HAARP Nedir?

Deprem ile ilgili büyük risk taşıyan Türkiye'nin depremle ilgili kurumlarını, ve terimleri veya kısaltmaları biliyor muyuz? Mesela HAARP tesisinin görevi nedir?

Kapsam 16.08.2018, 23:23 26.09.2020, 02:41
HAARP Nedir?

Depremle ilgili nedenler ve niçihler üzerinde araştırmalar yapılırken vatandaşın depremin neden ve nasıl meydana geldiği hususunda çok fazla bilgi sahibi olmadığı ortaya çıkıyor. Depremden korunmak için bazı kurum ve kuruluşlar "Deprem anında neler yapmalıdır?" şeklinde vatandaşları bilgilendiren etkinlikler yeterli oluyor mu? Türkiye'de Gölcük Depremi'nin 17. Yılında yaşıyorken Gölcük Depreminden ders aldık mı?

HAARP Nedir?

HAARP (High Frequency Active Auroral Research Program); Amerikan Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Alaska Üniversitesi ve Defansif İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) tarafından finanse edilmiş, Alaska’da bulunan ve radyo dalgalarıyla çalışan bir araştırma tesisinin adıdır. Birkaç futbol sahası büyüklüğündeki beton pisti kaplayan çok sayıda antenden oluşan bu tesis, ilk bakışta, 80 yıllarda Türkiye’deki evlerin balkonunda televizyon yayınlarını almak için kullanılan karasal antenlerden oluşan metalik bir ormanı andırıyor. Sivillere de açık olan bu tesiste Alaska, Stanford, Penn State, Dartmouth, Cornell, Maryland, Massachusetts, Polytechnic, Tulsa, Clemson üniversiteleri ile Boston College ve MIT mühendisleri HAARP tesisinde araştırma yapıyor..28 dönüm arazi işgal eden ve her biri 22 metre boyunda 180 yüksek frekanslı anten barındıran, özünde radyo sinyalleriyle araştırma yapan bir gözlemevidir..Tesisin maksimum sinyal gücü 3600 kilowatt olup, çok kuvvetli frekanslardan yayın yapan ticari bir radyo istasyonundan 75 kat güçlü yayın yapmaktadır.

HAARP Tesisinin Görevi Nedir?

Bu tesiste güneş ışınları ve güreş rüzgarının etkilediği İYONOSFER tabakasını inceliyor. Ancak, yerden 60 km ile 1000 km yüksekte yer alan İYONOSFER tabakasını etkileyen güneş ışınlarının yanında, HAARP’ın 75 radyo istasyonu gücündeki vericisi devede kulak kalır. İYONOSFER’i incelemek önemli, çünkü yerdeki bir antenden gönderdiğimiz sinyalle ufuk ötesindeki bir kasabaya TV yayını yapabilmemizi Dünya’nın İYONOSFER tabakasına borçluyuz. İYONOSFER’radyo sinyallerini ayna gibi yeryüzüne geri yansıtıyor. Dünyamız yuvarlak bir gökcismi ve 15 km uzaktaki herkes size göre çukurda kalıyor. İYONOSFER olmasaydı ufuk ötesi iletişim kurmak için balonlar ve uydular kullanmamız Karasal antenlerle iletişim mümkün olmayacaktı.

OLAYI ANLAMAK BAKIMINDAN BAZI ÖRNEKLER:

İlki A.B.D'nin Kaliforniya eyaletinin güneyinde, 4 Aralık'ta ormanlık alanda çıkan ve şiddetli rüzgârın etkisiyle hızla yayılan yangın, 105 kilometrekare alanın kül olmasına yol açan bu afetin, eyalet tarihinde kaydedilen en büyük orman yangındır.

Yangın öncesinde California eyaletinde 5 yılı aşkın süredir devam eden kuraklık nedeniyle 100 milyondan fazla ağaç yok oldu.

Diğeri de 20. yüzyılın en büyük nükleer kazası olarak da bilinen ÇERNOBİL faciasının üzerinden yıllar geçmiş ama bu felaketin izleri hala silinememiştir. Kazadan sonra aşırı radyasyona maruz kalan binlerce insan hayatını kaybetmiş, etrafa ölüm saçan parçacıklar yüzünden sakat bebekler dünyaya gelmiş, bir tek SSCB değil, radyoaktif bulutlardan neredeyse tüm ülkeler nasibini almıştır. 1970 yılında ÇERNOBİL Nükleer Santrali çalışanları için kurulmuş Pripyat, kısa sürede hayalet şehre dönüşmüştür.

Şimdi sizlere bu iki olayı neden anlattım izah edeyim. Bu sistemi çalıştırmak için çok yüklü bir enerji girişine ihtiyaç gerek. Nitekim ÇERNOBİL’in 50 km. yakınında RUSYA’nın HAARP sistemleri vardı. Amerika bu tesisleri uzun süre dinlemiş bu tesislere AĞAÇKAKAN tesisleri demişlerdir. Ve akabinde ÇERNOBİL faciası yaşandı. Kimse üzerine gitmedi! Nedenlerini kimse araştırmadı. Üzeri kapatıldı!

Kapsamhaber/ Mustafa Kemal Bektaş

Kaynak: KAPSAMHABER
Yorumlar (0)
banner442