaten asık, endişeli ve hayatı kem görüyorlar. Eğlenmesini bilen ve bazı yönleriyle bizi imrendiren bu kavmin içine düştüğü durum herkesi üzüyor. İkinci Cihan Savaşı’nda açlık çeken ve işgalci Almanların bütün tarım ürünlerine el koyduğu Yunanistan’da, Atina ve Selanik halkı sokaklarda açlıktan ölüyordu. O günlerde kendisi de karnını pek doyuramayan Türkiye gereken komşuluğu yapmaya çalıştı; Pire limanı Türk yardım gemilerini hatırlar.

'KOPUKLUKTAN VAZGEÇELİM'

Birçok kimse de hatırlamayabilir. “İyilik yap, denize at, balık bilmezse Hâlik bilir” demişler. Lakin bu seferki talep öyle değil, borçlu komşunun dişinin kovuğuna gitmeyecek milyar dolar meblağını Türkiye ödeyemez. Allah saklasın ama yakın gelecekte ne olur? Yüzde 10’ları geçen Türkiye işsizlerinin komşuya ne yardım yapacağını yazının başlığı ifade eder; kendi himmete muhtaç dede, nerede kaldı gayriye himmet ede. Akdeniz milletleri acayip tabiatlıdır. Böyle yardıma aferin diyen kitlenin yanında “Bu Türkler bizimle alay etmek için sadaka veriyor” diye döviz taşıyanlar da çıkar. Bazı âkil Yunan dostlarım bundan 20 sene evvel bile “AB’ye neden gayretle girmek istiyorsunuz, hiç o kadar da hoş bir yer değil” demişlerdi. Tecrübeye binaen öyle konuşuyorlardı, bize karşı değillerdi. Hayalperest politikalar, safdil jestler ve gösterişçilikten, yani kopukluktan vazgeçmemiz gerekir. Yunanistan’a en iyi yardım kendi de beter olan vergi mükellefinin ödediğiyle değil, tatilinizi Yunan adalarında ve Yunan kıtasında geçirmekle olur. Yani balık tutanın balığını satın alırsınız. Bir de coğrafyadan bilgisi zayıf olan halkımız bu sayede Yunan adalarını, Yunanistan’ı ve Yunan coğrafyasını tanır. 
Yorumlar (0)
24°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 31 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 34 92
2. Man City 34 69
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 34 52
7. Sheffield United 34 51
8. Arsenal 34 50
9. Tottenham 34 49
10. Burnley 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 34 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 34 36
16. West Ham 34 31
17. Watford 34 31
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 35 76
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Valencia 35 50
9. Athletic Bilbao 35 48
10. Granada 34 47
11. Osasuna 35 45
12. Levante 35 43
13. Real Betis 35 41
14. Real Valladolid 35 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 35 36
17. Deportivo Alaves 34 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24