Şark usulü “Game of Thrones”ta yeni sezon başlamış görünüyor

2 Ekim’de Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda hunharca katledilmesi ve Türkiye’nin olayı ısrarla takip etmesiyle birlikte, şark usulü “Game of Thrones”ta yeni sezon başlamış görünüyor.

Gündem 10.11.2018, 22:28
Şark usulü “Game of Thrones”ta yeni sezon başlamış görünüyor

Daha önce Anadolu Ajansı Analiz sayfalarında yayımlanan Şark usulü Game of Thrones ve “Şark usulü Game of Thrones’ta ikinci perde” adlı iki yazımızda, özellikle 2017’den bu yana Ortadoğu’nun Türkiye, Mısır ve İran ile birlikte dört pivot ülkesinden biri olan Suudi Arabistan’ın hanedan yapısında meydana gelen değişimin bütün bölgeyi etkileyecek tebeddülât ve tahavvülâta gebe olduğunu ifade edeli çok olmadı. Nitekim kısa zaman içinde bu değişimler bir bir ortaya çıkarken, 2 Ekim’de Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda hunharca katledilmesi ve Türkiye’nin olayı ısrarla takip etmesiyle birlikte, şark usulü “Game of Thrones”ta yeni sezon başlamış görünüyor.

Öncelikle bölgenin nev’i şahsına münhasır yapısıyla en kapalı ülkelerinden olan, finansal açıdan tüm Arap dünyasının, mezhebi açıdan ise Körfez ve selefi akımların lideri olan Suudi Arabistan, bu zaviyeden bakıldığında Ortadoğu ve İslam dünyasında ağırlığı yadsınamaz bir ülke. Kral Abdullah’ın ardından 2015 yılında 79 yaşında tahta çıkan ve krallığın kurucusu Abdülaziz’in oğullarından olan mevcut kral Selman, bilim-kurgu filmlerinden çıkmış gibi beyaz küre etrafındaki fotoğrafla hepimizin hafızasına nakşedilmiş Trump’ın meşhur Ortadoğu seferinin ardından, o zamana kadar yatay seyreden ve kurucu kral Abdülaziz’in oldukça yaşlı oğulları arasından kral seçilme geleneğini değiştirip, yakın dönem Suud hanedan tarihinde görmediğimiz bir şekilde, otuzlu yaşlardaki oğlu Muhammed bin Selman’ı veliaht tayin ederek kendi hanedanını kurdu. Bu değişiklik yapılırken ise ABD’nin hanedan içindeki en iyi müttefiklerinden, çok tecrübeli eski içişleri bakanı Muhammed bin Nayif elimine edildi.

Muhammed bin Selman’ın sicili
2030 vizyonunun planlayıcısı, reformcu bir lider olarak piyasaya sunulan Muhammed bin Selman’ın müdahil olduğu dış politik konularda pek başarılı olamadığı efkâr-ı umumide kabul görmüş durumda. Yemen’de milyarlarca dolar harcayan Suudi Arabistan, Husîlere karşı başarılı olamadığı gibi, ülkede binlerce insanın açlık ve kolerayla karşı karşıya bırakan bir insani felakete sebep olmakla suçlanıyor. Çok gürültü koparılan ve Türkiye’nin destek çıktığı Katar sorununda da Suudi Arabistan herhangi bir sonuç elde edebilmiş değil. Dahilde de kadınların araba kullanabilmesi, ahlak polisinin rolünün azaltılması, kadınların sinema ve maçlara gidebilmesi ve benzeri birkaç kozmetik reform(!)dan başka bir ilerleme sağlanabilmiş değil henüz. Geçen yıl bu günlerde Ritz Carlton hadisesi olarak bilinen olayda, Ulusal Muhafızlar bakanı Mut’ib bin Abdullah ile hanedanın kasası konumundaki Suudi “tycoon”u Velid bin Talal gibi pek çok iş adamını yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına aldırmıştı. Ortadoğu’dan başka hiçbir yerde benzerine rastlanmayan eksantrik diğer bir olayda da Lübnan başbakanı Saad el-Hariri, Riyad’da bir müddet rehin alınıp istifa ettirilmiş, ardından Mısır, Fransa ve Kıbrıs yoluyla havadan Lübnan’a tekrar başbakan olarak dönmüştü. Bu hadise de genç prensin kısa sürede oluşturduğu kabarık sabıka dosyasına ilave edilmişti. İsrail ile iyi ilişkiler ve ABD destekli “Yüzyılın Anlaşması” projesiyle, İslam dünyasının Mekke ve Medine’den sonra üçüncü kutsal (harem) kenti olan Kudüs’ten Filistinlilerin tamamen sökülerek İsrail’e başkent yapılması planında, müstakbel hâdimü’l-Haremeyn’in rolü de prensin İslam dünyasındaki prestijini sarsıyor. Fakat Cemal Kaşıkçı’nın filmlerdekine benzer bir barbarlıkla katledilmesine uluslararası kamuoyundan gelen tepkiler, bütün bu hadislere tüy dikmiş görünüyor.

Nitekim bu hadisenin üzerinden çok geçmeden, uzun süredir Londra’da tıpkı merhum Cemal Kaşıkçı gibi (nasıl oluyorsa) “gönüllü sürgünde” yaşayan ve geçtiğimiz günlerde evininin önünde Suudi Arabistan’ın Yemen savaşındaki tutumunu protesto eden göstericilere bundan mevcut yönetimin sorumlu olduğunu kameralar önünde ilan eden, prensin amcası Ahmed bin Abdülaziz, İngiltere veya ABD’nin baskısıyla, başına bir şey gelmeyeceği hususunda Suud yönetiminden garanti almış olmalı ki memleketine döndü. Şüphesiz bu memlekete dönüş, daha ziyade Muhammed bin Selman tarafından siyaset minderinin dışına itilen, tabir caizse ağır sıklet, deve dişi gibi prensleri çok mutlu etmiş görünüyor. Haberlere bakılırsa, hanedanın ağır topları Ahmed bin Abdülaziz’i çok sıcak bir şekilde karşılamışlar. Bu arada Velid bin Talal’ın kardeşi Halid de sessiz sedasız hapisten çıkarılmış.

Peki bundan sonra ne olur?
Bu noktada prensin kaderi ABD’nin elinde. Zira İran’a karşı güneyde Suudi Arabistan liderliğinde bazı Körfez ülkeleri ve Mısır ile İsrail’den oluşan bir cephe kuran ABD’nin nasıl bir tavır alacağı, Suudi hanedanında nasıl bir değişiklik olacağı hususunda bir ipucu verebilir. “Yüzyılın Anlaşması” ve “Güney Cephesi”nin mimarlarından Trump’ın damadı Jared Kushner, ülkenin stabil kalması açısından veliaht prensin varlığının önemli olduğunu düşünüyor. İsrail başbakanı Binyamin Netanyahu da Suudi Arabistan’ın istikrarının bölgenin stabilizasyonu açısından ne kadar mühim olduğunu ifade etti. Bundan birkaç yıl önce, gün gelecek Suudi Arabistan’ın istikrarı İsrail için çok önemli olacak denseydi, herhalde buna kargalar dahil, hepimiz gülerdik. Ama burası Ortadoğu ve her şey mümkün. Ancak bu noktada son kararı Trump’ın tutumu belirleyecek. Zira bölgedeki en önemli müttefiki olan Türkiye’yi kaybetmiş durumdaki ABD, şayet İsrail ile birlikte İran’a karşı bir tutum takınacaksa, mutlaka Suudi Arabistan’a ihtiyacı olacak. Nitekim Trump da son günlerde attığı sosyal medya mesajında “Game of Thrones” dizisinin meşhur repliği “kış geliyor”a atıfla, İran için “yaptırımlar geliyor” diyerek, böyle bir ortamda Suudi Arabistan’da bir yönetim değişikliğine gidilmeyeceğinin ilk ipuçlarını vermiş görünüyor. Gelecek günlerin ne getireceğini bekleyip göreceğiz. Yazımızı her zaman olduğu gibi bir son sözle bitirelim: “Şarkta oyun bitmez”.

[Prof. Dr. Cengiz Tomar Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Rektör Vekili olarak görev yapmaktadır]

Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)
27°
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 31 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 34 92
2. Man City 34 69
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 34 52
7. Sheffield United 34 51
8. Arsenal 34 50
9. Tottenham 34 49
10. Burnley 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 34 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 35 76
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 35 45
12. Levante 35 43
13. Real Betis 35 41
14. Real Valladolid 35 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 35 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24