Alexa

Hazret-i Mevlana'yı Anıyoruz

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerini vefâtının 743. yılında hasretle anıyoruz.

Hazret-i Mevlana'yı Anıyoruz
banner327
Evliyânın büyüklerinden, Allah ve Peygamber sevdâlısı Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerini vefâtının 743. yılında hasretle anıyoruz. 1207'de Belh şehrinde doğan Hazret-i Mevlânâ 17 Aralık 1273 târihinde Konya şehrimizde vefât etmişti.

Bugün, O'nu, 743. vuslat yıldönümünde anarken, 25. 618 beyitlik Mesnevî'sini, 40. 380 beyitlik Dîvân-ı Kebir'ini, mensur eseri Fîhi Mâ-Fîh'ini, Mecâlis-i Seba'sını ve döneminin önemli şahsiyetlerine yazdığı 147 mektubu hâvî Mektûbât'ını da unutmamak lâzımdır.

Büyük İslâm âlimlerinden olan Abdullah-ı Dehlevî hazretleri (1745-1824)der ki: "Üç kitâbın eşi yoktur. Bunlar: Kur'ân-ı Kerîm, Buhâri-yi Şerif ve Celâleddîn-i Rûmî'nin Mesnevî'sidir."

Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslâmlaşması'nın önde gelen büyüklerinden olan Mevlânâ Hazretleri'ne, bugün, hümanist diyenler, O'na raks etmeyi revâ görüp döndürenler büyük bir yanılgı içindedirler. Mevlânâ'yı anlamak için, Mevlânâ'yı iyi tahlil etmek gerekir.

Bu büyük âlim, bir rubâîsinde şöyle buyurur:

"Ben, sağ olduğum müddetçe Kur'ân'ın kölesiyim
Muhammed muhtârıın (s.a.v.) yolunun tozuyum
Benim sözümden bundan başkasını kim naklederse
Ben, ondan da bîzârım, o sözlerden de bîzârım"


O hâlde; Hazret-i Mevlânâ'yı bu nasihatler üzerinden anlamak ve anlatmak mecbûriyetimiz olduğunu idrâk emeliyiz.

KAPSAMHABER

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2016, 01:31
YORUM EKLE