Dava Adamı

Şükrü Alnıaçık, Ülkücülerin yetişmelerinde büyük emekleri olmuş Rahmetli Galip Erdem'in, Dündar Taşer'in, Seyit Ahmet Arvasi'nin ve Necdet Sevinç'in birbirine benzer, dava adamı tanımları olduğunu belirtti. 

Kapsam 23.01.2018, 23:11 24.01.2018, 00:01
Dava Adamı

Her siyasetçinin iyi bir dava adamı, iyi bir Ülkücü olamayacağının öteden beri belli olduğunu belirten yazar Alnıaçık, Kimi insanlar milli ve manevi yararlılığı, kendi nefsi hazlarının önüne alarak bir davaya gönül verdiğini belirterek, Zaman zaman mütefekkir yazarlar, kısa ve teorik "dava adamı" tanımları yaptığını ifade etti.

Ortadoğu gazetesi yazarı Şükrü Alnıaçık,dava adamıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Ülkücülerin ilk yetişme yıllarında büyük emeği olan Rahmetli Galip Erdem'in, Dündar Taşer'in, Seyit Ahmet Arvasi'nin ve Necdet Sevinç'in birbirine benzer, dava adamı tanımları olmuştur.Ancak bir de yarım asır boyunca sahada yaşananlara, uygulamada çıkan aksaklıklara, kişilerin içine düştükleri zaaflara bakarak yapılacak tasvir ve çözümlemeler vardır." diye yazdı.

Devlet Bahçeli'nin MHP'nin Kızılcahamam'da üç günlük toplantının ardından kapanış konuşmasında yaptığı tasvirler bu konudaki eksikliği tamamladığını Konuşmasının basına açık ve bir seminer formatında olmadığı halde tasvir ve tanımlamalar "öğretici" olduğunu kaydetti.

Ülkücü hareketin son yıllarında, Ülkücülükle ilgisi olmayan bazı garip olaylar yaşandığını belirten Şükrü Alnıaçık, "Bilindiği gibi Milliyetçi Hareket Partisi, önce açıktan FETÖ tarafından 2011 seçimleri öncesinde tehdit edilmiş, saldırıya uğramış; Devlet Bey, bu ucuz şantajlara pabuç bırakmamıştır. 2012 Olağan Genel Kurultayı öncesinde yine kendisini "dava adamı" olarak tanıtan bazı şöhretli isimler MHP'nin kurumsal kimliğini yıpratıcı süfli saldırılarda bulunmuş; MHP lideri daima toparlayıcı ve birleştirici olmuş, Koray Aydın, Ümit Özdağ gibi muhalif isimleri önemli görevlere atamıştı. Ancak uzayan yılların ve farklı bireysel etkenlerin "dava adamı" kavramını aşındırmış olmasından olsa gerek bu çabalar, birlik ve beraberliğin korunması için yeterli olmamıştı.2015 seçimlerinden sonra MHP bu kez FETÖ destekli farklı bir olağanüstü Kurultay oyunuyla sarsıldı. Milliyetçi-Ülkücü hareketin gücüne güç katan disiplini, sinsi eller tarafından kundaklanmaya çalışıldı." dedi.

"Dava Adamlığı" iddiasında olanlar için büyük bir önem taşıyordu.

Devlet Bey'in yine bıkmadan usanmadan üzerindeki milli emaneti, radikal bir kararlılık içinde milletinin gönlüne taşımayı başardığını ifade ederek,Konuşmanın konuyla ilgili giriş kısmından alıntılayarak şöyle dedi;"Nefsani tutkularından, bireysel hırslarından dolayı gözü kararan, varlıklarını dünyanın ve davanın merkezi sayan, buna rağmen uzun bir süre kendilerini saklamayı başarmış çürükler hamd olsun yürüyüşümüze engel olamamışlardır." O yüzden de Kızılcahamam toplantısındaki konuşması, "dava adamlığı" iddiasında olanlar için büyük bir önem taşıyordu. Bana göre bu konuşma Devlet Bey'in kendi hayat tecrübesinin, yaşadıklarının ve yaşamaktan sakındıklarının öğretici bir anlatımla dışavurumuydu:"Hiç kimse davadan büyük, davadan mühim değildir.Hiç kimsenin, varlığını davanın önünde ve üstünde göstermeye, kerameti kendinden menkul saymaya hakkı da, haddi de yoktur. İşlerine geldi mi, çıkarlarına uydu mu her yapılanı güzel ve doğru bulanlar; tam tersi bir durumda ise her şey berbat ve kötü diyenler bir defa samimiyet fukaraları, inanç ve itibar yoksunlarıdır. Bunlarla işimiz yoktur, geleceğimiz yoktur, yolumuz ayrılmıştır."

Milliyetçi Ülkücü Hareket'in mensupları işte bu kalite, kalibre ve kırattadır.

1992'de hatırı sayılır saha deneyimi ve fedakarlıkları olan Ülkücü gençler tarafından "DAVA" konusunda eleştirilen ve "oportünizm"le suçlanan MHP liderliği, şimdi her MHP'liyi daha fazla Ülkücü olmaya, "dava adamı" tanımına uygun davranmaya çağırdığını belirten Alnıaçık, "Devlet Bey'in şu sözleri, vicdani bir güncellemenin açılımıdır:"Kendisini taşıtan değil, davasını taşıyan; hesabi bakan değil, hasbi davranan; günlük düşünen değil, ufuk ötesine bakabilmeyi beceren fazilet ve feragat nişanesi şahsiyetler ülkülerinde erimeyi başarabilmişlerdir. Milliyetçi Ülkücü Hareket'in mensupları işte bu kalite, kalibre ve kırattadır." dedi.

Alnıaçık, MHP'den ayrılanlar sadece kısa süreliğine de olsa moral bozmuş, bazen yolu tıkamış, zamanı uzatmış, zımnen de olsa millet düşmanlarının hizmetkarı olduğunu ifade ederek, "Bu yüzden Devlet Bey, Cumhuriyet Tarihinin en sıkıntılı yıllarından, en badireli yollarından geçerken Ülkücülerde "yük olacak nicelikten çok güç olacak nitelik" aramaktadır:" dedi.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)