En büyük düşmanımız umursamazlık

Üsküdar Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSEM) ile Üsküdar Üniversitesi İş Güvenliği, İş Sağlığı, Çevre Sağlığı  Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSGÜMER) tarafından düzenlenen ‘Pandemi ve Deprem Psikolojisi Sempozyumu’nda alanında uzman isimler bir araya geldi.

Kapsam 21.12.2020, 21:48 21.12.2020, 23:31
En büyük düşmanımız umursamazlık

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Pandemi ve Deprem Psikolojisi Sempozyumu’nun açılış konuşmasında doğal afetlere kriz yönetimi ile yaklaşımın önemini vurguladı. İş sağlığı ve güvenliği açısından en büyük düşmanın umursamazlık olduğunu belirten Tarhan, “En büyük ihtiyacımız farkındalık. Bu nedenle toplumun ciddi bilinçlenme ihtiyacı var” diye konuştu. Pandemilerde ve doğal afetlerde önlem almanın birincil boyutta bir ahlak unsuru olduğunu kaydeden Tarhan, “İkinci boyutta mesleki sorumluluk geliyor” dedi.

Doğanın kendi kanunları var

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Biri biyolojik doğal afet, diğeri ise yer katmanları ile ilgili doğal afettir. Doğal afetlerin psikolojik boyutunu da önemsiyoruz. Psikolojik boyut olarak ele aldığımız zaman insanların doğal afetlere bir kriz yönetimi gibi yaklaşmaları gerekir. Örneğin bir fırtına da doğal afettir. Fakat fırtına her sene olduğu için fırtınaya karşı insanlar tedbir alıyorlar. Bizim depremle ve pandemi ile ilişkimiz, fırtına ile olan ilişkimiz gibi olmalı. Bu olamadığından dolayı ve böyle durumlarda ve ne zaman olacağı öngörülemediği için insanlar doğal afetlere gafil bir şekilde yakalanıyorlar. Kriz yönetiminin iki önemli kuralı var. İlki krize önceden plan yapmaktır. Krizden önce risk analizi yaptıysanız, krizle ilgili bir planınız varsa o kriz en hafif ve en az zararla aşılır. İnsanoğlu doğadaki dengeleri bozdu. Doğanın kendi kanunları var, buna uymazsanız bedelini hiç acımadan ödetiyor. Yaratılış kanunları doğada böyle bir sistem koymuş” dedi. 

Zincirin en kuvvetli yeri zincirin en zayıf halkasıdır.

Türkiye’nin kuşak olarak hem deprem açısından hem de sosyal ve ekonomik hareketlilik açısından çok riskli bir coğrafyada bulunduğunu belirten Tarhan, İş Sağlığı ve Güvenliği programlarının en büyük amacının bu olduğunu belirterek, “Bununla ilgili toplumda farkındalık oluşturmak, denetimler yapmak iş sağlığı ve güvenliği bölümünün planları arasında yer alıyor. Türkiye'de pandemi öncesine kadar iş kazalarında ciddi bir azalma vardı.  Şimdi de azalma devam ediyor. Bir yere büyük yatırımlar yapıp, tedbirler alacaksınız. O tedbirler uzun süre lazım olmasa da lazım olduğu an hayat kurtaracak. Hayat zaten bir zincir gibidir. Zincirin en kuvvetli yeri zincirin en zayıf halkasıdır. Gerilim anında oradan kırılma ve kopma olur. Bu nedenle kriz anında da en zayıf neresi ise oradan kırılma olur” dedi.

Türkiye bir gemi ise geminin yararı bireylerin yararından daha önemlidir.

Pandemi ve doğal afetlerde önlem almayanların ve risk grubunda bulunanların ilk etkilenenler olduğunu belirten Nevzat Tarhan, toplumun ciddi bilinçlenme ihtiyacı olduğunu, iş sağlığı güvenliği açısından en büyük düşmanımızın umursamazlık olduğunu ve en büyük ihtiyacında farkındalık olduğunu belirtti. Türkiye’de deprem olsa nasıl bir risk olduğuna dair senaryosunun yazılması lazım geldiğini belirten Tarhan, "yazılmış, çalışmalar yapılmış fakat yatırım konusunda çok ciddi önemsememe, öteleme sorunu var. Türkiye bir gemi ise geminin yararı bireylerin yararından daha önemlidir. Gemiyi etkileyen kriz durumlarında sorumluluktan kaçan değil, sorumluluk alan kişilere ihtiyaç var” diye konuştu.

Pandemilerde ve doğal afetlerde önlem almanın birincil boyutta bir ahlak unsuru olduğunu hatırlatan Tarhan, İkinci boyutta mesleki sorumluluk geldiğini, mesleki sorumluluk varsa fakat vicdani sorumluluk yoksa o insan hata yapabileceğini, İnsanı tehditten ve felaketten koruyan şeyin iyi niyetli olması, vatansever ve dindar olması değil, İnsanı koruyan hesap verebilir olması olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Yasalara karşı hesap vermek kanunlarla oluyor. Topluma karşı hesap vermek, sosyal normlar ve geleneklerle oluyor. Gizli kötülüğe karşı hesap vermek vicdanla oluyor. Vicdan, insanın en kutsal iç bekçisidir, zihinsel jürisidir. Vicdan semavi öğretilerde, kutsal kitaplarda Allah’ın tezahür ettiği yer olarak görülür. Sadece fiziksel önlemler değil, insani önlemler de önemli. Bu nedenle iş güvenliği uzmanlarına psikolojik ve spritüal boyutta vicdanın önemini vurgulamış olduk" dedi.

Pandeminin pek çok etkileriyle hayatımızı değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Şefik Dursun, “Böyle yaşamayı öğreneceğiz” diyerek, Bugün pandemi ve depremlerle ilgili ortaya çıkan psikolojiyi değerlendirmek açısından İş Sağlığı Güvenliği Bölüm Başkanı Rüştü Uçan başkanlığında bir program düzenlemiş oldular. Kendilerini tebrik ediyorum. Üsküdar Üniversitesi pandemi döneminde elinden geleni yapan üniversitelerin önde gelenidir” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Rüştü Uçan, Avrupa ve Amerika’da tek ya da iki katlı yapıların tercih edildiğini belirterek “Biz yüksek katlı binalarda yaşayacak alan bulamazken, onlar bahçelerinde rahatlıkla pandemiyi atlatıyorlar” dedi.

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)